1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Makale كرز النخروب ( Delik Heybe )

Konu, 'Kendinize Ait Yazılar' kısmında Muzammil tarafından paylaşıldı.

  1. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

      
    Ve acı olan şey, bu başımızda olan, gelen ve Allah’a dönmezsek daha çok gelecek olan son tehlikeli olaylara rağmen, müslümanlardan çoğu fertler ve toplumlar hala günaha ve Allah’ın menhecinden uzaklaşmaya ısrar etmekteler, hatta bazıları massiyetlerini her yerde açık bir şekilde yapıyor.. Vallahi bu Allah ve Rasulune bir ihanettir..!! Allah’ın emirlerine kulak asmayan her günahkar, ümmetin zayıflığının sebeplerindendir..
    Tamam doğrudur katılıyorum,
    Gerçekten doğru yol üzerinde sebat etmek, sağa sola sapmamak, türlü iğvalara aldanmamak zorlu işlerdendir. "Yol üzerinde istikamet üzere olmak"(Cin:16), bütün bir hayatı kuşatmaktadır. Şeytan, her yönden yaklaşır ve türlü tuzaklar kurar. Bunlara karşı uyanık olunmalıdır. Müminler kimi zaman ağır musibetlerle imtihan olurlar, sabırları denenir; kimi zaman fetih, nasr ve nimet verilerek şükr edip-etmeyecekleri konusunda imtihan edilirler...
  2. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Mangal gibi yürek olacak adam dediğinde. Öyle her patırtıya pabuç bırakmayacak. Bakışından toz olacak, Bakmayacaksın beylik laflar etmediğine, bileceksin ki yeri ve zamanı geldiğinde icraatıyla konuşacak.

    Adam dediğin konuşacağı yerde susup, susacağı yerde konuşmayacak. Az ama öz konuşacak. Kodum mu oturtacak tek bir lafıyla. Sözünü sohbetini dinletecek. Espriyle vakar, ciddiyetle saygı arasındaki çizgiyi ince çizecek. Sesindeki tını dan ayırt edebileceksin sevincini, kederini ..

    Ekli Dosyalar:

    Son düzenleme: 9 Temmuz 2017
  3. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Baba dediğin dava adamı olacak kardeşim.
    Baba dediğin gülünce kucağındaki süt dişi yeni çıkmış sabiinin dişlerini göstertecek kadar gülümsetecek.
    Baba dediğin kıskandıracak diğer çocukları mesela
    "benim de babam öyle olsa.." dedirtecek..
    Baba dediğin Allah (suphanehu ve teâlâ ) ı çok sevecek bir kere!
    Yolunda başını verecek kadar hemde.
    Baba dediğin O'na gidecek doğru yolu bulacak yahu!
    Hevaya değil Hüda'ya feda olacak..

    öyle öyle

    Allah (suphanehu ve teâlâ )
    "babamı yolunda şehit etsin, dava adamı etsin" Diyeceksin..

    Dâva adamı, güldürmek için ağlar ya hani, bir de gözünün katresinde ummanlar gizlidir ya; Yedirmek için, yemez. Dünyaya karşı daima oruçludur. Yaşatmak için ölür. Habbesinde İrem bağlarını yetiştirecek yetenek saklıdır..

    Ekli Dosyalar:

  4. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Farkediyorum ki insanın kurguladığı hayat hep yarım kalıyor. Yerli yerine oturmayan, iğreti duran çok şey var.

    Anlıyorum ki hayat hep beklenmedik şeylerdir.
    Sen yürüyeceksin ve beklenmedik şeylere hazır olmanın çarelerini arayacaksın.

    İyi de.. Bir şey beklenmiyorsa ona hazırlıklı olmak nasıl olacak?
    İşte bu yüzden her şeyin en kötüsünü düşünmek, sık sık düşen insanların sahip olduğu en köklü alışkanlıklardan biridir. Bu yüzden iyi şeyler de yaşansa, arkasından kötü şeylerin geleceği düşüncesi her şeyi berbat eder.
    Bu insanların içinde bulundukları an ne olursa olsun, bir şeylerin yeniden kötüleşeceği hissi, kör bir endişeye dönüşür.
    Son düzenleme: 1 Şubat 2017
  5. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Habil ile Kabil'in kavgası nerde oldu? Şam'da Casio Dağı'nın üzerinde ki hala Habil'in defni oradadır. Habil ve Kabil'in savaşı neydi?! Hak ve Batılın savaşı değil miydi?
    Insanlığın başlangıcından beri aşikar olan bu ve kıyametin yaklaşımına kadar ki son evresinde de aşikarken bu ne hadsizlik ki hala fitne diyebilen var Hakkın batıl karşısındaki duruşuna?
    Şöyleki iman gücüne nisbet edilerek seçildi belki küfür ve hak. Çünkü batıl bir taneydi oda Kabil'di. Nedeni imandı işte;
    iman gücü vardı, küfür sayı bakımından cüz'iydi.
    Şimdi Şam'da küfür önderleri fazla çünkü iman eskisi kadar güçlü değil.


    14591154_1087975707917153_2534042498620194816_n(1).jpg
    Son düzenleme: 12 Mayıs 2017
  6. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Bizler , Allah’ın bu nesil için seçtiği insanlarız.
    Ve Allah; iman sancağını taşımaya en uygun insanları, en uygun nesiller için seçer.
    Allah’ın seçtiği insanlar bizleriz,
    Ataletin çepe çevre sardığı nefislerin afyonunu kesmeli ve Bahaneler arkasında saklanmayı bırakmalıyız.
    Bizler mağaraya kaçmak zorunda değiliz.
    Olduğumuz yerde dik durabiliriz, “la ilahe illallah” dediğimiz için öldürülmeyen; mütedeyin ortamda olan kardeşlerimiz de var..
    Bizler sadece “kötü bakılanlar”ız. Bu da neymiş?! Hiçbir şey!
    “Kafanı çevir!”
    “Kim olduğuna bir bak.”
    İnsanlar bizleri sürekli gönderme yapıyor, ama bu zamanlar diyalog için birer fırsattır değil mi?
    İnsanların bizi her aşağılayışı, dalga geçişi veya hakaret edişi;
    Bu zamanlar bizim “Bu insanlar dinden çok nefret ediyor. Bir konuşayım, neler olacak bakalım.” dememiz gereken zamanlardır.
    Ve göreceksiniz ki, o insanların çoğu fikrini değiştirecek.
    Çünkü bizler, inandığınız şey için ayağa kalkmaya cesaret ettik..!
    IMG_20170218_013934_719.jpg
  7. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Arapların çok sevdiğim bir vecizesi var der ki :
    《صدور للأحرار قبور الأسرار》

    yani ;Özgürlerin sineleri, sırların kabirleridir..

    Dava adamı özgürdür zaten; asrın putlarına, tağutlarına,zulmüne, Allah swt'nın had ve hudutların karşı çıkılan mekana,sisteme karşıdır. Prangalar vurulsada özgürdür O!
    o yüzden dava adamının sinesi sırların kabirleridir.


    Kalbin ve dilin her vakit Allah (suphanehu ve teâlâ )'nın zikriyle meşgul olması, ibadetlerin düzenli yapılması, Kuran ile hemhal olmak..
    Peki bu nasıl mümkün olacak?
    İmanı sağlamlaştırmanın yolu; ashabın imanına bakmanın yolundan geçer. Çünkü bizler şuanda en büyük eksiklik olarak; samimiyetsiz bir şekilde Kuran'ı açmak,yüzeysel olarak (hele bakayım bu ayet ne diyor, hımm ayet numrasını ezberleyeyim de o adama haddini bildireyim) inceliyoruz.

    Yapmayın bunu kardeşlerim.
    Ashabı düşünelim.Onlara Kuran direk mi indi? Hayır; önce imanları kuvvetlendi, arttı ve tam bir teslimiyetle ne zamanki mesaja kulak vermeye başladılar o zaman indi Furkan.
    Kuran'ı kalbinde eğrilik olan bir insan da açsa bir şey bulur, iman etmiş olan da açsa istediğinin bulur.

    Evet bu zamana kadar defalarca kez Kuran okumuşuzdur. (Kardeşim ne diyorsun ya ben bütün meali bitirmiş insanım he heyy) diyeniniz de vardır. Buna eminim.

    Gelin Munafikun Suresinin 3.ayetini idrak etmeye çalışalım.
    " Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi. Artık onlar hakkı anlamazlar."

    Bu ayet ne demek istiyor acaba?
    Normalde bizler aklımızla anlarız değil mi? Sizde öyle zannediyordunuz.
    Ama değilmiş!
    Allah (suphanehu ve teâlâ ) burda anlama duyusunu kalple yaptığımızdan bahsediyor.
    Ayetler o kadar farklı hissettirir ki derinleşmeye başlarsın, sonra bir bakarsın ki müslümanlardan olmuşsun.(Kuran'ı anlamaya çalışmayan onu hayatına tatbik etmeye çalışmayan müslüman olamaz çünkü, kendisiyle çelişmemeli)
    Hepiniz hayatınızda en az bir polisiye kitabi okuyup veyahut dedektif filmi izlemişsinizdir.Bencede dedektif olmalı bir insan hatta en diplerdeymiş,saklanıyormuş gibi görülen sırlar ortaya çıkarılmalı...
    O yüzden girişte Özgürlerin göğüslerinin sırların kabirleri olduğuna değindim.
    Kuran'ı okuyup da hepinizin okuduğu bir ayetin içinden bir sır çıkarmasını nacizane kardeşiniz olarak sizden istiyorum. Ha sakın ola multezile olmaya sapmayın! Aklı ön plana çıkaracak cinsten olmasın.Dikkatli olun!
    örnek vereceğim size إن شاء الله

    Ahzap 4'te "مَّا جَعَلَ اللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِي جَوْفِهِ " (Allah hiçbir erkeğin göğüsüne iki kalp koymamıştır.) diyor.
    Evet ordaki "لِرَجُلٍ" bildiğiniz gibi erkek manasındadır. Devamında "جَوْفِهِ" diyor .. ayetin sonunda ki o "ه" yı gördünüz değil mi?
    ALLAHU AKBAR! Bu nasıl muhteşem bir nizamdır.
    Kelimenin sonundaki "ه" dediğimiz zamirdir ve erkeklik-erillik (müzekkerlik) kalıbında kullanılıyor yani orda erkek olduğuna tekid ediyor. Neden mi?
    Neden sadece erkekler için kullanıyor, biz erkeğin içine iki kalp koymadık buyuruyor da kadınları da içine alacak genel bir kapsama içine almıyor?
    Neden sadece onların ismini vererek bizleri(bayanları) muhattap almiyor Alim olan Rabbimiz?

    Çünkü kadın hamile kalabilir.Kendi kalbiyle beraber iki kalp, üçüz,dördüz vs olduğu zaman daha çok kalp taşır içinde..
    سبحان الله! düzene bakar mısınız? Yani üzerinde tefekkür ede ede, çözmeye çalışa çalışa okuyacağız.

    1.Kainat,düzen-nizam,hayat kitabı üzerinde tefekkür edeceğiz.

    2.Kafa yora yora,tertil ile, düşüne düşüne okuyacağız.

    maddelerimiz çıktı mı?
    Evet الحمد لله.
    Şimdi gelelim ashabın imanına.
    Ashab Mekke'de 13 yıllık işkenceli bir eğitimden geçti.Çünkü bir insan savunduğu şey uğrunda ne kadar çok sıkıntı ve elem çekerse fıtrat ve nefis o derece bağlanır.
    (nefisi her zaman kötü algılamak doğru değildir.Çünkü terbiye edilmemiş nefis kötü ve azgındır. Normal ve fıtri olan nefisle bizler ibadetlerden lezzet alırız.)

    O işkence evresinde zulme maruz kaldılar,memleketlerinden çıkarıldılar,musibetlere uğradılar.Ama dimdik durdular neden mi?

    Çünkü Rabbleriyle bağlarını sağlamlaştırdılar.Derler ya hani "Bir insanın iç acılarının toplamı Rabbine uzaklığı kadardır" işte ashab uzaklığa mahal vermedi!
    Onlar zahirde yani bedenen çeşitli işkencelere maruz kalmışlardı fakat iç dünyaları imanın nuruyla nurlanmıştı!
    Sağlamlaşmaları için ne lazımdı önce?
    Gece namazları tabiki! onlara gece namazları bir müddet farz kılındı. Çünkü anlatmalı ve yardım istemeliydiler Rahim'den, Rahmandan,Gafurdan!
    Ashap yılmadı kardeşim. Çünkü biliyorlardı ki kafirin davası batıl, onların ki hakikatti!
    Çok çekeceğiz kardeşlerim..

    Hz.Nuh (as) 900 yıl yaşadı.Gece anlattı, gündüz anlattı, davet etti ama iman eden az zümreydi.Bir elin parmağını geçmedi!Onun gibi olacağız..!
    Anlatacağız sık sık, umursamayacaklar, kimi zaman az kişi olacak o kadar anlatmaya rağmen..

    Hz.Musa (as) gibi olacağız. Kavmi Kızıldeniz'i görünce "eyvah" deyip korkakça dönmeye çalışan, Onu yeren insanlar gibi olacak, önce bizimle beraber olup zorlukta bizi sırt üstü bırakmak isteyen kardeşlerimiz olacak..

    Resulallah (saw) gibi olacağız!
    Yüzümüze kapılar çarpacak,alay edileceğiz ama Allah (suphanehu ve teâlâ) için dayanacağız!
    Hani nerde yemeğe sağ elle başlayın diyen sünnetin müdafaacıları?Resulallah'ın hal-hareket,söz,fiil,davranışlarına sünnet demiyor muyuz?
    Resullah dava için sıkıntılar çekti. Hani nerde sizin sünnet anlayışınız?
    vAllahi vAllahi bebeklerin bile saçlarına ak düşürecek olan o günden korkun!

    3.Peygamberlerin hayatına bakacağız , okuyacağız çünkü her peygamber aynı zamanda dava adamıdır.

    4.İşkenceleri tadmış sahabeleri okuyacağız ki katılaşan ve taşlaşan kalplerimize merhamet tohumu atılsın da utanalım diye..
    "Bütün bunların arkasından sizin kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi kaskatı kesildi, hattâ taştan daha katı oldu. Nitekim taşlar arasında kendisinden ırmaklar fışkıranlar vardır; yarılıp içinden su çıkanlar vardır; Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir. " (Bakara 74)

    ANIN VACİBİ ÜMMETİN KURTULUŞA ERMESİDİR.
    İSLAM NAMINA KAFASI ÇALIŞAN MÜSLÜMANLARA, DAVA ADAMLARINA İHTİYAÇ VARDIR..
    Son düzenleme: 16 Eylül 2017
  8. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Screenshot_2017-03-09-20-34-18-1-1.jpg Tren yolunun kenarında sıralanmış rengarenk çiçekler olduğunu söylüyor şiir kitapları..
    Rengarenk çiçeklerin oluşu trenin hızına olmuyorsa engel neyleyim ben cemali, husnû..
    Vakit dar..
    Bir de kaç meltem geçiyor ömür baharından,
    Ondandır ki yüzün değil hüzün görünür bazen aynada çeki düzen veremezsin .
    Kime diyorum ki ben,
    Ey kalbinde umidsizlik vaveylası taşıyan sen!
    Kalk dizlerinin üzerinde de;
    sor kendine bu davayı sırtlanmaya değer misin?
  9. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    images.jpg


    Uhrevi güzelliklerin yok olduğu gönülde maddi varlıklar ne derece bol olsa da bu kez iç dünyanın huzurunda derin boşluklar açılır.Muhtemelen bu boşluklara kişinin kendisi düşer ama sebeplerini hep dışarıda arar kişi.

    Ne de saskindir o kişi

    Ha bir de karakter erimesi diye bir durum çıkmış başımıza. Adam gibi adam ifadesinin muhatap olacağı insanlarla karşılaşmak oldukça zordur manifestosu almış başını gidiyor.

    Ne de zormuş işimiz


    Eğer söz söyIeyen adam, söyIediği şeye samimiyetIe inanıyor ve samimiyetIe anIatıyorsa, taşı sıkıp içinden mavi çimen çıkardığını iddia etse de, kendisine inanacak kimseIer buIunur diye bir söz vardı. Sahi bu emniyeti karşındakine veren var mıdır?

    Samimiyet sahibi insan mı?
    Şimdilerin ütopik kavramı,
    toplumun dış kapısının mandalı,
    Peleseng vurulmuş Rahmani gönülerin yarası işte...
    Son düzenleme: 16 Eylül 2017
  10. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Atalet, fırsatlarımızı ve hayallerimizi gömdüğümüz mezardır.Bu davranışın gerçek nedeni ise bizim gelecekle ilgili oluşturduğumuz vurdumduymazlıktır. Hatta atalet nedir söyliyeyim mi?
    Uyuşmuş bir vücudun yaraları algılaması gecikiyor. Şimdi birçoğumuz böylesi bir uyuşukluk durumundayız ve gitgide vücudumuzu saran yaralardan habersiz bir hayat sürdürüyoruz.Tedavisi gitgide imkansızlaşan bağımlılıklar sahibi oluyoruz.
    diye dem vururken acep daha fazla hangi kelimeleri kullanayımda, damarıma basılan bu kavramı açılayayım?
    Evet "atalet"
    Bana sorarsanız dünyadaki karışıklıklara yol açan şeyin, kurnazlık ve kötü niyetten öte, belki de yanlış anlamalar ve atalettir.
    Ya da
    "Bana öyle geliyor ki,hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır,o da ölmek.Bak,bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam birşey yapmakta kullanmış oluruz.Ben ne diye bu işi yapmıyorum diyeceksin! Demin söyledim ya,müthiş bir gevşeklik içindeyim.Üşeniyorum.Atalet kanunu icabı sürüklenip gidiyorum."
    Diyen Sabahattin Ali'yi haklı çıkarmaktır atalet..
    Son düzenleme: 16 Eylül 2017
  11. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Dehlizler, anafortalar, kara delikler
    Marjinal yığınlarla dolu caddeler..
    Sorsan gören âmâ,
    Hecelemez mi sahi gaflet otağında?

    Kayaları kamçilayan denizin dalgası kadar mı vurdum duymaz olmalı?
    Aynı vazife ve zorunda bırakılmış idealleri mi olmalı?
    Muzammill..
    Yükü yüklenen böylesine karamsar mı olmalı?
    Ve muzammill..
    Doruklara gönül veren umudunu avuçlarında saklamalı..


    28 Haziran 2017
    21:21
  12. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Listelerimiz uzun, kriterlerimiz de yüksektir hepimizin. İnsanlar artık kendine nasıl yeteceğinin derdinde.. Çünki bir lokma bir hırka asla asla yetmez. Başkalarına faydalı olmalarını geçtim; kendilerinin az daha ‘farkı’ olsun diye başkalarına zarar verme derdindeler. Bu ‘ego’ denen canavar yok mu, besledikçe büyür, besledikçe daha aç, daha doyumsuz olur..

    Sorsan kendilerine aç zannedersin, herkes şikayetçi hayatından. Çıtayı yükseltip yetemedikleri için hep doyumsuz, hep mutsuz. Aksesuarlarımızı çoğalttık, aldıkça yetemedik, giydikçe kendimizden azalttık, yedikçe acıktık. İhtiyaçlarımız bi bitmek bilmedi. Yetmiyor kıyafetler, yetmiyor ağzına kadar dolu buzdolabı, yetmiyor temiz sular..
    Sifonu bile 9 litre tertemiz suyla çekeriz. Ama mutsuzuz. Yalnızız.


    /alinti/ images.jpg
    Son düzenleme: 16 Eylül 2017
  13. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Fecre yakın başlıyor sancılar,
    Dalıyorum uzaklara hipermetrop birinin görebileceği kadar uzak..
    Peşimi bırakmıyor ki randımanı alınmış düşünceler..
    Semaya bakıp bir iç çekiyorum;
    Şu yığınların mil çekilmiş gözlerindeki irisi görebilecek miyim birgün?

    Bir çözüm buldum biraz trajikomik;
    Anlatamadiklarim için kumbara koyacaktım sözde kitapligimin yanına,
    Her geçen gün için içine atacaktım uzun suskunluklar ardına gizlediklerimi..

    Gerçi bizim jargonumuzda trajikomik örneklere yer yoktu ya hani,
    Ya kelam edersen hayr olmalı yada sûkutun başına tac olmalıydı.
    Ya sözlerin karşındakine ilim vermeli ya zararı önlenmeli.
    Yani boş sözden el etek çekmeli.

    Bilhassa kardeşiniz diyor ki size;
    Malayani sözleri olan;
    Ağzını çakıl taşı ile dolduran ashaba ittiba etmeli..

    29 Temmuz 2017

    images.jpg
  14. Muddessir

    Muddessir İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Hiç Kimse, Kendisi İçin Gizlenen Müjde Ve Mutluluğu Bilemez.(SECDE SÜRESİ/17)

    O Halde Ümitli Ol Ve Sabırla Bekle.
  15. Hamdussena

    Hamdussena Islam-TR Üyesi Kullanıcı

  16. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum
    Biçilmiş ömür, törpülenmiş istekler.
    İnmiyor işte lafizlar boğazdan aşağısına.
    Sorsan herkes müslüman, ameli ise hasbelkader yarısına.
    Sonra demiyor mu,
    Bir bizmişiz müslüman olan,
    Gerçi bizizdir küfrün mıntıkasında dik durmaya çalışan çınar.

    "Takip edeni olmazmış bu davanın, hava da kalırmış."

    Havada kalırmış öyle mi?
    Varsın uçurtmalara takılsin da masum çocukların avuçlarına ulaşsın.

    Bir de bunu anlamadılar ki; hiç de sevmeyiz rivayet "mişli zamanı"

    Yorulduysak çok söz etmeye, bir tebessüm çakar;
    Şairin dediği gibi:
    Çocuk değiliz biz gemi azıya,
    Alamayız demek ha...Öyle olsun !
    Aşar boyumuzu rast gele suya,
    Dalamayız demek ha...Öyle olsun !

    Der, Rıza'i Rahman için yürürüz kalabalıklara..


    unnamed.gif
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş