1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Allah Rüzgarı Keserse Gemiler Gidemez Mi?

Konu, 'Kilitli Konular' kısmında electron tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    Şura33-/ Eğer O (Allah), dilerse rüzgârı durdurur. O zaman (gemiler) onun üzerinde hareketsiz kalırlar. Muhakkak ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.


    Günümüzde ki motorlu gemiler rüzgarlar kesilse bile gider. Hatta rüzgarın olmaması daha iyi gitmelerini sağlar. O devirde motorlu gemiler olmadığı için böyle yazmışlar diyor ateistler.Yelkenli gemiye motoru takarsın gider diye eleştiri getiriyorlar.

    Bazı müslümanlar da ayette gemi geçmiyor diyor. Hangisi doğru.

    Gemi geçmiyorsa neden meallerde gemi diye anlatıyorlar?

    Gemi geçiyorsa motorlu gemiler ne olacak?Bu durumda gemiler motorluysa yine gider.Değilse motor takarsın yine gider. Rüzgar kesilse ne olacak ki?Bilim ve teknolojinin bu kadar gelişeceğini hayal etmek o devirde zordu neticede.
  2. muhammet087

    muhammet087 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ayet yelkenli gemiyi kastediyor heralde çünkü o zamanda şimdiki motorun görevini yapan kürekçiler vardı
  3. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Şekle takılı kalırsan böyle olur işte. Rüzgar nasıl bir ayetse insan da motor da bir ayettir. Kur'an'ın özüne inmek gerekiyor. Bir de direk gemi kelimesi geçmiyor Feyzü'l Furkân mealli tefsirinden baktım. Mealcilik daha neler getirecek Allah bilir.
    Ali Küçük tefsirinden( Besairul Kur'an) bir bölüm aktaracağım aşağıda. Faydalı olur inşâAllah;
    32,33,34. “Denizde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi O’nun varlığının delillerindendir. O, dilerse rüzgarı durdurur, yelkenle giden gemiler o zaman denizin yü-zünde durakalır. Bunlarda, sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için deliller vardır. Yahut yaptıklarına karşılık onları ortadan kaldırır, bir çoğunu da bağışlar.”


    Sizin durumunuz da Allah’ın yeryüzünde koyduğu yasalarına boyun eğen bu gemilerden farklı değildir. O gemileri hareket ettiren, yürüten Allah’tır. Suya kaldırma ve gemileri yürütme yasasını koyan Allah’tır. Onları hareket ettiren rüzgarları gönderen Allah’tır. Allah dilerse, o gemileri hareket ettiren gücü durduruverir, yasaları kaldırıverir. O zaman onlar denizin üzerinde kalakalırlar. Veyahut da o gemileri yürüten rüzgarları fırtınaya çeviriverir de, o geminin içindekileri, kazandıkları günâhlar yüzünden denizin karına indiriverir. Ya da o geminin içindekileri kazanıp geldikleri ticaret mallarıyla birlikte denize gömüverir. Ama bununla birlikte bilesiniz ki, işlediklerinizden pek çoğunu Allah affetmektedir.


    Denizdekilerin durumu böyle de, karadakilerin durumu faklı mı sanki? Gemileri hareket ettiren gücü alıverdiği gibi, sizi de hareket ettiren ruhlarınızı alıverdi mi, sizler de bir kadavra yığını gibi toprağın kahrına yuvarlanıverirsiniz. Veya şu anda sizin altınızdaki gemiyi de, yâni sizin altınızda, sizin emrinize Allah tarafından boyun büktürülüp sizin için uysallaştırılmış, zelûl kılınmış şu arz gemisini sallayıverir de, siz de onun kahrına gömülüverirsiniz. Yâni şu anda yaşıyorsanız, bunu kendinizden zannetmeyin. Şu anda altınızdaki yeryüzü sizi üzerinden atmıyorsa, bunu kendinizden sanmayın. Size bunu sağlayan Allah’tır, bunu asla unutmayın.


    Allah’ın bu tür âyetlerini sürekli gündemimizde tutmak zorundayız. Ama maalesef hiç kimse bu âyeti görmek istemiyor. Bu âyet üzerinde düşünen kimse kalmamış. İnsanlar gemilerden haberdardır; gemiler, firkateynler yapmışlar, füzeler, yeni yeni arabalar icat etmişlerdir. Ama şunu niye kabullenmek istemiyor, niye gündeme getirmek istemiyorlar? Bunların suyun üzerinde durabilme imkânını, suyun üzerinde batmadan durabilme yasasını Rabbim takdir etmemiş midir? Eğer onların istifade ettikleri bu yasayı Rabbim tespit etmese, her şeyi alabora ediverse, bu kanunları tepe taklak getiriverse, “artık suyun üzerinde hiç bir şey durmayacak!” deyiverse, bu insanlar ne yapabileceklerdir? Bunu hiç düşünmüyorlar mı? O zaman bu yaptıkları gemilerle nasıl övünebileceklerdi? Nasıl hava atabileceklerdi? Üstelik bu gemileri yapma ameliyesinin ilki de Rabbimize aittir. Gemilerin ilk planı, ilk projesi de Rabbimize aitti.


    Rabbimiz, “bizim gözetimimizde yap bu işi,” diyordu Hz. Nuh’a. Şu anda imal ettikleri füzeleriyle, arabalarıyla, uçaklarıyla, füzeleriyle, gemileriyle öğünen insanlar, Rabbimizin bir emriyle bütün yer altındaki petroller su haline gelse, ne hale gelir yaptıkları şeyler? Bunu hiç düşünmüyorlar mı? Düşünmeyecekler mi? O zaman bu yaptıkları şerler içinde, tavukların bile yaşayamayacağı şeyler haline gelecektir. Peki o zaman insanlar niye Allah’ın bu âyetlerinin bilincine ermek iste-miyorlar? Kendi yaptıklarıyla öğünen bu insanlar, niye bütün bu yaptıklarını Allah’ın yasalarına bağımlı olarak yaptıklarını anlamaya ya-naşmıyorlar? Demir olmasaydı, benzin olmasaydı, suya Allah tarafından bu kaldırma yasası, havaya sesi iletme gücü verilmeseydi ne anlama gelecekti bütün bu yaptıkları? Suyun üzerinde gemilerin yürüme yasasını, bu konudaki âyetleri zikretmiyorlar, gündeme getirmiyorlar da, kendi yapmış oldukları putların önünde secdeye kapanıp onlarla öğünmeye çalışıyorlar.


    “Efendim, insanlık artık bilgisayar çağına geçmiştir, robot çağına fırlamıştır, insanlar kendilerinden daha hızlı düşünebilecek çağa ulaşmıştır,” diyerek kendi kendilerini, kendi yaptıklarını putlaştırmaya, “en büyük benim! En büyük biziz! Benden başka, bizden başka büyük yoktur!” diyerek kendi kendilerine secde etmeye, kendi kendilerinin tanrılıklarını ilân etmeye başlamışlardır.


    “Ama bütün bu âyetlerimizde sabreden ve şükreden kullarımız için ibretler vardır. Bütün bu âyetlerimizden ancak sabreden ve şükreden kullarımız ibret alır,” diyor Rabb’ımız. Dikkat ederseniz, âyet-i kerîmede sabırla şükür birlikte zikredilmektedir. Bundan şunu anlıyo-ruz: Kişi kötü gününde sabretmeli, iyi gününde de şükretmelidir. Yâni yukarda Allah tarafından insanın malına ve canına bir şeyler gönderileceği anlatılmıştı ya, işte kişinin malına ve canına bir musîbet geldiği zaman bunun kendi günâhları yüzünden geldiğini bilmeli, sabretmeli, isyan etmemeli ve Allah’a kulluğuna devam etmelidir. Hasta yatağında yatan bir sahâbenin yanına gelenler, onun bu haline üzüldüklerini beyan edince o sahâbenin: "Ben bu halime üzülmüyorum, zira bu benim yaptıklarımın karşılığıdır ve dünyada böylece beni onların cezasından kurtardığı, onu âhirete bırakmadığı için Rabbime hamd ediyo-rum" dediğini de biliyoruz.


    Öyleyse böyle durumlarda sabredeceğiz. Bizler bir zafere ulaştığımız veya kendimize Allah tarafından iyi şeyler gönderildiği zaman da Allah’a şükretmeliyiz. “Bunlar bizden değil, sendendir ya Rab-bi!” diyerek O’na kulluğumuzu artırmaya ve teşekkür etmeye çalışacağız.
  4. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    1-) Ayette gemiler mi diyor yelkenli gemiler mi?Daha doğrusu gemi kelimesi bile yok orjinalinde.

    2-) Yelkenli olsa bile motor takarsın gider.Ayette gitmez diyor.

    3-) O devirde kürekli gemilerin olduğuda bilinmiyor olabilir.
  5. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    ?

    cevap bunun neresinde :xD

    ayette yazmayan bi suru sey var burda. ruzgar durunca yelkenli gemiler yine gider motor takarsın.hani gitmezdi?
  6. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ayette çelişki mi arıyorsun? Bir daha oku daha önce yazdıklarımı. Ordan geminin rüzgar olmadan hareket edemeyeceğini mi anladın. Yani bak, rüzgar, deniz,gemi, insan,hava... hepsi uyumlu hareket ediyor. Rüzgar esiyor ve gemi hızlı gidiyor. İnsanlar denizde ilerledikten sonra rüzgar durur ve insan kürek çekse veya suyun akışına bıraksa gemi ilerler. Fakat bu ilerleme yok denecek kadar azdır. Bununda da bir faydası yok. Acziyetimiz, zalimliğimiz, nankörlüğümüz anlatılıyor burda bize. Benzer iki ayeti aşağıda vereceğim. Beraber değerlendir bunları;
    -Sizi karada ve denizde yürüten Allah'tır. Bulunduğunuz gemi, içindekileri güzel bir rüzgarla götürürken yolcular neşelenirler; bir fırtına çıkıp da onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını sandıkları anda ise Allah'ın dinine sarılarak, "Bizi bu tehlikeden kurtarırsan and olsun ki şükredenlerden oluruz" diye O'na yalvarırlar.
    -Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar! Geçici dünya hayatında yaptığınız taşkınlık aleyhinizedir. Sonra dönüşünüz Bizedir. Yaptıklarınızı size bildiririz.( Yunus suresi 22-23)

    Bu yüzden Allah hamdetmemizi ve şükretmemizi istiyor. . Orda geçen durakalmak acziyeti ifade ediyor. Ben bunu anlıyorum.
    Bir de o dönemde insanlar zaten biliyor ve geminin rüzgarsız gitmediğini. Ayette geçen rüzgar bugünkü motor olamaz mı? Ayrıca gemi kelimesi geçmiyor.
    Bir başka yerde de düşmana karşı besili at hazırlamamız isteniyor. Şimdi git suriye'de kâfirlere karşı istiyorsan en iyi atları topla ve savaş. Ne yapabilirsin? Yani o gün at bugün tank uçak, o gün rüzgar bugün motor. Allah'ın kudretini ara ayette. Allah'a- azze ve celle- selim bir kalple gitmenin derdinde ol
  7. f471h

    f471h Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Peygamberler ve Nebiler insanların bekçisi değiller, öylece durup insanların arsız meraklarını tatmine vardırmak içinde yaratılmadılar. Onlar Allah'tan gelen kelimeleri bize bildirip hayatlarında tatbik ederler. İşte Allah imanları bu noktada sınar, istersen Allah'tan başka ilah olmadığına ve o oldurmadan hiç bir şeyin olamayacağına iman edersin istersen onun yerine tapılacak bir şey bulur ve hamdı, edindiğin bir puta yahut nefsine atfedersin.

    Sana göre seni yediren şey ellerin, gemiyi götüren şey motor, rızkını veren şey patronun/müşterilerin ise biz seni Allah'ın azameti konusunda ikna edemeyiz.

    Allah'a karşı haddi aşmaktan Allah'a sığınıyorum. En iyisi sen bizden uzak dur bizde senden. Allah sanada bizede hidayet etsin.
  8. Urvetul Vuska

    Urvetul Vuska Islam-TR Üyesi Kullanıcı


    Rabbim sana rahmet etsin kardeşim. Ayet o günün durumunu anlattığında dolayı, o günün gemilerinin yelkenli olduğundan dolayı zamana hitâb etmişdir diye düşünürüz. Rabbimiz, isterse motorlu gemiyide rüzgarı durduğu an durduru verir. Böyle düşünürsek daha doğru olur İnşaAllah.

    Ayetin son bölümünde buyurduğu gibi, çok sabreden ve çok şükredenler için ibretler vardır. Bundan daha güzel cevap varmı.
  9. muhammet087

    muhammet087 Islam-TR Üyesi Kullanıcı



    Denizde yüksek dağlar gibi seyreden gemiler O’nun ayetlerindendir. Eğer dileyecek olsa, rüzgarı durdurur, böylece onun üstünde kalakalırlar. Şüphesiz, bunda çokça sabreden, çokça şükreden kimse için gerçekten ayetler vardır. (Şura Suresi, 32-33)

    Bu ayette belirtilen geminin o dönemde insanların gördüğü ve rüzgar ile hareket eden gemiler olduğu anlaşılmaktadır.Arapça’da genel anlamda “gemi” kelimesinin karşılığı “el- sefinu” dur. Fakat bu ayette “el-cevari” kelimesi kullanılmıştır. Tercüme edildiğinde bu kelime de gemi olarak meallerde çevrilmektedir. Bu kelime cereyan etmek, akmak anlamına “Cerea” fiilinden türer. Eski Türkçe’de kullanılan “ceryanda (rüzgarda)kalmak da bu kökten gelir. Harfi cer ile kullanılırsa “cereyne” kelimesi de “gemilerin hoş bir rüzgar ile onları alıp götürdüğü..” anlamına gelmektedir. Yine aynı kökten türeyen “cariyetün” kelimesi ise gemi, bulut, rüzgar anlamlarında kullanılmaktadır. (Kaynak: Kuran’ı Kerim Lügatı, Timaş Yayınları, syf:121)

    (alıntı)
  10. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned


    @şeriatül islam ;

    1-) ayette gemi veya yelkenli kelimesi geçmiyorsa anlattıkların bişey ifade etmez ki!..

    2-) yani öyle ise anlatılmayan bişeyi savunuyorsun farkında mısın?
  11. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    ama ayette gemi veya yelkenli her neyse bu kelimeler geçmiyorsa ortada buyuk bi yanlışlık var demektir. çok buyuk hemde. yani yanlış bişeyi savunuyor olursun Allah sözü diye onu demek istiyorum. Ayete ekleme oluyor çünkü.
  12. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    cerayan etmek,akmak manasına geliyorsa neden bu illa gemi olsun ki?olmayan bişeyi ayete eklemiş oluyorsun. Hem ayette dağlar gibi akıp giden diyor. Gemi dağ gibimi ki Allah gemiyi örnek versin? O zaman ki gemiler ufak tefek nerde dağ gibi?günümzdekiler bile dağ gibi değil. Denizlerde dağ gibi akıp giden aysberglerden(buzdağlarından) başka bişi yok!... Neden bu akıp giden,cerayan eden şey buzdağları olmasın ki?Hem ayette ki ifadeyi tam karşılıyor. Kilometre çapında dağlar gibi akıp giden buz dağları yanında gemi nedir ki gemi olsun. Burdaki teşbih buzdağlarınada işaret olabilir neden gemi olsun. Ufacık tefecik şey denizde gemi dediğin.
  13. muhammet087

    muhammet087 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    tamam anladım hadi iyigeceler
  14. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

  15. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    Ayete bi sürü ekleme yapacağına bu tam özetliyor. Rüzgar durursa deniz dalgalanmaz ve aysbergler olduğu yerde çakılı kalır gitmez. Bişeyle çekip götüremesinde koca buz kütlesini. işin teknik kısmı çok daha derin neyse.Motoru yanar çekici neyse artık : D

    Hoş neresinden tutup çekecekseler.
  16. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    adam kendınce teblıg yapıyor yahu

    Buradakı amac nedır. Ruzgar olmasa gemılerın gıdemeyecegımı ?

    Yoksa Ayette gemıler gıdemez dıyor ama ben motor takar yuruturum mu ?

    Yoksa Bak Ben quranda celıskıler var bunlarla sızlerı saptırmaya calısıyorummu ?

    Ayette ALLAH zulcelal Insanlara o donemde ınsanların anlayabılecegı sekılde olan eger ben sıze ruzgarı yardımcı kılmasam denızın uzerınde sız gıdemezsınız dıyor! dogrumu dogru.

    Ikıncısı ALLAH zulcelal sonucta herseyın sahıbı ınsana da yardım edıyor sonucta bız onun kuluyuz. BEYIN DE AKILDA ALLAH IN bıze verdıgı bır nımet.

    İnsana gemıye motor koymasını o motoru da nasıl yapacagını aklını nasıl kullanacagını gosterıyor.İnsanda bunu ona gore yapıyor. Yada kurek yapıp o sekılde gıtme ısı gıbı

    ayrıca PEkı motor dıyorsunda sonucta sonsuz gıden bırsey degıl bu.Benzin olmasa yada onun hammaddesı yıne gıdemezsın kardesım.Yada sonsuza kadar kurek cekemezsın.
    Ama ruzgar oldugu muddetce ıstedıgın yere daha hızlı ve zahmetsız gıdebılırsın mısal.

    Anlatmak ıstedıgım ALLAH verdıgı AKLI nasıl kullanacagımızı da bıze ogretıyor.

    İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır? kıyame 36

    ALLAH ayetlerını duzgunce anlamak ısteyenı dogru yola ıletır.Ayetlerını carpıtıp ınsanların akıllarına fıtne sokanıda sapıklıkları ıle bırakır. BUNADA BIZ ADALET DIYORUZ.

    Ama O ALLAH kı her kuluna acır merhamet eder ve onlara acık kapı bırakıp sureklı uyarır.
    Cunku ALLAH kullarına zulmetmez.Cehenneme bıle kendı yaptıkların yuzunden gıdıp yanıyorsun.Durduk yere sana yanacaksın dıyen yok mesela.

    Quran aklı olan akleden kımselere guzel bır oguttur.
  17. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bismillahirrahmanirrahim
    Ayetlerimiz üzerinde tartışanlar bilsinler ki; kendileri için kaçacak bir yer yoktur.
    Şura 35,
  18. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    Ukab dağlar gibi akıp giden,cerayan eden şey'in gemi olduğunu nerden biliyorsun?vahiy mi aldın?belki Allah aysbergleri kastediyor niye gemi olsun ve niye insan yapı mı basit bişeyi övgü ile anlatsın?bu bana çok anlamsız gelmişti meali okuduğumda.o zaman ki veya şimdiki gemilerin neresi dağ gibi?
  19. electron

    electron Üyeliği İptal Edildi Banned

    Kamer 40: Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?

    Selam... : D
  20. uKaB

    uKaB Islam-TR Üyesi Kullanıcı


    ALLAH ZULCELAL Ayetlerinde kendi gucunu bizlere anlatmakta insan yapımı diye bırsey yoktur. Biz ALLAH IN yarattığı varlıklarız. Her hucremıze kadar hemde. Bu ne demek. ALLAH kuluna ogretmedıgı surece sen bir hıcsın demek.

    Onun ıcın bedava akıl vermıs sana dusunde tut diye ama sen dusunmeyı farklı bır sekılde yapıyorsun o ayrı.

    Bak dusunenler suyun kaldırma kuvvetini ruzgarın iletme kuvvetını dusunmus ama onu kim yarattı noktasını hıc dusunememısler.buna gore alet edavatı kullarına nasıl yapıp kullanacağını ogretmıs gene bunu onlara İhsan edeni dusunememısler ki

    O size dusunup tutasınız dıye ogut verır.Nahl 90

    Hala cıkıp birileri abuk subuk konusmaya devam ediyor.

    ALLAH zulcelal ın ayetlerı tartısılmaz.
    Burada soracagın soru musluman olsa ıdın ben bu ayetın neden bıldırıldıgını ogrenmek ıstıyorum olsa amenne ama sende o yok.Sende olan goruldugu uzere fıtne cıkarmak.

    Ayetler dusunen ınsanlar ıcın cok acık.Ama muslumanca dusunenler ıcın rabbını bılenler ıcın
    e sende o da yok goruldugu gıbı


    Su ataıst tavrını bırakta az seni yaratan rabbının gucune diz cok.
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Sayfayı Paylaş