Allah Yolunda Yardimlaşma…

Konu, 'İnfak ve Sadaka' kısmında Hanne-sevde tarafından paylaşıldı.

  1. Hanne-sevde

    Hanne-sevde Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    ALLAH YOLUNDA YARDIMLAŞMA…

    ‘’Dîni yalan sayanı gördün mü? İşte odur yetimi şiddetle iten. Ve yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen. Veyl o namaz kılanların haline. Ki,onlar namazlarından gafildirler. Ki,onlar gösteriş yaparlar. Ve zekatı da men ederler.’’(1)

    Dinin gerçek manada tasdiki,dille söylenen bir laf değildir, bilakis o, kalbte yerleşen bir kuvvettir. Allah’u teâlâ c.c’nın vahiy yoluyla indirdiği hükümlerin tamamına ‘’Din’’adı verilir.

    Fıkhî Terim itibariyle din, Kur’an-ı Kerim’de üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. a)Muhasebe, ceza, hesap mânâsınadır.(2),
    b)Hüküm koyma ve şeriat mânâlarına gelir.(3)
    c)Allah’u teala’nın hududları ve hükmü mânâsınadır.(4)

    ‘’Dîni yalan sayanı gördün mü?’’Cenab-ı Allah’ın vahiy yoluyla indirdiği hükümleri reddeden, hududlarını çiğneyen, İslam şeriatının dışında, gayr-i İslamî nizamları din olarak kabul eden her şahıs, bu Sûre’nin bahsettiği kimseler arasındadırlar.

    Allah c.c’ın Âyet’lerine iman etmek, İslam dînine yönelmek, akidedeki inancı sağlam Tevhid dîniyle bütünleştirmek, istenilen budur.

    Cenâb-ı Allah c.c şöyle buyuruyor.
    ‘’……Allah:’’Ben dilediğim kimseyi azabıma uğratırım. Fakat Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Rahmetimi, sakınanlara, zekatı verenlere ve Âyet’lerimize iman edenlere yazdım.’’(5)

    Allah c.c’ın Rahmetine mazhar olup olunmadığı iyi düşünülmelidir. Mâun Sûresi, namaz kılanları muhatab alarak Veyl ile uyarmaktadır. Kılınan namazın ruhsuz bir namaz olmaması gerektiği hatırlatılmaktadır. Kılınan namazın, tağutları rahatsız etmesi, müşrikleri tedirgin etmesi gerekir ki, gerçek bir namaz olduğu anlaşılabilinsin…

    Mâun:Yardımlaşma, zekat verme anlamlarına gelmektedir. Namazı desinler diye veya öylesine kılan bir kimseden, zekat verme veya mustaz’aflarla yardımlaşması beklenemez.

    Mü’min kardeşliği yaşamak, din kardeşiyle birlikte gülmek, birlikte ağlamak vardır bu dînin temelinde…Temiz duyguya dayalı kardeşlik duygularını yaşayabilmek Allah c.c’a şirksiz iman etmekten, din cennette müjdelenen kullar olmayı arzulamaktan geçiyor.

    Cenâb-ı Allah(c.c)’ın emri gereği :
    ‘’Mü’minler ancak kardeştirler.’’(6) Âyetinin inceliğinde, kardeşliğin iman etmekle elde edileceğini anlıyoruz. Kâmil bir mü’minin sıfatı da, mü’min kardeşlerini düşünme, yardımlaşma duygularını beraberinde getirir. Allah Rasulü (s.a.s) bir hadis’lerinde şöyle buyuruyorlar:

    ‘’Sizden biriniz, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için de istemedikçe kâmil bir mü’min olamaz.’’(7)

    Allah teala c.c buyuruyor:
    ‘’Kendileri şiddetle ihtiyaç içinde olsalar bile, din kardeşlerini nefislerine tercih ederler.’’(8)

    İşte örnek bir mü’min ve örnek bir iman tablosu…Kendisinin aşırı derecede ihtiyacı olduğu halde, mü’min kardeşini kendi nefsine tercih etmesi, Din gününe iman etmiş olanlarla yardımlaşması, iyilikte bulunması, fena (yanlış) şeylerden alıkoymasıdır.

    ‘’İyilik etmek, fenalıktan sakınmak (takva) hususunda birbirinizle yardımlaşın.’’(9)

    Ve yine diğer bir Ayet’te şöyle buyruluyor:
    ‘’Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle ateşe atmayın, iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.’’(10)

    Veyl durumuna düşmekten kaçının,’’kendinizi kendi ellerinizle ateşe atmayın!’’
    Bu Ayet ile ilgili olarak Ebu’l A’la el-Mevdudi şunları beyan ediyor:

    --‘’Allah yolunda infak etmek, Allah tarafından emredilen hayat nizamını kurmak için mâli fedakârlıkta bulunmaktır. Âyet şu anlama gelir: Eğer bencil davranır ve Allah yolunda harcamada bulunmazsanız, bu dünyada aşağılık bir hayat sürer ve ahirette de en büyük azaba uğrarsınız. Bunun sonucunda Allah, bu dünyada kâfirleri size hakim kılar ve ahirette de O’nun verdiği serveti yine O’nun yolunda harcamadığınız için sizi cezalandırır.’’(11)

    Gerçek tehlike, malların başında durup, onları koruma ve çoğaltmayla uğraşarak, maddi, manevi yardımlaşmayı kesmekle olur.

    Rabbimiz buyuruyor:
    ‘’Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe erişemezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.’’(12)

    Müslümanın sevdiği şey ilim ise ilmini, evladıysa, malıysa malını, eğer sevdiği hiçbir şeyi yok da bir tek canı varsa canını infak etmek ve iyiliğe erişmek. Rabbi tarafından, ilimle mükafatlandırılan ilim ehlinin, imandan yana yetim, öksüz olanları, İslam’dan yana hidayetten yana yetim olanları kuşatması, ellerinden tutup yardımlaşması ve onlara ilimden infak etmesi gerekmektedir. Zira yıllardır, insanlar ne anadan ne babadan, her şeyden önemli olan İslâm’dan yoksul bırakılmışlardır. İlim öğrenenler de, âdeta ilimden nasibsiz yetimleri itip horlamakta, dinini öğrenmesine yardımcı olmamaktadırlar, Akîdedeki inancını düzelten mü’min, diğer insanları da düzeltmek üzere Allah’ın tekliflerine uygun amellere, hayırlara, yardımlara koşmalı ve ‘’yetimi şiddetle iten’’durumuna düşmekten, ateşten kaçar gibi uzaklaşmalıdır…

    Rabbimiz bir Allah (c.c), vahyinde şöyle buyuruyor:
    ‘’…….Aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi helak eder misin Allah’ım?......’’(13)

    Rabbimizin indirdiğiyle yine Rabb’e yöneliyor ve yakarıyoruz:’’Aramızdaki beyinsizlerin, akılsızların, şeytanîlere uyup Allah’ın tekliflerine yüz çevirenlerin, yetimi, yoksulu şiddetle itenlerin, malını, hayatını Rabbinin yolunda feda edemeyenlerin, mâun’u terk ederek Allah’ın dîni en yüce olsun diye çaba sarfetmeyenlerin yaptıklarından ötürü bizi helâk eder misin Allah’ım?’’

    Câhiliyyenin, ahtapot gibi tüm dünyayı sardığı imtihan asrında Veyl sıfatına bulaşarak helâk olan ümmetlerden olmamak için yeniden düşünmeli, yeniden büyük çabalar içersine girilmelidir. Yetim yoksul bırakılan ümmeti yetimlikten, itilen kakılan bir toplum olmaktan kurtarana, namazları ruhlu kılınan namazlar olmasını başarana dek, malını Allah yolunda cihad eden mücahid ve mücahidelere harcayıncaya dek, bu mücadele devam etmelidir…

    Cenab-ı Allah, cümle mü’minleri Rasulullah’ın izince ilerleyen davayı hakim kılma yolunda, hedefine ulaşan takva ehli kullarından eylesin. Amin…Allah yâr ve yardımcımız olsun…

    Dipnot:1-Maun,107/1-7
    2-Fatiha,1/3
    3-Bakara,2/193
    4-Nur,24/2,Yusuf Kerimoğlu,Emanet ve Ehliyet,ist.C.1,sh.59-60
    5-A’raf,7/156
    6-Hucurat,49/10
    7-Sahih-i Buhârî,Kitabu’l-iman,,B.6,Hds.6
    8-Haşr,59/9
    9-Maide,5/2
    10- Bakara,2/195
    11-Mevdudî,Tefhimu’l Kur’an,çev.Nazife şişman,ist.1986,c.1,sh.125
    12-ÂL-i İmran,3/92
    13-A’raf,7/155…..

    Hazırlayan.Sevde Gök
    selam ve dua ile
  2. ÖzgürlüğüN_Gülü

    ÖzgürlüğüN_Gülü Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde derki 'Yetimlere yardımda bulunan(iki parmağını birbirine yaklaştırarak) ile biz cennette böyleyizdir...Allah cennette peygamber efendimizle komşu olmayı nasip etsin...Wesselam...
  3. fatihyldrm

    fatihyldrm Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ama türkiyedeki müslümanlar hiç yardımsever değil ben engelliyim ve kemana ihtiyacım var engelli oldugumdan iş bulup alamıyorum, ikinci el keman zor satıldıgı için ikinci el sitelerinden yüzlerce kişiye durumumu anlattım belki birisi yardım eder diye ama kimse yardımcı olmadı
  4. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    Helal bir yoldan rızkını temin etsen daha hayırlı olacak sana islamda çalgı aletleri zilsiz def hariç caiz değil

    Ayrıca engelli maaşı devlet veriyor lakin ne kadar verdiklerini bilmiyorum
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş