1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Allah'tan Başkası Adına Yemin Etmek

Konu, 'Kuran ve Sünneti Anlamanın Önündeki Engeller' kısmında Ebu & Dücane tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu & Dücane

    Ebu & Dücane Misafir

    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

    Unutmayınız ki tevhidi gerçekleştirmek bir iki kelimenin telafuzu ile olmaz.Tevhidi gerçekleştirmenin birçok şartları ve yolları vardır. Bu şartlardan birisi de, şirk ifade eden sözler söylemekten ve Allah'dan başkası adına yemin etmekten kaçınmaktır.

    Unutmayalım ki Allah'dan başkası adına yemin eden bir kimse tehlikeli bir günah işlemiş ve Allah’a ortak koşmuştur. Bunun içindir ki Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :

    “ … Sabit ibn Dahhak şöyle demiştir : Resulullah s.a.v buyurdular ki : Kim İslam milletinden – yani, İslam dininin yemin şeklinden başka bir yemin şekliyle yemin ederse – söylediği o din sahibi gibidir… “ BUHARİ : 14.C.6533.S – TİRMİZİ : 3.C.1583.N

    “ … Sa’d bin Ubade r.a dan.İbni Ömer, bir adamın “ Kabe hakkı için hayır “ dediğini işitince şöyle dedi : " Allah'dan başkası adına yemin edilmez “ ben Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle buyurmuşlardır : " Allah'dan başkası adına yemin eden kafir ya da müşrik olmuştur." TİRMİZİ : 3.C.1574.N – AHMED : 2 / 125 – HAKİM : 1 / 65 – BEĞAVİ Ş.SÜNNE : 10 / 7

    “ … Ebu Hureyre r.a dan.Resulullah s.a.v buyurdular ki : ” Kim yemin eder ve yemininde Latt ve Uzza hakkı için derse, hemen “ la ilahe illallah “ desin. “
    BUHARİ : 10.C.4805.S

    “ … Bize Abdullah ibn Mesleme, Mâlik'ten; o da Nâfi'den ; o da Abdullah ibn Umer'den şöyle tahdîs etti : Rasûlullah s.a.v Umer ibnu'l-Hattâb'a yetişti. Umer bir kaafile içinde ilerliyor ve babası ile yemîn ediyordu. Rasûlullah : Dikkat edin ! Muhakkak ki, Allah sizleri babalarınızla yemîn etmenizden nehiy buyuruyor. Artık kim yemîn edecekse, Allah adiyle yemîn etsin yâhud da sussun ! " buyurdu. “
    BUHARİ : 14.C.6528.S

    “ … Resulullah s.a.v buyurdular ki : ” Allah’tan başkası adına yemin eden şirke düşer. “ AHMED : 1 / 47

    " … Ve yine şöyle buyurur Allah resulü s.a.v : Ne babalarınız, ne anneleriniz ve ne de ( şirk koşulan ) ortaklar adına yemin edin. Ancak Allah adına yemin edin. Ve ancak doğru söylediğinizde Allah adına yemin edin." EBU DAVUD

    Dolayısıyla ne Peygamber üzerine , ne veli veya salihler üzerine, ne Kâbe üzerine, ne şeref ve hayat üzerine ve ne de ana baba üzerine yemin etmek asla caiz değildir.

    Yemin, ancak Allah adına, O'nun isimleri ve sıfatları üzerine edilir. Kim Allah'dan başkası üzerine yemin ederse tevbe etmesi ve bunu bir daha yapmaması gerekir.

    “ … Sa'd ibni Ebi Vakkâs radıyallahu anh şunu rivayet eder : " Bazı konuları konuşuyorduk. Ben, cahiliyyeden yeni dönmüştüm. Lât ve Uzza adına yemin ettim. Rasulullah s.a.v'in sahabileri bana şöyle dedi : " Ne kötü söz söyledin. Rasulullah s.a.v'e git ve O'na bunu haber ver. Çünkü biz senin kafir olduğunu görüyoruz “ Ben de Rasulullah s.a.v'e gittim ve durumu ona haber verdim. Bana şöyle dedi : " Üç kez, " Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike lehu – Yani, Allah'dan başka ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur " de, Üç kere şeytan'dan Allah'a sığın ve sol tarafına üç kez tükür ve bir daha da bunu yapma." NESEİ
    ....................................................................................

    Meclis yemini:

    “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim…”

    memur Yemini :

    "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılâp ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetciliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını Milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin millî, ahlâkî insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, lâik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."

    asker yemini:

    Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ve askerliğin namusunu Türk Sancağının şanını canımdan aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyliyeceğime namusum üzerine andiçerim.

    okullarda her sabah koro halinde okutulan and:

    Türküm, doğruyum, çalışkanım,

    İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,

    yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

    Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.

    Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe

    durmadan yürüyeceğime ant içerim.

    Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.

    "Ne mutlu Türküm diyene!"

    ...................................................................................

    Allah'tan Başkası Adına Yemin Etmek

    Abdullah b. Ömer'den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduguna
    göre, Peygamber -sav- söyle buyurmustur:
    "Süphesiz ki Allah Teâlâ atalarınız adına yemîn etmenizi size yasaklar.Kim, yemîn
    etmek isterse, Allah'ın adına yemîn etsin ya da sussun."(1)

    Bureyde'den -ra- rivâyet olunduguna göre,Rasûlullah sav- söyle buyurmustur:
    "Kim, emânet (Allah'ın emâneti) üzerine yemîn ederse, bizden (bizim yolumuzu -
    sünnetimizi- örnek alanlardan) degildir."(2)

    ibn-i Ömer'den -ra- rivâyet olunduguna göre o,bir adamı söyle derken isitmistir:
    "Kâbe'ye yemîn olsun ki hayır."
    Bunun üzerine ibn-i Ömer ona söyle dedi:
    - Allah'tan baskası adına yemîn etme! Zirâ ben, Rasûlullah -sav-'i söyle derken isittim:
    - Kim, Allah'tan baskası adına yemîn ederse, kâfir veya sirk kosmus olur."(3)

    Konunun Açıklaması:

    Yaratılan bir seyin adına yemîn etmek, ona tazim göstermektir. Bu sebeple Allah'tan
    baskası adına yemîn etmek, câiz degildir.Nitekim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-,
    Allah'tan baskası adına yemîn etmeyi, sirk saymıstır. Çünkü -lafızla da olsa-, Allah'tan
    baskası adına yemîn etmek, tazimde Allah'tan baskasını, Allah'a denk tutmayı içerir.
    Dolayısıyla bundan sakınmak ve bunu söyleyeni ikâz etmek gerekir.

    Konudan Çıkarılan Hükümler:

    1. Allah'tan baskası adına yemîn etmek, haramdır ve en büyük günah sayılan sirkin
    küçügüdür.
    2. Peygamber,Kâbe, seref ve hayat gibi yaratılanlar üzerine yemîn etmek, haramdır.
    3. Allah'tan veya O'nun isimlerinde veyahut da O'nun sıfatlarından baska sey
    üzerine yemîn etmek, câiz degildir.

    KAYNAKLAR:

    (1): Buhârî; "Eymân ve Nuzûr", hadis no: 6270. Müslim; "Eymân", hadis no: 1646. Tirmizî; "Nuzûr ve Eymân",
    hadis no: 1534. Nesâî; "Eymân ve Nuzûr, hadis no: 3766. Ebu Dâvud; "Eymân ve Nuzûr", hadis no: 3249.
    0bn-i Mâce; "Keffârât", hadis no: 2094. Ahmed; 2/70. Mâlik; "Nuzûr ve Eymân", hadis no: 1037. Dârimî;
    "Nuzûr ve Eymân", hadis no: 2341

    (2): Ebu Dâvud; "Eymân ve Nuzûr", hadis no: 3253. Ahmed; 5/352. Nevevî: "0snâdı sahihtir" demistir.
    Elbânî, "Sahîhu'l-Câmi'; hadis no: 6203'de "hadis sahihtir" demistir.

    (3): Buhârî; "Edeb", hadis no: 5757. Müslim; "Eymân", hadis no: 1646. Tirmizî; "Nuzûr ve Eymân", hadis no:
    1535. Ebu Dâvud; "Eymân ve Nuzûr", hadis no: 3251. 0bn-i Mâce; "Keffârât", hadis no: 2094. Ahmed; 2/69.
    Mâlik; "Nuzûr ve Eymân", hadis no: 1037.Nesâî; Dârimî; "Nuzûr ve Eymân", hadis no: 2341. Elbânî, "Sahîhu'l-
    Câmi'; hadis no: 6204'de "hadis sahihtir" demistir.
    ....................................................................................

    Konya Çumra’da İbrahim Çelik ile Pınar Çelik arasında devam eden bir davada şahitlik yapmak üzere mahkemeye gelen Konya Selçuk Üniversitesi Kimya Bölümü 3. sınıf öğrencisi Emrah Akdemir, yemin konusunda hâkim İsmail Akay ile tartışınca kendini bir anda cezaevinde buldu.

    “BEN ALLAH’TAN BAŞKASI ADINA YEMİN ETMEM”

    Olay önceki gün 15.00 sularında Çumra Asliye Ceza Mahkemesi dava salonunda yaşandı. Davanın taraflarından İbrahim Çelik’in tanıdığı olan üniversite öğrencisi Emrah Akdemir, davada şahitlik yapmak üzere mahkemeye geldi. Davanın hakimi İsmail Akay, Emrah Akdemir’e “Konuyla ilgili olarak yalan söylemeyeceğine namusun ve şerefin üzerine yemin eder misin” şeklinde soru yöneltti. Üniversite öğrencisi Akdemir de hakim Akay’a, “Ben dini inancım gereği sadece Allah’ı şahit tutarım” cevabını verdi. Bu cevaba sinirlenen Akay’ın, Emrah Akdemir’e “Siz ne biçim insanlarsınız, anlamakta zorlanıyorum” dediği iddia edildi. Akdemir’in Allah’ın adına yemin edebileceği konusundaki ısrarı üzerine, hakimin sadece şahitliği geri çevirmesi gerekirken, adliye polisini duruşma salonuna çağırdığı öğrenildi.

    ŞAHİTLİĞE GELDİ, KENDİNİ CEZAEVİNDE BULDU!

    Duruşma salonuna gelen adliye polislerine talimat veren hakim Akay, Akdemir’i gözaltına aldırdı.

    Akdemir’in daha sonra tutuklanarak Konya E Tipi Cezaevi’ne gönderildiği öğrenildi. Bir davada sadece şahitlik yapmak üzere mahkemeye gelen Emrah Akdemir tutuklanmanın şokunu yaşarken, geceyi cezaevinde gecirdi...
    1231162_212273908955876_1531322727_n.jpg
  2. farkındayız

    farkındayız İyi Bilinen Üye Üye

    Guncel
  3. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Bu konu altına sorulan sorular ve ilgili mesajlar kaldırılmıştır.

    Forumda sorular için bölümler mevcuddur, yerine açılmayan konular silinecektir. Lütfen emeklerinizi zâyi etmeyin, bir konu okurken aklınıza gelen soruyu hemen altına yazmayın, soru cevab bölümlerine açınız.
  4. EbuUbeydee

    EbuUbeydee Yeni Üye Üye

    Tabiki şirk değil Allahtan başkasi adına edilen yemin.Sahih hadiste yok bu konuda.Allah Kuran da birçok şey üstüne yemin ediyor.
  5. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam İyi Bilinen Üye Üye

    İmam Ahmedin musnedinde geçen bir hadiste her kim Allah'tan başkası adına yemin ederse ya küfre girmiştir ya da şirk koşmuştur diye geçiyor.
    Merak ettiğiniz konuları sormadan önce forumda arayabilirsiniz. Aşağıda konuyla ilgili linki veriyorum. Faydalı olur inşâAllah

    Allah'dan Başkasına ve Kur'an-ı Kerim'e El Basarak Yemin Etmenin hükmü Nedir?
    https://www.islam-tr.net/konu/allah...rime-el-basarak-yemin-etmek-caiz-midir.20025/

    Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhuma)diyor ki: Ömer (radıyallahu anh) dedi ki: “Hayır! Babama yemin olsun ki
    Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Yavaş ol. Kim Allah’ın dışında bir şeye yemin edecek olursa, Şubhesiz ki Allah’a ortak koşmuş olur.
    (Musned, İmam Ahmed, I, 47; Hâkim, Mustedrak, IV, 297. (Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)

    Sa`d b. Ubeyde diyor ki: Ben Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh) ile birlikte bir halkada bulunuyordum. O başka bir halkadaki bir kişinin: “Hayır! Babama yemin olsun ki” dediğini duydu, ona çakıl taşı attı ve şöyle dedi: Bu Ömer’in yemin şekli idi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ömer’e bunu yasakladı ve buyurdu ki: ‘Bu tür yemin şirktir.’
    (Musned, İmam Ahmed, II, 58, 60)

    - Diğer bir rivayette hadisin sonu şöyledir: “Kim Allah’ın dışındaki birine yemin ederse şubhesiz ki o Allah’a ortak koşmuş olur.”
    (Musned, İmam Ahmed, II, 69, 87)
  6. EbuUbeydee

    EbuUbeydee Yeni Üye Üye

    Sahih hadis yoktur bu konuda.Şirk olmaz tekfirciliği bırakın.Peygamberimiz hiç bir zaman böyle bir şeye şirk demez.
  7. EbuUbeydee

    EbuUbeydee Yeni Üye Üye

    Boş yere yemin etmenizden dolayı sorumlu tutmaz sizi Allah, fakat yürekten ve kasten ettiğiniz yeminler yüzünden sorumlu tutar. (Maide,89) Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Bakara,286) bundan başka delil bulamazsın.Öyleyse kim yemin edecekse Allah'a yemin etsin veya sussun" buyurdu." Buhârî, 4 ; Müslim,
    Sizden kim yemin eder ve yemininde: "Lât ve Uzza'ya kasem olsun!" derse hemen "Lailâhe illallah!" desin. Kim de arkadaşına: "Gel seninle kumar oynayalım" derse hemen (birşeyler) tasadduk etsin!"

    Buhâri,
  8. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam İyi Bilinen Üye Üye

    Ben sana yukarıda delil verdim. Sen ise kendi aklına göre Peygamberimiz böyle demez diyorsun. Hadisleri ve linki oku.
    Bir de ben zorla yemin ettirilen şirke düşer mi dedim. O yerine göre ikrah oluyor. Bu konu da forumda var. Tekfir eden Allah Rasûl'ü. Siz de kendinize göre konuşmayı bırakıp delil söyleyin. Ayetleri yapıştırmayın. Yazacağınız ayetleri muteber alimlerden tefsirleri ile aktarın. Hadiste şöyle buyuruyor;
    Kim Allah’ın dışındaki birine yemin ederse şubhesiz ki o Allah’a ortak koşmuş olur.”
    (Musned, İmam Ahmed, II, 69, 87

    Sa`d b. Ubeyde diyor ki: Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh) bir adamın “Kâbe’ye yemin olsun ki” dediğini duydu ve ona: “Allah’tan başkasına yemin edilmez. Çünkü ben Rasûlullâh’ın(sallallahu aleyhi ve sellem)Kim Allah’tan başkası adına yemin ederse Şubhesiz ki o “kâfir olur” veya “muşrik olur” buyurduğunu işittim, dedi.’
    (Tirmizî, Eyman, bab. 8, hn. 1535 (Tirmizi bu hadisin Hasen olduğunu söylemiştir); Beyhaki, es-Sunenu’l-Kubra, X, 52, hn. 19829, 19830; Sahihi İbni Hibban, VI, 278, hn. 4343; Hâkim, Mustedrak, IV, 297 (Hâkim, hadisin Buhârî ve Muslim’in şartlarına göre Sahih olduğunu söylemiştir.); Musned, İmam Ahmed, II, 125)
  9. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Bilerek mi Mutezilice davranıyorsun? Bilmeden mi?
  10. osman1987

    osman1987 Aktif Üye Üye

    Allah teala ya sığınıyorum böyle bir şey demekten lakin diyelim misal olarak bir kişi bana şu kadar para verirsen,şu işe alırsan veya işte kalma şartım budur diyerek nasıl olsa şirki kebir değil nefsime yenik düşerek günaha giriyorum lakin dinden çıkmıyorum diyerek; laik olacağına,demokrat olacağına namusu şerefi üzerine yemin etse dinden çıkarmaz mı diyorsun?Şia'nın takiyye anlayışından ne farkı var bu işin.
  11. EbuUbeydee

    EbuUbeydee Yeni Üye Üye

    Hadis:Resûl aleyhi`s-selâm buyurdu ki: Kim ki İslâm`dan başka bir dîne kâzib ve müteammid olarak yemîn ederse, o kimse dediği gibi (yalancı) dır. Kim ki, keskin bir âletle kendini öldürürse, bu kimse de Cehennem ateşinde o âletle azâb olunur.HadisNo:667 gerçek hadis bu senin yazdığın değil.Bu buhari kitabından aldım.

    Buhari senin orda yazan hadisle alakası yok gerçek buharinin.
  12. osman1987

    osman1987 Aktif Üye Üye

    laik demokrat olacağına namus ve şerefi üzerine yemin eden mümin kalır mı sence ?
  13. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam İyi Bilinen Üye Üye

    Buhari de geçiyor demiyor, Buharinin şartlarına göre sahihtir diyor.
    Yalancı derken neyi kast etmiş Allah Rasûl'ü. Müslüman da yalan söyleyebilir kâfir de müşrik te. Sana attığım linki okudun mu? Apaçık nas varken tevile dolambaca gerek yok. Fetva ararsan fetva bulursun. Küfre batıl tevillerle fetva veren çok
  14. osman1987

    osman1987 Aktif Üye Üye

    Bir sorum var.Misal olarak birisi, ''babam üzerine yemin ederim sabah kahvaltı yapmayacağım derse'' burada babasını Allah teala gibi tazim etmese bu küçük şirktir tamam ama kişi laik, demokrat olacağım gibi şirk olan sözler ile şerefi üzerine namusu üzerine yemin ediyor.Bu nasıl küçük şirk oluyor?Birisinde tazim edilmeden, kendisine mübah olan bir şeyi yemeyeceğine dair yemin ederek velev ki bu put da olsa onu tazim etmeden söylüyorsa bu küçük şirk onda bile kelimei tevhid söylemesi emrediliyor ama diğeri mübah olmayı bırak şaka ile söylenmesi dahi küfür olan demokrat ve laikim diyerek namusu ve şerefi üzerine yemin ediyor.İkincisi büyük şirk diyenler söylenmesi büyük şirk olan sözleri barındırdığı için buna küfür diyor doğru olduğuna inandığım görüşte bu zaten.
  15. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam İyi Bilinen Üye Üye

    Kardeşim ben edilebilir mi dedim. Yukaridaki yazımı okursan ne düşündüğümü anlarsın inşâAllah
  16. osman1987

    osman1987 Aktif Üye Üye

    İşin doğrusu ,Allah azze ve velle haricinde puta ve tağuta kasıtlı olarak edilen yemin tazim olacağından büyük şirktir.Baba,evliya,diye yapılan yeminler içerisinde kasıtsız yani gelişi güzel ağızdan çıkan bir şey değil ise bu tazim olmadığından küçük şirktir.Ama kişi yemin ettiği gelişi güzel ağızdan çıkmış değil de, kendisine meselea yemin ederken adının üzerine andığı falanca kişi beni çarpar, şöyle zarar verir derse şirk oluyor.Tazim kastıyla olduğunda büyük şirktir.
  17. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam İyi Bilinen Üye Üye

    Kardeşim Allah insanları nefsinin kaldıramayacağı ile sorumlu tutmaz. Adam dalgınlıkla küfr sözü söylerse sorumlu olmaz. Öyle ki adamın devesini kaybetmiş ve üzülmüştü. Devesini bulunca çok sevinmiş ve "ya Rabbi ben senin kulunum sen benim Rabbimsin" diyeceğine " ya Rabbi sen benim kulumsun ben senin Rabbinim " demiş, Rasûlullah sallahu aleyhi ve sellem bunu duyunca gülümsemiştir. Bu kesindir ki Allah Rasûl'ü küfre rıza göstermez. Eğer bu küfr olsaydı, Allah Rasûl'ü buna gülümsemezdi.
    Dikkat et kardeşim bazen şeytan, dinin aslında haram olmayanı haram göstererek dini ona zor gösterir ve bu kişi fıtratının kaldıracağından fazlasını yüklendiği gün geçtikçe İslam'dan soğur. Allah muhafaza en son dini terk eder, ya da sanıkların yoluna dalar
  18. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Allah sizi yeminlerinizdeki lağvden dolayı muâhaze etmez. Ama bile bile ettiğiniz yeminlerden sorumlu tutar. Onun keffâreti; ailenize yedirmekte olduğunuzun ortalamasından on miskini yedirmek, yahut giydirmek veya bir köle azat etmektir. Kim de bunları bulamazsa üç gün oruç tutar. İşte bu, yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffâretidir. Yeminlerinizi muhafaza edin. Şükredesiniz diye Allah âyetlerini size işte böylece açıklar.

    Aişe (r.anha)'den rivayete göre bu âyet-i kerime bir kimsenin "Evet vAllahi, hayır vAllahi" diye yemin kastı olmaksızın yemin etmesi hakkında nazil olmuştur. (Buhârî, Tefsîru'l-Kur'ân, 5/8)
    Bu âyet-i kerime, aynı zamanda yeminlerin bozulması halinde bir keffâret getirmesi sebebiyledir ki Aişe'den gelen başka bir rivayette de babası Ebu Bekr (r.anh)'in, bu âyetin inmesine kadar hiçbir yemininden dönmediği, bu âyet-i kerimenin nuzulü ile "Eğer yemin eder de yeminimden başkasını daha hayırlı görürsem Allah'ın verdiği bu ruhsatı kabul eder ve o daha hayırlı olanı işlerim." dediği nakledilmektedir.(Buhârî, Tefsîru'l-Kur'ân, 5/8)


    İbn Abbâsn (r.anhuma)'dan rivayete göre ise bundan hemen önceki âyetlerin nüzulüne sebeb olan (Osman ibn Maz'ûn ve arkadaşları, ya da Abdullah ibn Revâha)'nın "Ey Allah'ın elçisi, peki bu hususta ettiğimiz yeminler ne olacak?" diye sormaları üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuş ve yeminlerini keffâretlemekle emrolunmuşlardır. (Taberî, Tefsiri, VII. 10) Aişe'den gelen rivayet sanki âyet-i kerimenin hükmüne kimlerin girdiğinin beyanı gibi iken İbn Abbâs'tan gelen rivayet, âyet-i kerimenin öncesine göre nüzul sebebi olmaya daha uygun görünmektedir.



    Ayet konuyla alakası yoktur. Nefsine alet ettiğin Allah'ın ayetidir!

    Göklerdekiler de yerdekiler de. Siz, içinizdekileri açıklasanız da gizîeseniz de Allah onlarla sizi hesaba çeker. Sonra da kimi dilerse bağışlar, kimi de dilerse azâb eder. Allah her şey e Kadir'dir. - Peygamber de, mûminler de O 'na indirilene inandı. Hepsi de Allah 'a, meleklerine, kitablarına ve peygamberlerine iman ettiler. O'nun peygamberlerinden hiçbirinin arasını ayırmayız. "İşittik ve itaat ettik, afvını dileriz, ey Rabbımız dönüş ve varış sanadır. " dediler. Allah bir nefse (kişiye) ancak gücünün yeteceğini yükler. O nefsin kazandığı lehine, kazanıp yüklendiği de aleyhinedir. Ey Rabbımız, unuttuk veya yanıldıysak bizi bundan muâhaze etme. Ey Rabbımız, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbımız, bize gücümüzün yetmiyeceğini taşıtma, afvet bizi, bağışla bizi, rahmet eyle bize, Sen Mevlâ'mızsin. Kâfirler güruhuna karşı yardım et bizlere. (Bakara 284 - 286)

    Ebu Kureyb kanalıyla Ebu Hurayra'den rivayete göre o şöyle anlatıyor: "Allah'ındır göklerdekiler de yerdekiler de. Siz, içinizdekileri açıklasanız da gizîeseniz de Allah onlarla sizi hesaba çeker." âyet-i kerimesi nazil olunca bu müslümanlara ağır geldi (zor geldi) de Peygamber (s.a.v)'e gelip diz çökerek: "Ey Allah'ın elçisi, biz şimdiye kadar gücümüzün yettiği amellerle; namaz, oruç, cihad, sadaka ile mükellef kılınmıştık. Şimdi ise sana şu âyet nazil oldu ki bizim buna gücümüz yetmez. Biz içimizden geçirdiklerimiz sebebiyle de cezâlandırılacaksak mahvolduk." dediler.
    Peygamber: "Siz de Sizden önceki yahudi ve hristiyanların: "İşittik, isyan ettik." dedikleri gibi mi demek istiyorsunuz? Siz onların yaptıklarının aksine: "İşittik, itaat ettik. Bizi bağışla Rabbımız, varış Sana'dır." deyin." buyurdu.
    Onlar: "İşittik, itaat ettik, bağışla bizi Rabbımız, varış Sana'dır." dediler ve dilleri de böyle söylemeye alıştı.
    Bunun hemen peşinden Allah Tealâ "O peygamber de kendisine Rabbından indirilene iman etti, mûminler de... Allah bir nefse ancak gücünün yeteceğini yükler. Kazandığı kendi lehine, kazandığı şer de kendi aleyhinedir. Ey Rabbımız unuttuk, yahut yanıldıysak bizi tutup muâhaze etme."ye kadar olan âyetleri indirdi.
    Ebu Hurayra der ki: Allah'ın Rasûlü (s.a.v.) buyurdu ki: Allah Tealâ: "Evet." buyurdu. "Ey Rabbımız, bizden evvelkilere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme." kısmı nazil olunca Peygamber (s.a.v.), Allah Tealâ'nin yine "Evet." buyurduğunu haber verdi.
    "Ey Rabbımız, güç yetiremiyeceğimizi bize taşıtma, Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet eyle. Sen Mevlâmızsın bizim. Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım eyle." kısmı nazil olunca Peygamber (s.a.v.) yine Allah Tealâ'nin "Evet." buyurduğunu haber vermiştir. (el-Kurtubî, ei-Câmiu'l -Ahkâmi'l -Kur'ân, II, Sf: 234-235)


    Bu konuda İbn Abbâs'tan gelen rivayet de aynı olmakla birlikte küçük farklar vardır. Bu farkları görmek için bu rivayeti de zikredelim: "Siz, içinizdekileri açıklasanız da gizleseniz de Allah onlarla sizi hesaba çeker." âyeti nazil olunca ashabın kalbine o zamana kadar hissetmedikleri bir duygu ve korku girdi de Peygamber (s.a.v.)'e gelip bu âyetin ağırlığından bahsettiler.
    Peygamber (s.a.v.): "İşittik, itaat ettik, teslim olduk." deyin buyurdu.
    Allah Tealâ da onların kalblerine iman bıraktı ve "O peygamber de kendisine Rabbından indirilene iman etti, mûminler de..." âyetini indirdi. (Ahmed ibn Hanbel, Musned, 1,233) Ravi Ebu Kurayb der ki: "Ey Rabbımız unuttuk, yahut yanıldıysak bizi tutup muâhaze etme."yi okudu ve dedi ki: (Allah Tealâ): "Öylece yaptım." buyurdu.
    Peygamber: "Ey Rabb'ımız, bizden evvelkilere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme." kısmını okuyup Allah Tealâ'nin yine "Öylece yaptım." buyurduğunu, "Ey Rabbımız, güç yetiremiyeceğimizi bize taşıtma" kısmını okuyup Allah Tealâ'nin "Öyle yaptım." buyurduğunu, "Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet eyle. Sen Mevlâmızsın bizim. Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım eyle." kısmını okuyup Allah Tealâ'nin: "Öyle yaptım." buyurduğunu haber verdi.
    (Muslim, İman, 200; Tirmizî, Tefsîru'l-Kur'ân, 2/40, hadis no: 2992; Taberî, Câmiu'l-Beyân, 111,95)

    Rivayetlerden öyle anlaşılıyor ki ashabın bazılarının "Siz, içinizdekileri açıklasanız da gizleseniz de Allah onlarla sizi hesaba çeker." âyeti ile "Allah bir nefse ancak gücünün yeteceğini yükler." âyeti arasındaki ilişkiden haberi yoktu.

    Taberî'nin Ebu'r-Radâd el-Mısrî Abdullah ibn Abdusselâm kanalıyla Saîd ibn Mercâne'den rivayet ettiği şu haber bunu gösteriyor: İbn Mercâne şöyle anlatıyor: Bir gün İbn Ömer'e gelmiştim. "Siz, içinizdekileri açıklasanız da gizleseniz de Allah onlarla sizi hesaba çeker. O, dilediğini bağışlar, dilediğine de az eder" âyetini okudu ve "Eğer bizi bu âyetle muâhaze edecek olursa mahvolduk!" dedi ve ağladı, o kadar ki gözlerinden yaşlar aktı.
    İbn Mercâne anlatmaya şöyle devam eder: Sonra İbn Abbâs'ın yanına geldim ve: "Ey Ebu'l-Abbâs, İbn Ömer'e vardım "Siz, içinizdekileri açı ki asan iz da gizleseniz de Allah onlarla sizi hesaba çeker." âyetini okudu ve "Eğer bizi bu âyetle muâhaze edecek olursa mahvolduk!" dedi ve ağladı, o kadar ki gözlerinden yaşlar aktı." dedim.
    İbn Abbâs: "Allah Ebu Abdurrahmân (İbn Ömer)'i bağışlasın! Rasûlullâh (s.a.v.)'ın ashabı da aynen îbn Ömer'in korktuğu gibi bu âyetten korkmuşlardı da Allah Tealâ "Allah bir nefse ancak gücünün yeteceğini yükler." âyetini indirdi. Vesveseyi nesh edip sadece kavil ve fiili bıraktı" dedi. (Taberî, Câmiu'l-Beyân, III, 95)




    Bulursak ne olacak ?

    Putlara ve tağutlara kasıtlı olarak yemin etmek: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kasıtlı bir şekilde herhangi bir puta veya putlaştırılmış bir şeye yemin etmenin Allah’a ortak koşmak olduğunu, yemin edeni yerine göre dinden çıkarıb kâfir edeceğini beyan etmiştir. Bu hususta Rasûlullah’tan(sallallahu aleyhi ve sellem) şu hadîs-i şerîfler rivayet edilmiştir:

    Sa`d b. Ubeyde diyor ki: Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh) bir adamın “Kâbe’ye yemin olsun ki” dediğini duydu ve ona: “Allah’tan başkasına yemin edilmez. Çünkü ben Rasûlullâh’ın (sallallahu aleyhi ve sellem)Kim Allah’tan başkası adına yemin ederse Şubhesiz ki o “kâfir olur” veya “muşrik olur” buyurduğunu işittim, dedi.’
    (Tirmizî, Eyman, bab. 8, hn. 1535 (Tirmizi bu hadisin Hasen olduğunu söylemiştir); Beyhaki, es-Sunenu’l-Kubra, X, 52, hn. 19829, 19830; Sahihi İbni Hibban, VI, 278, hn. 4343; Hâkim, Mustedrak, IV, 297 (Hâkim, hadisin Buhârî ve Muslim’in şartlarına göre Sahih olduğunu söylemiştir.); Musned, İmam Ahmed, II, 125)

    Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhuma) diyor ki: Ömer (radıyallahu anh) dedi ki: “Hayır! Babama yemin olsun ki
    Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Yavaş ol. Kim Allah’ın dışında bir şeye yemin edecek olursa, Şubhesiz ki Allah’a ortak koşmuş olur.
    (Musned, İmam Ahmed, I, 47; Hâkim, Mustedrak, IV, 297. (Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)

    Sa`d b. Ubeyde diyor ki: Ben Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh) ile birlikte bir halkada bulunuyordum. O başka bir halkadaki bir kişinin: “Hayır! Babama yemin olsun ki” dediğini duydu, ona çakıl taşı attı ve şöyle dedi: Bu Ömer’in yemin şekli idi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)Ömer’e bunu yasakladı ve buyurdu ki: ‘Bu tür yemin şirktir.’
    (Musned, İmam Ahmed, II, 58, 60)

    - Diğer bir rivayette hadisin sonu şöyledir: “Kim Allah’ın dışındaki birine yemin ederse şubhesiz ki o Allah’a ortak koşmuş olur.
    (Musned, İmam Ahmed, II, 69, 87)

    Burayde el-Eslemi diyor ki:
    Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kim emanete yemin ederse bizden değildir."
    (Ebû Dâvûd, Eyman ve’n-Nuzur, bab. 6, hn. 3253; Musned, İmam Ahmed, V, 352; Hâkim, Mustedrak, IV, 298, Beyhaki, es-Sunenu’l-Kubra, X, 53, hn. 19836. (Hâkim bu hadisin senedinin Sahih olduğunu buna rağmen Buhârî ve Muslim’in zikretmediklerini söylemiş, Zehebi de Hâkim’e katılmıştır.)

    Buradaki “emanet”ten maksat, Allah’ın bize emanet ettiği ibadetler, itaatler, kulların bize bıraktıkları emanetler, bizden aldıkları sözler ve tüm emanetlerdir.

    Hattâbî diyor ki: Çünkü Allahu Teâlâ kendisine veya sıfatlarından birine yemin edileceğini emretmiştir. Bize emanet ettiği şeyler ise Allahu Teâlâ’nın sıfatlarından biri değil, emirlerinden biridir. Allah’la emirlerini eşit tutmak yasaklanmıştır.

    Kanaatimizce: Toprağa, vicdana yahut mukaddesata yemin etmek de, bu hadiste yasaklanan “emanete yemin etmeye” benzemektedir. Bu itibarla bu tür yeminler meşru değildir. Bunu yapanlar ise, en azından günahkâr olurlar. Yemin ettikleri şeyi Allah gibi kutsarlarsa küfre düşerler.

    Sabit b. Dahhak diyor ki: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Kim yalan yere İslam’ın dışında başka bir dine kasıtlı olarak yemin edecek olursa, o, söylediği gibi olur.”
    (Buhârî, Cenaiz, bab. 84, Eyman, bab. 7, Edeb, bab. 44, 73; Muslim, İman, bab. 176-177, Hadis no: 110; Ebû Dâvûd, Eyman, bab. 9, Hadis no: 3257; Tirmizî, Eyman, bab. 15, hn. 1543; Neseî, Eyman, bab. 7; İbni Mace, Keffarat, bab: 3, Hadis no: 2098)

    Sindi diyor ki: Bu hadisin zahiri “Kim: Vallahi eğer ben bunu yaptıysam Yahudî olayım veya Hristiyan olayım” der ve yemininde de yalancı olursa o kimsenin kâfir olacağını ifade etmektedir. Bazı âlimler ise bu hadisin “Bu şekilde bir yemin edenin imanın kemâlinden çıktığını” ifade ettiğini söylemişlerdir. Bu son görüş doğruya daha yakındır.

    Yine hadisin zahiri geçmişe ait bir şeye yemin etmeyi göstermektedir. Ancak geleceğe ait bir şeye yemin etmesi de muhtemeldir.. (Sindi, Neseî Haşiyesi, Eyman bölümünün yedi numaralı hadisinin izahı.)

  19. osman1987

    osman1987 Aktif Üye Üye


    Abi yazımdan alıntı yapmışsın lakin sanırım alıntı yapacak kişide hata ettin.Ben "kasıtlı" diye sözümü kayıtladim zaten.İnsanın aşırı sevinçten,kendisine zorla içki icirilip söylediği sözden,kasti nın olmadiğı hâta ile soylenen sozden,emin oldugun ölüm tehditi, organını kopartmak,malinin tamamının çalınması vs gibi ikrah hâli durumlarda mümin küfür sözü söylese ona kafir denmez.Ben ikrah halini,infaul kasd meselesini,zorla icki icirilen kisinin durumunu,akıl balig olmadan once tekfir eilmeyecegini, delinin muaf oldugu vs meseleleri inkar etmedim.
  20. Şeriatu'l İslam

    Şeriatu'l İslam İyi Bilinen Üye Üye

    :) yanlış anlaşılma olmuş galiba
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş