1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Amentülerin Çarpişma Meydaninida Tevhid Ve Tağut

Konu, 'Tağut' kısmında özgürlüğe hasret tarafından paylaşıldı.

  1. özgürlüğe hasret

    özgürlüğe hasret Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      



    Yeryüzünde salah ve fesadın menbaı olan iki kavram vardır: Tevhid ve Tağut. Tevhid salahın menbaı, Tağut ise fesadın kaynağıdır. Tevhid'in olduğu yerde Tağut olmaz, Tağut'un olduğu yerde Tevhid olmaz. Bu ikisinden birisi¬nin olması için ötekinin yok olması gerekir. [​IMG]-ü Teala değişmez hayat mektebimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyu¬ruyor:


    "Her kim Tağut'u inkar edip de [​IMG]'a iman ederse kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. " (Bakara 256)


    Dikkat edilirse bu Ayet-i Kerime'de Tevhid ile Tağut bir arada iki zıd kutup olarak gündeme gelmişlerdir. Ta¬ğut'un inkarından sonra [​IMG]'a iman etmekten ibaret olan Tevhid'e ulaşılır. Tağut'u tasdik ile birlikte Tevhid'e ula¬şılmaz. Aksine Tağut'u tasdik eden bir kimse Tevhid'den mahrum kalır. Çünkü Tevhid; hayatı insanlara değil, Al¬lah'a bağlamaktır. Başka bir ifadeyle Tevhid; [​IMG]-ü Teala'nın ortaya koyduğu her şeyi kabul etmektir. Yani Tevhid; [​IMG]'ı birlemektir, Onu bir tek kabul etmektir.


    Tevhid; İslam inancının temelini oluşturur. Bir inanç ve hayat anlayışı olarak Tevhid; tarihi tasdikten geçmiş bir değerdir. Bütün peygamberlerin ittifak ettiği ve mesajları¬na temel yaptıkları bir esastır. Sadece kalplerde değil, fiil¬lere yansıyan, insanları kardeşliğe çağıran, evrensel mesaj¬dır, Tevhid. Alemi ve bütün insanlığı ırk, bölge ve imtiyaz gibi sun'i varlığın sırlarını çözmeye davet eden bir düşünce dinamizmidir. İnsanın halifeliğini gerçekleştirmesi için esaslar koyan, hak ve hukuk sistemidir. Dünyayı refahın, huzurun ve saadetin beşiği yapmaya davet eden bir aksi¬yondur. (Şirk ve Müşrik Toplum (Dr. Nadim Macit) Sh:6, Konya / 1992)


    Tevhid; Peygamberlerin mesajının kaynağıdır, özüdür. (Şerhu Akidetü Tahviyye (İbni Ebi1 İzz) Sh:69, Beyıut / 1988 4- Nahl Süresi /36) Daha açık bir ifadeyle rabbani davanın değişmeyen esasıdır. [​IMG]-ü Teala hayat rehberimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:


    "Andolsun ki, biz her ümmete; "Al¬lah'a ibadet edin, Tağut'a kulluktan kaçının" diye (teb¬liğat yapması için) bir peygamber göndermişizdir." (Nahl 36)


    Dikkat edilirse peygamberlerin tebliğ ettikleri Tevhid; Ta¬ğut'a kulluktan kaçınıp [​IMG]'a ibadet etmeye sımsıkı sarıl¬maktan ibarettir. Tevhid; yerde [​IMG], gökte [​IMG], evde [​IMG], mek¬tebde [​IMG], mahkemede [​IMG] deyip hayatı bir bütün ola¬rak [​IMG]'ın hüküm ve yasalarına kayıtsız şartsız teslim et¬mektir. Yani Tevhid; hayatımızda iki ilaha değil, bir tek ilaha inanmak ve boyun eğmektir.

    Tevhid; [​IMG]-ü Teala'nın bütün sıfatlarını tam bir tasdikle kabul ve ikrardan ibarettir. [​IMG]-ü Teala hakkın¬da tecsimi, teşbihi, nicelik ve niteliği, zaman ve mekan ka¬yıtlarını reddetmektir. Tevhid; sahili bulunmayan uçsuz bir deryadır.

    Tevhid; [​IMG]-ü Teala'nın kulları üzerindeki hakkıdır. Dolayı¬sıyla onun sınırlarını belirlemek yalnızca O'nun hakkıdır. Tevhid; vicdanlarda yer eden iman, kainatın tefsiri ve ha-yatın değişmez en hakiki nizamıdır. Peygamber (s.a.v)'ın mesajı, hayatı tağutların saltanatından kurtarıp sadece ve sadece [​IMG]'a teslim etmekten ibaret olan Tevhid idi. Ya¬ni Peygamber (s.a.v) insanlığa Tevhid'in eğitim ve öğreti¬mini yaptırmıştır. Nitekim [​IMG]-ü Teala şöyle buyuruyor:


    "Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber olarak iyiliği emreder, onları kötülükten me¬neder, onlara temiz (ve güzel) şeyleri helal, pis (ve za¬rarlı) şeyleri haram kılar. Ve üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zinciri atar. O peygambere inanıp ona say¬gı gösteren, yardım eden ve onunla birlikte gönderilen. Nur'a (Kur'an'a Şeriat'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır." (Araf 157)


    Dikkat edilirse bu ayet-i kerime'de Peygamber (s.a.v)'ın tebliğ ettiği "Tevhid" gündeme geti¬rilmiştir. Peygamber (s.a.v)'ın tebliğ ettiği Tevhid; mükel¬lefin [​IMG]'a kulluk etmek için sırtındaki sahte ilahların insan fıtratıyla çelişen ve çatışan yüklerini indirmesi ve boy¬nundaki kölelik zincirlerini parçalamasıdır. Evet, sırtında¬" sahte ilahlara mahsus olan yükü indirmeyen ve boynund¬aki kölelik zincirlerini parçalamayanın Tevhidi yoktur.

    Tevhid; Bid'atlardan, felsefi kuruntulardan, beşeri ideoloji ve izmlerden bıkmış ve usanmış insanlar için biricik çare-i felahtır. Bundan ötürüdür ki Ulema-i Kiram, Tevhid; cennetin miftahıdır, demişlerdir.

    Tevhid; "La İlahe İllallah" düsturunu kalben tasdik ve lisanen de ikrar etmektir. Yani Tevhid; baş eğmek için başkaldırmaktır. Evet, [​IMG]-ü Teala'ya baş eğmek için Firav¬unlara, N emrudlara, Tiranlara, Karunlara, Krallara, Bel'amlara ve Tağutlara karşı başkaldırmayan, kendilerini toptan reddetmeyenlerin Tevhidi yoktur. Tevhid, Tağut'un red ve inkarından sonra ortaya çıkar. M. Hamdi Yazır bu konuda şöyle diyor: "Tevhid'in şartı, Tağutlan inkar et¬mektir. Mümini muvahhid olmak için [​IMG]'a iman'dan ev¬vel Tağutları asla tanımamağa azmeylemektir." (Hak Dini Kur'an Dili (M. Hamdi Yazır) C:2, Sh:871, İst /1971) Görül¬düğü gibi Tağutları inkar, Tevhid'e ulaşmanın ilk adımıdır. Yani Tevhid, Tağut'u inkarla başlar.

    Tağut; [​IMG]-ü Teala'ya karşı haddi aşan ve bizzat [​IMG] ile Hudud yarışına giren kimsedir. Başka bir ifadey¬le Tağut; [​IMG]'a karşı istiğna duygusuna kapılıp insanlar üzerinde Rabblık iddiasında bulunandır. [​IMG]-ü Teala şöy¬le buyuruyor:


    "Hayır, insan tuğyankarlık eder, kendini müstağni görmekle. " (A1ak Süresi / 6-7)


    Dikkat edilirse [​IMG]'a karşı istiğna duygusu, tuğyankarlığın alametidir.

    Tağut; taş, şekil, ya da put olsun, [​IMG]'tan başka kendisine ibadet edilen her şeydir. Esasen Tağut, insanı Al¬lah'a kulluktan çıkarıp [​IMG]'ın gayrisine kulluk etmeye zorlayan ve davet eden her şeydir. (Tefsirü Garibi'! Kur'an (İbn-i Kuteybe) Sh: 128, Beyrut /1978) İbn-i Kayyim el ¬Cevziyy şöyle diyor: "Peygamber (s.a.v)'ın getirdiklerinden başkasının hükmüne başvurmuş, onun getirdiklerinden başkasıyla insanları muhakeme edenler de tağutun hük¬müyle hükmetmiş olur. Tağut ise; ibadet edilen olsun, ken¬disine uyulan olsun, itaat edilen olsun, kulun kendisi sebe¬biyle haddini aştığı her şeydir. Buna göre bir kavmin tağu¬tu, [​IMG]'tan ve peygamber (s.a.v)'den başka hükümlerine başvurdukları yahut [​IMG]'tan gelmiş bir delil olmaksızın kendisine uydukları ya da [​IMG]'a itaat olup olmadığını bil¬medikleri hususlarda itaat ettikleri kimsedir. İşte bu dün¬yanın tağutlan bunlardır. Bunlar ve bunlarla birlikte insanların durumu üzerinde dikkatle düşünecek olursanız; onların pek çoğunun [​IMG]'a ve Resulü'nün hükmüne başvurup onların hükümleriyle hükmedecekleri yerde tağutun hük¬müne başvurup onun hükmüyle hükmettiklerini görürsün. (A1lamu'l Muvakkin An Rabbi'I Alemin ( İbn-i Kayyim) C: 1, Sh:4Ü, Beyrut /1991)

    Tağut; [​IMG]'ın hükümlerine rağmen kendi heva ve hevesinden hüküm ve kanunlar uyduran kimsedir. Esasen [​IMG]'ın şeriatı'na mukabil ve onun yerine geçmek üzere kanun, ilke, yasa, anayasa uyduran her meclis, her parla¬mento, her kongre ve her kurultay bir tağuttur. Şunu bil¬mekte fayda vardır: "Hakimiyet kayıtsız şartsız [​IMG]'ın¬dır" düsturunu reddederek "Hakimiyet kayıtsız şartsız Mil¬letindir" safsatasının gölgesinde mücerred kendi aklıyla kanun uyduran veya başkaları tarafından uydurulan kanun ve yasalara "evet" diyerek muvafakat gösteren her parla¬mento ve parlamenter de bir Tağut'tur.

    Tağut; [​IMG]-ü Teala'ya karşı hudud tayin ederek bizzat hudud yarışına giren kimsedir. Bu konuda M. Hamdi Yazır şöyle diyor: "Tağut; İbn-i Cerir et- Taberi'nin tarifi vechile: [​IMG]'a karşı tuğyankar olup kahru cebrile veya birrıza perestiş edilip mabud tutulan gerek insan, ge¬rek şeytan, gerek ve sen, gerek sanem ve gerek sahir her¬hangi bir şey demektir. Bunun tefsirinde; Şeytan veya sahir veya kahin veya insü cinnin mütemerridleri veya [​IMG]'a karşı mabud tanıtıp razı olan Firavun ve Nemrud gibiler veya esnam diye müteaddid ve rivayetlere tesadüf edilir. Kadı Beyzavi buna; [​IMG] yolundan menedenler fıkrasını da ilave etmiştir ... Demek ki Tevhidin şartı masivallah1a / [​IMG]’ın dı¬şındakine küfretmek değil, masivallah'dan uluhiyeti nefyetmek ve bu meyanda Tağutları küfreylemek yani onları hiç tanımamak." (Hak Dini Kur'an Dili (M. Hamdi Yazır) C:2, Sh: 869-871, İst / 1971)

    Dikkat edilirse Tağut'un iki boyutu vardır: Birincisi [​IMG]'a karşı başkaldırmak, ikincisi ise [​IMG] yerine insanlara karşı Rabblık taslamaktır. Aynı şekil¬de Tevhid'in de iki boyutu vardır: [​IMG]'a karşı başkaldıran Tağut'ları redd ve inkar etmek, ikincisi ise [​IMG]'a iman et¬mektir. Dolayısıyla [​IMG]'a iman etmek olan Tevhid gün¬deme getirilirken mutlaka Tağut'un inkarı da gündeme ge¬tirilmelidir. [​IMG]-ü Teala'ya iman etmek ne kadar önemli ise, Tağut'u inkar etmek de o kadar önemlidir. Tağut'u inkar etmenin önemi, [​IMG]'a iman etmenin öneminden ileri gelmektedir. Bunun için Ashab-ı Kiram'ın kendi çocuklarına öğrettikleri ilk kelimelerden birisi de, "Amentü Billah ve Kefertü Bittağut" (Yani [​IMG]'a iman ettim, Tağutu da inkar ettim, reddettim) kavlidir. (Sünen-i Daremi (Daremi) C:2, Sh:404, Beyrut / ty. Sünen (İbn-i Şeybi) C: 1, Sh:348, Beyrut / ty)

    Sonuç olarak bir kimse, sadece "[​IMG]'a iman ettim" demekle Tevhid'e ulaşmaz. Bir kişinin Tevhid'e ulaşması için [​IMG]'a iman etmekle birlikte bir de Tağut'u red ve inkar etmesi lazımdır. Dolayısıyla İslami hayata girmek isteyen bir kimse, her şeyden önce Tevhid ile Tağut kelimelerinin manasını öğrenecektir. Çünkü Tevhid, bütün ibadetlerinin esasıdır.( Tathiru'1 İtikad An Edrani'l İlhad (Es-San'ani) Sh:28, Medine /1975) Tağut ise, şirk'in her boyutunun altyapısıdır. İbn-i Ebil İzz bu konuda şöyle diyor: "İslam'a ilk olarak Tevhid ile girilir. Dünyadan son olarak onunla çıkı¬lır. Nitekim Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor: "Son sözü La ilahe İllallah olan cennete girer." Evet, Tevhid; ilk ve son vacibdir."

    Dolayısıyla diyoruz ki Tağut; ilk inkarımız ve değişmez son düşmanımızdır. Tevhid ise, önsözümüz. Başka bir ifadeyle Tevhid, ön ömrümüz ve son ömrümüzdür.



    Mustafa ÇELİK – Müşrik Toplumun Amentsü…
  2. KavlulFasl

    KavlulFasl Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Cezekahumullahu Hayran akxi M.Çelik Hoca Hakkını veriyor Kitaplarının...
  3. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

    Allah sübhanallahi ve teala razı olsun akhim hayra vesile olanlardan oluruz inşaAllah
  4. cecen-istanbul

    cecen-istanbul Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    [​IMG] (c.c) bizlere Hakk'kı Hakk ve Batıl'ı Batıl olarak anlamayı hayatımızı buna göre şekillendirmeyi nasib eder inşaallah.
  5. özgürlüğe hasret

    özgürlüğe hasret Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Amin inşAllah...
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş