SORU:
Aleykum selam we rahmetullah;

İnsanlar hicret edebildiğinden Medine'de az da olsa Yahudi dininden olan kabileler vardı. Arab yarımadasında bilinen Yahudi kavimler :
Kesin olarak Yahudi olduğu bilinen Arab kabilelerinin bazıları şunlardır:

Beni Evs: Hasanit hakimiyeti altındaki Suriye'den kaçtılar; Muhammed (s.a.v.)'in onları Medine'den kovması sonucu tekrar Suriye'ye döndüler.
Beni Haris
Beni Cuşem
Beni Neccar
Beni Kaynuka
Beni Saide
Beni Şuteybe
Beni Kinene
Beni Hasan'dan sürülen Beni Salebe'nin Cefne Klanı - Her ne kadar iki kabile Yahudi kabilesi değildiyse de aralarında Yahudi üyeler bulunmaktaydı. .
Beni Zaure
Beni Zureyk - İslami folklore göre Labid ben Asam Yahudi bir cindi, yaptığı büyü sonucunda Muhammed (s.a.v.)'in eşleriyle ilişkiye girmesini ve dolayısıyla erkek çocuk sahibi olmasını engelledi. Gerçekte ise Muhammed'in oğulları olmuştur fakat genç yaşta öldüler.
Beni Kudaye - Saduki Yahudiliği seçen bir Himyar kabilesi.
Beni Kurayze — Medine Yasrib'de yaşayan al-Kāhinān'ın alt koludur. "Ana aile" Hasanit hakimiyeti altındaki Suriye'den Medine'ye kaçtı, Muhammed (s.a.v.) tarafından Suriye'ye geri gönderildiler.
Beni Nadir — Medine Yasrib'de al-Kāhinān'ın bir alt kolu.
Beni Avf



Modern dönem araştırmacılar Yahudileşmiş Arab Kabileleri ile ilgili birçok mozaik bilgiyi bir araya getirdi fakat bu Yahudilerin Saduki mi, Beytusi mi, Naziri mi yoksa başka bir sekt mi olduğu hakkında çok az delil vardır. Yahudiler, Arab Yarımadasını göçler sonunda ev edinmiştir. Arabistan'a, ülkelerinin M.Ö. 587 yılında Buhtun nasır tarafından işgal edilmesi üzerine göç etmişlerdi.(Mubarekfurî 1980, 46) Göçler beş farklı dönemde gerçekleşmiştir:

İsrail'in M.Ö. 587'de Babil işgalinden sonra, Romalıların 70'de Yehuda'yı işgal etmesi ve Titus'un Kudüs'ü yıkmasından sonra kovulanlar (Sadukiler, Esseniler, Zadokiler, Beytusiler) kendilerine çöllerde ev kurdular;
135'de Bar Kohba İsyanı'ndan sonra sağ kalanlar Roma boyunduruğu altında yaşamaktansa dini özgürlük olan Arab çöllerine taşındılar;
İslami edebiyatta kendilerinden Beni Aus ve Beni Hazrac olarak bahsedilen kabileler 300'de Hasanid Suriyesinden kaçtıktan sonra, 380'de Himyar Krallığı'nın yükselişini fırsat bilip Yehuda'dan çıkıp Arab Yarımadası'nın güneyine yerleştikten sonra.

Arablaşmış Yahudiler
Sana Yahudilerinin efsanesine göre ataları Yemen'e Birinci Tapınak yıkılmadan 42 yıl önce yerleşmiştir. Peygamber Yeremya'ya göre aralarında Kohen ve Levilerin bulunduğu 75,000 Yahudi Yemene gitmiştir. (Shalom Seri and Naftali Ben-David (1991), A Journey to Yemen and Its Jews. Eeleh BeTamar publishing; p.43)
Güney Yemen'deki Beni Habbani efsanesine göre ataları bölgeye İkinci Tapınak yıkılmadan önce gelmiştir. İddialara göre bu Yehudalılar, bölgeye Roma'ya yardım etmek için Kral Hirodes tarafından gönderilen tugayın parçasıydı. (Ken Blady (2000), Jewish Communities in Exotic Places, Jason Aronson Inc., p.32) Dönemin uzmanlarınca Sadukiler, Beytusiler, Naziriler ve Esseniler, Yavne'de kalmayan dindaşları Farisiler gibi Arab Yarımadası'na ve Batı İran'a yayılmışlardır.

Sürgündeki Saduki Himyar kraliyet ailesi, özellikle asırlar boyunca Kuzey-Doğu Afrika ticaret ve piyasasını elinde bulunduran Nebat bedevilerinden yüklüce gelir ve kaynak emrettiler.
5.yy'ın bitiminde Beni Aus ve Beni Hazrac Yasrib'in ağaları konumuna geldiler. Bu olaylar gerçekleşirken Yasrib'i soylular ziyaret etti. 470'de Pers Kralı Firuz psikoposluğu ortadan kaldırmaya çalıştı. III.Mar-Zutra'nın oğlu Rahip V. Huna, kızını ve etrafındakileri Yasrib'e güvenliğe gönderdi.

Yahudileşmiş Arablar
400'lerde, Saduki Yahudiliğine geçen Himyar Kralı tubba Abu Karib Asad Kamil (385-420) (İbn Hişam, I, pp. 26-27) topraklarını genişletmek için Orta Arabistan'a askeri seferler düzenledi. (A Traditional Mu'tazilite Qur'an Commentary: The Kashshaf of Jar Allah Al-zamakhshari (D538/1144) (Texts and Studies on the Qur'an) Orduları kuzeye gidip bir asırdır Yemen'i ellerine geçirmeye çalışan Aksumlarla savaşa girdi. Yeni Yahudiliğe geçen kral Arabistan'daki Yahudileri toplayıp pagan müttefikleriyle birlikte Aksumları bölgeden sürdü. Saduki Himyar Krallarıyla politeist Arab kabileleri arasındaki ilişkiler, Kral Kusay bin Kilab, çürümeye yüz tutmuş Kabe'nin onarılmasına ve etrafına Arab al-Kahinan (Kohenler)'ın ev yapmasına izin verince gelişti. (The History of al-Tabari Vol. 5, The Sasanids, the Byzantines, the Lakhmids, and Yemen, C. E. Bosworth - Translator, SUNY series in Near Eastern Studies)Kusay bin Kilab, Yahudi karısı olan Şeybe bin Haşim'in büyük-büyük-büyükbabasıydı. Bin Haşim, Muhammed'in soyundan gelen beşinci kişiydi ve Mekke onun kontrolündeydi. Kusay bin Kilab ayrıca Sahabelerin ve Beni Kurayş'in atasıdır. Kusay, Beni Huzaa kabilesinden Kabe'nin yeddiemini Hillel'den takvimi hesaplaması için yetki verdi. Kusay, Hillel'in kızıyla evlenip Hillel'e Kabe'nin hakkını verdi. Arab geleneğine göre Hillel Beni Curhum'un bir üyesiydi. Beni Curhum, Himyarların da atası olan Beni Kahtani'nin bir alt koluydu.

455 civarında Hasmoneanlardan olan son Himyar Kralı doğdu. Ona Zülüflü Saduki Kral deniyordu.Zurah Yusuf Bin Tuban Asad Abu Kaleb Du Nuvas 510'da öldü. Yahudiliğe olan aşkı ona kendi sonunu getirtti. Bizans imparatorlarının Yahudilere zulüm yaptığını duyunca buna tepki olarak Himyar üzerinden geçen Bizanslı tüccarları kuyulara atıp yaktı; bu sebeple Yanan kuyuların Kralı olarak da bilinir.

Bu ölümler Yemen ile Avrupa arasındaki ticari bağların kopmasına ve Du Nuvas ile ticareti etkilenen Aidug Kralı arasında savaşa sebebiyet verdi. Du Nuvas yenildi. Du Nuvas ardından Krallığa bağlı bir Hristiyan şehri olan Necran'a savaş açtı. Şehir halkını Yahudiliğe geçmemeleri halinde ölümle tehdit etti. Din değiştirmeyi reddettikleri için liderleri Haris bin Kaleb de dahil 340 erkek öldürüldü. (Richard Gottheil and Isaac Broydé, Dhu Nuwas, Zur'ah Yusuf ibn Tuban As'ad abi Karib, Jewish Encyclopedia) Çoğu bilimadamı Himyar Krallığı'nın yaptıkları sonucu Yahudiliğin "dini yayma politikası olmayan" bir din olma ihtimalini varsayar.

***



Arab Yarımadasının 'nın kuzeyinde Tağlib, Kuda'a, Gassân kabileleri arasında ve Güney Yemen'de bazı Hristiyan grublar vardı. Bunların da siyasî ve askerî herhangi bir ağırlıkları yoktu. Yarımada'nın içinde de yer yer bazı Hristiyan grublara rastlanmaktaydı. Hristiyanlık, Arabistan'a Habeşliler ve Romalıların işgalleri sonucu M. 340 yıllarından itibaren girmiştir. (Mubarekfurî 1980, 47)

Aynı şekilde Arabistanın güneyinde Yemen sınırları içerisinde Mezhic kabilesinin bir kolu olan Benî Hâris b. Ka’b (Belhâris) kabilesinin yaşadığı Necran bölgesinde kalabalık bir hristiyan topluluk bulunuyordu ki, Bunlar Necranlı hristiyanlar olarak , Muhammed (s.a.v.)’in bir mektubunun kendilerine ulaşması üzerine heyet halinde Medine'ye de gelmişlerdi. (Detayına girmiyorum)

***

Bilhassa bu iki din (Yahudi ve Hırıstiyanlar) muntesibleri İbrahim (a.s.)'ı kendi dinlerinden kabul ederek sahiblenmeye çalışmışlar, bu sebeble İbrahim (a.s.), oğlu İsmail ile birlikte temellerini yükselttiği Kabe'nin bulunduğu arab yarımadasına yerleşmeleri önemli rol almıştır.

Cahiliyye putperest Arabları da kendilerini İbrahim (a.s.)'a nisbet etmekte, bu sebeble Kabe'ye ve hacca büyük önem vermekteydiler. Tabi İbrahim (a.s.)dan zamanlarına kadar Haniflik tahrif edilmiş, putperest muşrikliğe dönüşmüş, ahirat inkar edilir halde ibadetleri de bozulmuş idi. Bu sebeble Arab yarımadasındaki cahiliyye muşriklerine Rasulullah (s.a.v.) gönderilmiştir.


Silinen Konu Eklendi