1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü At Eti Yemek Caiz Midir?

Konu, 'Hayvan / Bitki' kısmında BirMusluman tarafından paylaşıldı.

  1. BirMusluman

    BirMusluman Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    At eti yemek caiz midir?
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    "Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki, onlarla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de kendi düşmanlarınızı, ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız onun sevabı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız." (Enfal Suresi, 60)

    "O, atı, katırı ve eşeği bunlara binmeniz ve süs için yarattı"
    (Nahl Suresi, 8)


    -.......Bana Mâlik, Zeyd ibn Eşlem'den; o da Ebû Salih es- Semmân'dan; o da Ebû Hurayra (r.anh)'den tahdîs etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    — "At ırkı üç sınıf insan için olur; Bir kimse için ecirdir, bir kimse için (fakirlik ve ihtiyâcına) perdedir; bir kimse üzerinde ise vebaldir.
    At kendisi için hayır olan kimseye gelince, o öyle bir adamdır ki, atını Allah yolunda (cihâd için) bağlamıştır. Ve atını da (yânî bağladığı ipini) bol otlu geniş bir sahada veya çayırlıkta uzatmıştır. Bu bol otlu sahadan veya çayırlıktan atın bu uzun ipinde iken yediği her ot, at sahibi için birer hasenedir. Hele bir de atın ipi kopsa da şahlanarak bir veya iki mil sevinç ile koşsa, yerde tırnaklarının bıraktığı izleri ve onun gübreleri de sahibi için haseneler olur. Bir de hayvan (bu arada) bir nehre uğrayıp da ondan su içerse -sahibi sulamak istememiş olsa bile- bu su da sahibi için haseneler olur. Binâenaleyh cihâd maksadıyle bağlanan bu gaza atı, sahibi için büyük bir sevâbdır.

    Bir kimse de atını (onunla kazanmak), insanlardan mustağni olmak, iffetini korumak için bağlar da sonra o kimse gerek hayvanlarının üzerindeki Allah hakkını, gerek arkalarına takatinden fazla yüklememeyi unutmazsa, bu at da o kimse için (fakirliğe karşı) bir perdedir.
    Bir kimse de atını öğünmek için, gösteriş için bağlarsa, bu hayvan da onun için büyük bir günâhtır".
    RasûIullah (s.a.v.)'a merkeblerin hükmünden (yânî onlardan zekât ve şâir vergiler olup olmadığı) soruldu. Rasûlullah :— "Allah Taâlâ bana onlar hakkında her hükmü toplayıcı bir vecize olan şu âyetten başka bir nass indirmedi: İşte kim zerre ağırlığınca bir hayır yapıyorsa onu görecek, kim de zerre ağırlığınca şerr yapıyorsa onu görecek" (ez-Zilzâl: 7-8) âyetlerini okudu
    (Buhari, Î'tisam Bab 24, Hadis no: 83)





    Bize Muhammed b. Abdillah b. Numen rivayet etti. (Dedi ki): Bize babamla Hafs b. Giyâs ve Veki', Hişam'dan o da Fatima'dan, o da Esmâ'dan, naklen rivayet ettiler. Esma şöyle demiş:
    Biz Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bir at keserek yedik"
    (Muslim, Kesilen hayvanlar, bab 6, Hadis no: 38, 1942)



    ***


    Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i şeriflerde at eti yemenin hükmü hakkında açık (delâleti kat'i ve subûti) bir delil bulunmamaktadır.
    Hanefi mezhebinde Ebu Hanife’den rivayet edilib tercih edilen görüş ile Maliki mezhebinden gelen bir görüşe (cihadda kullanılan en önemli silahlardan birisi at olduğu için, yenilmesini hoş karşılanmaz) göre, at etinin yenilmesi tenzihen (helale yakın) mekruhtur.


    Yine Hanefi mezhebinden İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed’e, İmam Şafii ve İmam Ahmed bin Hanbel, Ebû Sevr, Leys, İbnu'l Mubârak, îbnu Şîrîn, Hasen-i Basri, Ata', Esved b. Yezid Şureyh, İbrahim Nehâî, Hammâd b. Suleyman, Saîd b. Cubeyr, Dâvûd-u Zahirî ve Cumhur ulemâ, at etinin mubah olduğuna kâildirler. Bu kavil Ashabı Kiramdan Abdullah b. Zubeyr, Yedâle b. Ubeyd, Enes b. Malik. Esma binti Ebî Bekir ve Suveyd b. Gafele'den naklolunmustur. Maliki'lerden gelen diğer bir görüşe göre ise, at etinin yenilmesi mubahtır, câizdir.
    (Serahsi, el-Mebsut, XI, 233; Nevevi, el-Mecmu’, IX, 4; İbn Ruşd, Bidayetu’l-muctehid, I, 470).


    Ayrıca at eti yemenin mekruh, hatta haram olduğunu söyleyenler de olmuştur (Karâfi, ez-Zahire, IV, 101)
    İbnu Abbas (Radiyallahû anhûm) olmak üzere bir taife bunu mekruh görmüştür. O halde bu keraheti bâzıları tahrimiyye bazıları da tenzîhiyye diye rivayet etmişlerdir. İmam Azam'la İmam Mâlik'in ve Hatem'in mezhebleri de budur. İmamı Âzam: «At etini yiyen günahkâr olur ama buna haram ismi verilemez» demiştir. İmamın bu hükme varması, atın pis olduğuna inandığı için değil neslinin tükenmesi mulahazasına metnidir. Çünkü at harb âletidir. Bunların delilleri.
    «Atları katırları ve eşekleri do binesiniz dîye bir de zînet için yaratmıştır» âyeti kerimesi ile îbni Mâce'nin rivayet ettiği Halid îbni Velid hadisesidir. Mezkûr hadise:
    «Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) at, katır ve eşek etleriyle yırtıcılardan azı dişlileri yemekten men etti.» denilmektedir. Bu hadîsi Ebû Davud ile Nesâî de tahric etmişlerdir. Ancak hadîs ulemâ tarafından zayıf görülmüş. Hattâ bazıları nesh edildiğine bile kâil olmuşlardır. Bununla beraber Allâme Ayni şöyle demektedir: «Hâlid hadisinin senedi güzeldir. Bundan dolayıdır ki Ebû Dâvûd onu kitabına aldığı vakit sukût etmiştir. Binaenaleyh ona göre bu hadis hasendir»

    Hadisin bir rivayetinde «bir at boğazladık» diğerinde «bir at kestik» deniliyor. Kesmek ameliyesi çene altından, boğazlamak ise göğüsten yapıldığına göre iki rivayetin arasını bulmak için bunların ayrı ayrı iki vak'a olduğuna hükmedilir. Kesmekle boğazlamak sözlerinden birinin mecaz olarak kullanılması da mümkündür. Bu taktirde vak'a birdir. Ulemâdan bâzıları: «Kesme hususunda atın hükmü sığırın hükmü gibidir» demiş. Bununla atın hem boğazlanmasının hem de kesilmesinin câiz olduğunu anlatmak istemişlerdir. Fakat kesmek efdal görülmüştür.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş