SORU :
Aîşe (Radıyallâhu anhâ)'dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
"Şubhesiz sizin yediğinizin en helâli, (meşru) kazancınızdan olan (lokma) dır. Şubhesiz sizin çocuklarınız da sizin kazancınızdandır."
(İbn Mâce,Ticârat, bab 64, Hadis no: 2290; Tirmizi, Ticârat, Bab 77, Hadis no: 3528, 3529, 3530; Nesâî, buyû 1; Dârimî, buyû 6; Ahmed b. Hanbel, VI, 31, 42, 177, 193, 220)

Câbir bin Abdillah (Radıyallâhu anhumâ)'dan rivayet edildiğine göre bîr adam:
"Ya RasûlAllah! Benim (biraz) malım ve çocuğum vardır. Babam da cidden benim malımı kökünden tüketmek ister, dedi.
Bunun üzerine Rasûu-u Ekram (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (adama) : «Sen babanın (kazancı) sın, malın da babana (helal) dır.» buyurdu."
(İbn Mâce,Ticârat, bab 64, Hadis no: 2291)
Not: Bunun senedinin sahih olub râvilerinin de Buhâri'nin şartı üzerine sıka oldukları Zevaid'de belirtilmiştir.

Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-Âs) (Radıyallâhu anhum)'dan rivayet edildiğine göre:
Bir adam Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e gelerek "Babam cidden benim malımı kökünden tüketti, dedi.
Bunun üzerine Rasûl-u Ekram (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Sen babanın (kazancı) sın, senin malm da ona (helâl) dır.» buyurdu.
Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Öyle de» buyurdu
«(Ey mu'minler) Şubhesiz sizin evladınız sizin en helal kazancınızdandır. Bunun için onların mallarından yeyiniz."
(İbn Mâce,Ticârat, bab 64, Hadis no: 2292)

Tirmizi bu hadisi rivayet ettikten sonra; Ashâb-ı Kiram'dan ve onlardan sonra gelenlerden bazı ilim ehli bu hadisle amel ederek : Çocuğunun malında babanın elleri açık (yâni serbest)tir, dilediği mikdarı alabilir, demişlerdir. Bir kısım âlimler de demişler ki: Baba muhtaç olduğunda çocuğunun malından alabilir. Fakat ihtiyacı olmadığında alamaz, diye bilgi vermiştir.

Tuhfe yazan da şöyle der:
"Hadiste evlâd, babanın bir kazancı sayılmıştır. El - Munavi'nin dediği gibi evlâda kazanç demek, mecazî mânâdadır. Çünkü evlâd babasının bir parçasıdır.

Şevkânî: Bu hadisi Hâkim, İbn-i Hibbân ve Ahmed rivayet etmişlerdir. Bu hususta vârid olan hadîslerin tümü delil olmaya elverişlidir. Bunlar, evlâdın malına babanın ortak olduğuna delâlet ederler. Bu nedenle baba, evlâdının malını ondan izin almadan da yiyebilir ve kendi malında tasarruf ettiği gibi onun malında da tasarruf edebilir. Ancak, israf yollarında ve sefihçe harcayamaz. Fakir olan baba ve anaya nafaka vermenin zengin evlâda vâcibliği hakkında icmâ bulunduğunu El-Bahr yazarı nakletmiştir, diye bilgi vermiştir.

İbnu'l-Humâm da Âişe (Radıyallâhu anhâ)'nın hadisini naklettikten sonra: Hadîste geçen «Sizin evlâdınız da sizin kazancınızdandır» mealindeki cümlenin mânâsı "Çocuğun malı babanın malıdır" şeklinde değildir. Çünkü Allah Teâlâ ölen kişinin çocukları olduğu zaman, ölenin babasına sâdece altıda bir, nisbetinde bir miras payı vermiştir. Eğer kişinin malının mulkiyet hakkı babasına âit olmuş olsaydı kişi öldüğü zaman malının tamamının babasına verilmesi gerekecekti, demiştir."

Avnu'l-Mabûd yazarı Muhammed Şemsulhak el-Azîmâbâdî bu hadîsin şerhinde özetle şöyle der: "Baba, evlâdın dünyaya gelmesine sebep olduğu için, evlâd onun bir nevi kazancı sayılmış ve dolayısıyla evlâdın kazancından yemek ona helâl kılınmıştır,

Hattâbi : Bu hadîs, nafaka verebilir durumda olan evlâdın, kendi baba ve anasının nafakasını vermekle mükellef olduğuna delâlet eder. Ne durumda olan baba ye anaların nafakalarının evlâdına vâcib olduğu konusunda âlimler arasında ihtilâf vardır:
Şâfii'ye göre baba fakir ve çalışamaz durumda olursa, nafakası evlâdına vâcibdir. Eğer babanın öz malı varsa veya vücutça bir sakatlığı bulunmayıp çalışabilir durumda ise nafakası evlâdına vâcib değildir.
Diğer fıkıhçılar ise: Baba ve ananın nafakası evlâdın üzerinde vâcibdir, demişlerdir. Bunlardan her hangi bir ilim adamının söz konusu nafakanın vâcibliği için babada bir vucut sakatlığını şart koştuğunu bilmiyorum, demiştir.

Tıybi de : Şâfii' ye göre, muhtaç ve çalışamaz durumda olan baba ve ananın nafakası evlâda (yâni erkek çocuklara) vâcibdir. Fakat muhtaç olmayan veya çalışabilenlerin nafakası evlâda vâcib değildir. Şafiî'den başkası böyle bir şart koşmadan baba ve ananın nafakasının evlâda vâcib olduğuna hükmetmişlerdir, demiştir."

Câbir (Radıyallâhu anh)'ın hadisi Zevâıd türündendir. Amr'in dedesinin hadisini Ahmed, Ebû Dâvûd ve îbn-i Huzeyme de rivayet etmişlerdir.

Rasûl-u Ekram (Aleyhi's-salâtu ve's-selâm)'e muracaat ettiği bu iki hadiste haber verilen adamın ismi hakkında bir kayda rastlamadım.
Bu iki hadîste geçen ve "İctiyâh" kökünden alma fiilleri "Kökünden tüketmek" mânâsına terceme ettim. İctiyâh masdarının asıl manâsı bir şeyi kökü ile koparmak ve kökünden kazımak, imha etmektir. Burada malı bitirmek ve tüketmek mânâsı kasdedilmiştir.

Rasûl-u Ekram (Aleyhi's-salâtu ve's-selâm)'a muracaatla, babasının kendisinin malını tüketmek istediğini söyleyen adamın sözü hakkında Hattâbi şöyle der: Adamın maksadı şu olabilir: Benim malım azdır. Çocuğum da vardır. Babam da benden nafaka ister. Çoluk çocuğunun nafakasından artan malım babamm nafakasını karşılayamaz. Eğer babamın istediği nafakayı da ödeyecek olursam malım tükenir.

Rasûl-u Ekram (Aleyhi's-salâtu ve's-selâm) adamın bu mazeretini kabul etmeyerek «Sen babanın (bir kazancı) sın, malın da babana (helâl) dır.» buyurmuştur. Rasûl-u Ekram (Aleyhi's-salâtu ve's-selâm)'in buyruğunun mânâsı şudur: Baban kendi malı gibi senin malını da ihtiyacı nisbetinde alır. Senin malın bulunmadığında çalışarak mal kazanabilirsen, çalışıb babanın nafakasını ödemen vâcibtir.
Babanın bir ihtiyacı yok iken ve nafakadan ayn olarak evlâdının malını elinden alıb dilediği gibi kullanma mânâsı kasdedilmemiştir. Böylece evlâdının malını nafakadan başka şeylere harcayıp tüketme ve yok etme mânâsını çıkarıb bu şekilde hüküm vermiş bir ilim ve fıkıhçıyı bilmiyorum, demiştir.
Âlimlerin cumhuruna göre; anne baba ister muhtaç olsun ister olmasın, çocuklarının mallarından yiyebilirler. Onlara danışmalarına gerek yoktur.

İlgili Konular :

Baba'nın İhtiyacı Olmadığı Halde Nafaka İsterse Verilir mi ?
https://www.islam-tr.net/konu/babanin-ihtiyaci-olmadigi-halde-nafaka-isterse-verilir-mi.21728/