1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Makale " Benim Çeyizim Iffetimdir"diyen Kızlar

Konu, 'İslamda Kadının Yeri ve Önemi' kısmında Ümmü Yasir tarafından paylaşıldı.

  1. Ümmü Yasir

    Ümmü Yasir İşlerimizin hepsini düzelt Allah’ım... Kullanıcı

    ”Benim Çeyizim İffetimdir” Diyen Kızlar

    Görüyorum ki insanlar çeyiz biriktirme telaşındalar..Çok nadir insan oturma odasına kitaplık koyuyor..Hangi eve girdiğinizde bir odayı mescit olarak gördünüz? Ben bir keresinde namaz saati görmüştüm bir evde..Düşünün, sabah namazı vaktinde evin içinde bir alarm..Ezan okunuyor..Kimseye kalk hadi, vakit girdi uyan, demiyorsunuz..Evin tam girişinde..Ya da bir misafirlik düşünün..Evin odalarından bile taşacak bir cemaat..Evinizi ALLAH böylede görsün istemez misiniz? Aslında yapmak çok da zor değil..Ama bizler mutluluğu eşyaların renginin uyumunda arıyoruz..Mobilyalarımız yüzünden o geniş odalarımızda 5 kişi bile yan yana namaz kılamıyor..Çocuk kendisine ait odasına daha doğar doğmaz sahip oluyor..Sonra bu çocuk neden bizimle oturmuyor, neden derdini paylaşmıyor? Biz tabiki her zamanki gibi iyilik yapıyoruz..Kitaplıklarımız çocuk odalarında..Salonda en pahalı süs eşyalarımız..Kur’an-ı Kerim ise evin çok kullanılmayan dolabının en üstünde..Ramazanda ve özel gecelerde açıp-kapatılan o mübârek kitabımız..Biz evimizi cennet yapabiliriz..Biz çeyizine süs eşyası biriktiren, saatlerce işleme yapıp dantel dokuyan kızlar olamayız..Bizim çeyizimiz iffetimizdir..Kitaplarımız en pahalı ziynetimizdir..Yazdıklarımız en zahmetli oyalarımızdır..Biz koltukları televizyona bakan bir ümmet olamayız..Bizim evimizde eşyalar konuşmaz, varsın boş olsun bir halıyla..Varsın bir oda olsun, saatlerce temizlenemeyen, vakit israfı yaptıran kocaman evlerde yaşamayı hayâl etmeyin..Muhabbetle doldurun evinizi, işte o zaman sevdiğinizle ALLAH’a koşmayı öğreneceksiniz..İşte o zaman evinizin içini mobilyalarla doldurma hayâlini değilde, Resulullah aleyhisselâmın evini isteyeceksiniz..Kolunuzdaki bileziklerin sayısını değil de, elinizdeki kitapların sayısını hesaplayacaksınız..İşte o zaman, biz gerçek bir Ümmet olacağız.
    Selâmetle..
    Selamun Aleyküm.
    (Alıntı)
  2. Pangea

    Pangea Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    çeyiz zaten hindu geleneğine ait bir şeydir. o gelenekte kadın çok değersiz olduğu için kızlarıyla evlenmesi için gelinin ailesi damata yüklü miktarda para ve hediyeler vermektedir. İslam ile bu saçma gelenek tersine çevrilmiş erkeğin kadına mehir vermesi şart koşulmuştur. ne yazık ki bizde ne üdüğü belirsiz gelenek çoktur cahil cüheyla halk da bunları dindenmiş gibi (ve hatta dini değerlerden fazla) benimsemiştir. çeyiz haram dinde yok deyince de aval aval bakarlar.
  3. Alp Arslan

    Alp Arslan ملة ابراهيم Forum Yöneticisi

    Kardeş sen hiç İslam hukukunda örf diye birşey duydun mu? Örf İslama aykırı olmadığı sürece Şeriat tarafından izin verilir. Tamam çeyizde israf vs olursa orası ayridir ama haram değildir biiznillah. Senin çeyizin haram olduğuna delilin nedir?
  4. Pangea

    Pangea Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ayet ve mantik aslinda geleneğin islam şeriatına aykırı olduğunu gösteriyor ama delil olarak ingilizce bir fetva buldum. aslen bir sohbette duymustum cahiliyye döneminde benimsenen hindu geleneklerini değiştirmek için Kuran indiğinin anlatıldığı bir sohbette. https://islamqa.info/en/answers/45527/in-their-country-the-husband-is-given-a-dowry
  5. Alp Arslan

    Alp Arslan ملة ابراهيم Forum Yöneticisi

    Müellif:
    ABDÜLAZÎM MAHMÛD ed-DÎB
    Cehâz (cihâz) Arapça’da “yolcunun, gelinin ve sefere çıkacak ordunun ihtiyaç duyacağı eşya, gıda maddesi, silâh vb. malzemeler” anlamına gelir. Türkçe’ye cihâz şekliyle geçen kelime ayrıca çehiz ve çeyiz olarak yaygınlık kazanmış ve gelinin baba evinden götürdüğü elbise ve benzeri eşya için kullanılmıştır.

    İslâm hukukunda koca evlilik sırasında kendisiyle eşinin, bazı hukukçulara göre ise sadece kendisinin sosyal ve iktisadî seviyesine uygun bir ev temin ve tefriş etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, ilgili âyetten (el-Bakara 2/233) ve muhtelif hadislerden (meselâ bk. Müsned, V, 73; Dârimî, “Menâsik”, 34; İbn Mâce, “Menâsik”, 84; Ebû Dâvûd, “Menâsik”, 56) anlaşıldığı üzere kocanın yüklendiği nafaka mükellefiyetinin bir gereğidir. Bu sebeple evlenme sırasında hukuken kadının koca evine eşya götürme, diğer bir ifadeyle çeyiz düzme mecburiyeti yoktur. İslâm ülkelerinde çeşitli şekillerde var olagelen çeyiz uygulaması dinî hükümlerin değil sosyal yapının bir ürünüdür. Kocanın verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği mehir kadının mülkiyetine ait olup onun dilediği gibi harcama hak ve yetkisine sahip bulunduğu öz malı niteliği taşıdığından (bk. MEHİR) bundan çeyiz hazırlamaya mecbur değildir. Ancak İbn Âbidîn’e göre erkeğin kadına çeyiz hazırlaması şartıyla mehir miktarının üzerinde bir meblağ ödemesi, örf ve âdetin de böyle bir hazırlığı lüzumlu görmesi halinde kadının çeyiz hazırlaması gerekir. Eğer hazırlamazsa aldığı fazlalığı geri verir. Bu fazlalık mehirden ayrı olarak belirtilmemekle birlikte çeyiz hazırlanması maksadıyla verilmişse, bazı hukukçulara göre mehir için bir üst sınır bulunmadığından (en-Nisâ 4/20) ve ne miktar verilirse verilsin geçerli olduğundan bunun karşılığında çeyiz hazırlamak gerekmez. Diğer bazı hukukçulara göre ise bu durumda çeyiz hazırlama mecburiyeti vardır. Mâlikî fakihleri farklı bir yaklaşımla çeyizin kadının yükümlülüğünde olduğunu söylemektedirler. Ancak onlara göre hazırlanacak çeyizin miktarını ödenen mehirle örf ve âdet belirlemektedir. Ayrıca Mâlikîler, kadının çeyiz hazırlama yükümlülüğünün olabilmesi için mehirin kendisine zifaftan önce altın, gümüş veya para olarak ödenmesini de şart koşarlar. Mezhebin yaygın görüşü bu olmakla birlikte bazı Mâlikî fakihleri bunun uygulanagelen örften başka bir dayanağı bulunmadığını da belirtmişlerdir (bk. Venşerîsî, VIII, 77).

    Bugün müslüman toplumlarda köklü bir gelenek halini almış bulunan çeyiz uygulamasında aşırılıklara ve israfa kaçmamak dinin gereklerinden biridir. İslâm dininin aşırılıkları ve israfı yasakladığı (el-A‘râf 7/31), öte yandan evlenmeyi teşvik ettiği (Buhârî, “Nikâḥ”, 51; Ebû Dâvûd, “Nikâḥ”, 3) ve gerektiğinde demir bir yüzüğün bile mehir olabileceğini kabul ederek (Buhârî, “Nikâḥ”, 14) mehir masrafının evliliği engellememesini istediği göz önüne alınırsa çeyizde aşırılığa kaçmanın İslâm’a aykırı olduğu ortaya çıkar. Hz. Peygamber’in, kızı Fâtıma’ya evlenirken bir yatak, bir yastık, bir de su tulumu vermesi (İbn Mâce, “Zühd”, 11), o günün sosyal şartlarının sonucu olduğu kadar çeyizde aşırılığa kaçmamanın bir örneği olması bakımından da önemlidir.

    Kurulacak yuva için gerekli hazırlıkları yerine getirmenin kocanın yükümlülüğünde olduğunu kabul eden Hanefîler’e göre hazırlanan çeyizin mülkiyeti de ona aittir. Ancak kadının çeyiz olarak getirdiği şeyler varsa bunlar kadına ait olacaktır. Aynı şekilde kadına babası tarafından bağışlanan çeyizin mülkiyeti de hibe hükümleri gereği kadınındır. Çeyizin mülkiyeti konusunda karı ile koca arasında ihtilâf çıkması ve iki tarafın da kendi lehine delil getirememesi durumunda yemin ettirilmek suretiyle her birinin kullandığı eşyanın kendisine ait olduğuna hükmedilir. Mâlikîler de bu konuda Hanefîler’le aynı görüştedirler. Şâfiîler’e göre ise karı veya kocadan birine aidiyeti ispat edilmeyen mallar genel olarak kimin kullandığı dikkate alınmaksızın ikisi arasında paylaştırılır.

  6. Pangea

    Pangea Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    mezhep imamlarını takip ediyorsan tabiki edebilirsin ancak bu çeyizin dinde yeri olmadığı gerçeğini değiştirmez kardeşim. Gelenektir ve evi geçindiren erkek olduğundan hanımdan evlilik öncesi ekonomik bir beklentiye girme mehir mantığının tam zıttı olmasından ötürü farz bir uygulamaya zıt düşen bir gelenektir. fetvada denildiği gibi kökü kazınması gerekir. Allahualem.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş