1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Betül'ün Örtüsü

Konu, 'Tesettür' kısmında :)sümeyye:) tarafından paylaşıldı.

  1. :)sümeyye:)

    :)sümeyye:) Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Okuldaki hademe, bahçede oturan küçük kıza yaklaştı Belli ki hademe de bıkmıştı Küçük kız, okul çantasını sağ yanına bırakmış, iki elini yanaklarına dayamış, dirseklerini dizlerinin üzerine dikerek öylece oturmuştu Gözleri gelen hademenin üzerindeydi



    “Kızım, Müdür Bey okulun bahçesinin dışına çıkmanı istiyor” dedi hademe Öğrenciler, öğretmenler dersteydi Betül’ün gözü Müdür odasının penceresine kaydı Müdür Bey camın ardındaydı



    “Müdür mü söyledi? Benim için fark etmez” dedi, çıktı



    Haftalardır bu oyun tekrarlanıyordu Okul bahçesinin dışına çıkıyor, eline aldığı kitabı öğle vaktine kadar okuyordu



    Okul Müdürü:


    “Kızım, hâlâ inadından vazgeçmedin mi?”


    “Benimkisi inat değil ki Sizinki”


    “Biz burada devleti temsil ediyoruz, devletin kanunlarını uyguluyoruz Gel de vazgeç Bak, arkadaşların efendi efendi derslere devam ettiler Sen onlardan daha çok mu daha dindarsın Sınıfına girerken çıkar, çıktığında tekrar takar gidersin”



    “Hayır efendim, yapamam Beni öyle kabul edin Ben başörtümü çıkaramam”


    Aynı hikâye… “Kızım eğer başını açıp okula devam etmezsen seni şikâyet ederim Mecburi sekiz yıllık eğitimi almıyor, diye mahkemeye verileceksin Senin için kötü olur Baban ceza alır”



    “Ne olacaksa olsun” dedi Betül


    “Sen bilirsin, benden günah gitti” diyen Müdür dönüp gitti


    Öğle vakti okuldan çıkan arkadaşlarıyla beraber eve dönüş yolundaydı, sitemkârdı


    “Beni yalnız bıraktınız Onların zulmüne boyun eğdiniz”


    Bir süre kimse cevap vermedi Kızlardan büyüğü olan hatalı olduklarını kabullenerek sözü aldı


    “Dayanamadık artık Evde anne, baba… Okulda Müdür Şaşırdık kaldık İstemesek de mecbur olduk”


    “Nasılsa son senedir, bitirsek tamamdır” dedi küçüğü



    Betül, arkadaşlarının ızdırap çektiğini biliyordu Önceleri on kişi idiler Bazıları hemen başörtülerini çıkarmış, kimisinin ailesi ise kızlarını artık okula göndermiyordu Üç kişi direnmişlerdi Nihayet bu hafta yalnız başına kalmıştı



    Eve vardı Akşam olacakları düşünüyordu Müdür, muhakkak babasına haber verirdi


    Babası Cebbar Bey, eve yetişir yetişmez köpürmüştü


    “Ben, senin okula devam ettiğini biliyordum Meğer gidip okulun önünde durup geliyormuşsun Seni baş belası kız” Hıncını alamadı Bir tokat indirdi



    Sakine Hanım, kızını çekip diğer odaya aldı


    “Kızı öldüreceksin”


    “Hep sen şımartıyorsun, bir de mahkemeye versinler o zaman sizinle görüşürüz”



    Betül, odasında hüngür hüngür ağlıyordu Bunu duyan küçük kardeşi Hasan, ablasının yanına gelip oturdu Bir süre öyle kaldılarSonra da ablasından ödevini yapması için yardım istedi



    Günler birbirini kovaladı Korkulan olmuştu Cebbar Bey mahkemeye çağrılmıştı Yanına kızını alarak gitti


    Hâkimin odasında kasvetli bir hava vardı Hâkim kızgın sözcüklerle karşısında el pençe duran, üşengen kızcağızı hırpalarcasına sorguluyordu



    “Niye okula devam etmedin, orta öğretimin zorunlu olduğunu bilmiyor musun?”


    “Biliyorum efendim Okul idaresi bırakmadı”


    “Ne demek bırakmadılar Okula devam etmediğine dair bizzat Okul Müdürü şikâyette bulunmuş Yanlışlık mı yapmış?”


    “Ben, her gün okula gittim Başörtülüyüm diye almadılar Sonra da eve dönüyordum”


    “Öyle mi?”


    “Evet efendim”


    “Şimdi sen, başındaki şu bez parçası yüzünden mi okulu bıraktın?”


    “Efendim, bu örtü inancım gereği”



    Hakim’in içinden örtüyü çekip başından almak geldi; ama bir an için hukuk adamı olduğunu hatırladı Duygularını karıştırmamalıydı


    “Sen, henüz çocuksun Ne anlıyorsun inançtan Yoksa ailen mi okumanı istemiyor? Şu an burada kimse yok, babanı dahi içeri almadım Eğer ailen baskı yapıyorsa bana söyle; devlet gereğini yapar”


    “Ailemin baskısı yok Ben kendi isteğimle örtündüm Örtünmek dinimin emridir Açılıp okula gitmektense böyle kalmayı tercih ediyorum”


    “Kafası doldurulmuş kızın” diye düşündü “Ne dini kızım, yanlış töreler bunlar”


    Hâkim, kızın aile tarafından korkutulmuş olabileceğini düşündü


    “Çıkabilirsin” dedi “Babasını çağırın!”



    Cebbar Bey, mahcubiyet içinde gelip durdu


    “Siz mi okula gitmesini istemiyorsunuz?”


    “Ne münasebet Hâkim Bey Onu o kadar zorladım Hatta dövdüm İnadım inat deyip başındaki örtüyü çıkarıp okula gitmedi Belki siz bir şeyler yaparsınız, ikna edersiniz”



    Kızın inatçılığı mı, kararlılığı mı her neyse Hâkim’in de tuhafına gitmişti Önünde duran kâğıtlara bakarak konuştu


    “Beyefendi, anlaşılan kızınız kendisi okula gitmek istemiyor Yapabileceğimiz bir şey yok Biz kanun adamıyız Bana kalsaydı zorla okula götürürdüm Biz de yetkimizi aşamayız işte”



    Mahkeme öylece bitti Cebbar Bey, kızını çimdikleye çimdikleye, tehdit ederek eve getirdi Kapıdan girince kızını bir eşya gibi içeri fırlattı Hanımına döndü:


    “Senin kızın Hâkime kafa tutuyor Hâkimin kim olduğunu bilmiyor Hâkim, devlettir devlet Allah’tan ceza almadık Bir baş belası işte Bu kız kime çekmiş anlayamadım Varsın artık ne yaparsa yapsın İlk istemeye gelene hemen vereceğim gitsin” diye söylenip durdu




    Evde çıt yoktu Cebbar Bey sinirli sinirli evi terk etti


    Betül, odasına kapandı, bu küçük bedeniyle bunca baskı ve zulüm görmesi onu yıpratıyordu Babası Okul Müdürü Hâkimnedir bunlardan çektiği?



    Annesi kızının omuzlarına dokundu


    “Ağlama kızım Baban sonra yumuşar”


    “Benden ne istiyorlar? Ya babam?”


    “Ah kızım, bilmiyorum ki Sen de fazla inat etmesen, hani diyorum bir seneciktir, başını açıp okusan Bunca dert başımıza gelmezdi


    “Anne, sen de mi? Anne günahtır Hz Ayşe örtülüydü Hz Fatma örtülüydü Allah Kur’an’da emretmiş Ben niye başımı açayım ki?”


    “Kızım biliyorum günahtır Fakat herkes de bir günah işliyor”


    “Anne, onların tarafına mı geçtin? Örtünmeyi senden öğrendim Şimdi bana “çıkar” diyorsun”


    “Ben öyle demiyorum”


    “Benim örtümün onlara ne zararı var Madem ki bu bir bez parçasıdır, o zaman bu bez parçasından niye korkuyorlar Beni okula almıyorlar”



    Gözlerini yukarı dikti “Allah’ım Senden başka yardımcım yok”, der gibiydi


    Annesi sessizliği bozdu


    “Evde oturup ne yapacaksın?”


    “Boş durmayacağım anne, yapacak işlerim var”


    “Hadi bakalım Allah hayırlısını verisin” Kızını kucakladı, başından öptü çıktı



    Betül için okul hayatı bitmişti Ama o hayatı bir okul olarak görüp çalıştı Evde genelde odasındaydı Küçük kardeşine ödevlerinde yardımcı olurdu Babasındaki öfke durulmuş gibiydi Evde pek göz göze de gelmezlerdi



    Aradan bir yıl geçmişti Cebbar Bey oturma odasındaydı Sakine Hanım elinde bir davetiye kartıyla yanaştı


    “Bey, müftülük bizleri davet etmiş”


    “Ne daveti, ne müftülüğü?”


    Garipsedi, alıp okudu “Ne içinmiş?”


    “Betül ile ilgili, yarışma varmış”


    “Betül ile ilgili mi?”


    “Haberin yok mu? Kızın bir yıldır Müftülüğe ait Kur’an Kursu’na devam ediyor” Kızının katıldığı okuma yarışmasından bahsetti



    Cebbar Bey, kızının Kur’an Kursu’na devam ettiğini yeni duyuyordu Bazen elindeki Kur’an’la görmüştü ama komşu kadınlardan ders aldığını sanmıştı Sorma gereğini hissetmemişti Kızı saatlerce odasına kapanırdı Bir defa odasına girmiş, masada açık duran Kur’an’ı ve bir kaç da dini kitap görmüştü


    “Gelmem şart mı?”


    “Seni bilmem; ama ben gideceğim”


    “Hele bir yarın olsun Zamanım olsa uğrarım Saat kaçtaymış, neredeymiş?”



    Elindeki karta bakıp okudu Müftülüğe bağlı Kur’an Kursu’nda bu sene hafızlığı bitiren öğrenciler arasında yarışma düzenlenmişti Bu, gelenek haline gelmişti Betül, bir senede olağanüstü çaba sarf ederek hafızlığını tamamlamıştı Oysa çoğu arkadaşı üç yılda ancak hafız olabilmişti Bu yarışmada hem ezber, hem düzgün ve güzel okuma değerlendiriliyordu



    Yarışma başlamıştı Sıra Betül’e geldi Önce, konuklara baktı Annesi ona gülümsedi Demek ki babası gelmemişti Kalbinde bir burukluk hissetti Okumaya başladı



    Cebbar Bey geç geldi Gözleri hanımını aradı Onu bulunca ön tarafta hanımının yanına ayrılan boş yere oturdu Yerler ailelere göre belirlenmişti Gitti, hanımının yanına oturdu


    “Epey geç kaldın” dedi Sakine Hanım Gözleri sahnedeydi


    “Ancak Hanım Peki, Betül nerede?”


    “Kızın sahnede Bey, kızının sesini tanımıyor musun?”



    Cebbar Bey, gözlerine inanamadı Hiç dikkat etmemişti Kızının ne güzel sesi vardı O da mı yarışmacıydı? Merakı büsbütün arttı


    “Betül gözlerini sanki kapatmış okuyor, ben mi yanlış görüyorum?”


    “Bey, senin kızın hafız olmuş Yani Kur’an’ın hepsini ezberlemiş”



    Gözleri kızında kalırken, düşünceleri geçmişe gitti Kızına ne kadar da çok hakaret etmişti Kızının bu durumuyla övünme hakkı var mıydı? Duygulandı Kızının odasına kapanmaları, o açık Kur’an, demek ki hepsi hafızlık içinmiş, yeni anlıyordu



    Yarışma sonuçlandı Jüri üyeleri puanları açıkladı Yarışmanın birincisi Betül olmuştu


    Ödül olarak hafızlık belgesi ve bir altın verilecekti



    Betül çağrıldı Ödülü kendisine verilirken gözleri annesini aradı Annesi ayakta sevinç gözyaşlarını siliyordu Hemen yanında babasının da biraz sevinç biraz da mahcubiyet duygularıyla gözlerinden yaşlar akıttığını farketti Gözgöze gelince bakışları Betül’den özür diler gibiydi Aslında bu gözyaşları Betül için alınan en anlamlı ödül idi Aklına son okuduğu kitaptan cesaret verici satırlar geldi:



    “Hayatta tek seçenek yoktur İnsanın her zaman başarıyla yapabileceği bir şey vardır İnanmak yeterlidir”



    -alıntı-
  2. Fuad

    Fuad Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Elinize yüreğinize sağlık sümeyye kardeşim

    'Eğer inanı yorsanız üstün gelecek olan sizlersiniz'...
    Ayetinin bir tezahürü olarak görüyorum bunu.
  3. Pulcet

    Pulcet Forumun Bekçisi Site Emektarı Kullanıcı

    “Hayatta tek seçenek yoktur. İnsanın her zaman başarıyla yapabileceği bir şey vardır. İnanmak yeterlidir."

    çOK gÜZEL Bİ,R HİKAYE VE MÜKEMMEL BİR SÖZ....ALLAH razı olsun sümeyye...
  4. halef

    halef Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    sonuna kadar okuduğum uzun, ender yazılardan.
    teşekkürler, güzel bir yazıydı
  5. evvab

    evvab Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah razı olsun kardeşim,emeğine sağlık.yazını okurken kendi yaşadıklarım bir hayal gibi gözümün önünden geçti.ben de başörtüsü zulmüne uğrayan ve görevinden uzaklaştırılan bir öğretmenim.Rabbim bütün başörtülü kardeşlerimizin direnişlerini artırsın.
  6. :)sümeyye:)

    :)sümeyye:) Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    amin... amin... amin bu arada hoşgeldiniz inş sitemize :)
  7. gulambed

    gulambed Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah razı olsun gerçekten çok güzel bir yazı....vahdet yok kiii olsa......devletmiş kılmış yünmüş bişey yapamazlarda birlik yok ..bi toplansak bi gücümüzü göstersek ne yapacaklarki hepimizi kurşunamı dizecekler 70 milyon hadi yarısını at 35 milyon insan öldürülürmü..işte imanaaa ölümüne sarılsakk ah ahhhhh ...çok hoş bir yazıı saolll
  8. enes bin malik

    enes bin malik Misafir

    Allah razı olsun
    güzel bir yazı....
  9. yüsra

    yüsra Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    evet güzel bi yazı emeğine sağlık arkadaşım..
  10. SeHaDeT_YeMiNi

    SeHaDeT_YeMiNi Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah razı olsun sumeyye allah senın gbılerı hayatımızda eksık etmesın sızlerı gordukce kendı ısledıgım gunahlardan utanıyorum sızler bu onurlu ve kararlı durusunuzla sadce kendı hayatınızı degıl baskalarının hayatını da yonlendırıyor ve hayır ıslıyorsunuz Allah bın kere razı olsun...
  11. ABDULHAK

    ABDULHAK الإذلال هو بعيد عنا Yetkili Kişi Site Admin

    Güzel bir yazı , Okula giden hanımefendi kızlara okutturalım inşeallah
  12. Bakara 74

    Bakara 74 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Güncel..
  13. ebu el-fadl

    ebu el-fadl Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Güzel bir yazı maşallah. etkilenmemek mümkün mü ?
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş