1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Makale Bir Istanbul Gezisinin Ardindan - Ibrahim Gadban

Konu, 'Yazarlarımız' kısmında Hatve tarafından paylaşıldı.

  1. Hatve

    Hatve Ayın Üyesi Ayın Üyesi Kullanıcı

      
    [​IMG]


    Ortalama on gündür yollardaydım. Farklı illere gittim. Isparta, Afyon, Eskişehir, Bursa, İstanbul, Ankara… Hem ticaret hem de ziyaretler gerçekleştirdim. Hamdolsun, manevî anlamda çok bereketli ve faydalı bir gezi oldu. Yeni insanlarla tanıştım, farklı simalar gördüm, bazı tecrübeler edindim. Gayet güzel geçti.
    Bu yolculuğumda karşılaşıp, gördüğüm bazı şeyleri sizinle paylaşmak istiyorum. Belki bu sayede edindiğimiz tecrübelerden ve gördüğümüz şeylerden siz kardeşlerimiz de istifade etmiş olurlar.
    Öncelikle –maalesef- bir olumsuzluğa işaret ederek giriş yapmak istiyorum:

    1- Gezdiğim tüm şehirlerde istisnasız bir şekilde kadınların iffetsizliği ve adeta kasapların et pazarladığı gibi kendi etlerini insanlara pazarlama sevdası gözüme çarptı. Özellikle Eskişehir ve İstanbul kelimenin tam anlamıyla bir “rezaletti”. Özellikle İstanbul tıpkı et pazarı gibiydi. İşlerimi ve ziyaretlerimi yaparken oradaki kardeşlerime bol bol dua ettim ve Rabbimin onları koruması ve yardım etmesi için özellikle niyazda bulundum. Bu duamı burada da tekrarlıyorum: Rabbim, İstanbul’da rızık için koşuştururken bu haramlarla karşı karşıya kalan kardeşlerimize yardım etsin. Onlara daha hayırlı ortamlar ihsan etsin.

    2- Gezdiğim yerler içerisinde özellikle deniz olan kesimlerde hava inanılmaz sıcak ve basıktı. Ben, gömlekle durmaya tahammül edemezken, acaba çarşaflı bacılarım buna nasıl sabrediyor diye aklımdan geçirdim. Hatta daha sonra bazı kardeşlere bunu dillendirdim, onlar da bana hak verdiler. Oralarda yaşayan bacılarımıza, niyetlerini sâlih tuttukları sürece büyük bir cihadın ve ecrin içinde olduklarını hatırlatmak isterim. Bu arada onlara yaptığım duayı da burada ifade edeyim: Dedim ki: “Allah’ım! Bu sıcakta sırf Senin emrine uyarak çarşaf ve peçe giyen bacılarımıza cehennem ateşi dokundurma; zira onlar dünyada zaten yeterince sıcak görmekteler.” İnşaallah Rabbim bu duamıza icabet buyurur da, hem bizden hem de bacılarımızdan cehennem ateşini savar.

    3- İstanbul’da dikkatimi çeken bir diğer husus da şu oldu: Yanımda bulunan kardeş, ihtiyacını gidermek için tuvalete gitmişti. Ben de orada, Konya’lıların tabiriyle dineliyordum. O ara toplumun örfüne göre “örtülü” kabul edebileceğimiz iki bayan, hiç utanmadan, sıkılmadan, üstelik insanların gözü önünde “kazı kazan” bileti alıyordu. Bu manzara beni çok şaşırttı. Belki de Konya’da böylesi bir şey görmediğim için olsa gerek, gerçekten hayretlere düştüm. Eğer o biletleri alan sakallı birileri olsaydı, herhalde dayanamaz ve bir çift laf söylerdim. Ama kadın olunca bir şey diyemedim. Gördüğüm kadarıyla artık bu toplumda haramlar dindarlar tarafından bile basite alınır olmuş. Biz bu topluma “cahiliye toplumu” dediğimizde bize kızan cehaletçilere, sadece çıkıp şu topraklarda biraz gezmelerini ve ibret nazarıyla bu insanların hallerini yakından müşahede etmelerini tavsiye ediyorum. Bundan sonra da eğer hâlâ toplumu aklamaya çalışırlarsa, onlara “Allah size basiret, firaset ve hidayet versin” demekten başka diyecek bir laf bulamıyorum.

    4- İstanbullu insanların trafikteki saygısı beni çok şaşırttı. Ara yoldan ana yola çıkmak için arabanın ucunu azıcık yola doğru çıkarsan, hemen duruyor ve sana yol veriyorlar. Bu, Konya’da “enayilik” kabul edildiği için rastlamanız pek mümkün değil. Yani İstanbullu olarak siz buraya gelseniz, araba sürmekte biraz zorlanabilirsiniz, haberiniz ola… 

    5- Yolculukta söz çaya gelmezse olmaz . Özellikle Isparta ve Afyon esnafı bu konuda sınıfta kaldı diyebilirim. Kaç dükkâna uğradım, kaç yere girdimse hiçbirisinde “Çay, kahve ne alırsınız?” diye soran olmadı. Şaka bir tarafa, Isparta ve Afyon’daki kardeşlerime şunu söylemek isterim: Dükkânınıza gelen misafirlerinize ikram edin veya en azından bunu teklif edin. Bir çay veya bir soda ikram etmek size bir şey kaybettirmez. Siz böyle yapmakla onların kalbini kazanacağınız gibi, Allah’ın da ikramını kazanırsınız.

    6- Özellikle Bursa’daki kardeşlere teşekkür etmek isterim. Allah onlardan razı olsun, bizleri gezdirdiler, kardeşlerimizle tanıştırdılar, ikramlarda bulundular… Hepsi çok sıcak yüzlüydü, bizi gerçekten çok memnun ettiler, Allah da onları memnun etsin.

    7- Bursa’da bir yerde otururken bir kardeş geldi. Sohbetimize iştirak etti. Aradan biraz zaman geçince “Abi siz İbrahim Gadban’ın kardeşi misiniz, sesiniz çok benziyor da?” dedi. Ben önce küçük bir latife yaptım, ardından kendimi tanıttım. Kendimi tanıtınca kardeş ayağa kalktı ve “Hocaaam! Kaç zamandır sizi görmek, tanışmak istiyordum, şu nasibe bak!” diyerek bana sarıldı. Çok hoş ve etkileyici bir manzaraydı. Kardeşin sevindiği yüzünden belliydi. İnşâallah Rabbim de ahirette bizlere, sahabîleri gördüğümüz zaman böylesine sevinip hayretler içerisinde kendilerine sarılmayı nasip eder.

    8- Genel olarak gittiğim her şehirde ilim ehlinin eksikliği çok bariz belliydi. Kardeşler, ders halkası bulamamaktan çok yakınıyordu. Ayrıca ilim ehlinin terbiyesinden geçmedikleri bazı davranışlarında çok net kendisini ele veriyordu. Bu durum beni ve yanımdaki kardeşleri çok üzdü. Hakikaten de, ilim ehli kardeşlerimizin çok az olması, olanların da Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalması çok acı bir durum. Hani Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde Allah’ın ilmi değil, aksine ilim ehlini insanlar arasından alacağını ve bunun neticesinde de insanların sapacağını bildiriyordu ya, inanın bunu çok net bir biçimde gördüm ve müşahede ettim. Rabbim en kısa zamanda bu ümmete, insanların, sözünü dinleyip itaat edeceği Rabbanî âlimler ihsan etsin.

    9- Gezerken neredeyse herkesin istisnasız bir şekilde telefona mahkûm olduğunu gördüm. İnsanlar güzel bir manzara görse, gözlerinden önce telefonlarının kameralarına onu gösteriyorlar! Herhalde bu manzarayı onlar değil de, telefonlar tefekkür edip düşünecek! Subhanallah! İnsanlar artık gerçek hayatı yaşamıyorlar gibi. Oysa bu manzaralar Allah’ın kudretini göstermede müthiş etkileyici sahnelerdir. Keşke böylesi güzel manzaraları önce güzelce tefekkür edip, sonra o düşüncemizin kalıcılığını sağlamak için fotoğraflarını çekip arşivleseydik ne güzel olurdu! Ama dedim ya insanlar sanki gerçek hayatta değil, sanal bir hayatta yaşıyorlar.

    10- Ben önceden de şehir şehir gezip çok insanla tanışmıştım. Ama bu gezişimde tevhidin müthiş bir şekilde yayıldığını gördüm. Allah’a hamdolsun, bu harika bir şey! Allah’ın izniyle bundan sonraki süreç İslam’ın olacak. Küffar bunun önüne geçemeyecek biiznillah. Seyyid Kutub’un da dediği gibi istikbal İslam’ın olacak. Yeter ki biz ümitsizliğe düşmeyelim.

    SON OLARAK;

    Daha anlatılacak çok şey var ama son cümlelerimi bir latifeyle bitireyim: Ankara’ya gelirken “Kızılcahamam” levhasını görünce birkaç gündür yıkanamamanın verdiği ıstırapla bir anda sevindik. Gecenin bir yarısı, uykusuzluk gözümüzden akıyor, biraz da üşüttüğümüz için halsizliğimiz var. Dedik ki tamam, şimdi birkaç günün acısını çıkarır, güzelce temizlenir, sıcak suya gireceğimiz için hastalığımız hafifler ve rahatça bir uyku çekeriz. Hani bir de Kızılcahamam’ın nâmını duyarız ya, bütün bunlar birleşince tabir yerindeyse ağzımızın suyu aktı. İşte bu duygular içerisinde Kızılcahamam’a geldik. Hemen küçük çapta bir otele yerleştik. Yanımdaki kardeşle müthiş hayaller kuruyoruz. Namaz kılana kadar odamızdaki küvet dolsun diye suyu açtık. Namazı bitirdik. Su kısmen dolmuştu. Termal suyu sıcak olur ve sıcaklığı elimizi yakabilir diye usul usul elimizi suya girdirdik. Ben anlayamadım. Hani boş bir bidonu dolu zannederek kaldırınca bir anda psikolojik olarak boşluğa düşersiniz ya, işte aynen onun gibi bir şey oldu. Sıcak zannettiğimiz suyun buz gibi olduğunu anladığımızdan dolayı derin bir kuyuya üşmüş gibi olduk. 
    Sonra hemen resepsiyonu aradık. Adam hemen ayarlayacağını söyledi. Tekrar suyu açtık. İkinci kez de aynı manzarayla karşılaştık. Adam termal suyunu bir türlü ısıtamamıştı! Ben ve yol arkadaşım artık çaresizlik içerisinde yatmaya karar verdik. Sabah olunca arkadaşım: “Abi, ben bu adamların kartını alıp, sosyal medyada ‘sıcak duş bile alamadığımız termal otel’ diye reklam edeceğim” dedi. Sonra böyle yapmaktan vazgeçtik. Erkenden hazırlanıp yola çıktık. Resepsiyona geldiğimizde adam değişmişti. Yeni kişi:

    —Nasıl, iyi geçti mi, diye sordu.
    Arkadaşım:
    —Abi, duş bile alamadık, deyince adam:
    —Hamama inseydiniz ya! dedi.
    Arkadaşım:
    —Dünkü görevli hamamların sabah açıldığını söylemişti, ne zaman girecektik, dedi.
    Adam:
    —Öyle mi yav, diyerek biraz mahcubiyet biraz da üzüntü içerisinde ne diyeceğini bilemedi.
    Hemen ayrıldık ve yolumuza revan olduk.
    İşte, böyle bir yolculuğumuz geçti. Umarım Rabbim günahlarımıza kefaret kılar ve yolculuk esnasında yaptığımız dualara icabet eder.


    Ibrahim Gadban
  2. Hatve

    Hatve Ayın Üyesi Ayın Üyesi Kullanıcı

    İstanbul, Eskişehir kadar olamaz. Eskişehir merkezde alkol satmayan market yok gibi...
  3. Muvahhid Faruk

    Muvahhid Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İbrahim Gadban ile Faruk Furkan aynı kişi mi?
  4. Hatve

    Hatve Ayın Üyesi Ayın Üyesi Kullanıcı

    Evet ahi.
  5. ::IM4M`UL-HAREMEYN::

    ::IM4M`UL-HAREMEYN:: "Onlar, Rablerine iman etmiş birkaç genç yiğitti." Kullanıcı

    Herkesin merak ettiği ve sonunda "Evet" cevabını aldığı soru.. :d
  6. Alketa

    Alketa özel başlık bulamadım Kullanıcı

    Yazinin bazi kisimlari problematik geldi bana.
    Ibrahim Gadban kim ki ?

    Eskisehir zaten problemi sehirlerden bir tanesi
    Ickinin girla gezdigi yerlerden.
    Istanbul da da var elbet ama sen fatih carsambaya gitsen farkli
    Eyube gitsen farkli
    Istiklale gitsen taytli erkeklere rast gelirsin farkli
    Cihangire gitsen sosyete
    Umraniyeye gitsen farkli,selef kardes cok var orada da mesela

    Bu kazi kazan vs olaylari da cok sasilacak bir durum degil

    Millet yilbaslarinda,milli piyangolarla tv basinda zaman gecirmis
    Cok seyi normalleetirdiler evet ama
    Bir yandan da bazi seylerin artik eskisi kadar.populer olmadigini dusunuyorum

    Lakin sakalli biri olsa
    O sakalli hangi tayfanin sakallasi
    Musluman mi degil mi modernist mi bilemezsin ozellikle simdilerde

    Istanbulda trafikteki saygi olayini hic anlamadim. Trafigin en berbat olan sehirlerinden biri kufur etmeyen surucu
    Yolllar benim demeyen otobusculer
    Onune kiran taksiciler..

    Isparta ve Afyonun esnaflarini tam bilemem 2 3 yere ugradim.daha bu yaz epey yer gezdigim icin (bayram sonrasi 15 gunluk tur yaptim ) merkez carsilardaki cogu esnaf zaten zor durumda. Istanbuldan geldim dedin mi
    Aksine soda -limonata dayadilar.

    Diger soylediklerine katiliyorum
    Mesela
    Bursa insani hakikatten cok zarif
    Ama bu sehircilik kisimli, ayrimsal cumleleri cok dogru bulamadim

    Ve evet en siddetli sicaklarda peceli kardesleri gercekten takdir etmek gerek

    Ve yine evet pek cok insan yozlasmis olup herkeslesse dahi
    Bir cok insan da bilincleniyor gercekten.
  7. Hatve

    Hatve Ayın Üyesi Ayın Üyesi Kullanıcı

    Evet, İstanbul konusunda yanılmış.
  8. Strangers

    Strangers Şam Bir Sabır Kalesi Oldu... Kullanıcı

    yanılmamış gördüklerini(rastladıklarını ) yazmış..
  9. Alketa

    Alketa özel başlık bulamadım Kullanıcı

    Abi o zaman rastladiklarim diye anlatim yapsaymis
    Istanbul trafigini övüp konyada olsa enayi derler diye anlatim yapmasi dogru bir anlatim olmaz ki

    Istanbuldaki problemli arac kullananlar icinde saygili insanlara rastgeldim diyeyimis de konyalilari yermeseymis
    Anlatimi problemli

    Sen tekirdaga gidip bir grup gencle namaz.kildik tekirdag halki namaz ehli dese bu yargiya mi varacaz o zaman
    1 3 14 yasinda ickiyi ufaktan baslatip 18 lerine gelince sarhosluga aliskin olsun sapitmasin diye normellesitrilmis uygulamali bir yer

    Malatyayi 5 ayri kisi kendi bakis acisiyla anlatir,
    anlatsin da
    kiyas ya da sadece gordugu ile yargiya varip baska yere cakmak, yersiz bence.
    Yazinin icerigini basitlestiriyor
  10. Strangers

    Strangers Şam Bir Sabır Kalesi Oldu... Kullanıcı

    tamam söylerim öyle yapmasin bir daha bacı sen kızma yeterki :)
  11. Alketa

    Alketa özel başlık bulamadım Kullanıcı

    Estaģfurullah abi
    Yok kizmadim da
    Istanbulda hergun trafik sorunu yasiyorum sabah aksam,
    Bugun 2 kisi minibuste kafasini vurdu ya arac sahibi yuzunden, su kapida, tutmali demirli yerlere

    Soyle lutfen sayib Gadban'a istanbulda 1 ay filan ise gidip gelsin
    Gozden gecirsin soylediklerini :))
  12. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    “Bil ki ey kardeşim! -Allah (azze ve celle) beni de seni de rızasına muvaffak kılsın. Seni de beni de kendisine saygı duyan ve kendisinden hakkıyla korkan kullarından eylesin- âlimlerin etleri zehirlidir. Âlimleri küçük düşürenlerin üzerindeki perdeyi kaldırma hususunda Allah’ın sünneti malûmdur. Kim ki âlimleri lekelemek suretiyle dilini onlara uzatırsa, Allah (azze ve celle) o kimseye ölmeden önce kalbini öldürerek bela verir.” (İbn-i Asâkir)
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş