1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

İlmi Konu Cennet Tasvirleri

Konu, 'Tefekkür Edelim' kısmında Firak tarafından paylaşıldı.

  1. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

      
    Gözlerinizi kapatın ve hayal edin..


    11-
    Onlar Allah'a yakındırlar.

    12-
    Bol nimetli cennetlerdedirler.

    13- Çoğu öncü ümmetlerden,

    14- Birazı da sonrakilerdendir.

    15- Altın işlemeli tahtlarda otururlar.

    16- Karşılıklı olarak bu tahtlara kurulurlar.

    17- Hiç ölmeyecek genç hizmetçiler aralarında dolaşır,

    18- Gürül gürül akan bir çeşmeden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.

    19- Bu içki ne başlarını ağrıtır, ne de sarhoş eder.

    20- Hoşlarına giden meyvalarla,

    21- İştahla yiyecekleri kuş etleri ile,

    22- Onlara iri gözlü huriler sunulur,

    23- Tıpkı sedefteki inciler gibi.

    24- Yaptıkları iyiliklerin karşılığı olarak,

    25- Orada ne boş ve ne günah içerikli bir söz işitirler.

    26- İşittikleri tek söz "selâm, selâm "dır.

    27- Defterleri sağdan verilenler. Ne mutlu onlara!

    28- Onlar dikensiz sedir ağaçları,

    29- Meyva yüklü muz ağaçları arasında,

    30- Kesintisiz gölgeler altında,

    31- Çağlayan akarsu boylarında,

    32- Bol meyvalar yanında,

    33- Sürekli ve yasaksız,

    34- Yüksek döşekler üzerindedirler.

    35- Biz oradaki hurileri yeniden yarattık.

    36- Onları bakire yaptık.

    37- Eşlerine aşık ve onlarla aynı yaşta,

    38- Defterleri sağdan verilenler için,

    39- Bunların bazıları eski ümmetlerden,

    40- Bazıları da sonrakilerdendir.


    images (2).jpg

    |Vakıa, 11-40

    Devam ettirebilirsiniz...
  2. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Kehf 31.Ayet: Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orda altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 5 Mart 2017
  3. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    12-
    Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cenetteki) ipekleri lütfeder.


    13-
    Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.


    14- (Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.


    15,16-
    Yanlarında, gümüş kaplar ve billûr kâselerle, gümüş beyazlığında (billûr gibi) şeffaf kupalarla dolaşılır ki, sâkiler bunu (cennet şarabını) ölçüsünce tayin ve takdir ederler.


    17- Onlara orada bir kâseden içirilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.

    18- (Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebîl denir.

    19- O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

    20- Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.


    21- Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.


    22- (Onlara şöyle denir) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.


    "İnsan Sûresi, 12-22"
  4. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Uzun bir hadis ama okumaya o kadar değer ki.. İlk okuduğumda hayretler içinde kalmış ve bir kaç gün etkisinden çıkamamıştım o kadar güzel ki.

    Said bin el-Müseyyeb (r.a)’den;

    “Bir gün Ebu Hureyre’ye rastladım. Bana:

    - Allah’tan beni ve seni cennet çarşılarında beraber kılmasını isterim, dedi. Ben:

    - Cennette çarşı var mı? diye sordum. O da:

    - Rasulullah (s.a.v) bana şu haberi vermiştir:

    “Cennet ehli cennete girdikleri zaman amellerinin çokluk derecesine göre makamlarına yerleşirler. Sonra dünya günlerinden Cuma günü kadar bir süre onlara izin verilir de, Allah’ı ziyaret ederler. Allah onlar için Arş’ını açar ve cennet bahçelerinden bir bahçede onlara görünür. Cennet halkı için nurdan koltuklar, inciden koltuklar, yakuttan koltuklar, zebercedden koltuklar, altından koltuklar ve gümüşten koltuklar konulur. Cennet ehlinin makam yönünden en aşağı derecede olanları ise misk ve kafur yığılmış tepecikler üzerinde otururlar. Bunlar koltuklarda oturanların kendilerinden daha üst derecede olduklarını düşünmezler. Ben:

    - Ey Allah’ın Rasulü! Cennette Rabbimizi görecek miyiz? diye sordum. O:


    - Evet! Güneşi veya dolunay gecesinde ayı görme konusunda bir endişeniz var mı? buyurdu. Biz:


    - Hayır, onları açıkça görürüz, dedik. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:


    - İşte bunun gibi Rabbinizi görme konusunda bir endişeniz olmayacak. Ve orada bulunan herkesle Allah konuşacaktır. Hatta Allah birine:


    - Ey falan! Şöyle şöyle yaptığın günü hatırlıyor musun? diye soracak. Adam da:


    - Ey Rabbim! Sen beni bağışlamadın mı? diyecek. Allah da:


    - Evet, bağışladım. Sen şu mertebene sadece benim bağışımın bolluğuyla ulaştın, buyuracaktır.


    Cennet ehli bu durumdayken üzerlerini bir bulut kaplayacak. Ve o ana kadar hiç duymadıkları güzel bir koku yağdırmaya başlayacak. Sonra Allah onlara:


    - Sizin için hazırlamış olduğum nimetlere gidin. Canınızın istediği, arzuladığınız her şeyi alın, buyuracaktır. (Rasulullah (s.a.v) şöyle devam etti:)


    - Bunun üzerine meleklerin kuşattığı bir çarşıya varacağız. Hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin hayal dahi edemediği şeyler o çarşıda bulunur. O çarşıda ne bir şey satılır nede bir şey satın alınır. Arzuladığımız şeyler bizim için köşklerimize nakledilir. Cennet halkı birbirlerini o çarşıda görürler. Yüksek makam sahibi bir kişiyle, daha alt makamdaki bir kimse karşılaşırlar. Makamı daha düşük olan kimse diğerinin üstündeki elbiseyi beğenir. Bu düşünce belirdiği anda kendi üzerindeki elbise gözüne beğendiği elbiseden daha güzel görünür. Bunun sebebi de cennette hiçbir kimsenin üzülmemesi içindir.
    Sonra çarşıdan köşklerimize döneceğiz. Eşlerimiz bizi karşılayarak:


    - Merhaba! Hoş geldiniz. Allah’a yemin olsun ki, bizden ayrıldığınızdan beri güzelliğinize güzellik katılmış, kokunuz daha da güzelleşmiş, derler.


    Biz de: Bugün biz Rabbimiz olan Cebbar’ı ziyaret ettik, onun bulunduğu mecliste oturduk. Şu gördüğünüzden daha üstün bir güzellik ve daha güzel bir kokuyla dönmeyi hak ediyoruz, diyeceğiz.”


    İbni Mace/Kitabu’z-Zühd 4336.14
  5. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    “Cennet’te hurîlerin toplantı yerleri vardır. Hiçbir yaratığın daha önce benzerini işitmedikleri bir sesle şu şekilde şarkı söylerler:
    “Biz ebedî kalanlarız, asla yok olmayacağız Biz nimet içinde olanlarız, asla zorluk görmeyeceğiz Biz memnun olanlarız, asla öfkelenmeyeceğiz
    Kendileri için yaratıldığımız ve bizim için yaratılan kimselere ne mutlu.”

    Tirmizî, 2564
  6. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

    “Musa peygamber, Rabbine cennetliklerin makamı en düşük olanını sordu. Allah da şöyle buyurdu:

    - Bu, cennetlikler cennete girdikten sonra cennete gelen bir kimsedir. Kendisine; “Haydi cennete gir” denilir, o da;

    “Ey
    Rabbim! Nasıl gireyim? Herkes yerine yerleşmiş, alacağını almış” der. Allah; “Sana, dünya krallarından bir kralın mülkü kadar verilse razı olur musun?” buyurur. O da; “Evet ey Rabbim razı olurum” der. Allah; “Bununla beraber bir misli daha, bir misli daha, bir misli daha, bir misli daha, bir misli daha senindir” buyurur. O kimse; “Tamam ey Rabbim, razı oldum” der. Allah; “Bunun on katı daha senindir. Ayrıca canının çektiği, gözünün hoşlandığı her şey de senindir” buyurur. O da; “Razı oldum ey Rabbim” der. Musa peygamber bu defa:
    - Ey Rabbim! Cennetliklerin makamı en düşük olanı böyleyse, makamı en yüksek olanı nasıldır? diye sordu. Allah da şöyle buyurdu:
    - O kimselere ikram edilecekleri kendi elimle hazırladım ve ikramlarının üzerini kapatıp mühürledim. Şimdiye kadar onları ne bir göz görmüş, ne bir kulak işitmiş ne de bir insanın kalbi hayal etmiştir.”



    Buhari/Rikak 51. Müslim/İman 312. İbni Mace/Zühd 39.
  7. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

    “Cennet ve cehennemin yalvarmadıkları bir gün yoktur. Cennet her gün: Ey Rabbim! Meyvelerim olgunlaştı, ırmaklarım şırıl şırıl akıyor, dostlarımı özledim! Bana ehlimi hemen gönder, diye yalvarır......"

    Ebu Nuaym/Hılyetu’l-Evliya 1/121 149
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş