1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Cesur Olmak Isteyenlere

Konu, 'İslami Eğitim' kısmında Muzammil tarafından paylaşıldı.

  1. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

      
    Korkuyu hepiniz biliyorsunuz zaten uzun uzadiya açıklama yapmayacağim lakin şunu söyliyeyim;
    Korkma nimeti insana hayatının devamı için verilmiştir. Yani insan kendi hayatını tehdit edecek ve hayatının devamına mani olacak sebeplere engel olabilmesi için kendisine korku nimeti verilmiştir. Ta ki tedbirini alıp gelebilecek kötülüklere karşı güvende olsun. Bu bakımdan kendisinden emin olmadığımız insanlardan veya olaylardan korkmak bu duygunun neticesidir.

    Ancak bu duygunun istismarı yani sebepsiz olarak her şeyden korkmak da doğru değildir. Resulallah (asm)'in:

    "Allah'ım! Korkaklıktan sana sığınırım." (Müslim Tercümesi, VII / 188).

    buyurması, korkaklığın kötü huylardan olduğunu göstermektedir.

    Korkak insan, hayâl, vehim ve zanların esiri olup her şeyden korkar. Korkaklığı onu güvenilmez yapar. Sabır ve sebat isteyen, cesaret gerektiren savaş ve yolculuk gibi zor işlerde bulundurulamaz, düşmana karşı kendilerine görev verilemez.

    Korkak insanların can, mal ve namusları dâima tehlikededir. Korkakların, bu kötü huylarından kurtulabilmeleri için cesur kimselerle arkadaş olmaları ve onlarla düşüp kalkmaları gerekir. Böylece yavaş yavaş korkuyu üzerlerinden atar, onun kötülüklerinden korunmuş olurlar.

    Terbiyenin korkak yetişmekteki tesiri büyüktür. Bunun için anne, baba ve öğretmenlerin çok dikkatli olmaları gerekir. Çocukları cesur yetiştirmek için onların kafalarını öcü ve gulyabani masalları ile değil, mertlik ve kahramanlık hikâyeleri ile doldurmak icab eder.

    Ashabdan, Bera' b. Âzib (r.a):

    "Savaş kızıştığı zaman biz, Rasûlullah'tan cesaret alırdık. Çünkü o, cesaret örneğiydi." (Y. Kandehlevî, Hadislerle Müslümanlık, III / 1213)


    demiştir. Resûlallah (asm) çok cesur olduğu ve ashabının da onun yolundan gittiği bilinen bir husustur.

    Korkak insan hayatta başarılı olamaz. Hakkını koruyamaz ve karşısına çıkacak engellere, güçlüklere karşı koyamaz. İnsan için gerekli olan cesaret sahibi olmaktır. Hayatımızda, ne gereksiz atılganlığın, ne de korkaklığın yeri olmamalıdır.

    Allah'ın (suphanehu ve teâlâ ) yarattıklarından korkmamak bir Müslüman için nasıl iyi bir özellik ise, aksine Allah (suphanehu ve teâlâ .)'dan korkmak da o ölçüde üstün bir fazilettir.

    Allah (suphanehu ve teâlâ )şöyle buyuruyor:

    "...Eğer inanıyorsanız bilin ki asıl korkmanız gereken Allah'tır." (Tevbe, 9/12).


    "İnsanlardan korkmayın, benden korkunuz." (Maide, 5/44)

    "Allah'ın mescitlerini sadece, Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekât veren ve ancak Allah'tan korkan kimseler onarır."(Tevbe, 9/18)

    "Allah'a ve Peygamber'e itaat eden, Allah'tan korkan ve O'ndan sakınan kimseler, işte onlar kurtulanlardır." (Nûr 24/52)

    "Allah'ın göndermiş olduklarını tebliğ edenler, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Allah hesap gören olarak yeter." (Ahzab, 33/39)

    Mü'min Allah'tan korktuğu kadar O'na ümit bağlayan insandır da. Çünkü Cenab-ı Hakk: "Allah'ın rahmetinden ancak kafirler ümit keser." (Yusuf, 12/87)
    buyurmuştur.

    Dolayısıyla korkaklık Müslümana yakışmadığı gibi hiç bir kınayıcının kınamasından, İslâm'a karşı olan insanlardan korkmamak, yalnız ve yalnız Allah(suphanehu ve teâlâ )'tan korkmak gerekmektedir.

    Şimdi Cesaret Hakkında Konuşalım Biraz;

    Sevdiğim bir söz var;

    “cesaret korkusuzluk değildir, daha ziyade, bir başka şeyin korkudan daha önemli olduğu düşüncesidir.” -Meg Cabot

    Cesaret; Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cesaret, aynı zamanda yiğitlik, kararlılık, ataklık, ve dayanıklılık özelliklerini de içeren, korku, acı, risk, belirsizlik veya tehdit ile başa çıkabilme yeteneğidir."Fiziksel cesaret" fiziksel bir acı, zorluk veya ölüm tehlikesi ile yüzleşme sırasındaki cesareti tanımlarken, "ahlaki cesaret" çoğunluk muhalefeti, utanç, skandal veya şevk kırıcılığı karşısında etik davranmayı ifade etmektedir.

    Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanmak için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.

    Başlangıçta korkak ile cesur insan arasında pek bir fark yoktur.

    Aradaki tek fark: Korkak korkularını dinler ve onları izler.
    Cesur ise korkularını bir kenara koyup ileri adım atar.

    Korkak korkularına kulak verir ve onları izler. Ve cesur, onları bir kenara atıp ileri adım atar. Cesur insan, korkularına rağmen bilinmeyene adım atar. O, korkuyu bilir.Korku oradadır.
    Kolomb gibi keşfedilmemiş denizlere açıldığın zaman, bir korku vardır, yoğun bir korku. Çünkü kimse ne olacağını bilemez. Güvenliğin kıyılarını terk ediyorsun. Bir anlamda hiçbir sıkıntın yoktu. Eksik olan tek bir şey vardı: macera.


    Belirsizliğe adım atmak sana heyecan verir. Biliyor musunuz kardeşler aslinda en büyük hatamız ve korkumuz sonunu bilemediğimiz evhamlardır.
    Sondan korkuyoruz? Ya bana kızarsa,ya yanliş anlarsa?

    Mübarek denedin mi ki korkuyorsun saha sonuç ortada bile değil ki! Ne bileceksin belki senin tahmin etmediğin kadar yumuşak olacak sonu? Sonlari da yazan Allah (suphanehu ve teâlâ ) değil mi? Nerde senin tevekkülün?
    Bilmediğin sondan korkmayacaksın! Yürüyeceksin!
    Ne olur o zaman biliyor musun?

    Kalp tekrar atmaya başlar, tekrar canlanırsın; yaşadığını hissedersin. Varlığındaki her hücre canlanır. Çünkü bilinmeyenin meydan okumasını kabul etmişsindir.
    Bütün korkulara rağmen, bilinmeyenin meydan okumasını kabul etmek cesarettir. Korkular oradadır. Ama eğer sen tekrar tekrar bu meydan okumayı kabullenirsen, yavaş yavaş o korkular kaybolur. Bilinmeyenin getirdiği o sonsuz keyfi yaşamak, bilinmeyen ile duymaya başladığın heyecan, seni güçlü yapar. Zekanı keskinleştirir. Belirli bir bütünlüğe ulaşmanı sağlar. İlk kez hayatın bir sıkıntı değil, macera olduğunu hissetmeye başlarsın. Sonra yavaş yavaş korku kaybolur. O zaman sürekli macera peşinde koşmaya başlarsın.

    Kısacası cesaret, bilinmeyen için bilineni riske etmektir; tanıdık olmayan için tanıdık olanı; konforsuzluk için konforlu olanı; bilinmeyen bir varış noktası için herkesin bildiği göç yollarını terk etmek demektir. İnsan başarıp başaramayacağını asla bilemez. Bu bir kumardır. Ama hayatın ne olduğunu sadece kumarbazlar bilir.



    KORKUSUZ OLMANIN YOLLARI

    ●Korkusuz olabilmek için daha önce cesaretine güvendiğiniz insanlarla birlikte olun.Birlikte olamasanız bile onlarla telefonda konuşun. Hiçbirini yapma olanağınız yoksa onların yaşamlarını ve davranışlarını düşününüz.Birsüre sonra kendinizi cesaretli hissedip korkusuz olacaksınız.

    ●Korkuya mı gitmek istiyorsunuz yoksa korkusuzluğa mı?Kararınızı açık ve net olarak vermelisiniz.

    ●Korkak insanlardan kesinlikle uzak durmalısınız. Benim bildiğim güzel bir söz var der ki "KİMSEDEN KORKMAYIN, KORKUTUN, KORKARLAR"

    ●Birileri tarafından size kötülükler yapılıyorsa cesarete ihtiyacınız var demektir.Yeryüzünde yaşayan herkese Peygamberlere dâhil kötülük yapılmıştır, bu doğrudur o yüzden size de yapılabilir. Tedbirlerinizi alırken yakın çevrenizden başlayınız.

    4-önceden cesaretli olanlar sonradan korkak olurlar mı? Genellikle olmazlar ancakbireykendisini gevşek bırakırsaçevreninbaskılarınaboyun

    ●Şunu asla unutmayın ! SADECE ALLAH (suphanehu ve teâlâ ) izin verirse size kötülük yapabilirler.

    ●Cesaret veren yiyecekler hakkında araştırma yaptım.Balık yemek insana cesaret vermektedir. Yine en çok işinize yarayacak olan üstelikte denediğinizde hayretler içersinde kalacağınız bir yiyecek söyleyeceğim. "Ekmek, börek, vs undan pişirilmiş gıdaların yanık olan yerleri sizleri cesaretlendirecektir."
    Hatta kendinizi tarihte en cesaretli olarak kabul etmiş bir lider gibi hissedeceksiniz. Hemde bu aşama, aşama değil hemen etkisini gösterecektir. Birde domatese benzeyen hurma yiyebilirsiniz.

    ●Cesaretli olarak hayat yaşayanların birçoğuna saldırı yapılmamıştır.

    ●Insanlar korkuya da korkusuzluğa da alıştırılabilir.
    ●Cesaretli insanlarda aynıdır, onlar diğerlerinin de korkusuz olmasını ister.

    ●Hiçbir kavga 30 dakikadan fazla sürmez kesinlikle korkmayınız. (Kavga edin demiyorum lakin aklınızda kalsın) Korku insan üzerinde uzun süre beklemez.
    ●Korktuğunuz anlarda şu davranışlarda bulununuz. Sanki korku oluşturacak bir durum yokmuş gibi hareket etmeye çalışınız.
    ● Sizi korkutanlarıda korkutabilecek güçleri bulunuz.

    Korkularınızla alay etmeyi bileceksiniz bir kere ))
    tn_700_56fd95234ef1a.jpg
  2. Hamdussena

    Hamdussena Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    çok haklısın kardeşim.
    Allah (cc) çocuklarımızı ashab gibi cesur kılsın.
  3. Havîn

    Havîn Hâdâ Omar ,Hâdâ Omar ! Kullanıcı

    جزاك الله خيرا
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş