1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Çözüldü Dünya Düz Ve Dönmüyor Olduğunu Iddia Edenler

Konu, 'Kur'an ve Sünnetten Delillerle Soru - Cevab' kısmında abdullah11 tarafından paylaşıldı.

  1. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

      
    ahi bende bi kaç birşey eklemek istiyorum mantıken

    Dünya düz olsaydı şayet son teknoloji sahibi ülkeler neden gökyüzüne doğru uzay aracı gönderiyorlar ? dünya düz olsaydı en azından belli bir yerden sonra dünyadan düşerdik teknolojiyede gerek kalmazdı o kadar yakıt harcamaya ne hacet veya bunuda geçelim

    eğer dünya düz olsaydı güneş ışıkları yeryüzüne yansıdığı vakit bir taraf gece bir taraf gündüz olmazdı. düz olan bir yere ışık vurulduğu vakit her yeri aydınlatırdı ya gece olurdu yada gündüz.
  2. minhac

    minhac Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Rusya'ya mayıs ayında bir yakınım iş için gitmişti. 22.30 da akşam, 23.30 da yatsı, 01.30 da da sabah oluyormuş. yani güneş battıktan 3 saat sonra tekrar doğuyor. dünya düz ya da yuvarlak , yuvarlak olduğuna inananlardanım Allahualem. ama şunun için şükür etmek gerekiyor kutuplara ve oraya yakın ülkelere kıyasla geceyi gece, gündüzü de gündüz gibi yaşatan Rabbe hamd olsun...
  3. Kozsoy

    Kozsoy Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Dünya Yuvarlak zaten yuvarlak olduğu için güneşin doğuşu batışı heryerde aynı zaman süresinde gerçekleşmiyor.

    Bu uzaya gitmediler aya çıkmadılar falan olayı ise tam bir ühürükçülük. Azıcık zorlasan Kudus'ü de işgal etmediklerine inandırabilirsin bunları .Aklıma Türkiye!nnin durumu geldi birdenbire hani bizde işgalcileri kovalamışız ya :)
  4. ysbf

    ysbf Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bazıları gecenin gündüze dolanmasını (Zümer 5) dünyanın küre şeklinde olduğuna delil getirmeye çalışmışlardır. Bu haktan en uzak sözlerden biridir. Zira ayette gece ile gündüzün dünyaya dolandığı değil, gecenin gündüze dolandığı zikredilmektedir. Gündüz ile gece ise, dünyadan ayrı, yaratılmış birer varlıktır. Önce dünyanın döndüğüne kendilerini inandıranlar, sonra dünyanın küre şeklinde olduğunu ispatlamak için gece ile gündüzün dünyanın dönmesiyle oluştuğunu iddia ettiler. Bütün bunlar naslara dayanan açıklamalar değil, felsefi kuruntulara dayanan görüşlerdir

    Gece we Gündüz Dünyanın Dönmesiyle Oluşmaz Bunlar Ayrı Yaratılmış varlıklardır ...

    “İçinde istirahat etmeniz için geceyi sizin için yaratan, gündüzü de aydınlık yapan Allah'tır” (Mu’min/Gafir 61, Yunus 67, Neml 86)

    “Yörüngelerinde biteviye hareket eden güneşi ve ayı, gece ile gündüzü, sizin istifadenize sunan.” (İbrahim 33)

    “Biz, geceyi ve gündüzü iki delil kıldık. Gecenin delilini silip, Rabbınızdan rızık istemeniz ve senelerin sayısını ve hesabını bilmeniz için gündüzün delilini aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzun açıkladık.” (İsra 12)

    “Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan Odur; bunların her biri bir yörüngede yüzer.” (Enbiya 33)
    MUTLAKA OKUYUN ÇOK ÖNEMLİ BİLGİLER DELİLLERİYLE ANLATILMIŞ.KURANA VE SAHİH SUNNETE GÖRE DÜNYANIN DÜZ OLDUĞU VE DÖNMEDİĞİNİN İSBATLARI VAR

    http://selefiyye.free.fr/pdf/DunyaVeKubbesi.pdf
  5. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    ysbf akhi ALLAH (c.c) herşeyi belli bir nizam içinde yaratmış

    herşey birbiri ile uyumlu hiçbir şey ne geride nede ileride ayetler bunu gösteriyor bilim ve teknoloji ise bu düzenin nasıl hareket ettiğini yakından gösteren bi nimet

    RABBİM,bu nimeti vermiş ki kudretinin büyüklüğünü görmek için
  6. Habibullah

    Habibullah Islam-TR Üyesi Kullanıcı


    bir gün paran olursa eğer kıtalararası uçak ile yolculuk etde gör dünya tepsi gibimi yoksa yuvarlakmı.......
  7. kskaya

    kskaya Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    yav kardeşim ayetleri kendinize göre tevil etmeyin kafanız hic basmıyormu adam gemiyle dünya turuna cıkıyor başladığı noktaya dönüp geliyor insanları saptırmayın düz olsa sonuna gelipte duvara carpıpmı geri geliyor yoksa sonunda bitip düşüyorlarmı boşluğa yav yaşınız kac cocukmusunuz cahilmi suphanallah
  8. abdullah ebu muslim

    abdullah ebu muslim Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    bebeği de alemlerin rabbi Allah(cc) yaratıyor ama bebeğin oluşum süreci anne karnında gerçekleşiyor. bu; bebeği yaratan, annenin hücreleridir(haşa!), anlamına gelmiyor.

    ayrıca, dünyanın düz oluşuyla ilgili nasslar var diyorsunuz ama o nassları nedense sadece sizin gözleriniz görüyor. eğer, gerçekten konuyla ilgili nasslar olsaydı biz fotoğraflara, bilime, teknolojiye... değil tabii ki Allah(cc)ın ayetlerine iman ederdik. ancak şu an biliyoruz ki mevct bilimsel yasalar bizim iman ettiklerimizi destekliyor.
    sırf farklı olmak için, kendimizi batıdan farklı kılmak için de 2X2' ye 5 diyecek halimiz yok. doğru, nereden gelirse gelsin doğrudur.
  9. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Dünya Düz Olamaz!

    "Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zulkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın" (Kehf 86)

    Ayette geçen ve "Kara bir balçık" diye tercüme edilen "aynin hamietin" tamlaması farklı iki okunuşa göre "siyah balçıklı göze, sıcak göze" anlamlarına gelir. Her iki kıraat da güneşin batışı esnasında okyanusta meydana gelen manzarayı tasvir eder. Okyanusta, güneşin battığı yerde ya siyah balçıklı bir göze veya buharlaşmakta olan bir sıcak su gözesi görünümü meydana gelmektedir. Bu iki mânayı birleştire*rek, "güneşi siyah balçıklı bir sıcak su gözesine batıyor gibi gördü" şeklinde bir mâna vermek de mümkündür.

    Allah (c.c.), Zulkarneyn'i yeryüzünde güç, kuvvet, ilim, irfan ve her türlü maddî ve manevî imkâna sahip bir lider kıldı. Bu imkânlar sayesinde dilediğini el*de edebiliyor ve dilediğini yapabiliyordu. O, bu imkânları Allah yolunda kullan*mak üzere cihad ve futuhata çıktı. Tefsirlerde nakledildiğine göre Zulkarneyn, ba*tıda Atlas Okyanusu'na veya Karadeniz'e kadar gitti. Orada güneşin deniz ufkun*da batışını seyretti. Güneş, sislerle kaplı deniz ufkunda, sanki balçıklı bir su göze*sine veya sıcak su gözesine gömülür gibi batıyordu. Kur'an burada coğrafî ve kozmografik bilgi vermemiş, bakanın ufukta gördüğünü tasvir etmiştir.

    Tefsircilerin kanaatine göre Zulkarneyn'in sahilde karşılaştığı kavim inkarcı bir topluluk idi. O yüzden Allah Teâlâ ; O'nu, bu kavmi cezalandırmak veya eğitmek ve böylece iyilikle yola getirmek arasında serbest bıraktı.

    Zulkarneyn batıda işlerini bitirdikten sonra doğunun yolunu tuttu. Neticede, muhtemelen Afrika'nın veya Asya'nın doğu kıyılarına, Hint Okyanusu'ııa, yahut Hazar denizine ulaştı. Âyetlerin akışından anlaşıldığına göre burada mede*nî hayat gelişmemişti. Zulkameyn'in karşılaştığı insanlar, medeniyetten uzak ol*duklarından, güneşin sıcağına ve yağmura karşı korunmak için ne elbise dikip giy*mesini biliyorlardı ne de barınabilecekleri evleri vardı, topraklarında güneşe karşı koruyabilecek bitki örtüsü de bulunmuyordu.

    Bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere dünyanın düz olduğu gibi bir ifade olmadığı gibi böyle bir mana da çıkarılamamaktadır. Aksine Kur'an-ı Kerim'de dünyanın yuvarlak olduğu ifade edilmiştir.

    Yine Aynı ayetetin tefsirini İmam Kurtubi şöyle vermiştir:
    "Nihayet güneşin doğduğu yere vardığı zaman" buyruğunda geçen;” "Doğduğu yer" kelimesini Mucahid ve İbn Muhaysin "mim" ile "lam" harfini üstün ile okumuşlardır, "Gü*neş ve yıldızlar doğdu, doğmak, doğuş" denilir.
    "Lam" harfinin üstün ve esreli okunuşu aynı zamanda güneşin doğuş yeri anlamına da gelir. Bu açık*lamaları el-Cevherî yapmıştır.
    Yani o, sonunda kendileri ile güneşin doğuş yeri arasında insan diye kim*selerin bulunmadığı bir kavmin bulunduğu yere vardı. Güneş ise bunun öte*sinde oldukça uzak bir yerde doğuyordu. İşte yüce Allah'ın: "...Bir kavmin üzerine doğduğunu gördü" buyruğunun anlamı budur.


    Güneşin battığı yerde bulunanlar ise Cabers ahalisidir. Bu iki şehirden her birisinin onbin kapısı ve her bir kapısı arasında bir fersahlık mesafe vardır. Cabelk'in ötesinde başka ummetler de vardır. Bunlar ise Tâfîl ve Târis'dirler.
    (İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruc Yayınları: 11/111-120 Kehf 85 tefsiri)



    Fahruddin Er-Râzi ; Ra'd 3 ayetinin tefsirinden:

    "Yeryüzünü enine boyuna yayıp döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getiren ve yeryüzünde meyvelerin hepsinden iki çift yapan O'dur. Sürekli olarak gece ile gündüzü birbirine dolamaktadır. Düşünecek olan bir kavim için bunda muhakkak ki, ibretler vardır." (Ra'd 3)

    Yerin Küre Şeklinde Olması

    3) Bazı kimseler şöyle demişlerdir. "Yer yuvarlaktı. Onun uzayıp yayılması. Mekke'den, Kabe'nin affından itibaren olmuştur. Böylece dünya şöyle şöyle yayılmıştır."
    Diğer bazı kimseler de, "Yeryüzü Beyt-i Makdis'de toplanmıştı. Cenâb-ı Hak ona, "şöyle şöyle git, uza!" dedi" demişlerdir.
    Bil ki bu görüş, ancak biz yeryüzünün küre şeklinde değil de dümdüz olduğunu kabul ettiğimiz takdirde geçerli olur. Bu görüşü benimseyenler, görüşlerine Cenâb-ı Hakk'ın, "Bundan sonra da yeri yayıp döşedi" ayetini delil getirmişlerdir. Bu görüş şu iki bakımdan muşkillik arzeder:


    a) Yerin küre şeklinde olduğu, delillerle sabit olmuştur. O halde bu hususta, diretmek nasıl mümkün olur? Buna göre onlar, "Ayetteki, "yeri uzattı (meddetti)" ifadesi, yerin küre şeklinde olmasına ters düşer.
    Öyle ise, daha onun uzaması nasıl mümkün olur?" derlerse, biz deriz ki: "Hayır, biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü yeryüzü büyük bir cisimdir. Küre, son derece büyük olduğunda, onun her bölgesi ve parçası, dümdüz imiş gibi görünür. Bunun ile aslında dümdüz arasındaki farkı ancak Allah bilir. Baksana Cenâb-ı Hak, "Dağları kazıklar yapmadık mı?" buyurmuş ve o dağları, bazı insanlar onların üzerinde meskun oldukları halde, "kazık" olarak nitelendirmiştir. İşte burada da böyledir."


    b) Bu ayet, sayesinde bir yaratıcının varlığına istidlal edilsin diye getirilmiştir. İstidlalin şartı ise, bir yaratıcının varlığına istidlal edilecek şeyin, görünen ve bilinen birşey olmasıdır. Halbuki "yeryüzünün Kabe'nin altında toplanmış olup, (oradan yayılması) görülmemiş ve muşahede edilmemiş bir şeydir. Binâenaleyh bununla, bir yaratıcının varlığına nasıl istidlal edilebilir? Böylece ayetin gerçek tevil ve tefsirinin, bizim söylediğimiz şekilde olduğu sabit olur.
    (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 13/ 382-383 . Ra'd d suresi 3. ayet tefsiri)

    Yeryüzünün Küre Şeklînde Yaratılışı

    "Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış?" (Gâşiye, 20).


    "O yere (bakmazlar mı) nasıl yayılıp, döşenmiştir o" (Gâşiye, 20).
    Yani, yer de, üzerinde hareket eden canlılar için bir döşek, bir mekandır. Bazı kimseler bu ayet ile, yeryüzünün küre olmadığına istidlal etmişlerdir ki bu zayıftır. Çünkü küre, çok büyük olduğunda, her bir parçası bir satıh (düzlük) gibi olur. Hz. Ali (r.a) ayetleri malum sigası ve mütekellim zamiriyle “Keyfe halaktu, rafe’tu, nesabtu” ve “setahtu” "Nasıl yarattım, yükselttim, diktim ve yayıp döşedim" şeklinde okumuştur ki hepsi, "Bunları nasıl yaptım, bakmaz mısınız?" takdirindedir. Buna göre, mef'ûl zamiri hazfedilmiştir

    (Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 23/106 . ğaşiye suresi 20. ayetin tefsiri)

    İmam Gazali'nin Tehafut-ul Felasife kitabından:

    [​IMG]

    "Malûm olsun ki, filozoflar ile halk arasında olan ihtilaf üç kısımdır ki: Bir kısımda munakaşa, mucerret söze dayanır. Meselâ: Filozoflar, alemin yaratıcısına cevher deyip; cevheri, mekândan munezzeh, zatıyle kâim varlık ile tefsir eyledikleri gibi. İkinci kısımdaki çekişmeler, dinden bir esasa ilişkin olmayan işlerdedir. O halde onlarla münakaşa etmek, peygamberleri tasdik zaruretinden değildir.
    Yani o işleri kabul, onları yalanlamayı veya aksini gerektirmez.
    Meselâ: Ay tutulması, yerkürenin güneş ile ay arasına girmesiyle ayın ışığının görünmemesinden ibarettir. Zira ki ay, ışığını güneşten alır. Yer ise küredir ve gök her taraftan yeri kuşatmıştır.
    Ne zaman ay, yerin gölgesinde kalsa, güneşin ışığı ondan kesilir, dedikleri gibi. Ve dahi güneşin tutulmasının mânâsı, yerden güneşe bakan şahıs ile güneşin arasında ayın bulunması ve gölge olmasıdır. Bu durum güneşle ayın baş ve kuyruk düğümlerinde bir anda birleştikleri vakitte olur dedikleri gibi. Bu görüşleri dahi munakaşa ile çürütmekle durumu değiştirmek mümkün değildir. Bu durumda, o kimse ki, söylenmiş bu işleri çürütmekte munazarayı, dinin gereklerinden zanneder; o kimse dine zarar vermiş olur.
    Zira ki, bu işlerin olmasına geometrik ve matematiksel deliller delalet eder. Bir kimse ki, ona muttali olup, tahkikine gücü yeter, sebebinden ve vaktinden, miktarından ve süresinden haber verir; ona denilse ki: "Bu şeriata aykırıdır."

    Buna rağmen o kimse kesinlikle bildiği bu işte şüphe etmez, belki şeriatta şüphe eder ki: "Kesin bilgiye aykırı şeriat nasıl olur?" diye tereddüde başlar. İmdi, şeriata, yoluyla tan edenlerin zararından, yolsuz yardım edenlerin zararı daha çoktur. Nitekim "akıllı düşman akılsız dosttan iyidir,"
    Bundan sonra İmam Gazali , güneş ve ay tutulmaları hususundaki Hadîs-i Şerifi nakledip, diyor ki: "Hadîs-i Şerifin sonunda buyurulduğu üzere: "Ay tutulması İlahî tecelli sebebiyle saygıdır," bu fazlalığın nakli sahih değildir. Sahih olduğu takdirce dahi kesin işlerde, iddialaşmaktansa te'vili ehvender. Çok açık deliller, kesinlikle bu noktaya ulaşmayan kati işler karşısında te'vil olunmuştur; nerede kaldı ki nakli sahih olmayan...
    Filozoflarla İslâm âlimleri arasında tartışılan konu:
    Alemin sonradan olduğu ve sonradan olmadığı meselesidir. Alemin sonradan olduğu sâbit olduktan sonra; yuvarlak olsun, düz olsun; felekleri ve unsurları buldukları gibi, onüç tabaka olsun, daha az veya çok olsun, dine zarar vermez. Alem her nice olursa olsun, kastolunan şey, onun Allah'ın kudretiyle vücuda geldiğidir.

    Üçüncü kısım odur ki, onda tartışma, din esaslarından birine ilişkin ola:
    Alemin sonradan yaratılması, Allah'ın sıfatları, cesetlerin haşri gibi. Bu maddelerde onlarla gerektiğince tartışmak ve sözlerini çürütmek lazımdır. Meselâ: Onlar derler ki: "Alem sonradan yaratılmamıştır, kadimdir. Zira ki kadime dayanır ve her kadime dayanan kadimdir. O halde âlem kadimdir."

    Biz bu sözleri çürütüp, deriz ki: "Alem sonradan yaratılmıştır, hâdistir, çünkü değişicidir. Her değişikliğe uğrayan hâdistir."
    (İmam Gazali'nin Tehafut-ul Felasife kitabı)


    "Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Herşeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatıdır (yapısı bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır." (Neml, 88)

    Neml Suresi'ndeki ayette Dünya'nın sadece döndüğü değil, dönüş yönü de vurgulanmaktadır. 3.500-4.000 metre yükseklikteki ana bulut kümelerinin hareket yönü daima batıdan doğuya doğrudur. Hava durumu tahminleri için çoğunlukla batıdaki duruma bakılmasının sebebi de budur.

    Bulutların, batıdan doğuya doğru sürüklenmesinin asıl sebebi Dünya’nın dönüş yönüdür. Günümüzde bilindiği gibi, Dünyamız da batıdan doğuya doğru dönmektedir. Bilimin yakın tarihlerde tesbit ettiği bu bilimsel gerçek, Kur'an-da yüzyıllar öncesinden -Dünya'nın bir düzlem olduğu, bir öküzün başının üstünde sabit durduğu sanılan 14. yüzyılda- haber verilmiştir.

    Dünyanın yuvarlak olduğunu haber veren diğer ayetler:

    1 —Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin kuturlarından geçmeye gücünüz yetiyorsa haydi çıkın. Çıkamazsınız, ancak bir imkan ile çıkabilirsiniz.”(Rahman: 33)

    Ayetteki ‘kuturlar’ tabiri bilindiği gibi "çaplar" demektir. Çap, yuvarlak bir şekil olduğuna göre, hem göklerin, hem dünyanın yuvarlak olduğu anlaşılır.
    2 —Bundan sonra da yeryüzünü yapıp döşedi; , ondan suyunu ve otlağını çıkardı.” (Nâziât: 30-31)
    Allah geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar” (Zumer: 5).

    Ayetlerindeki "dehaa" 'fiili yapıp düzenlemek’ anlamına geldiği gibi ‘deve kuşunun yumurtlama yeri, udhiyye, uhuvve, yuvarlak taş ve ceviz atmak’ anlamına gelen dahu’ mastarıyla da alakalıdır.
    Arapça’da bir fiilin iki değişik anlama gelebilmesi özelliğinden faydalanılarak, Dünya’nın yuvarlak olduğu anlatılmaktadır.
    İkinci ayette “dolamak” diye tercüme edilen Arapça ‘tekvir’ kelimesi, yuvarlak şekilde sarmak manasına gelir.
    Bu ayette de, gece ve gündüzün oluşmasına, Dünya’nın yuvarlak olması ve dönmesinin sebep olduğu kastedilmektedir.


    3 —Gece de bir alamettir onlara. Ondan gündüzü soyar çıkarırız”(Yâsîn: 37.)
    Soyup çıkarmak” fiilinin Arapça’sı olan ’sehl’ kelimesinin “yuvarlak bir şeyi soymak”tır.
    Türkçe’de de hayvanların derilerinin soyulduğu yere ’salhane’ (selhhane) denir.


    4 — Kur’an-ı Kerim, kıyametin ansızın, bir anda kopacağını, “Onlar hiç bilmedikleri bir zamanda aniden kıyametin gelmesini mi gözlüyorlar?” (Zuhruf: 66.)
    ayetiyle ifade ederken, A’raf Suresinin 97. ve 98. ayetleri şöyle demektedir:
    Kasabaların halkı, geceleri uyurken onlara gelecek baskınımızdan güvende midirler? Yahut kasabaların halkı, kuşluk vakti eğlenirken, baskınımızın kendilerine gelmesinden güvende midirler?


    Kıyamet aniden gelecek ve geldiği zaman Dünya’nın bir tarafında gündüz, öbür tarafında gece olacaktır. Bu da küre şeklinden başka bir şey değildir.

    **********

    Sapkın Bir Fetva :

    Dünya Yuvarlaktır" Diyenin, Tekfir Edilmesi

    İnternette dolaşan bir iddiada aşağıdakiler yazmakta. Bu iddianın hakikatini, burada dünya düz diye savunanların cevap vermesi gerekmektedir :

    Tarih: 1975
    Kaynak:Dünya’nın Sakin(dönmediği), Güneş’in Hareketli Olduğuna ve Gezegenlere Çıkmanın İmkansızlığına Dair Akli ve Hissi Deliller” kitabı
    Yazan : Şeyh Abdul Aziz Bin Baz

    Fetva: "Kim dünyanın yuvarlak olduğunu iddia ederse küfür ve delalete düşmüş olur. Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir. Bunu iddia eden kişi tövbeye davet edilir. Ederse ne ala! Aksi takdirde kafir ve dinden dönmüş bir kişi olarak öldürülür ve malı da Müslümanlar’ın hazinesine katılır.
    Eğer ileri sürdükleri gibi Dünya dönüyor olsaydı ülkeler, dağlar, ağaçlar, nehirler, denizler bir kararda kalmazdı. İnsanlar batıdaki ülkelerin doğuya, doğudaki ülkelerin batıya kaydığını görürlerdi. Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi. Velhasıl bu iddia sayması uzun sürecek birçok nedenden dolayı batıldır.”

    *****

    Dünya Düz Diyen Kral Ailesinden Prens Sultan bin Salman'ın Uzaya Çıkışı!

    Bazı mail gruplarında son günlerin favorisi. Dünya’nın düz olduğunu ileri sürüp tersini iddia edenlere sapık damgası vuran Suudi Şeyh Abdulaziz bin Baz da bol bol anılıyor. Ama bir de şu var ki, uzaya giden ilk Müslüman bir Suud. Hem de kraliyet ailesinden. Prens Sultan bin Salman, 1985 yılında yanına Kuran’ını da alıp Amerikan mekiğiyle uzaya gittiğinde hem Suudi haberleşme uydusunun yörüngeye girişini yakın mesafeden izlemiş, hem bilimsel deneyler yapmış, hem de hilali o kadar yakından görüp fotoğrafını çeken ilk Müslüman olmuştu. Amcası, Kral Fahd bin Abdülaziz ile de uzaydan telefonda konuşmuştu.

    Güneş’in hareket halinde olduğuna, Dünya’nın dönmediğine ve gezegenlere gitmenin mümkün olmadığına dair nakli ve ilmi kanıtlar.
    Bu bir risale başlığı.
    Yazarı da Medine İslam Üniversitesi’nden Şeyh Abulaziz bin Baz.
    Suudi Krallığı Bilimsel Araştırmalar Kurulu Başkanlığı yapmış bulunan Bin Baz’a göre, Dünya dönmüyor, sabit duruyor, Güneş ise sürekli yer değiştiriyor.
    Bunun tersine inanmak ise küfür ve sapıklık anlamına geliyor. Bu kişiler tövbe etmedikleri takdirde katledilmeleri vacip oluyor, mal ve mülklerinin de kamu hazinesine devredilmesi gerekiyor.


    Şeyh Bin Baz, iddiasını şu argümana dayandırıyor:
    Güneş mutemadiyen bir yerden doğuyor, bir yerden batıyor. Eğer dünya dönüyor olsaydı dağlar, ağaçlar, nehirler ve denizler sürekli yer değiştirirdi. Ama gelin görün ki, ne Mekke’deki Nur Dağı, ne de Medine’deki Uhud Dağı yer değiştirmiştir. Demek ki, "Dünya dönüyor ama, güneş sabit duruyor" diyenler bir sapıklık içindedir.


    Bu arada, gözleme dayalı bilimsel iddialar ortaya atan ve 1999 yılında 90 yaşında hayata veda eden Şeyh Bin Baz’ın görme engelli olduğunu belirtmem gerekiyor.

    Şeyh, hem Başmüftü ve Ulema Kurulu Direktörü hem de Bilimsel Araştırmalar Kurulu Başkanı olduğu için, ibadet ve uzay bağlamında akla takılan her soruyu ona yöneltmek gerekiyor.

    Nitekim Prens Sultan bin Salman da öyle yapıyor.

    1985 yılında Discovery mekiği ile uzaya çıkmadan önce, orada kıbleyi nasıl bulurum, nasıl abdest alır, yatsıyı ikindiyi nereden anlar, yerçekimsiz ortamda nasıl secdeye varırım sorularının cevabını almak üzere şeyhin huzuruna çıkıyor.

    Şeyh işi yokuşa sürmüyor. "Uzayda namaz sorunu olmaz, çünkü hiçbir şey yeryüzünü terk edemez" diye kestirip atıyor.

    Bununla birlikte Prens Sultan, uzaya sefere çıkan ilk Müslüman, ilk Arap ve ilk kraliyet mensubu olarak Discovery ekibine katılıyor. Suudi televizyonu, şeyhin dünyadan ayrılamayacağını iddia ettiği prensin yörüngedeki görüntülerini yayınlıyor. Prens, amcası Kral Fahd bin Abdülaziz ile telefonda konuşuyor. Tur rehberi gibi, mekiğin iç mekanlarını Suudi izleyicilere anlatıyor, Kuran okuyor. Prensi namaz kılarken gören olmuyor ama, bütün Suudi Arabistan, kralın yeğeninin uzayda olduğunu biliyor.

    YÖRÜNGEDEKİ PRENS

    Mekik yörüngeye girdikten sonra NASA üniformaları çıkarılıyor, kıyafet serbest. Ancak prensin, yerçekimsiz ortamda munasip olmayacağı için entari giymediği dikkat çekiyor.

    Discovery’nin seferi sırasında yörüngeye üç uydu yerleştiriliyor. Bunlardan biri Arabsat’a ait haberleşme uydusu. Dünya dönmüyor diyen Şeyh bin Baz’a inat, Suudi’nin sadece prensi değil, uydusu da yörüngede turlamaya başlıyor.

    O dönemde 28 yaşında olan Prens Sultan, deneyimli bir pilot. Ancak uzaydaki görevi başka. Suudi bilimadamları tarafından hazırlanan üç ayrı deneyi gerçekleştiriyor. Bunların içinde en karmaşık olanı, Kraliyet ailesinden Prens Türki’nin Stanford Üniversitesi’ndeki doktora tezi için hazırladığı iyonlanmış gaz deneyi.

    Prens Sultan ayrıca, petrol ve suyun yerçekimsiz ortamdaki bileşiminin hangi davranış sürecini gösterdiğine dair bir deney de yapıyor. Petrol sızıntısıyla mücadelede yol gösteren bu deneyde Kuveyt ve Cezayir petrolü kullanılıyor. Diğer deneyde ise yerçekimsiz ortamın insan vücudu üzerindeki etkileri araştırılıyor.

    Prens, hilali uzayda gözleyip fotoğrafını çeken ilk Müslüman olarak da tarihe geçiyor. Bu gözlem, ramazan ayının sona erdiğini gösteren anın tespit edilmesi açısından Suudiler için önemli.

    İşte böyle ilimle dolu uzay seferinden dönüşünde Prens Sultan, Taif’te "prensler" gibi karşılanıyor. Amca Fahd, astronot yeğenine, Kral Abdulaziz nişanı takıyor ve Hava Kuvvetleri’nde binbaşılık rütbesine yükseltiyor. Caddelerde geçit resmi düzenleniyor, şiirler okunuyor ve uzay seferinin anısına, mekikli-uydulu-minareli, NASA ve Suudi amblemli pul serisi çıkarılıyor.

    Prens beyanatlar veriyor: "Arab dünyası bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyor. Petrol, para ve teknolojik gelişmenin ilk evresini geçtik. Yeni kuşak artık ileriye bakıyor, fırsat eşitliği ve eğitim hamlesiyle dünya topluluğuna katılmaya hazırlanıyor. Bunlar geleceğin anahtarı. Ben uzayda 1 milyar Müslümanı temsil ettim. Onları, Amerikan gemisiyle uzaya götürdüm."

    O uzay seferinin üzerinden 21 yıl geçti. Prensin geniş ufuklu tahminlerinin aksine dünyada uyum değil, zıtlaşma yaşanıyor. O 21 yıl içinde uzaya giden başka Müslüman çıkmıyor.

    Geçen eylül ayında İran kökenli Amerikan vatandaşı Anuşeh Ensari, Rus Soyuz aracıyla Uluslararası Uzay İstasyonu’na ayak bastığında, uzaya giden ilk Müslüman kadın ve ilk İranlı unvanını kazanıyor. Ancak uzay turisti olarak.

    Şimdi Malezyalılar, uzaya gidecek üçüncü Müslümanı hazırlıyor. Ruslarla gidilecek ve deneyler yapılacak. Şu anda Malezya’da Dünya düzdür diyen bir şeyh yok, ancak hararetli bir şekilde uzayda ibadet sorununu tartışıyorlar. Mesela en önemli sorunlardan biri şu: Uzay istasyonu 24 saat içinde dünya çevresinde 16 kez dönüyor. Her 90 dakikada bir güneş doğup batıyor. Bu durumda namaz vakitlerini günde 80’e mi çıkarmak gerekiyor? Çözümü, Mekke saatini esas almak.

    Peki kıble nasıl bulunacak? Kıbleyi bulan döner astronot koltuğuyla.

    İstasyonda su kısıtlaması var, abdest nasıl alınacak? Kuran’a göre toprak ve külle de olur. Ama, uzayda toprak ve kül yok.

    **********


    DÜNYANIN DÜZ VE DÖNMEDİĞİNİ İDDİA EDENLERİN CEVAP VERMESİ GEREKEN SORULAR

    Bak ferbay ; Kralcıların (ebu Muaz vs) dünanın düz oluşuyla ilgili tevilleri hem pekçok ayete, mufessirlere ve gerçeklere (video-resim) aykırıdr.
    İmam Gazali'nin de dediği gibi; yapmaları gereken, tevillerini gerçeklere- kesin bilgiye göre düzeltmeleridir. Şeriat, kesin bilgiye nasıl aykırı olur? hiç düşünmüyorlar mı? Bunu kendine nasıl izah edebiliyorsun?
    Ayet ve hadisleri delil arayarak önceden karar vermiş olduğun neticeye göre nasıl yorumlanabilir? Hadi yorumluyorlar, kendisi gibi düşünmeyen , hatta yorumları hakikatlede uyum sağlamışsa nasıl suçlayabilirsiniz?


    İnsanoğlunun aya çıktığını da kabul etmiyor musunuz?

    Gördüğünüz Dünya resimlerine fotomontaj mı diyorsunuz? Yoksa nasıl bir yorum yapıyorsunuz?

    Dünyanın düz olduğunu kabul ederken dikdörtken, kare nasıl bir düzlem-satıh diyorsunuz?

    Kutubları nereye koyuyorsunuz?

    Dünya düz ise, Kutuplar neden olur?

    Dünya düz ise, dünyanın her bölgesinde neden farklı mevsimler olur?


    Dünya düz olursa, bir bölgede gece iken, bir başka bölgede nasıl gündüz olabiliyor?

    Dünya düz olsaydı, uzaktan gelen gemi nasıl görünürdü?

    Dünya düz olsaydı, "gün doğumu" ve "gün batımı" saatlerinin dünya'nın her yerinde aynı olması gerekmez miydi?

    Dünya yuvarlak olsaydı; ufuk çizgisi olmayacağına göre yerine ne olurdu?
    Dünyanın Düz Olduğuna İnanan Yerli Kralcılar; T.C. nin okullarındaki çeşitli derslerdeki Dünyanın Yuvarlaklığıyla ilgili mudahaleleri nelerdir?
    Dünya düz iddiasında bulunanlar, Dünya yuvarlaktır diye işleyen "Google Earth" programını kullanmayı Haram mı görüyorlar?

    [​IMG] [​IMG] [​IMG]

    vs vs bitmez...




    Ay'dan Dünya'ya Bakış

    [​IMG]
  10. kanepe21

    kanepe21 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    bazı yazıları hayretle okudum gerçekten..dünyanın yuvarlak olmadığını söyleyenler,hatta yuvarlak olduğunu söyleyenlerin tekfir edilmesi...v.s gibi birçok şeyleri ilk defa guydum.ben dünyanın dönmediğini ve dolayısıyla sabit olduğunu ve yuvarlak olmadığını gbi şeyleri okullarda söyledikleri gibi sadece filozofların düşüncesileri olduğunu sanmıştım.dünyanın yuvarlak olduğunun ve döndüğüde 8 asırda george adında bir araştırmacının tesb,tleri ile kanıtlanmış.hatta işaret olarakta ayın değişik şekil alması ile bilniyor. kuranda da bir çok ayetler var bukonuda.bulutların sürekli hareket olmasıda bu delillerden bir tanesi..
  11. Ehli_Hadis

    Ehli_Hadis Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İmam Gazali
    Fahruddin Er-Râzi
    Bunlar Kaynakmı şimdi..?


  12. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Abesle iştigali bırak da , yukarıdaki sorulara cevap ver!
  13. kanepe21

    kanepe21 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    dünyanın düz olduğunu söyleyenlerin delili nedir ya...ayet var bu konuda bunlar ayetleri kendi kafalarına göre mi yorumuyorlar ne...martin luther in denizleri dolaşıp tekrar aynı noktaya gelmesi bunun delilidir.
  14. Habibullah

    Habibullah Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    kısaca dünya düzmüdür demek istiyorsun yanlışmı anladım ?
  15. kanepe21

    kanepe21 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    evet yanlış anladınız dünya düzdür demek istemedim.daha iyi anlaşılması için o adamın kısaca hayatını anlatmak istiyorum
    martin luther...bu adamın zamanında papa devlet başkanı ve din adamıydı.ozamanlar dunyanın yuvarlak olmadığı ınancı vardı.şimdikilerden farklı olarak dünya dikdörtgendir diyorlardı.eğer öyle olmasaydı biz dünyadan düşerdik bunun için dünya yuvarlak olamaz deniliyordu.
    ve o zaman kimse papadan izin almadan dua edemez ettiği takdirde de ölümle cazalanıyorlardı...ve eğer papadan izin alarak dua etselerdi papa onlara cennetin anahtarını vercekti...ülkede bu düşünce yaygındı.
    birgün martın luther denizleri görmek ve gezmek istiyor ve denize açılıyor.denizleri gezdiği bir sırada ani bir frtına denizin kabarmasına ve dalgalanmasına yol açıyor.ve ne yapacağını düşünüyor.ve kendi kendine "ben papadan izin almadan dua edersem beni öldürecek ne yapayım"diyor.ama en sonunda "ben dua edeceğim ve eğer benim duam kabul olura da burdan kurtulursam halka papaya dua etmeden dualarının kabul edileceğini söyleyeceğim.diye düşünüyor..ve dua ediyor duası kabul ediliyor.ve fırtına diniyor tekrar deniz turuna çıkıyor.ve geze geze aynı noktaya geldiğini görüyor.ondan sonra dünyanın kare olmadığını ve yuvarlak olduğunu öğreniyor.gidip halka bu iki buluşunu söylüyor.1)papadan izinsiz duanın kabul olabileceği 2)dünyanın kare değil yuvarlak olduğunu açık bir şekilde söylüyor.ama ne halk nede papa inanmadığından dolayı adamı öldürüyorlar....

    bunun dışındada dünyanın yuvarlak olduğu ve döndüğüde ayetler ile sabittir.bunu tersini söylemekten allaha sığınırım...
    daha iyi anlaşılmıştır inşa..

    ha birde bir kelimenin yanlış yazılmasıyla yanlış anladınız sanırım..yeni fark ettim..
  16. nacikocak

    nacikocak Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    evet arkadaşlar dünya düz değildir "Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten Yeryüzü'ne yönelip onu uçlarından eksiltiyoruz"(enbiya 44) kutuplardan eksiltilmiştir yani kutupları basık küre şeklindedir ancak "Görmedin mi, Allah geceyi gündüzün içine sokuyor, gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneş`i ve Ay`ı bir emre boyun eğdirmiş. Hepsi belirlenmiş bir süreye doğru akıp gidiyor. Kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır. " (lokman 29) ayettede açıkça bildirildiği şekilde güneş bir yörüngede dönmektedir evet dönmektedir hatta dünya sabittir ben bir fizikçiyim ve güneşin yörüngesini buldum açıklayarak şemasını çizdim şema aşağıda inceleyebilirsiniz kuran'ı kerimde herşey apaçık bildirilmiştir ve zerre kadar yanlış yoktur hiç allah'ın (yaratıcının) ayetlerinde yanlış olurmu yanlış şudurki insanoğlu bilimi kuran'la ölçmek yerine kuran'ı bilimle ölçmeye çalışıyor bu gerçekten çok büyük bir günahtır

    NACİ KOÇAK


    [​IMG]
  17. ismail emre

    ismail emre Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allahım yahu dönen yorumlara bakkkk..........

    Arkadaşım ayetleri nasıl anlıyorsunuz bilmiyorum ama fizik kurallarına ve astronomiye uzak olduğunuz her yazınızdan belli oluyor (yok dünya düzdür, yok düz değil ama dönmüyor diyen acaip akıllara sahip insancıklara bu lafım.).

    ahh müslüman alemi ahh...
  18. nacikocak

    nacikocak Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    arkadaşım resim silinmişti yeniledim bir incele sonra karar ver birde ben dünyanın değil güneşin döndüğüne dair ayet ve ispatlar sunuyorum tersini iddia ediyorsan sende ortaya ispatlamak için birşeyler sunarsın tabi bulabilirsen
  19. ebucuheyman

    ebucuheyman Üyeliği İptal Edildi Banned

    ümmet bölük pörçük olmuşken siz boş işlerin size fayda vereceğinimi düşünüyorsunuz..ey müslüman önce zilletten kurtul farzları yerine getir vakar sahibi ol ..sonrada bir İSLAM devletin olunca elbette RABBİMİZ azze ve celle bize ilim verir.irfan verir şeref verir haysiyet verir ..selamunaleykum
  20. Ринат

    Ринат Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bu konuda ihtilafa deymez iki gorus var iksinede saygimiz olsun neyse allah bizi ihtilaftan uzak etsin

    selefiler gorus ayriligina dusmus biz ne yapmaliyiz saygi duymamiz lazim.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş