index (18).jpg

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Rezzâk isminin lügat anlamı

Rızk kelimesinden türetilen er-Rezzâk ismi; rızık veren anlamına gelmektedir. Mübalağa ve devamlılık ifade eder. Kullarına dilediği gibi ve sürekli rızıklar verendir.

Rezzâk isminin ıstılah anlamı
Rezzâk; kullarının ihtiyaç duyduğu her şeyi verendir.
Rezzâk; canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için bütün imkanları verendir.
Rezzâk; maddi ve manevi her türlü güzelliği verendir. Rızk; sadece maddi şeyler veya yiyecek, içecek değildir. Araplar, “Ruziktu bi veledin (Bir çocukla rızıklandırıldım)” derler. Buna göre eş, evlat, annebaba, kardeş, arkadaş gibi bütün güzellikler “rızk” kapsamının içindedir.
Rezzâk; görünen ve görünmeyen bütün bağışların sahibidir.
Rezzâk; ismi Allah‟tan başka hiçbir insana, sisteme veya otoriteye verilemez.

Rezzâk isminin Kur‟an içinde incelenmesi
er-Rezzâk ismi, Kur‟an‟da 128 defa farklı türevleriyle zikredilmiştir. Bu ayetlerin pek çoğunda Rabbimiz yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkını yüklendiğini belirtmiştir:

Yeryüzündeki bütün canlıların rızıklarını Allah verir..” (Hud 6)

Muhakkak ki Allah gerçek Rezzâk‟tır. Güç ve metanet sahibidir.” (Zariyat 58)

Nice canlı vardır ki, rızkını yanında taşıyamaz. Onlara da size de rızık veren Allah‟tır. O her şeyi işiten ve bilendir.” (Ankebut 60)

Kim mü‟min olduğu halde erkek olsun, kadın olsun güzel amel işlerse, işte bu kimseler cennete gireceklerdir. Ahirette de Allah onları hesapsız bir şekilde rızıklandıracaktır.” (Fatır 40)

Allah yolunda öldürülen şehidleri sakın ölüler sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.” (Ali İmran 169)

Rezzâk isminin bize yüklediği görev ve sorumluluklar
1-Rabbimiz tek ve gerçek rızık verici olarak kendisini tanıtmaktadır. (Zariyat 58) Bizler Allah‟tan başkalarını rızık verici olarak kabul etmemeliyiz. Hiçbir makamı, sistemi, otoriteyi, kurum ve kurulu Rezzâk olarak görmemeliyiz. Rızık konusunda hiçbir kimseden korkmamalıyız. Allah‟ın bizim için takdir etmiş olduğu rızık, nerede olursak olalım gelip bizi bulacaktır. Birileri maaşımızı veriyor, birileri rızkımıza vesile oluyor olabilir. Bizler bu vesileleri, aracıları “Rezzâk” olarak görmemeliyiz. Başımız dik, onurlu ve şerefli bir şekilde hakkı söylemeye, hakk uğrunda mücadele etmeye devam etmeliyiz. Zalimler bizim rızkımızı keserler, ekmeğimizi elimizden alırlar diye endişelenmeyeceğiz. Bileceğiz ki, Allah‟ın vereceği rızkı hiçbir kimse engelleyemez.

2-Rızık derdinden dolayı Yahudileşmemeli, onlara benzememeliyiz. Yahudiler dünyayı elde edebilmek için fıtratlarını değiştirdiler. Şahsiyetlerini bozdular. Allah‟ın verdiği nimetleri hor gördüler. Kitaplarına saygı duymayıp satır satır değiştirdiler, tahrif ettiler. Allah‟ın kitabı üzerinden ticaret yaptılar. Hoşlanmadıkları şeyle geldiği için peygamberlerini öldürdüler. Bundan dolayı lanetlendiler, maymunlara ve domuzlara benzetildiler.

Muhammed ümmetini Yahudiliğe karşı uyarmak için indiren Cuma suresinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

Onlar bir ticaret veya eğlence gördükleri zaman hemen ona doğru koşarlar seni ayakta bırakırlar. De ki: Allah‟ın yanında bulunan, ticaretten de eğlenceden de daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Cuma 11)

Rasulullah (s.a.v) Cuma günü mescidde hutbe okurken, Medine‟ye yeni giren bir ticaret kervanının davul sesleri her taraftan duyulmaktaydı. Kervan sesini duyan pek çok Müslüman Rasulullah (s.a.v)‟ı ayakta bırakarak kervana doğru koşuyorlar. Ticareti, oyun ve eğlenceyi görünce Peygamberi ayakta dikiyorlar. Rabbimiz de “Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır” buyurarak, Peygamberi ayakta bırakmanın büyük saygısızlık olduğunu, bu davranışın Yahudileşmeye doğru bir adım olduğunu bize öğretiyor.

Rasulullah (s.a.v) “Çoklukla övünmeniz sizi oyaladı” (Tekasür 1) ayetini tefsir ediyordu. Şöyle buyurdu: “Âdemoğlu “Malım malım” deyip durur. Ona; “Ey Ademoğlu! Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin ve sadaka verip ahirete gönderdiğinden başka malın var mı?” denir. Müslim/Zühd 1. Tirmizi 2342.

3-Allah‟ın bize verdiği rızıklardan Allah yolunda harcamalıyız.

Allah‟a ve Rasulüne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden Allah yolunda harcayın. Sizden iman edip Allah yolunda infak edenlere büyük bir ecir vardır.” (Hadid 7)

4-Allah dünyada rızık verirken kafir mü‟min ayrımı yapmaz. Hatta kafirlere mü‟minlerden daha fazla rızık verir. Çünkü Allah katında dünyanın hiçbir değeri yoktur.

Sehl bin Sa‟d (r.a)‟dan;

Biz Zu‟l-Huleyfe‟de Rasulullah (s.a.v) ile beraberdik. Yürürken şişkinlikten ayağı havaya kalkmış, murdar bir koyun leşiyle karşılaştık. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

-Şu murdar koyun leşinin sahibinin yanında ne kadar kıymetsiz olduğunu görüyor musunuz? Canımı elinde tutan Allah‟a yemin ederim ki; Allah katında dünya, sahibi yanında şu davarın kıymetsiz oluşundan daha da kıymetsizdir. Eğer dünya Allah katında bir sivrisineğin kanadı kadar değerli olsaydı, ondan hiçbir kafire bir yudum su bile vermezdi.
İbni Mace/Kitabu‟z-Zühd 4110