1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Eşlerin Sevinci

Konu, 'Evlilik ve Aile' kısmında Firak tarafından paylaşıldı.

  1. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

      
    Şeyh Abdulmuhsin el-Kâsım
    09/05/1423 Hicri – 19/07/2002 Miladi


    Muhakkak ki hamd Allah’adır. O’na hamdeder ve O’ndan yardım dileriz. O’ndan bağışlanma diler ve O’na tevbe ederiz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. O, tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki; nebimiz Muhammed, O’nun kulu ve rasulüdür. Allah O’na, ailesine ve ashabına çokça salât ve selam eylesin!..


    Bundan sonra... Ey Allah’ın kulları!.. Allah’dan hakkıyla korkun! Kim Rabbinden hakkıyla korkarsa yücelir. Kim de O’ndan yüz çevirirse doğru yoldan sapar.


    Ey müslümanlar!.. Aile, toplumun temelidir. Milletler ve halklar ondan doğar. Ailenin çekirdeği karı ve kocadır. (Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık.) (49/el-Hucurât/13)

    Aile; Allah’ın insanlar için hazırladığı, içerisinde rahat ve sükunet bulacakları bir sığınaktır. Evlilik, kainatın imarıdır. Nefsin sükunet bulmasıdır. Hayatın bir eğlencesidir. Evliliğin gerçekleşmesiyle yaşam düzene girer. İffet ve namus korunur. Nikah ile Allah, birbirinden uzak akrabaları ve farklı soyları bir araya getirir. Allah, evlenene yeterlilik ve rızk bolluğu vadetmiştir. Allah’ın sözü mutlaka gerçekleşir. (Eğer onlar fakir iseler, Allah lütfu ile onları zenginleştirir.) (24/en-Nûr/32)


    Eşlerin dertleri çok ve çeşitlidir. Fakat güzel geçim ve temiz sevgi bu dertleri yok eder. (Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah’ın, hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.) (4/en-Nisâ/19) Ailede azarlama ve sevgi, kızgınlık ve rıza olur. Erkeği edebi yükseltir ve aklı arındırır. Sevginin en yücesini ve muhabbetin en değerlisini gösterir. Hatayı affeder ve yanlışlıkları görmezden gelir. Kadın, eğri kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Onu idare etmekle ve hoşlanmadığı davranışlarına sabretmekle işler yoluna girer. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Kadınlara iyilikle davranın; çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Şüphesiz kaburga kemiğinin en eğri yeri en üstüdür. Düzeltmeye kalkarsan kırarsın. Öylece bırakırsan eğri olarak kalır. Kadınlara iyilikle davranın.” Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet eder.



    Eşin, senin çocuklarını dünyaya getirendir. Malını gözeten ve sırlarını koruyandır. Ona karşı alçakgönüllü ol ve güler yüz göster. Gülücük, nefisleri canlandırır ve kalplerdeki kini siler. Kadınların elbisesine, yaptığı yemeğe, süsüne övgüde bulunmak onların gönüllerini alır. İslam, sevgisinin artması amacıyla kadına karşı yalan söylemeyi mubah kılmıştır. Eşler arasında hediyeleşme, kalplerin anahtarıdır. Sevgiyi ve sevinci bildirir. Kadınla geniş olarak konuşmak, ketum ve kibirli davranmamak mutlu yaşamın niteliklerindendir. Ömer ibnu’l Hattâb radıyallahu anh şöyle der: “Erkeğin, toplum içerisinde yiğit dahi olsa ailesinin yanında (ona yakınlık ve kolaylık göstermede) çocuk gibi olması gerekir.”

    Yaşantında dosdoğru bir koca ol ki, karın da –Allah’ın izniyle- daha düzgün olsun. Gözünü sana helal olmayan şeylerden sakın! Çünkü günah, evlilik hayatında kötülüğe alamettir. Açık-saçık filmleri ve dizileri izlemek erkeğin gözünde karısının güzelliğini giderir ve kadının gözünde kocasının değerini düşürür. Kalpler birbirinden uzaklaşır. Sevgi azalır ve muhabbet kaybolur. Anlaşmazlıklar baş gösterir.
    Karına karşı, hayatın her alanında onun sana karşı nasıl olmasını istiyorsan öyle ol!. Çünkü senin ondan istediğini o da senden ister. İbni Abbas radıyallhu anh şöyle der: “Şüphesiz ben, onun benim için süslenmesinden hoşlandığım gibi eşim için süslenmeyi severim.”


    Eşinin eleştirisine açık yüreklilikle ve güler yüzle kulak ver. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in eşleri bazen O’nun görüşünü tartışırlardı da onlara kızmazdı.

    Nefisin yüce olmasının bir göstergesi de, erkeğin karısının malından rızası olmadan hiçbir şey almamasıdır. Çünkü kadının malı kadınındır. Onun ihtiyacını iyilikle sağla ve cimrilik yapma! Eşinin seninle kendisiyle ilgili her konuda konuşmaktan hoşlandığını hatırla ve onu dinle! Bu, edebin kusursuz olmasındandır. Evine asık suratla ve somurtarak dönme! Çocuklarının senin şefkatine, yakınlığına ve onlarla konuşmana ihtiyacı vardır. Onlara alçakgönüllülükle yaklaş ve babalığını göster. Bırak; senin yönlendirmenle ve susup onları dinlemenle sevinsinler. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, kızı Fatıma’yı görünce ona “Merhaba ey kızım!” derdi. Sonra onu sağına ya da soluna oturturdu. Bu hadisi, Müslim rivayet eder.


    Ev halkına karşı şefkatli olmak, erkekliğin zirvesidir. Berâ radıyallahu anh şöyle der: Ebu Bekr radıyallahu anh ile beraber onun evine girdik. Bir de ne görelim, kızı Aişe uzanmış yatıyordu. Hummaya yakalanmıştı. Ebu Bekr’in, onun yanağından öptüğünü ve “Nasılsın, yavrucuğum?” dediğini gördüm. Bu hadisi, Buhari rivayet eder.


    Ev işlerine yardımcı olmak vefalı insanların niteliklerindendir. Aişe radıyallahu anha’ya “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem evinde ne yapardı?” denir? Şöyle der: “Beşerden bir beşerdi. Elbisesini temizler, koyununu sağar ve kendi işini görürdü.” Bu hadisi, İmam Ahmed rivayet eder.


    Ev halkının ihtiyaçları için harcama yapmak, en iyi harcamalardandır. Arkadaşlarınla birlikteliğin sınırı aşarak çocuklarının hakkını çiğnemesin! Çünkü ailenin, senin üzerinde daha çok hakkı vardır.
    Eşine, kendisinde beliren kusurları hatırlatma! Hatalarını ve ayıplarını yüzüne karşı sayma! Eşler arasındaki sorunları çocuklardan gizle! Çünkü onların çocuklar tarafından bilinmesi, terbiyelerini ve anne-babaya karşı saygılarını etkiler.


    Öfkelenmek, kinin temelidir. Eşinle arandaki ilişki, bir anlık öfkenin kirletemeyeceği kadar değerlidir. Kızgınlıkla konuşmak yerine susmayı tercih et! Hataları affetmek akla ve takvâya daha yakındır. Ömer ibnu’l Hattâb radıyallahu anh şöyle der: “Kadınlar avrettir; onları evlerde gizleyin ve zayıflıklarını susarak tedavi edin.”
  2. Firak

    Firak "Umudumuz, acımızdan daha büyük olmalı." Moderatör Kullanıcı

    Kadının kocası üzerindeki hakkı büyüktür. Akitlerle esir alınmış ve ahitlerle bağlanmıştır. Değerli insanlar eşlerine değer verir. Büyük insanlar onların kıymetini yüceltir. Aişe radıyallahu anha şöyle der: “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Hatice radıyallahu anha’yı çokça anardı. Bir koyun kestiğinde onu parçalara ayırır sonra Hatice radıyallahu anha’nın arkadaşlarına gönderirdi. O’na, “Sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok!” derdim.” Bu hadisi, Buhari rivayet eder.



    Zeki kadın, kalbini kocasına mesken yapar. Gönlünde ona karşı bir güven besler. Onunla konuşmasında güler yüzlü ve kanaatkar olur. Allah’a isyan olan şeylerin haricinde ona itaat ederek iyi geçinir. Kocasının iyiliğini ve ihsanını itiraf eder. Onun haklarını yerine getirir. Onun konumunun yüksekliğine ve değerinin büyüklüğüne inanır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Bir kimseye birine secde etmesini emredecek olsaydım; kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.”



    Şeyhulislam İbni Teymiyye rahimehullah şöyle der: “Allah’ın ve Rasulü’nün hakkından sonra kadının üzerinde kocanın hakkından daha çok vacip bir hak yoktur.”

    Saliha kadın, kocasının doğru yoldan saptığını görürse ona Allah’ı hatırlatır. Sadece dünya için çalışıp çabaladığını görürse ona ahireti hatırlatır. Hayatın çilelerine karşı ona yardımcı olur. Onun sırrını açığa vurmaz ve Allah’a isyan olmayan işlerde onun emrine karşı gelmez. Anne-babasına iyilik etmede kocasına yardım eder. Çünkü onu, onlar büyütüp yetiştirmiştir. Kocasını razı ederek Rabbinin rızasını kazanmak ister. Yanlışlarını takip etmez ve hatalarını ortaya dökmez.


    Gizli ve aşikar halinde onu korur. Varlığında ona ikramda bulunur, yokluğunda onun şeref ve namusunu muhafaza eder. Kocasına aşırı harcama yaptırmaz. Bütün derdi; kocasının rızasını kazanarak Rabbine itaat etmek, çocuklarını doğruluk ve istikamet üzere yetiştirmektir. Kocasına karşı sesini yükseltmez. Onun görüşüne karşı gelmez. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Hatice radıyallahu anha’ya cennette, içinde gürültü ve yorgunluk olmayan inciden bir ev müjdelemiştir. İbni Kesir rahimehullah şöyle der: “Çünkü o, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e karşı sesini yükseltmedi ve bir gün dahi onu yormadı. Bir gün dahi O’na bağırıp çağırmadı ve asla O’na eziyet etmedi.” Hikmetli bir Arap kadını kızına evleneceği zaman şöyle nasihat eder: “Ey kızım! Sevdiğin ve sevmediğin her şeyde onun rızasını kendi rızandan ve arzusunu kendi arzundan üstün tutmazsan asla ondan istediğini elde edemezsin!” İffet, şerefli hayatın eksenidir. Kadının ziyneti, evinde oturmasıdır.


    Aişe radıyallahu anha şöyle buyurur: “Kadın için en hayırlısı erkekleri görmemesi ve erkeklerin de onu görmemesidir.”


    Dindardır; önce Rabbine sonra kocasına itaat eder. Ona karşı büyüklenmez ve idaresine karşı çıkmaz. Kocasıyla çekişmeye kalkmaz. Kocasının rahatı için koşar. Ona hizmet eder ve rızasını diler. Eli, kocasının elindedir. Kocası kendisine kızdığında onu razı edene kadar uyumaz. Bütün bunları; cenneti kazanmasının, Allah’ın kendisi üzerine farz kıldıklarını yerine getirmekle birlikte kocasına itaat etmesine bağlı olduğunu kesin olarak bildiği için yapar.

Sayfayı Paylaş