1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Eşlerine Düşkün, Eşlerine Aşık Güzel Gözlüler

Konu, 'Şehid ve Şehadet' kısmında shaheed tarafından paylaşıldı.

  1. shaheed

    shaheed Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Kur'ân-ı Kerim'de Huriler
    1. [​IMG]

      "Müttakiler güvenli bir yerde; bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar. Böylece biz onları, siyah iri gözlü hûrîlerle evlendirmişizdir."


      (Duhan,51-54).
      [​IMG]

      "Müttakilere kurtuluş, başarıya ulaşma, bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıtlar ve dolu dolu kadehler vardır."
      (Nebe, 31-34)
      [​IMG]
      "Onlar koltuklara yaslanıp kurularak, birçok meyveler ve içecekler isterler. Ve yanlarında da bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş (utangaç bakışlı) yaşıt dilberler vardır."
      (Sâd,51, 52)
      [​IMG]
      "Biz ceylan gözlüleri defterleri sağdan verilenler için inşa etmişiz (yeniden yaratmışız)dır. Onları bâkire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır."
      (Vâkıa, 35-38) [​IMG]
      "Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır"
      (Rahmân, 70)
      [​IMG]
      "Orada utangaç bakışlı öyle kadınlar vardır ki, bundan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmamıştır."
      (Rahmân, 56)
      [​IMG]
      "Ve sedeflerinde saklı inciler gibi iri siyah gözlü eşler"
  2. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    RABBİM,ecirleri zayi etmez

    sübhanALLAH ey müslim akhiler sabredin,bırakın dünya onların olsun
  3. shaheed

    shaheed Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    CENNET HURİLERİ

    Peygamber (SAV) buyurdu:
– Allahü teâlâ, hurileri dört türlü nesneden yarattı. Ayak parmaklarından dizlerine kadar zağferandan, dizlerinden göbeklerine kadar miskden, göbeğinden boyunlarına kadar amberden, boyun ile başları kâfurdan, saçları karanfildendir. Şayet o hurilerin birinin ağzından bir damla su damlasaydı dünyada tuzlu su bulunmazdı. Hurilerin göğüslerinde ait oldukları mü’minin ismi yazılmış olacaktır. Parmakları, kulakları, boyunlarında çeşit çeşit akla hayale gelmedik mücevherleri vardır.
    İbni Abbas (RA) rivayet eder:
– Cennette bir erkeğe verilen hurilerin başında hepsinden daha ziynetli ve güzel bir baş huri vardır. Ona, güzel mânâsına “Hûbân” derler. Güldüğü zaman dişlerinden nur çıkar. Diğer huriler ona âşık olurlar. Şayet ağzından bir damla su, acı denizlere düşmüş olsaydı şeker şerbeti gibi tatlı olurdu.
İbni Mes’ud’un (RA) rivayetine göre Peygamber Efendimiz anlatıyor:
-Cebrail kardeşim anlatıyor: “Cennette, meleklerin altın, gümüş madenlerinden köşkler, saraylar yaptıklarını gördüm. Bazen inşaatı tatil edip birbirlerine:
– Durun, durun! Tasarrufumuz, harcımız kesildi, derler
– Sizin tasarrufunuz, harcınız nedir? diye sorduğumda, bana:
– Bu yaptığımız köşkler, sarayların harcı, mü’minlerin hayır amelleridir. Bir mü’min hayır işlerinden uzaklaşırsa biz de inşaatı durdurur, dinleniriz, cevabını verdiler.”
    Kur’an’da onların vasıfları vardır, fakat fazla izahat, hadîslerde vârid olmuştur.
Enes b. Mâlik, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
    Bir sabah veya bir akşam Allah yolunda bulunmak, dünya ve dünyanın içinde bulunanlardan daha hayırlıdır. Birinizin ok ile yayı arası veya ayak yeri kadar cennetten elde edeceği şey, dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. Eğer cennet kadınlarından biri yeryüzüne çıksa, yeryüzü pırıl pırıl parlar, yer ile gök arası güzel koku ile dolar. O kadının başındaki başörtüsü dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır.284
    Onlar yakut ve mercan gibidirler, (Rahmân/58) Hz. Peygamber (s.a) bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir:
Perde arkasında olduğu halde onun yüzüne bakılsa aynadan daha berrak görünür. Onun boynunda bulunan ve kıymetçe en düşük olan inci doğu ile batı arasını ışıklandırır. Onun sırtında yetmiş elbise vardır. Kocasının bakışı o elbiselerden geçerek kemiklerindeki iliği bile görür.285
    Enes, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
Gece yolculuğuna (isrâ) çıkarıldığım zaman cennette bir yere girdim. İsmine Bey dah deniyordu. Orada inci, yeşil zebercet ve kırmızı yakuttan bir çadır kurulmuştu. Çadırın içindeki hanımlar ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Selâm sana!’ dediler. ‘Ey Cebrâil! Şu ses nedir?’ dedim. Cebrâil ‘Bunlar çadırlarında sadece kocalarına bakan hanımlardır. Rablerinden sana selâm vermek hususunda izin istediler. Onlara izin verildi’ dedi. Bu konuşmadan sonra onlar ‘Biz kocalarından razı olan hanımlarız. Asla kızmayız. Biz cen-nette ebediyyen kalan hanımlarız. Asla göç etmeyiz.’ diye tempo tuttular.
    Bundan sonra Hz. Peygamber şu ayeti okudu: Çadırlara kapanmış huriler. (Rahman/72)
    Tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. (Alu İmran/15)
    Mücâhid bu ayetin tefsirinde şöyle der: ‘Hayızdan, küçük ve büyük taharetten, tükrük, balgam, meni ve çocuktan temizlenmiş kadınar demektir’.
    O gün cennet halkı, bir iş içinde eğlenirler. (Yasin/55)
Evzâî bu âyetin tefsirinde şöyle demiştir: ‘Onların meşgalesi, kendilerine ihsan edilen bakirelerin bikrini izale etmekti.
    Bir kişi “Cennet ehli cinsi münasebette bulunur değil mi?’ diye sorduğunda, Hz. Peygamber şöyle cevap vermiştir:
Onlardan bir kişiye sizden yetmiş kişinin kuvvetinden daha fazla kuvvet verilir!288
    Abdulla bin Ömer şöyle demiştir: ‘Derece bakımından cennet ehlinin en düşüğünün beraberinde bin hizmetçi vardır. Her hizmetçi ayrı bir işle meşguldür’. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Cennet ehlinden her kişi beş yüz huri ile evlenir. Dört bin bakire, sekiz bin dul ile evlenir. Onların her birinin boynunadünyadaki yaşı kadar sanılır.287
    Cennette bir pazar vardır. Orada ne alış var, ne veriş! Ancak erkekler ile kadınların suretleri (modeli) vardır. Erkek herhangi bir sureti sevdiğinde, oraya girer. Orada ela gözlü hurilerin bir cemiyeti vardır. Öyle avazlar çıkarırlar ki insanlar onların, benzerini işitmemiştir. Derler ki: ‘Biz ebedî olanlanz, helâk olmayız. Biz yumuşak bedenlileriz, pörsümeyiz.
    286) Tirmizî, (sahih olarak)
287) Beybâkî, Ebû Şeyh, Kitab’ul-Azme
    Kitaba Zikril-Mevt ve Ma Ba’dehu/IL Bölüm 1359
Biz kocalarımızdan razı olanlarız, kızmayız. Ne mutlu o kimseye ki biz onunuz, o da bizimdir’,288
Enes, Hz, Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet eder:
    Huriler cennette şöyle teganni ederler: ‘Biz güzel hurileriz. Şerefli kocalara saklandık’.280
İman edip sâlih amel işleyenler, onlar bir bahçe içinde neşelendirirler.
(Rûm/15)
    Yahya b, Kuseyr bu ayetin tefsirinde demiştir ki: cNimetlenmekten gaye; cennette nağmeyi dinlemektir’.
Ebû Umame elBahilî, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
Cennete giren bir kişinin baş ve ayak ucunda iki ela gözlü huri oturur. En güzel sesle ona teganni ederler. O ses insan ve cinlerin işittiği seslerden daha güzeldir, O teganniyi şeytanın tuzağıyla değil, Allah’ın hamd ve takdisiyle yapar-lar.290
284) İmam Ahmed, Müslim, Buhârî, Tirmizî, İbn Mâce, Ebû Avâne ve İbn
Hibban
285) Ebû Yala, {hasen bir senedle)
  4. shaheed

    shaheed Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İbn Abbas (R.A)’ın anlattığına göre, cennette Lübe adını taşıyan bir huri vardır. Bu huri misk, anber, kâfur ve zaferan olmak üzere dört unsurdan yaratılmış ve hamuru da hayat suyu ile yoğrulmuştur. Allah-u Teala kendisine; “Ol” deyince oluvermiştir. Diğer tüm huriler ona aşıktır. Eğer denize bir defa tükürecek olsa denizin suyu tatlı oluverirdi. Gerdanında şu yazı yazılıdır: “Kim benim gibi bir huriye sahip olmak isterse Rabbime ibadet etmelidir.”
    Hasan-ı Basri şöyle demiştir: “En aşağı derecedeki cennet ehlinden her birine, yüz sene dolaşmakla bitmeyen bir mülk verilir. Bu mülk, baştan başa altın ve gümüşten yapılmış köşklerle, inciden örülmüş çadırlar, bal, süt ve tatlı su nehirlerinin aktığı bahçelerle donatılmıştır. Kendileri bu şeylerin en uzak olanını en yakın olan gibi görüp seyrederler. Ve istedikleri zaman her yere anında ulaşırlar.”

    de şöyle buyurmuştur: “Takva sahiplerine vaad edilen cennette tatlı su nehirleri, içenlere lezzet veren (sarhoşluk değil) şarap nehirleri ve süzülmüş bal nehirleri vardır. Onlar için her çeşit meyveler ve Rablerinin mağfireti vardır.” (Muhammed; 15)
    Mücahid’in anlattığına göre, cennetin arsası gümüşten, toprağı misk, ağaçlarının kökleri misk, dalları inci ile zeberced, yaprakları ile meyveleri de bunların altındadır. Bu meyveler ayakta da otururken de zahmetsizce yenebilir. Mücahid, bu sözlerinin arkasından şu ayet-i kerimeyi okudu: “Meyveleri emirlerine amade kılınmıştır.” (İnsan; 14)
    Ebu Hureyre (R.A.) şöyle demiştir: “Muhammed’e kur’an’ı indiren Allah’a yemin ederim ki, cennetlikler dünyada nasıl git gide ihtiyarlarsa tıpkı bunun gibi cennette de git gide daha güzel ve alımlı olacaklardır.

  5. shaheed

    shaheed Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Peygamber (s.a.s) de Cennet ehlini şu şekilde tasvîr etmektedir.

    "Cennet ehlinden her birinin iki kadını vardır ki, vücutlarının şeffaflığından baldır kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür. Ehl-i Cennet arasında ne ihtilaf vardır ne de düşmanlık; gönüller sanki bir gönül, sabah akşam Allah'ı tesbih ederler" (Buhârî, Bed'ül-Halk, 59, Sıfâtü'l-Cenne).
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş