1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Evrimcilerin Devrimine İslami Bakış

Konu, 'İslam Âkâidi' kısmında Ebu & Dücane tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu & Dücane

    Ebu & Dücane Misafir

      
    Yaklaşık üç haftadır Taksim'deki Gezi Parkında hem siyasi hemde sosyal aksiyonlar silsilesi yaşanıyor. Bir tarafta "çevrecilik" kisvesi altında Başbakan Erdoğan'ı hedef tahtası yapıp İslam'a olan kin ve nefretlerini kusan sol marjinal gruplar, diğer taraftada "Gülen cemaatine" nispet edilen Türkiye Cumhuriyeti polisleri.

    Türkiye Cumhuriyeti vurgusunu özellikle yaptım çünkü ortada büyük bir ironi var. Ayan beyan ortada ki her iki tarafta TC'cilik oynuyor. Sol'a nispet edilen eylemcilerde TC'nin bekasını istiyor, aynı şekilde karşılarındaki polislerde TC'nin bekasını istiyor. Hatta bunun için eylemlerde köprüden atılmayı ve aynı fikirdeki eylemciler tarafından taşlanmayı ve linç edilmeyi göze alacak kadar.

    Değinmek istediğim konu bu "garip" durum değil.

    İrdelemek ve açığa vurmak istediğim konu protesto edilen Başbakan ve onu koruyan müslüman(!) tebaadır...

    Tevbe Suresi 31. ayette Allah (subhanehu ve teala) şöyle buyuruyor:

    "Yahudiler Allah’ı bırakıp, hahamlarını; hıristiyanlar ise rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır."

    İslâma girmeden önce hristiyan olan Adiy b. Hâtim, Peygamberimiz'e (s.a.v.) gelmiş. O'nun bu (Tevbe-31) meâlindeki âyeti okuduğunu işitince:

    "Ya Rasûlallah! Onlar bunlara ibadet etmediler" demiş, Rasullullah'ta ona şu cevabı vermiştir:

    "Evet, dediğin doğrudur; ancak bunlar onlara helâli haram kılmış, haramı da helâl kılmışlar, onlar da bunları uygulamışlardır; işte onların bunlara ibadeti bundan ibarettir." (Kaynak Tirmizi)

    Görüldüğü üzere Allah'ın tevhid dininin son peygamberi helali haram yapanı rab, bu helali haram kılma eylemine uymayı da rab kabul etme olarak nitelendiriyor.

    Allah kesin olarak haram kıldığı içkinin günlük satış suresi kısıtlandı diye ortalığı ayağa kaldıranları bir kenara bırakıyorum. Zaten piyasada onlara müslüman sıfatlamasında bulunanlar pek yok.

    Asıl mesele, Allah'ın haram kıldığı içkiyi yasayla koruma altına alan ve hatta içki satılan bu yerlere resmiyet verip onları vergiye bağlayan bu sistem ve bu sistemi Gezi Parkı olaylarından sonra fanatikçe savunan insanların içinde bulunduğu durumdur.

    Aynı şekilde bu sistemin zinayı ve kumarı kesin ve net bir şekilde yasaklayan Rabbe kafa tutarcasına yüze yakın genelev ve bin dolayında kumarhane açıp bunları vergiye bağlamasını da unutmamak gerek.

    Bu arada, genelevlerde aracılık yapan ve canı pahasına bu tip yerleri koruyan polisleri, gurur meselesi yapıp savunan ve öldüklerinde onlara şehit diyenleri hiç ele almıyorum bile!

    Hal böyleyken Allah'ın haram kıldığı ve yasakladığı bu tür kavramları yasayla meşrulaştıran sistem ve bu sistemi yönetenler Allah'a ve Resulüne göre Rab'lik taslamış olmuyor mu?! Yine aynı şekilde bunlara uyanlar, onların rab'lik taslamasını onaylayanlar konumunda olmuyor mu?! Tüm bunlar olurken ortada "iman" namına birşey kalır mı sizce?

    Tevbe 31 bugün (tabiri caizse) bir kez daha bizlere indi ve vahiy ne kadarda evrensel olduğunu bizlere bir kez daha kanıtladı.

    Allah (svt) Maide suresi 44. ayette kendi ayetleriyle hükmetmeyenleri açık ve net bir şekilde "kafirler" olarak nitelendiriyor:

    "Öyleyse siz, insanlardan korkmayın benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir."

    Allah'ın ahkamının uygulanmadığı bu sistemi ne oldu da bu kadar savunur olduk?
    Yada şöyle sorayım: yine aynı şekilde bu sistemin bekası için sokaklara dökülen güruha verilen tepki niye böyle İslamileştirilmeye çalışılıyor? Sonuçta her iki tarafta TC'nin devamını istiyor mu? Bir tarafta badem bıyıklılar, diğer tarafta "anti yobaz" bozmalarının olması hiçbir şeyi değiştirmez!

    Peki içlerinde İslami yardım dernekleri ve STK'larında olduğu bazı çevrelere ne demeli? Neden hepsi bir anda sistemci kesildiler?

    Yoksa eski mücahidler yeni mütahitler kervanına yeni katılımlar mı oldu? Cihad meydanlarındaki izzetli yürüyüşlerin yerini şantiye meydanları mı aldı? İslami meselelerin konuşulduğu salonlardan çıkılıp, belediyelerin ihaleler verdiği salonlara mı girildi?

    ***

    Tağuti sistemlerde meydana gelen (İslami olmayan) Taksim tipi muhalif eylemler o sisteme dair hiçbir şeyi değiştirmez. Hatta sisteme faydası bile vardır çünkü böylece sistemler nerede kusurları olduklarını görür eksik olunduğu düşünülen noktalara daha çok ağırlık verir.

    ***

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre resmi yemin:

    "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasa'da ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."

    Peki ya yukarıdaki küfür yeminini yapmadan mesleğine başlayamayan cami imamlarına(namaz kıldırma memurlarına) ve sözüm ona cemaatlere ne oluyor da tağuti sistemi bu kadar fanatikçe savunuyorlar?

    AKP eleştirildimi sanki namuslarına küfredilmiş yada dinleri aşşağılanmış gibi savunmaya geçen ve "Erdoğan şeriatı getirecek" veya "ülkenin durumu çok çok iyi" safsatasına inanan bu tür insancıklar aşağıdaki soruları vicdanlarına sormalı:

    1) IMF'ye olan borcu bitirdiklerini söyleyip, iktidara geldiğinde 129 milyar dolar olan dış borcu bugün 336 milyar dolara çıkartan kimdir?

    2) Önce "NATO'nun Libya'da ne işi var?!" deyip sonra Libya'yı bombalayan NATO uçaklarının İzmir'den kalkmasına izin veren kimdir?

    3) Son yılbaşı gecesi Amerikan askerlerinin Adana İncirlik'teki Cami'yi kundaklamasını medyaya sansür koyup müslümanlardan gizleyerek örtbas eden kimdir?

    4) Asgari ücreti açlık sınırının altında tutan kimdir?

    6) Bir milyondan fazla üniversite mezununu işsiz bırakan kimdir?

    7) Esed'in Reyhanlı'ya iki ton bomba sokacağını jandarma istihbarat birimlerinin kendisine bildirmesine rağmen görmezden gelen kimdir?

    8) Roboski(Uludere)'ye F-16 uçakları ile bombalama emri verip kendi vatandaşlarını diri diri yakan kimdir?

    9) Genelevlerin, içkicilerin ve kumarhanelerin vergileri ile insanlara seküler bir din satan cami imamlarının maaşlarını ödeyen kimdir?

    10) The Wall Street Journal gazetesinde 31 mart 2003'te "kahraman Amerikan askerleri için dua ediyorum" yazan kimdir?

    11) Irak'ta ve Afganistan'da düğünleri, okulları, hastaneleri ve camileri bombalayan Amerikan savaş uçaklarının Adana'dan kalkış yapmasına izin veren kimdir?

    12) "Kutsal Hicaz"daki Amerikan askeri üssünden kalkış yapan Amerikan uçaklarının Yemen'de ve Somali'de düğünleri, okulları, hastaneleri ve camileri bombaladığını gayet iyi bilmesine rağmen Suudi Arabistan'a her gittiğinde Suud'un habis Kralı'nın saraylarında misafir kalan kimdir?

    13) İşgalci ABD'nin "Afganistan'dan çekiliyoruz"açıklamasını yapmasına rağmen zulümleri görmezden gelerek "Afganistan'da daimi olarak kalacağız" diyen hükümet kimdir?

    14) Ülkelerindeki savaştan kaçıp Türkiye'ye sığınan Çeçenlerin göz göre göre katledilmesine seyirci kalıp, açılan davaların üstüne örten kimdir?

    15) Tayland, Çin ve Özbekistan gibi müslüman halklara büyük zulümler yapan asya ülkeleriyle tarihin en iyi ilişkilerini kuranlar kimdir?

    16) İsrail'e "ona minute" dedikten sonra aynı sene tarihi bir "silah" ticareti anlaşması yapan hükümet kimdir?

    17) Çok partili sisteme geçildikten sonra sürekli "sağ" partilerin iktidarda olduğu ve Şeriat'ın gelmesine dair hiçbir gelişmenin olmadığını görmesine rağmen hala ısrarla particilikle şeriatın geleceğini düşünen yöneticiler ve cemaatler kimdir?

    Bu maddeleri yüzlere hatta binlere bile çıkarmak mümkündür.
    Peki müslüman olduğunu iddia eden insanların neden böyle bir çelişki içinde olduğu açıklamak için kaç madde gerekir?

    “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın” dedi. (A'raf-155)

    Ne güzel söylemiş Musa (as) ...

    Musaların duası ne kadar da evsensel öyle değil mi? Selam olsun onlara...


    Abdulkadir Polat
  2. abdullah13

    abdullah13 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Daha korkuncu geliyor:

    Taksim olaylarında öne çıkan guruplardan biri de şu an yaptıklarıyla lut kavmini bile şaşırtacak kadar sapıtmış olan LGBT denilen sapıklar
    Şubat ayında bu sapkınların yurtdışından gelen temsilcileri ile Türkiyedeki temsilcileri ana muhalefet partisi ve BDP ile görüşüp kendilerine bazı hakların tanınması konusunda mutabakata vardıkları basında yazıldı. İki partiden de onlara destek sözü çıktı. Kendilerine bu görüşme sonrasında bir gazetede (yeniakit) "sapkınlar" ifadesinin kullanılmasından dolayı rahatsız olmaları üzerine Bakırköy C.B.Savcılığına suç duyurusunda bulunmaları üzerine Bakırköy C.B.Savcılığı "sapkınlar" kelimesini ifade özgürlüğü kapsamına alıp bunun suç olmadığını ve takipsizlik kararı vermesi üzerine, bir üst mahkemeye itiraz etmeleri üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi takipsizlik kararını bozarak "sapkınlık" kelimesinin hakaret içeren bir söz olduğuna, bu sapkınların durumunun sadece bir cinsel yönelim olduğuna karar vererek takipsizlik kararına yapılan itirazı kabul ederek bu kararı kaldırmıştır.

    Yanisi bir sapığa "sapık" demek artık suç. Hem de buna TC mahkemesi karar veriyor.


    Eskiden bir sapık kendini kolay kolay belli etmezdi, sapıklığı ortaya çıktığında ise o yeri terkederdi.
    Ancak şimdi bu sapıklar onbinlerce kişi bir araya gelip gösteri yapıyor ve sokak ortasında her türlüğü rezilliği yapıyorlar. Ayrıca belirli yerlerde sürekli olarak fuhuş yaptıkları biliniyor. Çok yakında kendileri için avrupada yavaş yavaş her ülkede evlenme, kamuda iş ve evlat edinme hakkı verildiği gibi TC de de bu istekleri tartışılmaya başlanacak. Ve onlara bu haklar (!) konusunda müsamaha gösterilirse hiç şaşırmam.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş