1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Ey Amerikalı! İşte Bu Usamedir... - Şeyh Hüseyin bin Mahmud

Konu, 'Şehid ve Şehadet' kısmında Sawtul Jihad tarafından paylaşıldı.

  1. Sawtul Jihad

    Sawtul Jihad Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    [​IMG]




    Ey Amerikalı! İşte Bu Usame’dir.


    Şeyh Hüseyin bin Mahmud tarafından kaleme alınmıştır.

    Birkaç kardeş bana forumlardan birinde bir Amerikalının yazdığı bir mektuptan bahsetti. Mektubu bana ulaştırdılar ve benden bu Amerikalıya cevap yazmamı istediler. Başta bunu yapma konusunda biraz tereddüt ettim fakat kardeşler bana bu adamın diğerlerinin yaptığı gibi Müslümanlara karşı önyargılı olmadığını ve gerçekleri duymak istediğini söylediler. O halde bu Amerikalı dikkatini bize versin ve Usame hakkında birkaç mütevazı tespitimizi okusun.
    Bana ulaşan mektup şöyle idi:
    Ben bir Amerikalıyım. Gerçekten hükümetimin söylediği hiçbir şeye inanmıyorum. Medyanın Usame bin Laden’in ölümüyle uğraşması beni harekete geçirdi. Önceden Müslümanların ondan nefret ettiğini düşünüyordum. En azından onun yolu hakkında ülkemizdeki resmilerin bize söylediği buydu. Ölümünden sonra fark ettim ki siz onu ciddi anlamda çok seviyorsunuz!
    Usame’nin Müslümanlar için ne ifade ettiğini gerçekten öğrenmek istiyorum. Onun hakkında medyanın anlattıklarını değil sadece doğruları bilmek istiyorum. Çünkü medyaya kesinlikle güvenmiyorum. Lütfen açık ve dürüst olun.
    Gerçekten doğruları öğrenmek istiyorum.
    Ve cevabı şudur:


    Ey Amerikalı… Ben bugün sana efsane gibi bir adamın hikayesini anlatacağım. O gerçekten bir efsane… Tüm dünyanın şahit olduğu bir efsane…
    Babası Muhammed. Dedesi Avaz. Onun tam ismi de Usame bin Muhammed bin Avaz bin Laden.


    Babası Muhammed Yemenlidir. Yemen –eğer bilmiyorsan- en iyi medeniyetlerin kurulduğu, Arapların kökeninin geldiği en eski ülkelerden biridir. Genç Muhammed Yemen’den Arap Yarımadası’nın batısında bulunan Cidde’ye gitti. Hamallık yaptı ve kendini geliştirerek kısa zamanda Arap Yarımadası’nın en büyük inşaat mühendislerinden biri oldu. Onun açık sözlü, dürüst ve ısrarcı biri olduğu biliniyor. Güçlü akrabalık ilişkilerine sahipti.
    Ey Amerikalı, İslam hakkında ne kadar şey biliyorsun bilmiyorum ama ben sana Müslümanların üç kutsal mescidinden bahsedeceğim. Bunlar Mekke’deki Mescid-i Haram, Medine’deki Mescid-i Nebevi ve Filistin, Kudüs’teki Mescid-i Aksa. Müslümanlar için bunlardan daha kutsal bir mekan yoktur. Kabe’yi biliyorsundur. Mekkedeki siyah bir örtüyle örtülü kübik yapı. Eğer Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından inşa edilen bu binayı yakından gördüysen, etrafındaki yapı Usame’nin babası Muhammed tarafından inşa edilmiştir. Eğer fotoğraflarda Medinedeki Mescid-i Nebeviye bakmış ve mükemmel güzellikte bir bina görmüşsen orayı onaran Usame’nin babasıdır. Ve Yahudiler Mescid-i Aksayı yaktıklarında Araplar arasında yapılan ihaleyi Muhammed kazanmış ve orayı da o onarmıştır
    Usame’nin babasının Yemenli olduğunu söylemiştim ama annesinin Şamlı olduğunu söylemedim. Dolayısıyla Usame hem Yemenli hem Şamlı. Dünyanın en iyi medeniyetlerinin kurulduğu iki bölgenin oğlu. Medeniyet ve tarihin oğlu. Doğum yeri ise Hicaz. Hicaz, risaletin toprakları.. Bu yüzden Usame’nin ruhu medeniyet, tarih ve inançların karışımıdır.
    Usame’nin babasının konumu ve maddi durumu oldukça iyiydi. Öyle ki bir ekonomik kriz sonrası Arap Yarımadasının kralına ve tüm hükümet çalışanlarına 6 aylık maaşları kadar para vermiştir. Bu olaydan sonra Arap prensleri ve kralları arasında yüksek bir statü kazandı. Bu evden, bu aileden, bu onur ve bu saygınlıktan, bu uygarlık ve tarihten Usame çıktı!



    Usame iyi ve sert bir şekilde büyütüldü. Babası varlığına rağmen oğlunun ciddi, çalışkan ve mücadeleci olarak yetişmesine çok özen gösterdi. Statü ve varlıktan dolayı edepsiz yetişen diğer zengin çocuklar gibi değil dindar, çalışkan ve ciddiydi.
    Kızıl Rus ordusunun Afganistan’a girmesi genç yaşta hayatında büyük bir değişikliğe yol açtı. İki kutsal mescidin ülkesinden -Arap Yarımadasının batısı- haberler gelmeye başlamıştı. Usame dindar ve düşünceli kişiliğinden dolayı haberleri sürekli takip ediyor ve bu durumdan çok rahatsız oluyordu. Çünkü Usame duyarlı bir adamdı ve haberlerden hiç memnun olmuyordu. Pek çok kez Afganistan’ın komşusu Pakistan’a gitti. 82’de Afganistan’a gitmeye karar verdiğinde 25 yaşındaydı. Cihada katıldı ve Afgan mücahidlerle beraber Sovyetler Birliği’ni yenip Afganistan’dan kovana kadar savaştı. Sonuç olarak Sovyetlerin bu tarihi yenilgisiyle ülkeleri Rusya oldu ve birçok ülke onlardan ayrıldı.
    Bu genç adamın hayatındaki ilk görev buydu. Sonra dünyanın gündemini değiştirecek derecede tehlikeli bir olay meydana geldi. Amerikan ordusu 91’de Müslümanların en kutsal yerlerinden biri olan Arap Yarımadasına girdi. Bu 90’da Saddam Hüseyin’in Kuveyt’e girişinden sonra oldu. Usame bu yıldan önce Saddam konusunda Arap devlet adamlarını uyarmıştı fakat onu dinleyen olmamıştı. Saddam Kuveyt’e girdikten sonra Usame-ve mücahidler- Arap prenslere Saddam’ı Kuveyt’ten kovmayı önerdi. Fakat onlar Amerikalıları tercih ettiler. Ve birleşmiş ordular risaletin toprakları Arap Yarımadasına girdiler Usame’nin orduların ülkeye gireceği yönündeki önsezisi doğru çıktı. Bu olay gerçekten dünyadaki olayların değişimine yol açtı.


    Hükümetine inanmamakta haklısın Ey Amerikalı. Onlar tüm dünyaya 11 Eylül olayının tarihi bir değişim olayı olduğunu söylediler. Fakat doğrusu şu ki; 11 Eylül olayı sadece İslam düşmanı bir ordunun yönetiminde Arap Yarımadasının yaptığı bu büyük olaya bir tepki idi.
    Sovyetler 89’da Afganistan’dan ayrıldıktan sonra Afganlar kendi aralarında bazı ayrılıklar, çatışmalar yaşadılar. Usame bu lokal savaşa katılmamayı seçerek Sudan’a gitti. Ve orada bazı hayır programları ve bir takım siyasi işlere başladı fakat Amerikan hükümeti Usame’nin Sudandaki faaliyetlerinden hoşlanmadı. Ve Sudan hükümetine Usame’yi Sudan’dan çıkarmaları konusunda baskı yaptılar. Usame bunun farkına vardığında Afganistan’a geri döndü. Eski mücahidleri yeniden topladı. Sonra Taliban Afgan şehirlerini yönetene kadar beklediler.


    Usame Taliban’ın dürüstlük ve Afganistan’da gerçekten bir değişiklik yapma konusundaki kararlılıklarını görünce onlarla tarihi bir anlaşma yaptı. Taliban’la birlikte diğer Afgan gruplara karşı Afganistan’ın büyük bir kısmını birleştirene kadar savaştı. Ve Usame Taliban liderlerinden ve komutanlarından Molla Ömer’in en yakın arkadaşlarından biri oldu.
    Amerika’nın Arap ülkelerine girişine tüm İslam dünyası kızgındı. Çünkü onlar için bu ülke diğer ülkelerden çok daha fazla bir öneme sahiptir. Amerika’nın Irak’a müdahalesi ve 1,5 milyondan insanı-ki bunlardan yarım milyonu çocuktur- öldürmesi ve aynı zamanda Yahudilere Filistin’de para ve silah yardımı yapması Sovyetlerden Afganistan’ı kurtarmak için giden Usame ve arkadaşlarında büyük bir etki yaptı. Farkettiler ki Amerika karanlıkta savaşıyordu. Müslümanlara yapılan tüm zulümlerin arkasında Amerika’nın olduğunu farkettiler ve Amerika’ya savaş ilan ettiler. Usame Amerika’ya Arap ülkelerinden çıkmasını söyledi.



    Amerika her yerde mücahidlerin peşindeydi. Arap ülkelerine Afganistan’dan gelen ve berbat şartlardaki hapishanelerden kaçanların yakalanmasını emretti.
    Bosna, Çeçenya, Kosova, Sudan, Somali, Filipinler, Çin ve Keşmir’de Müslümanlara karşı savaşlar başlamıştı. Usame bu ülkelerdeki zulme uğramış Müslümanlara onları haksızlık ve despotizme karşı korumak için para ve insan yardımında bulunuyordu. Bu yaptıkları onu Müslümanlar arasında ünlü biri haline getirdi.



    Usame ve grubu sorunların ana nedeninin Amerika olduğunu anlamışlardı. Çünkü Amerika Müslüman ülkelerdeki diktatör rejimleri destekliyordu. Ayrıca İslam dünyasındaki sorumlu kişilere rüşvet veriyor ve bu ülkelerdeki ilerleme ve gelişmeyi engelliyordu. Amerika’nın en büyük suçu Yahudileri Filistin sınırlarına odaklaması olmuştur. Onlara Arap Yarımadasında olduğu gibi Filistin’de de Müslümanların öldürülmesi için para ve gelişmiş ordular temin ettiler. Bu Müslümanlar için çok önemli bir meseledir.



    Araplar Hz. İbrahim doğmadan önce Filistin’de yaşıyorlardı. İbrahim’in İsmail ve İshak adında iki oğlu oldu. İshak’ın da Yakup adında bir oğlu. Yakub’un lakabı İsrail idi. Mısır’a göç etti orada kaldı. O ve soyundan gelenler 400 yıl orda yaşadılar. İsrailoğulları Hz.Musa’nın liderliğinde Sina’daki labirent ülkesine gittiler. Ve 40 yıl kaldılar. Daha sonra Filistin’e girdiler ve Arapları oradan çıkardılar. Müslümanlara gelince, biz o zaman İsrailoğullarının kutsal belde Filistin’i hakettiğini düşünüyorduk. Çünkü Araplar da İsrailoğulları da yaratıcı olarak Allah’a inanıyorlardı.
    İsrailoğulları asırlarca Filistin’ de kaldılar ve Allah Meryem oğlu İsa’yı gönderdi. Yahudiler ona iman etmedikleri gibi inanan kimselere de zulmettiler. Allah Hz. İsa’ ya iman edenlere Yahudileri Filistin’ den çıkarmalarını emretti. Çünkü onlar hem Hz. Musa’nın dinini terk etmişlerdi hem de Hz. İsa’ ya iman etmiyorlardı. Filistin, Allah’a iman eden Araplar Romanlardan geri alıncaya kadar Allah’ın anayasasını değiştiren Yahudilerin yönetimi altındaydı. Daha sonra 13 asır Müslümanlar tarafından yönetildi. Fakat Müslümanlar dinlerinden ve peygamberlerinin emirlerinden uzaklaştıklarında Allah onlara İngiliz Fransız işgalini yükledi. Ve İngilizler Filistin’ i aldı. Buna rağmen Müslümanlar kendilerini gözden geçirip dinlerine dönmediler. Bu yüzden Allah onları kendilerinin en azılı düşmanı ve en iğrenç insanlar olan Yahudilerin hakimiyetiyle cezalandırdı.
    Filistin Müslümanlarda kalmadı. Çünkü Müslümanlar dinlerinden uzaklaştılar. Bu durum sağduyulu Müslümanlar tarafından farkedildi. İnsanları dinlerine geri dönmeye çağırdılar ve Filistin’ in ancak bu şekilde özgür olabileceğini söylediler. Bir çok İslam alimi gibi Usame de insanları İslam’ın aslına dönmeye çağıran biriydi. Filistin ancak bu şekilde yeniden Müslümanların olabilirdi.


    Bu tarihi giriş Usame’nin inançları, fikirleri ve ideolojisinin anlaşılmasında önemli bir yer tutar. Usame hakkındaki haberleri takip ediyor musun bilmiyorum -Ey Amerikalı- ama ben sana onun 11 Eylül sonrası verdiği tarihi sözü hatırlatacağım. Şöyle demişti: ortağı olmayan, her şeye kadir olan Allah’ a yemin olsun ki, “Filistin güvenli olmadığı sürece ve ordular Muhammed (sav)’ in ülkelerinden çıkmadıkça Amerika güven içinde yaşamayı hayal dahi edemeyecek.” Usame’yi takip eden biri onun bu sözünü doğrulayan bir yaşam geçirdiğini bilir.


    Sana Usame’nin terörist olduğunu ve bizim bunu kabul etmediğimizi söylüyorlar. Ama bizim hangi anlamdaki terörizmi reddettiğimizi hala söylemiyorlar. Amerika; Japonya, Almanya ve Sovyetlerle savaşta ve Japonya’nın Kaliforniya, Washington, Seattle ve Arizona’yı işgal ettiğini düşün. Eğer Almanya Washington D.C. ve Florida’yı işgal ederse ya da Sovyetler Georgia, New York, Virginia’yı işgal etse onlar çıkana kadar evinizde oturup bekler misiniz? Bu durumda Rus, Alman yada Japon ordusuna karşı bazı Amerikalıların direnmesi nedir?? Amerika’ya karşı savaşanlar mı terörist yada işgallerden sonra Rusya, Almanya yada Japonya’da bir takım patlamalar yapan Amerikalılar mı??
    Biz Usame’nin terörist olduğunu reddetmiyoruz. O elbette düşmanlarını korkutan(terörist) birisidir.



    Asıl soru şu: Usame neden terörist oldu?


    Sana Usame’nin kişiliğinden bahsedeceğim. O sessiz yapılı bir adamdır, sessiz konuşur, küçük güler, çok utangaç, çok cömert ve oldukça mütevazı bir adam. Zengin biri olmasına rağmen fakir insanların arasında yaşamaktan, onlarla yemek yemekten, uyumaktan hoşlanırdı. Eğer ona bir şey anlatmak istersen sanki tek arkadaşı senmişsin gibi seni dinler. Yufka yüreklidir… Şiiri, edebiyatı, okumayı sever. Ata binmekten hoşlanır. Onunla kim birlikte bulunursa ondan hoşlanır çünkü o düşmanlarına bile saygılı ve kibardır. Üstelik tüm bunlardan başka, amcalarından miras kalan zekiliği, medeniyetin merkezinden miras kalan cesareti ve memleketinden miras kalan sadıklığı vardır.


    Bunlar Usame’nin en ufak bir abartma dahi yapmadığımız bazı özellikleri. Bu özelliklere, onu görenler, onunla kalanlar ve görüşenler tanıklık etmiştir. O halde şunu açıklamamız gerekir: böyle özelliklere sahip biri nasıl olur da terörist olabilir??


    Şimdi anlatacağım gibi:
    Usame Arap Yarımadasında doğdu. Bu ülkenin insanları özgürlüğün en büyük hayranlarıdır. Gelişmiş ülkelerin yakınına göç etmektense on asır çölde yaşamayı tercih etmeleri bunun en büyük delilidir. Çünkü onlar bir kral ve ya imparatorun emirlerine riayet ederek yaşamaktan hoşlanmazlar. Onlar uzun asırlar boyunca suyu, bitkisi ve hayvanları az olan bir ülkede yaşadılar. Engebeli ve sert, haşin doğadan dolayı oldukça gururlu, itiraz edebilen ve kendilerine saygı duyan insanlar olarak yetiştiler. Bunun gibi, politikalar ve kurallarla köleleştirilmeyi kabul etmediler. Tarih boyunca asla bir komutan veya kral tarafından yönetildikleri olmamıştır. Hz. Muhammed’ in peygamberliğinden sonraki durum hariç, o zaman Hz. Muhammed onları İslam ile yönetti. Ve din için olmasaydı hiç kimse onları yönetmeyi başaramayacaktı. Çünkü bu ülkenin insanları her şeye gücü yeten Allah’ın yönetimi dışında kimsenin yönetimine teslim olmadı.


    Bu arka plan genelde Arapların özelde Usame’nin ülkelerini işgal eden ve kirleten Amerikan ordusuna olan nefretlerini anlamada çok önemli bir yer tutar. Arabistan Krallığının Suud ailesine dayandığını biliyorsundur. Şu anki kralın babası Abdülaziz bu yarımadayı birleştirdi. Bunu yapmaktaki amacının ülkeyi şeriatle yönetmek olduğunu bildirdikten sonra yönetimi silah gücü ile ele geçirdi. Bu yüzden buradaki insanlar ülkeyi İslam’ın sancağı altında birleştirmesi için ona karşı savaştılar.


    Daha sonra yönetimin İngilizler tarafından desteklendiği ortaya çıktı. Ve Amerikalılar ve kralın oğulları Kuveyt’in özgürleşmesi bahanesiyle Amerikan ordusunun Arap Yarımadasına girmesine izin verdiler. Böylece İslam’a yapılan bu ihanet kral ve oğullarının ne olduğunu açığa çıkarmış oldu.


    Ey Amerikalı! Usame’nin ülkesinde savaş ilan etmesinin başlıca sebepleri şunlardı:
    1:Filistinde suçlu Yahudi devletine verilen destek
    2:Arap yarımadası ve İslami vahyin toprağını istila
    3:Müslümanlara karşı birçok Müslüman toprağında savaşılması
    4:İslami topraklardaki diktatör devletlerin desteklemesi
    5:İslamın kendisine karşı savaşılması ve İslami bölgelerde muhalif metodların yayılmaya ve Müslümanların ahlaki değerlerinin yozlaştırılmaya çalışması
    6: Amerika’nın başarısının sebebinin son 30 yılda milyonlarca Müslümanın öldürülmesine bağlı olması


    Bu önemli sebepler bu nazik, sakin, mütevazı ve ılımlı adamı tehlikeli ve tanınmış bir teröriste ve eşsiz bir seviyede direnç gösteren bir savaşçıya dönüştürdü. Bu sebeplerden en basit bir tanesi bile ufacık bir onur sahibi kimsenin bile yaşamını değiştirmek için yeterlidir. Öyleyse bir de bu sebeplerin hepsinin bir araya toplanmasını düşün!
    Mesele size medya tarafından anlatıldığı gibi değildir, gerçek şudur ki dünyadaki çoğu Müslüman Amerikan devletinden ve onun politikasından nefret etmektedir ve gece gündüz onu lanetlemektedir. Arap ülkelerindeki Amerikan destekli televizyonlarda gördükleriniz ya uydurmadır ya da ülkelerini kandıran ajanlar tarafından yayınlanıyordur. Çünkü onlar Müslümanları temsil etmiyorlar ve çoğu Müslüman bile değiller. İslami ülkelerde bazı ateist, fırsatçı, kariyer düşkünü insanlar var Amerika’da olduğu gibi-belki de daha büyük oranda- ve onlar medyaya, paraya ve kontrole sahipler. Ve onlar buna Amerika devletinin yardımı olmazsa sahip olamazlar.


    Siz Usame’nin bizim için gerçekte ne anlama geldiğini soruyorsunuz. Ben sizlere dünyadaki çoğu Müslümanın adına şunları söylemeliyim:
    Usame İslam’ın büyüklüğüyle harman edilmiş eski İslami kültürünü temsil etmektedir… Usame Müslümanların yaşayan vicdanı ve İslam Ümmetine yeniden canlandıran özgürlük ruhunun ta kendisidir.


    Ey Amerikalı! Usame tarihin geçişiyle zulme karşı mücadele eden gerçeklik modelidir… Usame, politik yararları bir araya getiren ve onu Müslüman davası için temsil eden bir insandır, bir nevi Amerika’yı birleştirip Britanya’ya karşı onu koruyan George Washington, Amerikadaki köleleri serbest bırakan ve kuzey ve güneyi birleştiren Lincoln gibi, yahut Amerikadaki siyahilerin özgürlüğü için savaşan Martin Luther gibidir.


    Lakin Usame bunlardan farklıdır çünkü o metodu ve dini için savaşan ve plan yapan bir Müslümandır ve bölgesel bir ırk, millet ya da dinden birileri için değil de küresel özgürlük için savaştığından dolayı diğerlerinden farklıdır. Ayrıca onlardan düşmanları bakımından da farklıdır: kendi milletine ve dünyadaki diğer milletlere zulmeden tüm despot ülkeler... Ve siz Usame’ye karşı kimin savaştığına bakarsanız, devletlerin kendi halkına nasıl zulmettiğini ve kendilerine karşı müttefik olan zengin devletlerden nasıl çaldığını görürsünüz. Usame tüm bu despotları ortaya çıkardı ve insanların ayakta durup kendi gerçek haklarını istemelerini arzu etti… Ve bu, dünyadaki büyük devletlerin diğer insanlar uykularına devam etsinler ve o devletlerin zulüm ve despotlukları altında kalsınlar ve o devletler ülkenin zenginlerinin parasını çalsınlar diye Usame’yi kovalamasının ve onun sesini kapatmak istemelerinin temel sebebidir!


    Ey Amerikalı! Usame tüm yaşamını Müslümanları ümmet haline getirmek ve Amerika’nın başarısı için müttefik olan devletler tarafından boyunlarının köleliğe bağlı olduğu ipten kurtarmak için harcamıştır. Usame Müslümanların ve İslam dininin onuru için savaşmıştır. Usame, doğruluğun, saflığın ve insani değerler için özenin örneğidir. Sizin ve diğer Amerikalıların bildiği bu gerçek Beyaz Sarayın ve dünyadaki batılı ve doğulu devletlerin politikaları sayesinde pratikte var olmamıştır.


    Ey Amerikalı! Usame, dünyada yaşayan son güzel şeydi. Ben 'güzel' diyorum çünkü dünyadaki devletler gerçeği değiştirdiler, yalanlar uydurdular, aldatmak ve kişisel kazançlar sağlamak için kurnazlık politikaları yürüttüler. Usame ise politikaları kendi gerçeğine, gerçek manasına, ve anlaşılabilir haline döndürdü. Onun için politika şuydu: hakları hak edene, doğruya, doğruluğa ve onura dönüştürmek, ayrıca insanların parasını toplayıp bunu davaları yolunda harcamak... Belki de-Ey Amerikalı-sen bu kelimelerin çoğunun anlamını bilmiyorsun, biz seni suçlamıyoruz çünkü sen benmerkezci, kendine hayranlık duyan, sahte ve zulmün kapitalizm adı altına gizlendiği, demokrasi adı altında sessiz günahların olduğu bir bölgede boğulmuşsun.


    Ne kadar kültürlüsün bilmiyorum, yazdıklarımın çoğunu anladın mı bilmiyorum, fakat ben Usame hakkında bu yüce içerikler dışında bir şey yazamam, çünkü o yücelik erdeminin yok olduğu bir zamanda yaşayan yüce bir adamdı... Çünkü o kutsal şövalyeler, onurlu savaşçılar ve sadık komutanlar çağındandı...


    Ey Amerikalı! Usame, senin devletinin karşı olduğu ve savaştığı tüm değerlerdir. Usame senin ülkenin liderlerinin iddia ettiği ve toplumla ilişki içinde olmasını tölare edemediği davranışlardır… Usame senin tarih kitaplarında okuduğun soyluluğun ta kendisidir.


    Usame Müslümanlar için ne anlama geliyor?


    Ey Amerikalı! Usame diğerleri için daha iyi bir yaşam sağlamak için ölen ve en değerli şeylerini feda eden binlerce insan grubudur ki ondan sonra hak ettiklerinin en iyisini elde ederler. Ey Amerikalı! Usame, ümmetin ruhu ve -uzun ve zayıf bir figürde şekil alan- yaşayan nabzıdır.



    Ey Amerikalı! Usame yozlaşma ve rüşvet zamanında gerçeğin, kibir zamanında şerefin, sıradanlık zamanında ise yüceliğin sesidir. Usame, unutkanlık zamanında insanın hafızasıdır… Usame, insanoğlunun ölüm döşeğindeki atan kalbidir.
    Her isim kendi kültürel tarihinde bir anlama sahiptir ve Arap kültürümüzde Usame’nin anlamı: aslandır. Ve yeryüzünün köşelerine yansıyan bu tarihi yemin bu aslanın iniltisinden başka bir şey değildir… Tora Bora mağaralarındaki ve Süleyman ve Hindu Kuş dağlarındaki gizli sığınağına geri dönmüştü; avına saldırmayı bekliyordu ve belki bilirsin: aslan çok kükremez ve bir miktar hariç ses çıkarmaz; ta ki avının üstüne birden atlayana kadar. Tıpkı Usame gibi… Onun kelimeleri azdı ve bu onun az konuşmasıydı.

    Ey Amerikalı! Usame İslam’ın aslanıdır. Sıçanların üstüne çıkmasına izin vermeyen ve kükrerse arkalarına bakmadan kaçıran bir aslandır… Usame ismi, insanoğlunun etine göz dikmiş her kurdu veya tilkiyi yıldırmaya yeter.


    Ey Amerikalı! Şunu bilin ki Usame her hür Müslümanın kalbinde canlıdır ve onun tarihi yemini Müslümanların kalbine kazınır ve şunu da bilin: şimdi huzur Amerikalılardan çok uzaktır. Gelecekleri gün onların milletlerinin tarihinde kesin olacak. Çünkü Usame’nin çocukları ve kardeşleri, Amerika’nın tarihine sonsuza dek son vermeye karar vermiştir...
    Belki de Ey Amerikalı, bu demeç seni şaşkına çevirdi ve sen ülkenin dünyaya korku salan bir güç gibi maddi kabiliyete sahip olduğunun farkındayken sadece bilmek istemiştin; fakat ey Amerikalı, mü’minlerin kalbiyle harmanlanan amentü gerçeğini bilmezsin. Savaş silahlar değildir yada cephaneler. Zafer çağrısına yön veren, bu insanların kalbidir.



    Ey Amerikalı! Usame, 1200 yıldan fazladır dünyaya hakim olan İslam’ın gücünü temsil ediyor. O zamanlar, eski dünyanın bildiği bir Amerika yoktu ve henüz Amerika Colombus tarafından keşfedilmemişti, sonradan bulduğu önceden çizilmiş olan haritalar haricinde ve Endülüs ve İtalya’nın Müslüman alimlerinin keşfinden başka. Böylece Amerika’daki varlığınız, eski bazı Müslüman alimler tarafından ortaya çıktı. Ve bu, İslamî kültürden alınan gerçeğin bulanıklaşmasını başlatmış olan Avrupa ve Amerika’daki Rönesansla sonuçlanmıştı.


    Ey Amerikalı! Usame Müslümanlara kendi kültürlerini hatırlatmaya, şeref ve şanlarını hatırlatmaya, tarihlerini hatırlatmaya ve onlara dünya milletleri içindeki gerçek statülerini geri almak için dinlerine dönmelerini söylemeye geldi. Çünkü İslam ümmeti insanlığa lider olmaktan, halife olmaktan başka bir şey olarak yaratılmadı ve milletlere hakim olmaktan başka bir şey olarak var olmadı. Ve Aziz Allah bu gerçeğe Hz.Muhammed’e (salat ve selam üzerine olsun) vahyettiği kitabında hükmetti. Çok derin ve açık bir şekilde O şöyle diyordu:
    “O, dinini bütün dinlere üstün kılmak için, rasulünü hidayet ve hak din ile gönderendir.” Ve , bunu açık kelimelerle, sonsuz gerçekliğin teminatı olan Kur’an’da 3 yerde söylüyordu.


    Ey Amerikalı! Usame, yeryüzü tarihinde yeni bir dönüm noktasıdır. Çünkü Usame, çok derin bir uykuda olan Müslümanların kalplerindeki İslam vicdanını uyandırmıştır. Ve o, Müslümanların hayatlarından silinip temizlenen şan ve şerefin resmini kanıyla boyamıştır. Biliyor musun Ey Amerikalı! Müslümanlar Usame hakkındaki taziyeleri kabul etmedi!! Belki de Ey Amerikalı, eğer ben sana ayrı ayrı yerlerdeki bir çok Müslümanın Usame’nin şehadetini kutladığını ve bazılarının da insanlara şeker dağıttığını söylesem şok olacaksın!! Kalplerinde çok aziz ve sevgili olan insanların ölümü için şeker dağıtmak ne demektir biliyor musun sen!!


    Eğer bu benim ellerimde olsaydı, Usame’nin aramızda yaşıyor olması için hayatımı ve bütün çocuklarımı feda ederdim. Fakat ben şimdiye kadar Usame hakkında tek bir gözyaşı dökmedim ve eğer ağlarsam, Usame’nin başardığını başaramadığım için kendime ağlarım… Bir çok insan onun amacı ve doğruları hakkında konuşur fakat sadece birkaç insan bu doğrular için ölmeye hazırdır. Ve Usame, Ey Amerikalı! Usame onlar için yalnızca ölmeye hazırlanmadı, o ölümü her an isterdi. Çünkü bu dinin uğrunda ölmek, gerçek Mü’minin, inancı için isteyebileceği en büyük şeylerden biridir.


    Belki seninle bu konuşmayı sürdürürdüm ama Usame hakkında birkaç şey ve Usame’nin Müslümanlar için ne anlama geldiğinden başka bir şeyden söz etmezdim. Eğer sıkılmayacağını bilseydim, sana Usame hakkında, Usame’nin ne anlama geldiği ve Usame gerçeğinin ne olduğu konusunda devam eden birkaç gün bir şeyler okurdum. Ve belki de birkaç anlamlı kelimeyle özetleyebilirim ve onları iyice düşünüp taşınman için sana ziyadesiyle söylerim…


    Usame İslam’ın aslanıdır. Sıçanların üstüne çıkmasına izin vermeyen ve kükrerse arkalarına bakmadan kaçıran bir aslandır… ve Usame izzetin yansıyan yüzüdür.


    İndirme Linkleri;
    Hotfile.com: 1-CLICK Dateihoster: Ey Amerikal? Bu Üsame\'dir!.docx
    Ey Amerikal? Bu Üsame'dir!.docx



    Şeyh Hüseyin bin Mahmud

    Çeviri: Sawtul Jihad
    Dualarınızda kardeşlerinizi unutmayınız..
  2. EBUSELAM

    EBUSELAM Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    RABBİM BU ÜMMETİN ASLANLARINI ARTIRSIN.
  3. Ebukutub

    Ebukutub Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Amin.
  4. ABDULLAH9

    ABDULLAH9 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ALLAHUEKBER
  5. yusuf

    yusuf Islam-TR Üyesi Kullanıcı



    biz buna sahidiz .. rahman sehadetini kabul etsin. allah resulu asv ma komsu eylesın ... AMIN
  6. Muaz ibni Cebel

    Muaz ibni Cebel Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allahu Teala kalplerimizdeki huznu gidersin bizleride o mukaddes sehadet makamina ulasanlardan eylesin..
    Yoksa bu dunyanin derdi cekilmiyor ((
    Olum temizliktir..elhamdulillah
  7. ENSARİ

    ENSARİ Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Şehid Usame gerçekten bu asırda kıyamın öncüsü oldu,onun kıymeti ilerliyen yıllarda daha iyi anlaşılacak,elindeki ihtişamlı zenginliğine rağmen neden dağları zorluğu seçti,çünkü biliyorduki bunlar geçici emanet o nedenle Firdevse talip oldu ve inşaAllah Rabbi ile arasındaki bu ticarette kazananlardan oldu..
  8. Firak

    Firak "Şehadet ikliminde çaresiz kaldı ölüm.." Moderatör Kullanıcı

    Güncel.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş