1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

İlmi Konu Günün Sahih Hadis-i Şerif'i

Konu, 'Hadis Bahçesi' kısmında IsLaM4eVeR tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Avf İbnu Mâlik (radıyalluhu anh) anlatıyor:

    “Ey Allah’ın Rasûlü(sav.) dedim, ben bir adama uğrasam, o beni ağırlamasa sonra
    o bana uğrasa ben ona yaptığını yapayım mı?”

    “Hayır! dedi, sen onu ağırla!”

    ...Tirmizi, Birr 63, (2007)
  2. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    .Ebû Vâkıd el-Leysî (R-68) şöyle demiştir: Rasûlullah (S), huzurunda sahâbîleri olduğu hâlde mescidde otururken, karşıdan üç kişi geldi. İkisi Rasûlullah'a doğru yöneldi; birisi de gitti. Râvî dedi ki:
    Bu iki kimse Rasûlullah'ın huzurunda durdu. Bilâhare bu ikiden biri halkada bir aralık bularak, oracıkta oturdu. Diğeri ise, oradaki cemâatin arkasında bir yere oturdu. Üçüncüye gelince, arkasını dönüp gitti. Rasûlullah meşgul olduğu konuşmayı bitirince, şöyle buyurdu:
    "Bu üç kişinin hâlini size haber vereyim mi? İçlerinden biri Allah'a sığındı, Allah da onu barındırdı. Diğeri (sıkıntı vermekten) utandı, Allah da ondan haya etti. Öteki ise (bu meclisten) yüz çevirdi, Allah da ondan yüz çevirdi
    (Buhari sahih)
  3. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Usame bin Şüreyk (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabeler ile beraber iken geldim. Onlar Nebinin yanında başlarının üzerinde kuş varmış hareket ettiklerinde uçacakmış gibi idiler. Onlara selam verip oturdum. Civar köylerden bedevi Araplar geldi ve:
    −Ya Rasulallah, hasta olduğumuzda tedavi olalım mı? dediler.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −‘Evet, tedavi olunuz zira Allah yarattığı her derde deva yaratmıştır. Ancak ihtiyarlık müstesnadır’buyurdu.”

    Ahmed 4/278, Ebu Davud 3855, Tirmizi 2039, İbni Mace 3436.
  4. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra grup grup askerlerini gönderir. Askerlerinin derece ve makamca kendine en yakını fitnesi en büyük olanıdır.

    (Şeytanın) Askerlerinin biri gelir ve:

    −Şöyle şöyle işler yaptım der.

    İblis ona:

    −Sen hiçbir şey yapmadın! der.

    Sonra onlardan başka biri gelir ve:

    −Kendisiyle karısının arasını iyice ayırıncaya kadar insanı bırakmadım! der.

    Bunun üzerine İblis onu kendisine yaklaştırır ve:

    −Sen ne iyisin der’ buyurdu.”

    Müslim 2813/67, Hâkim 2/182, Albani Sahiha 999.
  5. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu hureyre Radiyallahu anh’ten rivayete göre;
    Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    “Rahman olan Allah’ın azze ve celle eli dopdolu ve cömerttir.
    Gece gündüz devamlı olarak vermesi onun malında bir eksiltme yapmaz.
    Söyleyiniz bakalım, gökleri yarattığından beri neler vermiştir.?
    Gerçek şu ki onun elindeki eksilmemiştir, eksilmezde.
    O’nun Arşı su üzerindedir diğer elinde de Terazi (mizan) vardır.
    Dilediğini alçaltan ve yükselten de odur.”

    Buhârî, Tevhîd 22, 35, Tefsir, Hüd 2, Nafakât 1;
    Müslim, Zekât 37, (993); Tirmizî, Tefsîr, (3045).
  6. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Şu iki dua genelde reddedilmez:
    1) Ezan esnasında dua ve
    2) Harpte insanlar birbirini öldürmeye başladığı vakit yapılan dua.”
    Ebu Davud 2540.
  7. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ukbe bin Amir el-Cuheni (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e on kişilik bir topluluk (heyet) geldi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dokuzu ile beyatleşti ve birinden el çekti!!!
    Dediler ki:
    −Ya Rasulallah! Dokuzu ile beyatleştin, bunu neden terk ettin!?
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    −“Şüphesiz ki onun üzerinde temime (muska) vardır!”
    Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu eliyle kopardı ve onunla da beyat etti ve şöyle buyurdu:
    −“Kim, temime (muska) takarsa, kuşkusuz ki Allah’a şirk koşmuştur!”

    Ahmed bin Hanbel Müsned 17427, Albânî Silsiletu’l-Ehadisi’s-Sahiha 1/492.
  8. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Sizden birinin cennetteki en düşük makamı ona şöyle denmesidir:
    −‘Dile’ O adam birçok şeyler diler.
    Sonra ona:
    −‘Diledin mi?’ denir.
    O:
    −‘Evet’ der.
    Ona:
    −‘Dileğin şeyler ve bir misli senindir’ denir’ buyurdu.”
    Müslim
    Abdullah bin Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Şüphesiz ben cehennemden en son çıkacak, cennete en son girecek olan adamı biliyorum. O adam sürünerek ateşten çıkar.
    Allah-u Teâlâ:
    −‘Git, cennete gir’ buyurur. O adam cennete gider ve dolu zanneder.
    Geri döner ve:
    −‘Rabbim, cenneti dolu olarak buldum’ der.
    Allah-u Teâlâ:
    −‘Git cennete gir, dünya ve on misli senindir’ buyurur.
    O adam:
    −‘Rabbim, Sen Melik olduğun halde benimle alay mı ediyorsun?’ der’ buyurdu.”
    Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) dedi ki:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azı dişleri görününceye kadar güldü.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şöyle denilmişti:
    Bu adam cennetin en düşük derecesindedir.”
    Müslim
    Diğer bir rivayette ise şöyle gelmiştir:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Ona denir ki:
    −‘Git cennete gir’ O adam cennete gider ve insanların bütün yerleri aldığını görür.
    Ona:
    −‘İçinde bulunduğun zamanı hatırlıyor musun?’ denir.
    O:
    −‘Evet’ der.
    Yine ona:
    −‘Dile’ denir. O adam da birçok dilek diler.
    Ona:
    −‘Dilediğin ve dünyanın on katı senindir’ denir.
    O adam:
    −‘Rabbim! Sen Melik olduğun halde benimle alay mı ediyorsun? der.’
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azı dişleri görünene kadar güldü.”

    Müslim sahih.
  9. muallimm

    muallimm Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    850: Tufeyl ibni Ubey ibni Ka’b’dan: “Abdullah ibni Ömer’e gelir, onunla birlikte çarşıya çıkardım. Biz çarşıya çıkınca Abdullah ibni Ömer eski eşya satan, değerli eşya satan, yoksul veya herhangi bir kimseye uğrasa mutlaka selam verirdi. Bir gün yine Abdullah ibni Ömer’in yanına gelmiştim. Çarşıya çıkmak için kendisine arkadaş olmamı istedi. Ona: Çarşıda ne yapacaksın, alışveriş işlerine vakıf değilsin, eşya fiyatlarını sorup pazarlığa girmezsin, Pazar yerlerinde oturmazsın burada otur da konuşalım, dedim. Abdullah ibni Ömer: Ey Eba Batn (Tufeyl göbekli olduğu için böyle hitap etmiştir.) Biz sadece selam vermek üzere çarşıya çıkıyoruz, karşılaştıklarımıza da selam veriyoruz, cevabını verdi. (Malik, Muvatta, Selam 6)
  10. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Bir terzi, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı onun adına hazırladığı bir yemeğe davet etti. Beraberinde ben de gittim. (Ev sahibi sofraya) arpa ekmeği, içerisinde kabak bulunan bir çorba ve kadid (kurutulmuş et) getirdi. Ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın tabağın etrafından kabağı araştırdığını gördüm. O günden beri kabağı sevmeye devam ediyorum."

    Buhari, Et'ime 33, 4, 25, 35, 36, 37, 38, Büyü 30; Müslim, Eşribe 144, (2041); Muvatta, Nikah 51, (2, 546, 547)
  11. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) faiz yiyene, yedirene, faiz muamelesini
    yazan kimseye ve bu muamelenin şahitlerine lanet etti! ve:
    ‘Onlar günahta eşittir!’ buyurdu.”

    Müslim 1598/106, Ebu Yağla 1849, İbnu’l-Carud 646.
  12. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular.
    ” Resûl-i Ekrem bu sözü üç defa tekrarladı.

    (Müslim, İlim 7. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 5)
  13. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    [​IMG]
  14. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

    “Bir kimse öldüğü zaman ahiretteki kalacağı yer sabah akşam kendisine gösterilir o kimse Cennetliklerden ise Cennet’ten, Cehennemliklerden ise Cehennem’den olan yeri gösterilir ve ona işte senin oturacağın yer burasıdır, kıyamet günü Allah seni buraya gönderecek denilir.”

    (Buhârî, Cenaiz: 89)
  15. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Şeytan, Ademoğlunun her yerde önüne oturur! Müslüman olma yolunda da önüne oturur, engeller çıkarmaya ve Allah yolundan saptırmaya çalışır!
    Şeytan, yeni Müslüman olan birine şöyle der:
    −‘Sen Müslüman oldun! Babanın ve atalarının dinini terk ettin ha!’
    O kimse şeytanı dinlemez ona isyan eder ve Müslüman olarak kalmış olur.
    Şeytan, hicret eden kimsenin de yolunu keser, önüne oturur ve şöyle der:
    −‘Kendi vatanını ve yurdunu terk edip nasıl hicret edersin? Hicret etmek dizginlerinden bağlanmış at gibidir ve çok sıkıntılıdır!’
    O kimse de şeytana isyan edip onu dinlemez ve hicretini yapmış olur.
    Sonra şeytan, cihad yolu üzerine oturur ve şöyle der:
    −‘Cihad yorgunluk demektir! Hem kendini yorarsın hem de malını kaybedersin! Savaşacak ve öldürüleceksin! Karın başkasına nikahlanacak! Malların taksim edilecek!’
    O kimse de şeytanın bu sözlerine kulak vermez ve ona isyan ederse, o da cihadını yapmış olur. Kim bunları böylece yaparsa, o kimseyi cennete koymak Allah’ın üzerine bir borçtur! Savaşta öldürülse de, boğularak ölse de, hayvanın sırtından düşüp ölse de Allah o kimseyi mutlaka cennetine koyacaktır!”
    Nesei, Ahmed bin Hanbel Müsned Albani Sahiha1653.
  16. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Ey insanlar! Allah’dan korkun ve dünyadaki rızık talebinizi güzel yapınız! Biraz gecikse de hiçbir nefis rızkını noksansız tamam olarak elde etmeden ölmeyecektir! Allah’dan korkun ve rızık talebinizi güzel yapınız! Rızkın helal olanını alınız, onun haram olanını bırakınız!’ buyurdu.”

    İbni Mace 2144.
  17. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Abdullah bin Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Muhakkak Allah bana şarabı, kumarı, davul ve zarı haram kıldı. Sarhoşluk verici herşey şüphesiz haramdır’ buyurdu.”

    Ebu Davud 3696, Beyhaki, Ahmed Müsned, Ebu Ya’la Müsned,
    İbni Hibban Sahih, Ebu’l-Hasen et-Tusi el-Erbain, Taberani Mucemu’l-Kebir
  18. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu H ur eyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), israil oğullarından bir adamı zikretti ve şöyle buyurdu:
    “O adam, israil oğullarının bazısından borç olarak bin dinar vermesini istedi.
    Borç vermek isteyen kişi:
    −Şahitleri getir, onları şahit yapacağım dedi.
    Borç isteyen:
    −Allah şahit olarak yeterlidir dedi.
    Borç vermek isteyen kişi:
    −O halde bana kefil getir dedi.
    Borç isteyen:
    −Allah kefil olarak yeterlidir dedi.
    Borç vermek isteyen kişi:
    −Doğru söyledin dedi ve ona isimlendirilen bir vakte kadar bin dinarı verdi. Parayı alan peşinden denize ticaret için açıldı. İhtiyaçlarını giderdi sonra takdir edilen vakitte borcunu ödemek için kendisine ödünç veren kimseye gelmek üzere gemi aradı. Fakat bir gemi bulamadı.
    Bunun üzerine bir odun parçası alıp onun içini oydu. İçine bin dinarı ve bir de borç aldığı kimseye yazdığı mektubu koydu. Sonra oyuk yeri iyice kapattı ve tesviye etti. Sonra odunu deniz kenarına getirdi ve şöyle dua etti:
    −Ey Allah’ım! Kuşkusuz Sen biliyorsun ki, ben falandan bin dinar borç istedim. O benden kefil istedi.
    Ben:
    −Kefil olarak Allah yeterlidir dedim. O senin kefilliğine razı oldu. O benden şahit istedi.
    Ben:
    −Şahit olarak Allah yeterlidir dedim. O senin şahitliğine razı oldu ve bana borç verdi. Ona borcu göndereyim diye gemi bulmaya çalıştım, fakat bulamadım. Artık ben, bin dinarı sana emanet ediyorum dedi ve o odunu denize attı.
    Odun denizin içine girdikten sonra, oradan kendisini beldesine götürecek bir gemi bulmak için geri döndü. Borç veren de onun dönmesini umarak deniz kenarına çıktı ve belki bir gemi parasını getirmiş olabilir diye gözetliyordu.
    Bu sırada birden sahilde içinde para olan odunu gördü. Onu ailesine yakacak bir odun olarak aldı. Evde onu parçalayınca içinde ki paraları ve mektubu buldu. Sonra borç alan kimse, kendisine borç veren kimseye geldi ve ona bin dinarı getirdi:
    −Allah’a yemin ederim ki, paranı sana getirmem için bir gemi aramaya devam ettim. Fakat sana geldiğim bu vakitten önce bir gemi bulamadım, dedi ve borcunu verdi.
    Alacaklı kimse:
    −Sen bana bir şey gönderdin mi? dedi.
    Borçlu:
    −İçinde sana geldiğim şu günden önce bir gemi bulamadığımı sana haber veriyorum.
    Alacaklı kimse:
    −Kuşkusuz ki Allah, senin odun içinde gönderdiğin borcunu senin adına ödedi. Dolayısıyla getirdiğin bu bin dinarı raşid olarak götür dedi.”
    Buhari 2118, 2119.
  19. Ersin_Akın

    Ersin_Akın Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Aişe radiyallahu anha'dan; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Her kim bizim şu işimizde ondan olmayan bir şeyi ortaya çıkarırsa o reddedilir.”
    Buhârî (2492) Müslim (1718/18) Ebû Dâvud (4606) İbni Mâce (14)
  20. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘İmam ‘Gayri’l-Mağdûbi Aleyhim Ve Leddâllîn’ dediği zaman sizler Amin deyiniz! Çünkü melekler Amin der imam da Amin der, herhangi bir kimsenin Amin demesi, meleklerin Amin demesine muvafık olursa onun geçmiş günahları bağışlanır’ buyurdu.”

    Abdurrezzak 2644, Buhari 782, Müslim 410/72.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş