1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

İlmi Konu Günün Sahih Hadis-i Şerif'i

Konu, 'Hadis Bahçesi' kısmında IsLaM4eVeR tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    ...Câbir ibnu Abdillah (R) şöyle demiştir: Bir er kişi Uhud günü Nebi (S)'e:

    — Ben öldürülürsem, benim nerede olacağımı bana haber ver! dedi.

    Rasulullah (sav.)

    — "Cennette (olursun)" buyurdu.

    Bunun üzerine o kişi, elindeki yemekte olduğu hurmaları hemen yere attı ve sonra harbe girişti de şehîd oluncaya kadar vuruştu.
    (buhari.)
  2. Havîn

    Havîn Dirilmek yeniden. . Davet Grubu Kullanıcı

    Abdulah İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”

    [Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 38, 60;Tirmizî, Hudûd 3, Birr 19; İbni Mâce, Mukaddime 17]
  3. avam16

    avam16 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Cennet ahalisi cennete vardığı, cehennem ahalisi de cehenneme vardığında ölüm alaca bir koç suretinde vücut verilerek getirilir. Ta cennet ile cehennem arasında yatırılır. Sonra kesilir.
    Sonra bir münadi:
    −Ey cennet ahalisi! Artık ölüm yoktur! Ey cehennem ahalisi! Artık ölüm yoktur, diye nida eder. Bu hâdise sebebiyle cennet ehlinin ferahı bir kat daha ziyade olur, cehennem ehlinin hüzün ve kederi ise bir kat daha artar.”

    Müslim 2850 / 43, Buhari 6457, İbni Mace 4327, Tirmizi 2682
  4. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Sad bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir;

    “Allah (Azze ve Celle) benim hakkımda dört ayet indirdi.

    Birincisi: Annem, ben Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dininden dönmedikçe yememeye ve içmemeye yemin etmişti. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) şu ayeti indirdi:

    “Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Bununla beraber eğer bana bir şeyi ortak koşman için sana emir verilirse onlara itaat etme. Akıbet ve dönüş banadır.”

    Ankebut: 8

    ...buhari edebül müfret.
  5. ظلمة الليل

    ظلمة الليل Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor:

    “Sonra şüphesiz, siz de kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda hesaplaşacaksınız.”

    Zümer / 31

    Ebu Katade (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün, sahabelerin arasında ayağa kalktı ve onlara hitaben:

    ‘Şüphesiz ki Allah yolunda cihad ve Allah’a iman amellerin en faziletlisidir’ buyurdu.

    Bunun üzerine biri kalkıp:

    −Ya Rasulallah! Eğer Allah yolunda öldürülürsem günahlarım benden silinir mi, bu hususta ki görüşün nedir? dedi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

    −‘Eğer sabredici, ecrini sadece Allah’tan umarak savaşır, ileri atılıcı ve geri kaçıcı olmadan Allah yolunda öldürülürsen evet’ buyurdu.

    Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kimseye:

    −‘Nasıl dedin’ buyurdu.

    O kimse:

    −Eğer Allah yolunda öldürülürsem günahlarım benden silinir mi, bu hususta ki görüşün nedir? dedi.

    Rasulullah ona (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Eğer sabredici, ecrini sadece Allah’tan umarak savaşır, ileri atılıcı ve geri kaçıcı olmadan Allah yolunda öldürülürsen evet. Ancak kul borcu (hakkı) müstesnadır. Bunu bana Cebrail söyledi’ buyurdu.”

    Müslim 1885 / 117
  6. avam16

    avam16 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Hz. Urve, Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'den naklediyor: Hz. Aişe buyurmuştur ki: "Havle Bintu Hakim (radıyallahu anhâ), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a kendisi gelip evlenme teklif edenlerdendir." Aişe (radıyallahu anhâ) devamla dedi ki: "Ben (kıskançlığın sevkiyle): "Kadın kısmı bir erkeğe evlenme teklifi yapmaktan sıkılmaz mı?" (diyerek bu şekilde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e teklifte bulunanları kınardım). Ne zaman ki: "Onlardan kimi dilersen (nevbetinden) geri bırakır, kimi de dilersen yanına alabilirsin. (Nevbetinden) geri bıraktıklarından kimi istersen (nezdine almak)da da sana güçlük yoktur..." (Ahzab, 51) meâlindeki âyet nazil oldu, (kendimi tutamayarak): "Ey Allah'ın Resûlü, görüyorum ki, Rabbin seni memnun kılmada gecikmiyor" dedim.
    Buharî, Tefsir, Ahzab 7, Nikâh 29; Müslim, Rıdâ' 49, (1464); Ebu Dâvud, Nikâh 39, (2136); Nesâî, Nikâh 1, (6, 54).
  7. ebu el-fadl

    ebu el-fadl Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bir Hadis

    Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre,

    Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

    Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanlara bakınız; sizden daha iyi olanlara bakmayınız.

    Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranıştır.

    Müslim, Zühd 9. Tirmizî, Kıyamet 58, Libâs 38; İbni Mâce, Zühd 9
  8. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, utangaç kardeşine bu huyunu terketmesini söyleyen Medine’li bir müslümanın yanından geçerken ona:

    “Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.

    (muttefekun aleyh.)
  9. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    . Sâlim İbni Abdullah İbni Ömer’in söylediğine göre, (babası) Abdullah İbni Ömer (radıyallahu anhümâ) bir yolculuğa çıkacak kimseye şöyle derdi:

    Yanıma gel de, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem’in) bizimle vedalaştığı gibi seninle vedalaşalım. Rasûl–i Ekrem şöyle vedalaşırdı:

    “Dinini koruyup emanetlerini ifa etmen ve amellerini hayırla sonuçlandırman hususunda seni Allah’a emanet ediyorum.''

    tirmizi,ebu davud.
  10. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Sâbit el–Bünânî’nin rivayet ettiğine göre Enes İbni Mâlik ona şunları söyledi:

    Ben çocuklarla oynarken Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanıma geldi; bize selâm verdi ve beni bir işe gönderdi. Bu sebeple annemin yanına geç döndüm. Eve varınca annem:

    – Niye geç kaldın? diye sordu.

    – Rasûlullah beni bir işe göndermişti; onun için geciktim, dedim. Annem:

    – Neymiş o iş? diye sorunca:

    – Bu bir sırdır, dedim. Bunun üzerine Annem:

    – Rasûlullah’ın sırrını kimseye söyleme, dedi.

    Enes bu olayı anlattıktan sonra Sâbit el–Bünânî’ye şunları söyledi:

    – Şayet bu sırrı birine açacak olsaydım, vallahi sana söylerdim, Sâbit!

    muslim sahih.


    * Sır saklamada iki değerli şahsiyet; biri çocuk denecek yaşta Enes bir diğeri de annesi Ümmü Süleym.

    * Emanet edilen sırrı saklamak karakterli dürüst ve soylu insanların işidir.

    Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 228.
  11. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Kuraklık Olduğunda İnsanların İmamdan Yağmur Duası İstemeleri
    - Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Bir kimse Cuma günü minberin karşısındaki kapıdan içeriye girdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta hutbe okuyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

    −Ya Rasulallah! Davarlar helak oldu ve yollar kesildi. Allah’a dua et de imdadımıza yetişsin, dedi.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini kaldırdı ve şöyle dedi:

    اَللَّهُمَّ اسْقِناَ، اَللَّهُمَّ اسْقِناَ، اَللَّهُمَّ اسْقِناَ

    ‘Ey Allah’ım! Bize yağmur yağdır. Ey Allah’ım! Bize yağmur yağdır. Ey Allah’ım! Bize yağmur yağdır.’

    Enes (Radiyallahu Anh) devamla şöyle dedi:

    −Allah’a yemin ederim ki, o sırada biz, gökyüzünde ne kalın ne de ince buluttan bir şey görmüyorduk. Bizimle Seli Dağı arasında o zaman hiçbir ev hiçbir konak da yoktu.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasından kalkan şeklinde bir bulut belirdi. Semanın ortasına ulaşınca yayıldı. Sonra yağmur yağmaya başladı.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Allah’a yeminle söylüyorum ki, biz altı gün güneşin yüzünü göremedik. Sonra öbür Cuma günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine ayakta hutbe okurken, aynı kapıdan bir kimse girdi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

    −Ya Rasulallah! Mallar helak oldu, yollar da kesildi. Allah’a dua et de bu yağmuru durdursun, dedi.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ellerini kaldırdı ve:

    اَللَّهُمَّ حَوَالَيْناَ، وَلاَ عَلَيْناَ، اَللَّهُمَّ عَلَى الْآكاَمِ، وَالْجِبَالِ، وَالْآجَامِ، وَالظِّرَابِ، وَالْاَوْدِيَةِ، وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ

    ‘Ey Allah’ım! Etrafımıza, üzerimize değil. Ey Allah’ım! Tepelere, dağlara, kelelere, bayırlara, derelere ve ağaçlıklara yağdır,’ buyurdu.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Bunun üzerine yağmur kesildi. Namazdan çıktığımızda güneş altında yürüyorduk...”

    Buhari 967, Müslim 897/8,
  12. ظلمة الليل

    ظلمة الليل Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Mikdad İbnu'l-Esved radıyallahu anh anlatıyor:

    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Bahtiyar, fitneden kaçınan kimse ile, belâlarla karşılaşınca sabreden kimsedir. Ne mutlu ona!"

    Ebu Davud, Fiten 2, (4263).
  13. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Kur’an hafızı kıyamet günü gelecek ve Kur’an:

    −‘Ey Rabbim! Onu süsle’ diyecek. Bunun üzerine ona keramet tacı giydirilecek.

    Sonra Kuran:

    −‘Ey Rabbim! Ona daha ver’ diyecek. Bunun üzerine ona keramet hullesi giydirilecektir.

    Sonra Kuran:

    −‘Ey Rabbim! Ondan razı ol’ diyecek bunun üzerine:

    −‘Oku ve yüksel’ buyuracak ve her ayet okuyuşunda bir hasene ilave edilecek.”

    Tirmizi 3075.
  14. ظلمة الليل

    ظلمة الليل Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Kıyâmet günü, ahdine vefâ göstermeyen kimselerin arkasında bir bayrak bulunacak ve vefâsızlığı ölçüsünde o bayrak yükseltilecektir.” (Müslim, Cihâd, 15)
  15. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    . Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakkı altıdır.”

    Sahabeler:

    –Onlar nedir? Ya Rasulallah! diye sordular.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    1) Ona rastladığın zaman selam ver!

    2) Seni davet ederse, davetine icabet et!

    3) Senden nasihat isterse ona nasihat et!

    4) Hapşırınca elhamdulillah derse, ona yerhamukellah de!

    5) Hastalanırsa ona hasta ziyareti yap!

    6) Öldüğünde arkasından git!”

    Müslim 2162/4, 5, Buhari 1239, Buhari Edebu’l-Müfred 991.
  16. ظلمة الليل

    ظلمة الليل Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebû Yahya Suheyb İbni Sinan (ra)’dan

    Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:

    Mü’minin hayranlık verici bir hali vardır ki, başka hiç kimsede bulunmaz. O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

    Müslim, Zühd, 64
  17. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    -rasulullah (sav.) şöyle buyurmuştur ;
    "Adaletli olanlar, Kıyamet Günü'nde Rahman Tebareke ve Te'ala'nın sağında nurdan minberler/tahtlar üzerinde olacaklardır. Şüphesiz ki O'nun her iki eli de 'yemin/sağ'dır. Bunlar, verdikleri hükümlerde, aileleri hakkında ve yönetimlerini üstlendikleri kimseler hakkında adaleti gözetenlerdir."

    (Müslim)
  18. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu Kebşe el-Emmari Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

    "Muhakkak ki dünya dört kişiye verilmiştir:

    a- Allah'ın kendisine hem mal, hem de ilim verdiği bir kula… Bu kul malı hususunda Rabb'inden korkmakta (O'nun haklarını gözetip yerine getirmekte), akrabalık bağlarını(n gereklerini) yerine getirmekte ve o malda Allah'ın hakkının da var olduğunu bilmekte (ve gereğini yerine getirmekte) dir. İşte bu, mertebelerin en güzelidir.

    b- Allah'ın kendisine mal vermeyip, sadece ilim verdiği bir kula… Bu kul şöyle demektedir: Eğer benim de malım olsaydı, falan (mal sahibi) nin yaptığı (iyi amelleri) ben de yapacaktım.

    Şüphesiz ki bu kul niyetine göredir. Ve ikisinin de mükafatı eşit olacaktır.

    c- Allah'ın kendisine ilim vermeyip, mal verdiği bir kula… Bu kul malı hususunda Rabb'inden korkmamakta, akrabalık bağlarını gözetmemekte ve Allah'ın o maldaki hakkını bilmeyip (gereğini yerine getirmemektedir). İşte mertebelerin en kötüsü Allah katında budur.

    d- Allah'ın kendisine mal da ilim de vermediği bir kul.. Bu kul şöyle der: Eğer benim de malım olsaydı, falanın (mal sahibi) yaptığı (kötü) işleri ben de yapardım.

    İşte bu kul da niyetine göre (muamele bulacak) tır. Ve onların her ikisi de vebal de eşit olacaklardır."

    (Tirmizi; İbni Mace; Ahmed, Müsned)
  19. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Her kim gerçekten inanarak ve sevâbını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutar gecesini de ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir. Her kim de inanarak ve sevâbını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendirirse geçmiş günahları bağışlanır.”

    (Buhârî, Terâvîh: 1; Müslim, Sıyam: 40)
  20. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Ramazan’dan birkaç gün önce oruç tutmaya başlamayın, hilâli gözetleyerek oruca başlayın
    hilali görerek bayram yapın. Hilâli görmenize bulut engel olursa orucunuzu otuza tamamlayın.”

    (Müslim, Sıyam: 2; İbn Mâce, Sıyam: 7)
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş