1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Hacamat Kazancı Helal Midir?

Konu, 'Çeşitli Haram ve Helaller' kısmında tevhiddavam tarafından paylaşıldı.

  1. tevhiddavam

    tevhiddavam Rabbim! Benim ilmimi arttır! Kullanıcı

      
    İdeal müslümanın şahsiyeti adlı kitabı okurken görmüştüm. “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem hacamat kazancini yasakladı” diye bir cümle geçiyordu. Kaynak da vermislerdi ama su an hatırımda değil.
    İnternetten araştırınca da şunları gördüm:

    Râfi'-b. Hadîc(r.a), Rasûlullah (s.a)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

    "Hacamat eden (kafadan kan alan) in ücreti pistir, köpeğin satışı karşılığında alınan para pistir, fahişenin zina karşılığı aldığı ücret pistir."[316]

    Başka bir yerde de şu hadis geçiyor:

    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacamat yaptırdı, hacamat yapan kimseye ücretini verdi.”

    Buhari 5/2107, Müslim 1202/65, İbni Mace 2162
    Kafam karıştı. Bu işi para karşılığında yapan çok kişi var. Nasıl amel etmek gerekir acaba?
    Esselamu aleykum.
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh

    Râfi'-b. Hadîc (r.anh), Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
    "Hacamat eden (kafadan kan alan)'in ucreti pistir, köpeğin satışı karşılığında alınan para pistir, fahişenin zina karşılığı aldığı ucret pistir."
    (Ebu Davud, Alım - Satım, bab 38, Hadis no: 3421; Muslim, musâkât, 40,41;Tirmizî, buyû 46; Nesai, sayd 15, Ahmed b. Hanbel, 111, 464, 465; IV, 140)



    Hadiste üç tür kazancın pis olduğuna işaret edilmiştir. "Pis" diye terceme edilen “habîs" kelimesi, hem haram hem de mekruh olan şeyler hakkında kullanılmaktadır. Bu mânanın tayini, diğer deliller ve maksadlar göz önüne alınarak yapılır. Aynı şekilde emir sigası da bazen vucub, bazan nedb, bazan ibahaya delâlet eder. Sığanın bu manalardan hangisine delâlet ettiği karîneler yardımıyla bilinir. İşte buradaki "habîs = pis" kelimesi de, hem haramlığa hem de kerâhete delâlet edebilir.

    Hacamat ucreti:


    Hacamat, kan alma karşılığında ucret almak habistir. Bu habis (pis)likten maksadın ne oludğunda ihtilâf edilmiştir.
    Bazı hadis uleması, maksadın haramlık olduğu görüşünü ileri sürerek kan alma (hacamat) karşılığında ucret almanın haram olduğu görüşünü savunmuşlardır. Ayrıca el-Hâzimî'nin Ebû Hurayra (r.anh)'den rivayet ettiği şu hadis de bu görüş sahiblerinin delilidir: "
    Fahişenin mehri (ücreti) ve kan alıcının ucreti zulûmdur."

    Ulemanın cumhuru ise kan alma karşılığında alman ucretin helâl olduğu görüşündedir. İbn Abbas ve Enes b. Mâlik hadislerini delil almışlardır. O hadislerde Peygamber (s.a.v.)'in kafasından kan aldırdığı ve kanı alan şahsa ucret verdiği çok açık bir şekilde dile getirilmiştir.
    İbn Abbas (r.anhuma)'dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir:

    Rasûlullah (s.a.v.) kan aldırdı ve kan alana ücretini verdi. Eğer onu haram bilseydi vermezdi.
    (Ebu Davud, Alım - Satım, bab 38, Hadis no: 3423; Buharî, buyû 39, icâre 18; Muslim, musâkât 6,5; İbn Mâce, ticârât 10)
    Enes b. Mâlik (r.anh)'den şöyle dediği rivayet edilmiştir:
    Ebû Taybe, Rasûlullah (s.a.v.)'dan kan aldı. Efendimiz O'na bir sa' hurma verilmesini, ailesine de ondan haracını hafifletmesini emretti.
    (Ebu Davud, Alım - Satım, bab 38, Hadis no: 3424; Buharî, İcâre 17, buyu 39, 95; Muslim, musâkat 62; Tirmizî, buyû 48; Dârimî, buyû 79; Muvatta, isti'zan 26)

    İbn Muhayyisa'nın, babasın (Muhayyisa) dan rivayet ettiğine göre;
    O (Muhayyisa) kan alıcı (haccâm) olarak kiralanma konusunda Rasûlullah'tan izin istedi, ama Rasûlullah bundan nehyetti. Muhayyisa ise sormaya ve izin istemeye devam etti. Nihayet RasûluIIah (s.a.v.) ona: "Onu (kan alma karşılığı aldığın ücreti), devene ve kölene yedir" emrini verdi.
    (Ebu Davud, Alım - Satım, bab 38, Hadis no: 3422; Tirmizî, buyû 47; İbn Mâce, ticârât 10)
    Avnu'l-Ma'bûd'daki ifadeye göre; Peygamber (s.a.v.)'in, kan alma karşılığında alınan ucreti deve ve köleye yedirmeyi emretmesi onların şereflerinin söz konusu olmamasından dolayıdır.
    Nevevî; bu hadisin, kan almak karşılığında ücret almanın cevazına delil olduğunu söyler. Çünkü eğer bu ucret haram olsaydı Peygamber (a.s) bunu kölesine yedirmesini emretmezdi. Çünkü efendinin helâl olmayan bir şeyi kölesine yedirmesi caiz değildir.

    Cumhur, üzerinde durduğumuz 1. hadisteki (Ebu Davud, Alım - Satım, bab 38, Hadis no: 3421) hubsu (pisliği), yapılan işin düşüklüğünden dolayı tenzîhen mekruha hamletmişlerdir. Çünkü kan almak düşük bir iştir, Allah (c.c) şerefli işleri sever. Ayrıca müslümanlann ihtiyaç anında birbirlerine yardımcı olmaları görevleridir. Demek oluyor ki kan alma karşılığında ücret almak caiz, ancak tenzîhen mekruhtur.

    Tahavî, kan alma karşılığında ucret almanın caiz olmayışına işaret eden bu hadisin mensuh olduğunu söyler. Şevkânî ise, bu konuda neshe delâlet eden bir delil bulunmadığını belirterek Tahavî'nin görüşünü kabul etmez.

    Haram olan kan alma ücretinin, alınan kanın satılması karşılığında alınan ucret olduğunu söylemek de mümkündür. Nitekim cahiliye devrinde kanı yiyorlardı. Dolayısıyla yemek için kan satın alınması akla uzak bir şey değildir. Ancak bu izah pek uygun görülmemiştir.
    Kan alma karşılığında ücret almanın pis oluşuna ve helâl oluşuna delâlet eden hadisler arasındaki çelişkiyi gidermede en makbul yol, buradaki pislikten maksadın tenzîhen mekruh olduğu şeklindeki izahdır.

    ---

    İmam Ebu Hanife, İmam Leys ve İmam Malik (Allah hepsine rahmet etsin), hacamat karşılığında ucret almayı mubah görürler.

    İmam Şafii ve İmam Ahmed (Allah hepsine rahmet etsin) hacamat için ucret almayı mekruh görmüşler.
    İhtilafın sebebi çelişkili gelen şu rivayetlerdir:

    Tahavi gibi bazı âlimler, ucreti yasaklayan hadislerin mensuh olduğunu söylerler. Ancak neshe, ancak hadislerin tarihleri bilinirse veya hadislerin arası cem edilmezse gidilir. Aksi halde nesh davasını süremeyiz. Cumhuru ulema, bu hadislerin arasını cem etmeye çalışmışlar ve yasaklamayı kerahete hamletmişler.

    İbni Kudame Elmakdisi (rahimehullah) derki: Hacamat, mübah olan bir faydalanmadır. Bina yapmak, terzilik yapmak gibi bu işte ücret alınabilir. İnsanların ona ihtiyaçları vardır. Emzirme gibi kişiyi kiralama vardır… İmam Ahmed (rahimehullah) derdi ki: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ücret verdiği gibi, bizlerde veririz.”

    Ucret almaya muhtaç olanların ucret almasında inşeAllah sıkıntı olmadığını düşünüyorum. İhtiyacı olmayıb, ucret almadan Müslümanlara yardım amacıyla hacamat yapan kişiye niyetine göre inşeAllah ecir vardır. Şafii mezhebinden bazı âlimler, hacamatı farzı kifaye görmüşler. Ucret verilirse alabilir demişler. Allah âlem.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş