1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Makale Hokkadan Taşan Mürekkep Damlaları...

Konu, 'Kendinize Ait Yazılar' kısmında Hatve tarafından paylaşıldı.

  1. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

      
    #16


    Ebu Gureyb hapishanesinde kadınlara tecavüz edenlerin, Guantanamo hapishanesinde kadınlara işkence yapanların, Şam'da kadınlara varil bombası hediye eden samimiyetsizlerin günü yani bugün ''Dünya Kadınlar Günü''

    TR'de bir boya markası kadınlar günüyle ilgili bir reklam yayınlamış. Reklamda verilen mesajlar; Kız çocuklarını okutmak, erken evlilik, kadınları çalışma hayatına teşvik etmek, herkesin özgür bir biçimde (şort) giyinmesi gibi bilinçaltına mesajlar yollanıyor ve putlarına teşekkür ederek video sonlanıyor...

    Kasabın vitrini süslemek için astığı butlar gibi boya, motor yağı, traktör bile satarken kadının vücudunu kullanan kapitalizm ''kadınlar gününde'' kadınların gününü kutluyor.

    Eğer samimiyseniz,

    Okullarınızın arka bahçelerinden söz edin, erken evlilikten bahsettiğiniz kadar çoçuklarınızın okumasına izin verdiğiniz ahlaksız romanlardan bahsedin! Adalet sisteminizin engel olamadığı cinayetlere yani kocası tarafından öldürülen kadın cinayetlerinden söz edin. Kadın kendi ayakları üzerinde durmalı, kadın hayatını kurtarmalı, kadın kendi parasını kendi kazanmalı gibi sözlerle çalışma hayatına teşvik ettiğiz (çalışan) kadınların boşanma oranına, işyerinde taciz edilen (çalışan) kadınların oranına bakın. Örtüsü nedeniyle sözlü, fiziksel, psikolojik saldırıya uğrayan kadınlardan söz edin...

    Kadın eşinden çok işyerinde başka erkekleri görüyor, evler otel olmuş, anne ilgisinden mahrum ettiğiniz çocuklar; ilgiyi karşı cinste arar olmuş eğer sizin kadınlar gününden kastınız buysa kutlu olmasın kadınlar gününüz!

    Ve sözlerimi bir kadının örtüsü için cihad ilan eden , eşlerine ev işlerinde yardımcı olan, erkeği kadına bakmakla yükümlü kılan Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in sözleriyle bitiriyorum;

    [​IMG]
  2. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    CazakAllahul hayr kardeşim
  3. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı


    Allah'a hamd olsun video yasaklanmış...
  4. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    Bu ayeti okuyunca şu dersi çıkardım.

    Bazı kardeşler, batıl, sesli zikir görüntülerine hareketli müzikler ekliyorlar. Videoyu ileri-geri oynatıp halay çeker gibi hoplayan, zıplayan cübbeli, sarıklı bir insan görüntüsü ortaya çıkıyor. Amaçları yapmış oldukları zikrin bidat olduğunu anlatmak isede uzaktan bakınca alay ediliyormuş gibi izlenim oluyor.

    Allah azze ve celle, Firavun'a bile ismiyle hitap ediyor iken bizde eleştirdiğimiz kişilere tam ismiyle hitap edersek isabetli karar almış oluruz.

    Çünkü;

    Kavmi, Musa aleyhisselam'a ''sen bizimle alay mı ediyorsun'' diyor? Musa aleyhisselam'da ''cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım'' diyor.


    Bizde cahillerden olmaktan Allah'a sığınalım... (En doğrusunu Allah bilir)

    [​IMG]
  5. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #18


    Kurban gününde bile kasaba vekaletinizi verirken öncelikle olarak namaz kılan birisini, sakallı birisini falan tercih ediyorsunuz hatta kestiğiniz kurbanın derisini bile kibirli bir şekilde infak ederken yiğenim hangi cemaat? yiğenim hangi Allah dostuna bağlısınız? diyorsunuz sanki bu din bir hocaefendinin tekelinde gibi! Kurban gününde sarhoş bir kişiye vekalet vermiyorsunuz ama alkol satan yerlere ruhsat veren insana vekalet vermekten çekinmiyorsunuz.

    TV'de izlediğiniz hocalar oy kullanmak şirk değildir şıkdır, sirkedir diyebilir. Onlar yanlış yolda olsa bile sen gerçeği araştırmak zorundasın zaten onların durumu;



    olacaktır...

    [​IMG]
  6. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #19


    510.100.000 km² yeryüzünü (tabiri caizse) Allah'ın bahçesi, bahçıvanları da Allah'ın kulları olarak hayal edelim. Allah'a kulluk görevini yapmayan bahçıvanlar bu bahçenin elmasından, armudundan, hurmasından ve çeşitli meyvalarından yararlanıyor ama Allah'a kulluk görevini yapan bahçıvanlar ise bu bahçenin kıyısından, köşesinden, yol kenarına uzanan dallarından faydalanıyor. Metnin başında örnek verdiğim yeryüzü, bahçe oluyor. Meyve çeşitlerinden birtanesi de İnternet oluyor...

    Ben, Allah'a kulluk görevini yapmayan bahçıvanların olduğu tüm bahçelerde Müslüman bahçıvanlarında olması düşüncesindeyim. Müslüman kardeşlerimi aktif görmek benim hoşuma gidiyorsa eminim ki Allah'a kulluk görevini yapmayan bahçıvanlarıda rahatsız ediyordur.

    Hatırlarsınız birkaç ay önce Halep kuşatma altındaydı. Sosyal medyada farkındalık oluşturularak ünlüler bile Halep için mesajlar yayınladı en azından insanlar Halep'in nerede olduğunu, ne için mücadele verildiğini, nasıl katliamlar olduğunu derin uykularından uyanıp öğrendiler ve halk, konvoylarla tahliye edildi...

    Kısacası;

    Nureddin Yıldız'ın deyimiyle İnternet bir ateş, yanmadan ısınmak zorundayız. Kimi zaman bir Yusuf yaklaşma yanarsın derken kimi zaman bir Meryem uzak dur yanarsın diyor! Bize sınırlarımızı hatırlatan Yusuf'lara, Meryem'lere selam olsun...


    [​IMG]
  7. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #20


    Mısır MEB, Seyyid Kutub'u (rahimullah) Amerika'ya sürgün ettiğinde yolda gemi ile yolculuk yaparken Hz.Yusuf'un başından geçenlere benzer yaşadığı bir olay yaşar. Gemide gecenin ortasında tek kişilik odasında yatmaya gittiğinde başına musallat olan manken güzeli Amerikalı bir kadının şerrinden nasıl kurtulduğunu şöyle anlatır:

    "Odaya girer girmez kapı çalındı. Açtım. Bir de ne göreyim, karşımda servi boylu, altı üstü açık, vucudu baştan çıkarmak için ne lazımsa yapacak kadar güzel bir bayan. İngilizce, 'bu gece misafiriniz olabilir miyim?' diyerek söze başladı. Odada tek kişilik yatağın olduğunu söyleyerek özür diledim. Türkçedeki "iki gönül bir olursa samanlık seyran olur" anlamına gelen bir ifade ile yatakta iki kişinin de yatabileceğini söyledi. Yüzsüzlüğü ve bastırarak girme çabası karşısında dışarı atmak için kapıyı şiddetle yüzüne kapatmaya mecbur kaldım. Koridorda tahta zeminin üzerine yıkılışının seslerini duydum. Sarhoştu..." (el-Halidi, Mine'l-Milad ila'l-İstişhad, 195)
  8. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #21


    Cahiliye devrinde iki yahudi kavmi. Nadiroğulları ve Kurayzaoğulları...


    Tefsir okurken şaşırarak nasıl bir buzağıya tapmışlar, nasıl bir taşa tapmışlar diyorsun. Böyle adalet sistemi mi olur diyorsun aslında günümüzde ki adalet sistemine ne kadarda benziyor.

    Günümüzde ki beşeri sistemlerde ağır bir zulme uğradığında hakkını arayamıyorsun hatta paran yoksa avukatı geçtim dava bile açamıyorsun çünkü ilk önce dava harcını yatırman lazım ama karşı taraf zenginse seni parasıyla susturabiliyor yada güçlü biriyse seni paralı adamlarıyla susturabiliyor. Birkaç dava açıp sana mahkeme yolunu ezberlettirebiliyor. Rüşvet verip dosyanı en alta aldırabiliyor çünkü zengin, güçlü !

    Canı çektiği için baklava çalan birkaç yıl hapis yatıyor ama ünlü bir yönetmenin oğlu arabayla adam öldürdüğünde beraat ediyor...

    Eşiyle aynı yastığa başkoyan kadın, aldatıldığını ispatlamak için kocasının telefonuna casus programı yüklüyor. Ne kadar iğrenç bir olay ama dahada iğrenç olanı aldatıldığını ispatlamak için casus programı yükleyen kadın ''özel hayat gizliliği''ni ihlal ettiği için suçlu duruma düşüyor...

    Adaleti sağladıklarını düşünenlerin; asgari ücretin onyedi katı kadar daha fazla maaş alması da ayrı bir adaletsizlik...

    Gambiya devlet başkanı: "Gambiya'nın kaderi, Yüce Allah'ın ellerindedir. Bugünden itibaren Gambiya bir İslam devletidir. Vatandaşlarımızın haklarına saygı duyan bir İslam devleti olacağız" dedikten kısa bir süre sonra Abd destekli Senegal ordusu darbe yapıyor...

    Ölü beşeri adalet sistemin ölümüne dair delil çok...

    İşin kırılma noktası ise Allah azze ve celle bir sonraki ayette ''Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri. Tâ ki, sakınasınız.'' buyuruyor.

    Yazımı Mevdudi'nin sözleriyle bitiriyorum;


    Belkide değişen sadece takvim yaprakları; insanlar ise aynı...

    [​IMG]
  9. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    Evet, orada tanıdığım bazı insanlar vardır ki bunlar Allah'ın âyetlerini az bir değer karşılığı satmakta ve Suud'da dinlerinin basit bir değer karşılığı ticaretini yapmaktalar. Ve ben oradayken onların yüzlerine karşı bunu söylüyordum. Onlara: "Biz devamlı ölülerle, kabirlerle koşulan şirki anlatıyoruz. Neden dirilerle koşulan şirki anlatmıyoruz? Ne acayibtir. Seyyid Bedevi'den Bedevi tarikatının reisi olan ve kabri Mısır'ın Tanta kentinde bulunan Seyyid Ahmed Bedevi ve onun kabrinden başka şey yok mudur? Zavallı Seyyid Bedevi. Şayet onun yanında da Hafız Esad gibi koruyucuları olsaydı sizden biriniz onun aleyhine konuşmaya cesaret edebilirmiydi? Fakat Hafız Esad'ın polisleri ve ordusu vardır. Ülkesinde İslâm'ı ve müslümanları katletmektedir. Aleyhinde tek bir kelime işitmedik. Ölülerle Allah'a şirk koşulması anlatılmakta. Ama dirilerle Allah'a ortak koşulması tamamen bırakılmakta. İnsanları tağutlara kulluk ettirenler hakkında tek kelime işitememekteyiz.

    Şehid Şeyh Abdullah Azzam (r.h)
  10. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    Size bir misal vereyim, daha önce kendisinden size bahsettiğim İshak Ferhan Milli Eğitim bakanı oldu. Bize şunları anlattı: "Göreve geldiğimde bakanlık bünyesine Müslümanları yerleştirmek istedim. İhvan-i Müsliminin yetişkin olan tümünü getirdim, bakanlığın çok az bir bölümünün ihtiyacını karşılayabildiler. Sonra Hizb-i Tahrircileri, Tebliğ cemaatine mensup olanları, selefileri getirin, dedik. Onlar da bakanlığın ihtiyacının onda birini bile karşılayamadılar. Sonra bütün namaz kılanları araştırın getirin, dedik. Yine ihtiyacı karşılamadılar. Daha sonra sadece cuma namazı kılanları getirin dedik, yine de küçük bir devlet olan Ürdün'de tek bir bakanlığın ihtiyacının yarısını bile karşılayamadılar."

    Evet, Dr. İshak Ferhan bunları anlattı. Şimdi sizler iki yüz veya beş yüz kişiyle birbirine kenetleşmiş İslâm devleti temelini nasıl kuracaksınız? Yirmi yıldır ömrünü memleketindeki İslâmî çalışmaları karalamak, hayır kaynaklarını kurutmakla geçirdin. Kınamadığın hiçbir İslâmi çalışma kalmadı, sövmediğin hiçbir âlim bırakmadın. Hizbin uğruna iğnelemediğin hiçbir davetçi bırakmadın. Hâlbuki senin hizbin Müslümanların ihtiyacı karşısında denizden bir katredir. Arkadaşlar Allah'a karşı samimi olun, samimi! İslâmî cemaatlere girin, İslâmî cemaatlerde yetişin ama hizipçi olmayın. Klikçi olmayın. Aksi takdirde âlemlerin Rabbi olan Allah'a kulluğu bırakıp hizbinizin ve hizbinizdeki yöneticilerin kulu olursunuz.

    Dikkat edin tekrar ediyorum! Niyetiniz samimi olsun. Kalbiniz pak olsun ki Allah size güç ve kuvvet versin, başarılar nasip etsin, elinizden tutup hedefe ulaştırsın.

    Şehid Şeyh Abdullah Azzam (r.h)

    SübhanALLAH


  11. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #22

    İbn Kesir rahimehullah, Ali İmran suresindeki ölüm ayetini (185.ayet) tefsir ederken bu ayette tüm insanlara teselli vardır diyor. Ölüm ayetinden teselli mi olur insan! diyeceksiniz;

    Yatakta kanser hastalığından dolayı acısından inleyen için tesellidir çünkü hastalık acısının bittiği andır. Dünyaya engelli gelen için tesellidir çünkü engelliliğin bittiği andır. Fakir için tesellidir çünkü fakirliliğin bittiği andır. Kocasına sabreden kadın için tesellidir çünkü nikahın düştüğü andır. Zindanda olan için tesellidir çünkü özgürlük anıdır. Kafir için bile azabının çoğalması bittiği andır...

    Artik azıyla, çoğuyla, büyüğüyle küçüyle amellerin tastamam karşılığı verilecek gündür!

    [​IMG]
  12. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #23

    Piknikten dönerken ani bir kararla mezarlıkta tefekkürde bulunayım dedim. O kadar ani bir karar ki elimde çekirdek paketi vardı israf olmasın diye atmamıştım (elimde çekirdek paketini gören inşaAllah hüsnü zan yapmıştır: ) )
    Kuş sesleri sessizliği bozarken, rüzgar hafifçe eserken şöyle bi mezar taşlarında ki doğum-ölüm tarihlerine göz attım. Kimi benim kadar bile yaşamamış, kimi benden 13 yıl fazla yaşamış, kimisi 90 yaşına kadar yaşamış... Tarihler değişsede değişmeyen birşey vardı hepsi ölmüş ! Kimisi kaza yapmış, kimisinin çocukları yetim kalmış, kimisi öğretmenmiş ama hiçbir merhuma ekstra süre verilmemiş... Mezartaşı yazılarına göz attım. İnsan bu kadar gaflette olur mu dedim. Kimisi makamını, mevkisini yazdırmış, kimisi bilardo şampiyonu diye ..... yazdırmış, kimisi isyankar sözler yazdırmış. Allahu alem vasiyet değilse eğer varisleri yazdırmış. İnsanı ölümde uyandırmıyorsa, ölümde ibret olmuyorsa daha ne ibret olacak ki, o insanı daha ne uyandıracak ki... Tavsiyem dünyadan sıkılırsanız, derdiniz varsa gidin mezarlığa bi 15 dakika seyredin ölüleri inanın hiçbir derdiniz kalmıyor, ahirete imanınız dahada artıyor, bu dünyadan soğuyorsunuz. İnsanlar psikologlara gideceğine bi haftasonu mezarlığa gitsinler elhamdulillah bir seans yeter : )

    Ölüm bir kere geliyor nasıl ölmek istediğimizi, nerede ölmek istediğimizi iyi düşünelim...
    Bugün amel var hesap yok; yarın hesap var amel yok...



    [​IMG]
  13. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #24


    Bir abla twittirda böyle sitemde bulunmuş. Benim de bazı ortamlarda (nadiren) şahid olduğum bir konu. Burada çok eşliliğin bazı hikmetlerinden, Türkiye halkının çok eşliliğe bakış açısından falan bahsetmeyeceğim zaten hocalarımız bu konuda görüş belirtmişler. Allahu teala çok eşlilikten bahsettikten hemen sonra tek evlilik sizin için daha uygundur diyor şayet çok evlilik yaparsanız zulmetmemek için ''adaletli'' olun diyor ama (nadirende olsa) bazı abiler çok evlilik yapmasalar bile dilleriyle zulmediyorlar. Nasihatim evli abilere, evlenecek abileredir ince anlayışlı olun İnşaAllah...

    ''...nikahı düşen kadınlardan ikisi, üçü ya da dördü ile evlenebilirsiniz. Ama eğer onlar arasında adil davranamayacağınızdan korkarsanız tek kadınla evleniniz, ya da eliniz altındaki cariye ile yetininiz. Haksızlığa düşmemeniz için en uygun hareket budur.''

    [​IMG]
  14. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    #11 Eylül


    Tarih tekerrür ediyor... Tarih zaferlerle doludur... Tarih yiğitlerle doludur...

    Şam için Haçlı İmparatoru I.Friedrich 'te plan yapmıştı. O günün, en büyük ordusunu ve en iyi silahlarını toplayan Haçlı İmparatoru I.Friedrich, Kudüs'e doğru yola çıkmıştı. Kudüs'e doğru yola çıkan Haçlı ordusu, Edirne'de Bizans ordusunu mağlup edip Anadolu topraklarına adım atmıştı. 300.000 kişilik Haçlı ordusu, Sultan II.Kılıç Arslan ile müttefik antlaşması yapıp Anadolu topraklarını güvenle geçicekti. 120.000 kişilik Selahaddin Eyyubi 'nin ordusunda ki bazı alimler gelen haçlı ordusunun sayısını duyunca; ayetleri eğip, büküp kendilerine göre delil getirerek geri döndüler. Haçlı ordusu, Konya-Mersin üzerinden Kudüs'e ilerleyecekti ama hesap etmedikleri birşey vardı? o da Allahu Tealanın planı! Haçlı İmparatoru I.Friedrich, atıyla Göksu ırmağından geçerken atının ayağının sürçmesi sonucu ırmakta boğuldu. İmparator I.Friedrich'in ölüm haberi orduda şok etkisi yarattı. Haçlı ordusu moralmen ve fiziksel olarak dağıldı. Akka civarında (dağılan Haçlı ordusundan) kalan 5.000 kişilik Haçlı ordusu, Selahaddin Eyyubi karşısında ağır bir mağlubiyet aldı. Haçlı ordusunun İmparatoru I.Friedrich'in dirisi değil sirkeyle muhafaza ettikleri ölüsü bile Kudüs'e gelemedi...

    İşte tarihin tozlu sayfaları bugün olduğu gibi dünde izzetle dolu !..

    381px-Gustave_dore_crusades_death_of_frederick_of_germany.jpg
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş