1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Hz. Cuveyriye Annemizin Nikahı Hakkında Soru?

Konu, 'İslam Tarihi ve Vakıalar' kısmında İZZETLİ tarafından paylaşıldı.

  1. İZZETLİ

    İZZETLİ Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Hazret-i Cuveyriye bint-i Haris (r.a)





    Müminlerin annesi...
    Hz.Cuveyriye, Mustalikoğulları kabilesinin başkanı Harris b. Ebi Dirar'ın kızıdır. İlk ismi kendini beğenmek manasında "Berre" idi. Resulullah tarafından kadıncık, kızcağız manasına gelen "Cüveyriye" ismini aldı.
    İlk evliliği
    Mustalak kabilesinden amca oğlu Mesafi İbni Safvan ile evlenmiş ve dul kalmıştı.
    Zatı Saadetleriyle Evliliği
    Hicret'in altıncı yılında Mustakiloğulları Medene'ye saldırı için hazırlık yapmaya başladılar. Durumu öğrenen Resulullah onlardan önce davranarak onlardan önce davrandılar. Bütün erkekler, kadınlar ve çocuklar esir olarak alındı. Esirlerin arasında bulunan, kabile reisinin kızı Cüveyriye için, dokuz okkiye altın kurtuluş fidyesi olarak tespit edildi. Cuveyriye yirmi yaşlarındaydı. Kurtuluş fidyesini temin edemeyince Hz.Peygamberimize gelerek:
    - Ey Allah'ın Peygamberi, benim başıma gelen felaketi biliyorsun. Sabit beni dokuz okkiye kurtuluş fidyesi ile serbest bırakacak. Beni kurtar.
    Resulullah cevap olarak buyurdular ki:
    - Ondan daha hayırlı bir teklifim var, kabul eder misin?
    - Teklifiniz nedir ya Resulullah?
    - Hem o parayı verip seni azat edeceğim, hem de seninle evlenmek istiyorum.
    - Memnuniyetle kabul ederim.
    - Ben de kabul ettim.
    Bu haber hemen yayıldı. Yüz cibvarında bulunan esirleri ellerinde tutan sahabiler, "Biz Allah elçisinin hısımlarını nasıl esir olarak tutabiliriz" diyerek tüm esirleri serbest bıraktılar. Bu manzara karşısında serbest kalanlar ve diğer Müstakiloğulları İslam'a girdiler.
    Zatı Saadetleri Cuveyriye'yi babasına teslim edip, ondan istedi.
    Hz.Ayşe bu durum için, şöyle buyurur:
    "Ben Cuveyriye kadar, kendi kavmine hayır bereket getiren bir hatun görmedim"
    Ahlak ve Adetleri
    Gayet metin, izzeti nefis sahibi bir hatun idi. Hz.Cuveyriye r.a. çok oruç tutar ve çok namaz kılardı. Hayrı sever, kendisi aç durur, yoksulları doyururdu.
    Bir gün rsulullah onu sabah namazını kıldıktan sonra dua ve zikirle uzun zaman meşgul olurken görmüş ve kendisine şöyle buyurmuştu.
    "Ben senden sonra üç kere, dört kelime söyledim ki, bugün sabahtan beri senin söylediklerinle tartılsa, onlardan daha ağır gelir. Dikkat et, o kelimeleri sana da öğreteyim : Subhanallahi edede halkıhi (Allah'ı yaratıklarının sayısınca tesbih ederim). Subhanallahi rıza nefsihi (Allah'ı razı olacağı şekilde tesbih ederim). Subhanallahi zinete arşıhi (Allah'ı arşının ağırlığınca tesbih ederim) Subhanellahi midade kelimatihi (Allah'ı kelimelerinin adedince tesbih ederim).
    Bir Cuma günü Zatı Saadetleri, yanına gelmişlerdi. o gün Hz.Cuveyriye r.a. oruçluydu. Zatı Saadetleri buyurdular:
    - Yarın sen oruç tutacakmısın?
    - Hayır.
    - Dün oruçlumuydun.
    - Hayır
    - Öyle ise iftar et.
    Hz.Cuveyriye r.a. dan altmış beş hadis rivayet edilmiştir.
    Vefatı
    Hz.Cuveyriye hicri 50'de, 65 yaşında vefat ettiler. Namazını Medine valisi Mervan İbni Hakem kıldırdı ve Bakıy mezarlığında defnedildi.
    KAYNAK:
    1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları
    2) Şamil İslam Ansiklopedisi

    Müreysi Gazası esnasında Müstakiloğulları sülalesinin başı Hâris bin Ebu-Zirar savaşta hayatını kaybetti ve kızı Cüveyriye Bintu’l-Hâris (Berre) esir düştü. Berre, kocasını ve amcasını da kaybetmişti ve savaş ganimeti olarak İbnu Kays İbni Şemmâs'ın payına düşmüştü. Berre özgürlüğünü satın almak (mukâtebe) için İbnu Kays ile anlaşma yaptı. Daha sonra Muhammed'e SAV giderek kendisine ödeme konusunda yardımcı olmasını talep etti. Muhammed,SAV "Sana ondan daha hayırlısını söylesem ne dersin? Senin yerine mukâtebe ücretini ödeyeyim ve seni zevce olarak alayım." dedi.[4] Berre bu teklifi kabul etti ve Muhammed SAV ile evlendi. Berre'ye mehir olarak 400 dirhem gümüş verildi.[5] Muhammed SAV İbnu Kays'a anlaşma bedelini ödedi ve Müstalik sülalesindeki tüm esirler bu evlilikle birlikte Muhammed'in SAV akrabaları olmalarından dolayı serbest bırakıldılar.[4] Muhammed Berre'nin adını küçük kadın, kızcağız anlamına gelen "Cüveyriye" ile değiştirdi.[6][7][8][9][5]

    AHİ ANNEMİZ YAHUDİ BÜTÜN KABİLESİ ÖLDÜRÜLMÜŞ VEYE ESİR ALINMIŞ BABASI AMCASI KOCASI DAHİL BÜTÜN BUNLAR GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA BİR KADIN NASIL OLURDA DÜŞMANINA EŞ OLABİLİR
    YANİ GÖNÜL RIZASIYLA HİKAYE ÇELİŞKİLİ DEĞİL Mİ LÜTFEN İNSAN PİSİKOLOJİSİNİ DÜŞÜNEREK OLAYI DEĞERLENDİRİRMİSİNİZ
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Cuveyriye (r. anha) hakkında (sahih) hadise aşağıdaki gibidir. Ve bahsettiğin şekilde Cuveyriyye'nin evlenmesini zorlaştıracak çok aykırı bir hal bulunmamaktadır. O dönem itibariyle pek çok savaşlar olduğundan esir alma hadisesini vakıfdır. Bununla birlikte Muslumanlara saldırmak isteyen kendi kavmidir. Esaretten, Evlilik teklifine Aksine çok sevinib mutlu olmuştur.

    Cuveyriye, Benî Mustalık Kabilesi reisi Hâris bin Ebî Dırar`ın kızı idi. Mureysi Gazâsında alınan esirlerden biri de kendisiydi. Kocası Musafi bin Safvan, Peygamberimizin amansız düşmanlarından biri idi. Harpte öldürülünce Cuveyriye dul kalmıştı.
    Esirler, mucahidler arasında bölüştürüldüğü zaman, Cuveyriye, Sabit bin Kays ile amcası oğlunun hissesine düşmüştü. (Sîre, 3:307; Tabakât, 8:116)
    Cuveyriye, Sabit bin Kays`la anlaşmış, kesişme yapmıştı. (Kesişme yapmak; bir esirin tayin edilen muayyen miktarı kazanıp efendisine vererek, esirlikten kurtulmaya kendini müsait hale getirmesi demektir) Tayin edilen fidyeyi ödediği takdirde hürriyetine kavuşacaktı. Fakat, fidye ödeyecek imkânı yoktu. Bu sebeple Peygamber Efendimize muracaat etti ve kurtuluş fidyesinin ödenmesi hususunda yardım talebinde bulundu.
    Rasul-u Ekram Efendimiz, ona, "Sana, bundan daha hayırlı olan yok mudur?" diye sordu.
    Beklenmedik bir soruya muhatab olan Cuveyriye birden şaşırdı. Hurriyetine kavuşmaktan, tekrar anne babasına, yurduna varmaktan daha hayırlı ne olabilirdi?
    Bir anlık bir tereddutten sonra, "Yâ Rasûlallah!" dedi. "Hakkımda yapacağınız bundan daha hayırlı şey nedir?"
    Peygamber Efendimiz, "Senin kurtuluş fidyeni ödeyerek seni zevceliğe kabul etmemdir" buyurdu.
    Cuveyriye, Bütün bütün şaşırdı. Esaretten kurtulduğu gibi, böylesine büyük bir şerefe de nâil olacaktı. Bir an kendi âlemine daldı. Peygamber Efendimizin yurtlarına varmadan bir kaç gün önceki ruyasını hatırladı: Ay Medine`den sanki yürüyüp gömleğine girmişti. (İbn-i Kesîr, Sîre, 3:303)
    Bir anlık bir şaşkınlıktan sonra, yüzünde sevinç alâmetleri belirdi. Peygamberimizin teklifine cevabı şu oldu:
    "Yâ Rasûlallah! Eğer, beni bu şerefe nâil ederseniz, şubhesiz benim için bundan daha hayırlı bir devlet ve saâdet olamaz!" (Sîre, 3:307; Tabakât, 8:117)

    Hâris bin Ebî Dırar`ın Müslüman Olması
    Cuveyriye`nin babası Hâris bin Ebî Dırar da o sırada, kızını kurtarmak için yanına develer alarak Medine`ye doğru yola çıkmış idi. Akik Vadisine varınca develerine baktı. Kıyamadığı ikisini vadide iki dağ arasında kuytu bir yerde sakladı. Sonra Peygamber Efendimizin huzuruna geldi, "Yâ Muhammed! Kızımı esir almışsınız. Şunlar onun kurtuluş fidyesidir" dedi.
    Rasûl-u Ekrafedersin m Efendimiz, "Akik`ten, filan dağlar arasında, filan kuytuya saklamış olduğun iki deveyi neden getirmedin" diye sordu.
    Hâris birden şaşırdı. Hiç kimse develeri oraya saklamış olduğunu bilmiyordu. Artık beklemek mânâsızdı. Derhal "Ben, şehâdet ederim ki, Allah`tan başka ilâh yoktur. Muhakkak sen de Allah`ın Rasûlusun. Vallahi, yaptığımı Allah`tan başka kimse bilmiyordu" diyerek Müslüman oldu. Onunla birlikte, iki oğlu ve kavminden yanında bulunanlar da orada Müslüman oldular. (Sîre, 3:308)

    Peygamberimiz, Sabit bin Kays`a (r.anh) haber gönderip, durumu kendisine arzetti. Cuveyriye`yi kendisinden istedi. Sabit bin Kays tereddüt göstermeden, "Babam anam sana fedâ olsun yâ Rasûlallah, sana onu bağışladım" dedi.
    Rasûl-u Ekram Efendimiz, kurtuluş fidyesini ödeyerek Cuveyriye`yi babasına teslim etti.

    Cuveyriye`nin Peygamberimizle Evlenmesi
    Müslüman olan Cuveyriye`yi zevceliğe kabul etmek üzere Peygamber Efendimiz onu babası Hâris bin Ebî Dırar`dan istedi. Baba Hâris buna muvafakat gösterdi.
    Peygamber Efendimiz, dört yüz dirhem mehir vererek Cuveyriye`yi zevceliğe aldı. (Sîre, 3:308)
    Peygamber Efendimizin Cuveyriye`yi zevceliğe aldığını gören Ashab-ı Kiram, "Rasûlullahın zevcesinin akraba ve taallûkan artık esir kalmamalıdır" diyerek ellerindeki Bütün esirleri serbest bıraktılar. Bu esirler arasında sadece yüz tane kadın vardı.
    Bunun için Âişe der ki: "Ben, kavmi için Cuveyriye`den daha hayırlı, daha muberak bir kadın bilmiyorum." (Sîre, 3:308; Tabakât, 8:177)
    Gerçekten de Cuveyriye bahtiyar bir kadındı. Bir günde esir iken hem Rasûl-u Ekram Efendimize zevce olma şerefi ve saadetine erdi, hem de kavminin esaretten kurtulmasına sebep oldu.
    Peygamber Efendimizin Cuveyriye`yi eş olarak aldığını duyan Mustalıkoğullarından birçok kimse de, bu muruvvet ve alicenablığa hayran kalıp, Medine`ye gelerek Müslüman oldular.
    Peygamber Efendimizin Bütün evliliklerinde ayrı ayrı hikmet ve maslahatlar vardır. Bu evliliğinde içtimâî bir hikmet ve maslahatı göz önünde bulundurmuştur. O da, kalbleri kendisine ve İslâma ısındırmak, kabileleri akrabalık bağı kurarak etrafında toplamak, kendisine ve İslâma yardımcı kılmaktı. Malûmdur ki, insan bir kabileden veya bir aşiretten evlendiği zaman, onun ile o kabile veya aşiret arasında bir yakınlık meydana gelir. Bu da, tabiî olarak onları o insanın yardımına koşturur.
    İşte, Muhammed (s.a.v.) Efendimiz, Cuveyriye ile evlenmesinde bu maksat ve gayeyi gütmüştür. Ve bunda görüldüğü gibi muvaffak da olmuştur.

    Cuveyriye`nin Asıl Adı
    Cuveyriye`nin asıl adı Berre idi. Bu ismi beğenmeyen Rasulullah (s.a.v.), evlendikten sonra, "kadıncık" veya "kızcağız" mânâsına gelen Cuveyriye ismini taktı. (Tabakât, 8:118)
    Cuveyriye, son derece takvâ sahibi idi. Yoksullara, fakirlere karşı son derece şefkatli, merhametli davranırdı. Yemez, başkasına yedirir; içmez, başkasına içirirdi. Bir gün Rasulullah (s.a.v.) odasına giderek, "Yiyecek bir şey var mı?" diye sormuştu.
    Cuveyriye, "Hayır, yâ Rasûlallah! Yanımda yiyecek birşey yok. Sadece bir davar kemiği vardı ki, onu da kadın azadlımıza sadaka olarak verdim" (Musned, 6:430) cevabını vermişti.
    Cuveyriye, hicretin 57. yılında vefat etti. Baki mezarlığına defnedildi.

  3. İZZETLİ

    İZZETLİ Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ahi senin yazdıkların benim paylaştıklarımdan farklı sanırım benim paylaştığım kaynak yanlış babası öldürülmemiş üstüne üslük müslüman olmuş ve kardeşleride bu durumda herşey değişir bilgiler için Allah cc razı olsun
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş