Evet, Harem bölgesi böyledir. Medine-i Münevvere de kutsal bir şehirdir. Medineliler kendi şehirlerini Mekkelilerin Mekke'yi sevdiklerinden daha fazla severler. Bakın ben bu hususta size bir vakayı anlatacağım:

Mekke'deki Mescid-i Haram'da İbrahim el-Ahdar isminde birisi imamdı. Hayatımda onun gibi güzel Kur'an okuyan, sesi tatlı bir kimse işitmedim. Şu anda Medine'de teravihlerde dahi imamlık yapmıyor. Onun arkasında ilk olarak sabah namazını kıldım. Genç birisi, aslen Cezayirli. Onun Kur'an okuyuşunu işittiğimde sanki Kur'an şu an nazil oluyormuş gibi işitiyordum. Mekke ve etrafında halk İbrahim Ahdar'ın sesini işitmek için sabah namazında Mescid-i Haram'a geliyorlardı. Cidde'den dahi oraya sabah namazına gelenler vardı. Daha sonra bazı kimseler onu Haremden çıkarabilmek için akidesinde şüphe uyandırmaya çalıştılar. Aksi halde nasıl çıkarabilirlerdi? Sesi, hıfzı ve mahreçleri çok güzeldi. Öyleyse akidesinde şüphe uyandırmak lazımdı ve sonunda Suud müftüsü Bin Baz'a mektup yazdılar ve: "Bunun akidesi sahih değildir, çünkü dedesi İbn Teymiye'ye sövmüştür" diyerek mektupları bu şekilde gönderiyorlardı. Kral Halid o zamanlar sağdı. Bazı yöneticilerle birlikte Kral Halid, onun sesine hayran kalmışlardı. Harem İmamına: " Şikayetler ne olursa olsun bunu yerinden oynatma ve bu konuda kimseyi dinleme" demişlerdi. Daha sonra duydum ki İbrahim Medine'ye dönmek istiyor, bunun üzerine yanına gittim ve: "Burası haremdir, insanlar kalblerini titreten maharetli kurralardan mahrumdurlar. Kardeşim, sen bu insanlar için edeb numunesi ol. Bütün insanlar senin sesini dinlemek için gelmektedirler. Allah Teala sana çok nadide ve latif bir ses vermiş, insanlardan bunu mahrum etme" dedim. O: "Hayır Medine'ye döneceğim" dedi. Ben: "Allah'tan kork! Ya şeyh" dedim. O da: "Vallahi asıl dönme sebebim ninemin hastalığıdır. Ona hizmet edip ona bakacak kimse yok" dedi. Ben: "Onu buraya getir" dedim. Harem imamının maaşı oldukça kabarık, ayrıca özel araba ve evde tahsis edilmekte. O: "Ninemi buraya getirmek istedim fakat kabul etmedi" dedi. Ben: "Neden?" dedim. O: "Ninem Mekke'de ölmekten korkuyor. Çünkü o öldüğünde el-Bâki Mezarlığı'na defn olunmak istiyor. Hayatı boyunca Medine dışında ölürüm de el-Bâki'ye defn olunmaktan mahrum kalırım diye Medine'nin dışına çıkmadı."
alıntı Şehid Şeyh Abdullah Azzam (r.h)