1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Iğrenç Cübbeli Ahmet

Konu, 'Din İstismarcıları ve Sakıncalı Zihniyetler' kısmında antitağut1979 tarafından paylaşıldı.

  1. antitağut1979

    antitağut1979 Üyeliği İptal Edildi Banned

      

    bu kadar da olmaz iğrenç herif melekler senin canını alırken halini çok merak ediyorum
    قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحَىٰ إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَاحِدٌ deki bende sizin gibi beşerim
  2. jihat fisabilillah

    jihat fisabilillah Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    şimdi bahsedilen hadislerde kanı kanıma değene ateş değmez diye bir bölüm varmış.idrar meselesinde de benzer bir şey var.

    öncelikle acaba bu hadisler sahih mi ?
    ikincisi eğer sahihse bu resulallah sallallahu aleyhi vesellemin bu olayları onayladığı söylenen kısmı sahih mi eğer sahihse onları nasıl anlamalıyız?
    bilen arkadaşlar yanıtlarsa sevinirim.
  3. Muvahhid Mücahid

    Muvahhid Mücahid Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bu nasıl bir pislikliktir.Daha bir de sizi uyarmamız lazım diyor.Allahın laneti senin üzerine olsun.Peygamber sallallahu aleyhi vesellem kızına bile nasihatte bulunurken şunun dediklerine bak.Peygamber salllahu aleyhi vesellem bunu görse kafasını kopartırdı heralde.
  4. farkındayız

    farkındayız Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ama kaçırmış ağzından
    SİZİ AFAROZ EDİCEM :p:p
  5. Muvahhid Mücahid

    Muvahhid Mücahid Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İdrar hadisi zayıf diyorlar ama diğer hadis belli değil.Bir de sahabe peygamberimizin kanını içince peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem hacematı yasaklamış Allahualem.
  6. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    İsmailağa Tarikatinin Batıni hocalarının (Mahmud Ustaosmanoğlu, Cübbeli Bayraklı Ahmed vs) tefsire benzetmeye çalıştıkları Kuranı tasavvufa göre yorumlamadır. İçerisinde uydurma ve zayıf hadisler mevcut olduğu gibi, sahih hadislerin de manasını tahrif ederek kendi sapık vesilelerine delil almaya çalıştıkları mevcuttur.

    Başımdan geçen bir hadise :

    Arkadaşımın hanımı, eskiden ismailağa cemaatinden olan bir bayandı. Bu yüzden evinde başta Mahmud hoca'nın (ustaosmanoğlu) ve Cübbeli Ahmedin hazırladığı Ruhul furkan tefsiri vardı. Kitaplığından hatırladığım kadarıyla 7. cildini aldım ve maide 35. ayetinin (35- Ey inananlar, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya yol (vesile ) arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.) tefsirine bir bakayım nasıl açıklamışlar diye düşündüm.

    Malum olduğu üzere ayette de renklendirdiğim üzere, tasavvuf ehli bu ayetten bahsederken genelde nasıl vesile aranması gerektiğini açıklayacak olan ayetteki kırmızı renkli kısımı okumazlar.
    Neyse yukarıdaki çarpıtmaya benzer bir çarpıtmayı da bu bölümde de ben görmüştüm onu aktarayım:

    Malum ayetin açıklamasına yaklaşık 20 sayfa ayrılmıştı ve delil olarak sunulan hadislerden biri şu manada idi :

    Rasulullahın hastalığının arttığı dönemlerde bir kaba (şişe gibi) idrarını yapardı. Ziyaretine gelen bir bedevi su zannederek yanlışlıkla bu kabdaki idrarı içti. Rasulullah bu kabdaki idrar ne oldu diye sorunca O bedevi "ben içtim ya Rasulullah" diye cevap verince Rasulullah s.a.v. de sen daha hasta olmazsın dedi . (Ahmed bin hanbel hadisi )


    Şimdi dikkat ;

    Bahsi geçen hadisin ve nosunun bulunduğu sayfanın fotokopisini çektirdim ve araştırma sonunda Rasulullah'ın "Sen daha hasta olmazsın" değil , "Pis şeyi içtin, inşeAllah hasta olmazsın" dediğini görmüş olduk.

    (Bu sapkın cemaat, Rasulullahın (s.a.v.) idrarını içerek vesile yapmayı delillendirmiş(!), böylece vesilenin her türlü halinin caiz olduğunu kanıtlamışlardır!)
    Bu da Allahın ayetlerini çarpıtanların, Rasulullahın hadislerini çarpıtmalarının daha basitçe yaptıklarının göstergesidir.




    *************

    Diğer bir misale geçersek; Ruhul Furkandan şirk ürün Rabıta savunması


    3. Reddiye

    1. BÖLÜM

    efendihz5.jpg 2567407489.jpg mahmuthocaefendiue1.jpg

    Fatih - İsmailağa cemaatinin şeyhi Mahmud Ustaosmanoğlunun (Nakşi) önderliğinde yazılan (Cübbeli Ahmed , Mehmed Talu vs.) Ruh'ul furkan isimli tefsirin Bakara 152. ayetin açıklamasında Kur'an-ı Kerim ve Sunnet-i Şerifle aykırı itikadi yorumlarına rastlanmıştır.

    YEDİNCİ ŞART:
    Teslimiyet ve muhabbet (tam bir bağlılık ve sevgi ) üzere itikad ve istimdad (inanıp yardım bekleme ) suretiyle kalbi devamlı şeyhe bağlamaktır buyurdu. (sahife 70)
    Ledünne ilimleri vasıtasız bizzat Hayyül Baki (diri ve daimi olan ALLAH-u Teala hazretlerin) den alan Es-Seyyid Muhyiddin İbn-i Arabi futahatın 30. babında bunu açıklmaıştır. (sahife 71)
    İmam Hatibi şirbinin bir Cuma günü kırk mescidde Cuma namazı kıldırıp hutpe okuduğu Mısır alimleri katında meşhur ve mütevatir (yalan ihtimali bırakmayacak şekilde dilden dile yayılmış ve anılmış)dir. (sahife 73)
    Velhasıl ne kütüb-i münzelede (ALLAH tarafından indirilen kitaplardan ) ne ahadisi nebeviyyede nede muteber kitapların hiç birinde tasavvuf ehli katında muteber olan rabıtanın haram olduğunu ne açıkça nede delalet yoluyla ifade eden hiçbir ibare bulunmamaktadadır. Bilakis bunların hepsindede rabıtanın mübah ( serbest) hatta müstehap (sevgili ve makbul ) olduğu hem açıkça hemde delalet yoluyla mevcuttur. (sahife 78)

    İkinci edep rabıta edebidir bunun kemali (en üstün derecesi ) iki gözün arasında olan hayal hazinesi ile mürşidin ruhaniyetinin yüzüne hatta iki gözünün arasına bakmandır. Zira orası feyiz kaynağıdır. Ondan sonra mürşide karşı kendini alçaltarak, son derece tevazu ile yalvarmak ve onu Mevla ile kendi arana vesile kılmak üzere ,mürşidin ruhaniyetinin hayal hazinsine girip oradan kalbine ve derinliklerine yavaş yavaş indiğini düşünüp, seninde peşinden yavaş yavaş oraya aktığını ve indiğini hayal ederek, şeyhimi, kendi nefsinden geçinceye kafdar hayal gözünden kaybetmeyesin. Zira kalbin derinliğine son yoktur ve seyr-i ilallah (Arşın üstüne kadar olan manevi yürüyüş ) kalpten hasıl olur. Eğer cemii vukuf (kalbin bütün yönelişleri )bu rabıta ile olsa kalbin derinliklerine inmek daha suratli olur. Zira maksut ALLAH’u talanın zatıdır rabıta ise senin ALLAH’u Teale hazretlerine manevi bir şekilde yürümene bir vesiledir. (sahife 79)

    Ebu Hasen El Harkani hazretleri Ebu Yezid El Bestami hazretlerini görmemiş ancak kabri şeriflerinde bulunarak, onun ruhaniyetinden aldığı feyizlerle yetişmiştir. Ben bunları biri bir açıklamıştım.Bu yolda feyiz , ölüdende diridende gelir. Nasihat anla. Ruhani feyizlere set ve bent yoktur hepsinden feyiz alınır. (sahife 80)

    Eğer sen bir şeyhe bağlanmadan bin sene kendi başına ALLAH’a kavuşmak için inleyip dursan, böylece o Mevla Teala yı bulman mümkün değilidir.Sen o padişahlar padişahı Mevla Tealayı onun aynası mesabesinde olan kamil insanda gözet. O kamil insanın gönlüne girerek, Mevlaya varan yolu bul. Hemen onlara gönül bağlayıp (rabıta edip) hakka gidelim. (sahife 81)

    Mürid içini şeyhine bağlamasa (ona rabıta yapmasa) geçmiş asırlardaki büyüklerin erdiği fena sırrına asırlarca çalışsada asla kavuşamaz ve onun içine(kalbine) zati paki subhaniye, sıfat ve şuunatı ilahiyyeye ait feyizler tecelli etmez. Aziz evladım ,sen şeyhini tanı hakka gidelim kemali ba kemale seyredelim. (sahife 83)
    Lakin bütün meşayihdan istiane (yardım istemek)vardır. Bütün piran (şeyhlar) den feyiz ve nurlar iste , özellikle Rasulullah'a s.a.v. yalvarki , sana feyiz parlasın hemen yardım ederler hakka gidelim cemali bakemale seyredelim. (sahife 83)
    Ey dost mürşid müridin fenafillah olmasına vesiledir. O sevgili zat müridin bekabillah olması için elinden tutar. Eğer derya gibi sırlar deniz gibi nurlar kalbine akıyorsa , onların mürşidinden aktığını bil. Hemen mürşide gönül bağlayıp rabıta edib hakka gidelim cemali bakemale seyredelim.(sahife 84)
    Ruh'ul furkan tefsiri - Bakara 152. açıklaması

    https://www.islam-tr.net/tevhid/11948-rabitanin-ic-yuzu-fecr-i-sadik-dogdu-maske-goruldu-kitap-2.html


    Bu tür sapıkların, insanları zehirlemek için şeytanın fısıltılarını yazıya döktüklerinden Aslandan kaçar gibi kaçmak lazım.
  7. antitağut1979

    antitağut1979 Üyeliği İptal Edildi Banned

    bunlar heralde mahmudun idrarını kanını içiyorlardır alimler peygamberlerin varisi hesabına
    Değerli kardeşimiz;
    Medine döneminde, yanlışlıkla Hz. Peygamber (asm)'in idrarının içilmesi olayı yaşanmıştır; olay şöyle gerçekleşmiştir:
    Umeyme binti Rukayka'nın bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (asm)'in Hurmadan yapılmış bir kabı vardı ve geceleyin ihtiyaç duyarsa, seriri (karyola, divan) altına koyduğu bu kabına bevl eder ve onu tekrar karyola altına koyardı. Bir gece yine aynı şekilde ona ihtiyacını giderdi ve kabı karyolası altına koydu. Daha sonra baktığında kapta idrar olmadığını gördü. Kaptaki idrarın nerede olduğunu sorunca, onu Hanımı Ümmü Habibe'nin Habeşistan'dan getirdiği hizmetcisi Bereke'nin içtiğini söylediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem: "Büyük ölçüde kendisini ateşten korudu." buyurdu.
    Beyhaki'de olay aynı şekilde anlatmakla birlikte Rasulullah (asm)'ın Bereke'ye şöyle sorduğu nakledilir:
    "Kaptaki idrar nerede?"
    Bereke buna karşılık:
    "Onu ben içtim, Ey Allah'ın Resulü." diye cevap verir.
    Bu olayı şu açılardan tahlil edebiliriz:

    a) Olay bir yanılışlık eseri meydana gelmiştir.

    b) Hz. Peygamber (asm), kimseye idrarını içmesini emretmemiştir;, eğer böyle olsaydı bu türden pek çok olaya şahit olunurdu.

    c) Sahihu'l- Buhari, Kitabu'l- Eşribe, bab 15' te yer aldığına göre, bevl içmek haramdır. Ayrıca idrardan kaçınmamak, kabir azabına sebep olur. (İbni Mace, Tahare, 26; Buhari Cenaiz, 88; Müsned, V / 88).

    d) Hz. Peygamber (asm)'in, idrar içildikten sonra; söyledikleri konusunda tartışma vardır. Olay Tabarani'nin el- Mu'cemu'l-Kebir'inde ve Beyhakinin Sünenü'l-Kübra'sında yer alır. Doç. Dr. Nuri Topaloğlu "Hz. Peygamber'in Zatı ve Eşyası ile Teberrük Meselesi" adlı makalesinde, olay üzerine Peygamber (asm)'in azı dişleri görününceye kadar güldüğünü ve "Bundan sonra asla karın ağrısı duymayacaksın." dediğini kaynaklardan naklettikten sonra, bu tür bir sözün uydurma olduğu kanaatini ızhar eder. Fakat bu sözün uydurma olduğuna dair hadisle ilgili bir açıklamada bulunmaz.(bk. agm., Hadis Tetkikleri Dergisi, İstanbul, 2003, s. 71-95)

    e) Bize göre Hz. Peygamber (asm)'in Bereke'ye gülmesi; onun idrar içmesini doğru bulup tasvip etmesi anlamı taşımaz.
    Bizler de zaman zaman yapılmaması gereken şeyleri duyarız ve güleriz. Bildiğimiz bir fıkraya göre; Nasreddin Hoca gözü ağrıyan birine "gözüne katran sür" demiş, adam dediğini yapınca kör olmuş. Hocaya: "Dediğini yaptım, kör oldum" deyince Hoca: "Ne bileyim ben, elim çatlamıştı, katran sürünce iyileşti, sen de gözüne katran sürünce iyileşeceğini sandım." cevabını vermiş. Biz bu fıkrada adamın kör olmasına gülmediğimiz gibi; Hz. Peygamber (asm) de Bereke'nin idrar içmesini doğru bulduğu için gülmemektedir.

    f) Hz. Peygamber (asm)'in Bereke hakkındaki sözleri ise, bu olayı bahane edip iyi bir kimse olduğunu belirtmesi olarak yorumlanabilir ve bu tür yorumun başka benzerleri de vardır.

    g) Konuyla ilgili olarak şu hususları da hatırlatmamız uyun olacaktır kanaatindeyim: Tarihte idrar, kumaş boyama tekniğinde, bazı yiyeceklerin terbiye edilmesinde, halı boyama alanında ve tedavide kullanılmıştır. Cahiliye döneminde de idrarın tedavi gayesiyle kullanıldığı kanaatindeyiz. Tecrid-i Sarih'in birinci cildinde 174 no'lu hadisin şerhinde, kısa da olsa bu konuya yer verilmiştir. Ayrıca, bu konuda aşağıda künyesi verilen esere müracaat edilmesi bize önemli bir katkı sağlayacak ve ufuk açacaktır:
    (bk. Carmen Thomas, Çişteki Mucize , Çev., Leman Çalışkan, AD Yayıncılık, İstanbul, 1995)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
  8. Coolumsu

    Coolumsu Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Cübbeli'nin anlattığı o hadis uydurma mıymış yani? Buhari'de geçiyor diyordu ama..
  9. EhliSünnetSavunucusu

    EhliSünnetSavunucusu Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Resullah dedi diyor ama

  10. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Şimdi dikkat ;

    Bahsi geçen hadisin ve nosunun bulunduğu sayfanın fotokopisini çektirdim ve araştırma sonunda Rasulullah'ın "Sen daha hasta olmazsın" değil , "Pis şeyi içtin, inşeAllah hasta olmazsın" dediğini görmüş olduk.
  11. Abdulhakim35

    Abdulhakim35 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Hocam şu linkte bazı hadisleri kaynak olarak göstermişler, müsait bir zamanda inceleyip sıhhatleri hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

    http://www.alikarahoca.net/forum/2-...-kani-idrari-necis-midir.html?limit=6&start=6
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş