1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Haber Irak'ın En Köklü Cihad Grubu Ensar El Islam(detaylı Inceleme)

Konu, 'Irak Haberleri' kısmında Hilafet Sancağı tarafından paylaşıldı.

  1. Hilafet Sancağı

    Hilafet Sancağı Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Irak’ta Amerikan işgali öncesi Saddam rejimine, işgalden sonra da hem Amerikan askerlerine hem de peşmerge güçlerine ağır kayıplar verdiren Kürt kökenli İslami örgüt Ensar el-İslam’ı, İslam Dünyası Yazı İşleri Müdürü Osman Akyıldız Irak ve direniş kaynaklarına dayanarak hazırladı.

    Irak’ın en köklü cihad hareketi: ENSAR EL-İSLAM

    Osman Akyıldız

    Kuruluşundan günümüze bütün süreciyle Ensar el-İslam örgütünün tarihini okuyacağınız araştırma dosyamız, “Çağdaş İslami Direniş Hareketleri”ne bir giriş niteliğinde. Irak’ta askeri uzmanlara göre en büyük kayıpları veren Amerika 60 bin askerini kaybetti, 150 bin askeri yaralandı ve psikolojik bunalıma girdi. Ensar el-İslam hem işgal öncesi hem de işgal sonrası halk desteğini de kaybetmedi, silahı da bırakmadı.
    İşte Ensar el-İslam’ın kuruluşundan günümüze kadarki süreci:

    Irak’ta Osmanlı Devleti’nin dağılmasından sonra ilk örgütlü İslami hareket 1952 yılında kurulan, Irak’ın genelinde ve özellikle kuzeyinde etkili çalışmalar yapan İhvanu’l-Müslimin (Müslüman Kardeşler) hareketidir. Bu hareketin faaliyetleri, merkezi yönetimi elinde bulunduran Baas Partisi tarafından 1971 yılında yasaklanmış, mensupları tutuklanmış ve mekanları kapatılmıştır. Buna rağmen İhvanu’l-Müslimin gayr-i resmi olarak varlığını günümüze kadar sürdürmüş, halen Irak’ta varolan pek çok direniş grubuna öncülük etmiştir. 1978 yılında Suudi Arabistan kaynaklı Selefiler Kuzey Irak’ta örgütlenmeye başlamış, ancak bölgedeki geleneklerden ötürü Suudi selefiliği pek tutunamamıştır. Zaten Selefiler bölgede etkin olan İhvanu’l Müslimin hareketiyle de uyuşamamıştır. Ensar el-İslam cemaati, ABD’nin Irak işgalinden önce Kuzey Irak’ta etkinliğini sürdürmekteydi.

    Cihadi Akımların Ortaya Çıkışı ve Geçmişi

    1979′da İran’daki Humeyni devrimi ve Sovyet Rusya’nın Afganistan’ı işgali Kuzey Irak’taki İslami oluşumları silahlı örgütler kurmaya itmiştir. Böylece ilk silahlı grup 1980 yılında Kuzey Irak’ın dağlarında el-Ceyşu’l İslâmiyyi’l-Kürdistânî (Kürdistan İslam Ordusu) adıyla tesis edilmiştir. Bu arada bu gruba Afganistan’daki direnişçilerin komünistlerle çarpışma haberleri gelmekte ve örgütü yeni atılımlara sevketmektedir. 1985 yılına kadar askeri eğitimlerini sürdüren grup, 1985′te er-Rabıtatü’l-İslâmiyyeti’l-Cihadiyye (İslami Cihad Birliği) adını alır. İki sene sonra ismi başında Şeyh Osman bin Abdulaziz’in olduğu İslami Hareket Örgütü’ne döner. Cihadi oluşumların karşısında ise yedi adet farklı grup oluşur. Bunların en önemli iki tanesi ise başında Celal Talabani’nin olduğu Kürdistan Yurtseverler Birliği ile Mesud Barzani’nin başında olduğu Kürdistan Demokratik Partisi’dir.

    Örgütün ilk kurucusu Molla Fatih Kraker bugün İsveç’te mülteci olarak yaşamaktadır. 3 kez suikast girişimine maruz kalmıştır.

    Kürt İslami Hareketlerine İran’ın İlgisi Irak-İran savaşından ve Halepçe katliamından sonra İran Şii devrimciliğini Kürtler arasında yaymaya başlamıştır. Fakat Sünni-Şafii olan Kürtler üzerinde uzun süreli etkili olamamış, yerini daha çok İhvanu’l Müslimin kaynaklı hareketlere bırakmıştır. İran ancak Şiileştirdiği Kürtler üzerinde hakimiyet kurabilmiştir. Cündü’l İslam Hareketi 1992 yılında Şeyh Osman bin Abdulaziz grubundan en-Nahda ismini alan bir grup ayrılır. İki sene sonra ‘İslami Birlik’ adıyla yeni bir cemaat tesis edilir. Eylül 2001′de küçük çaplı hareketler birleşerek Cündü’l İslam adıyla yeni bir grup oluştururlar. Hareketin başına Ebu Abdullah eş-Şafii getirilir. Bu grubun içinde çok sayıda Afgan-Rus savaşına katılmış kişiler bulunmaktaydı. Cündü’l İslam Halepçe ve Bayare’de hakimiyet kurmuştur.

    Ensar el-İslam’ın Kuruluşu
    Aralık 2001′de Cündü’l İslam, Hamasu’l-Kürdiyye (Kürtlerin Hamas’ı) ve Tevhid Hareketi birleşerek Ensar el-İslam’ı kurmuşlar, başlarına da gerçek ismi Necmeddin Ferec olan Molla Fatih Kraker’i getirmişlerdir. Ensar el-İslam Halepçe, Hormal ve Bayare’de hakimiyet kurabilmiştir. Ensar el-İslam’ın beslendiği iki kaynaktan biri Selef akidesi, diğeri Seyyid Kutub’un devrimci çizgisidir. Bu grup Türkçe olarak da yayınlanan videolarında hakim olduğu bölgelerdeki eğitim kamplarını göstermekte, şer’i kuralları uyguladıklarını açıkça ifade etmektedirler. Yönetim kadrosu daha çok Araplardan oluşan Ensar el-İslam’ın, askeri unsurları daha çok Kürtlere dayanmaktaydı. Askeri açıdan güçlü olan grup, ABD’nin Irak’a yaptığı son saldırıda ilk hedeflerden birisi olmuş, eğitim yerleri yıkılmış ve lideri İsveç’e göç etmiştir.

    Ensar es-Sünne Ordusu

    Eylül 2003′te Ensar el-İslam’dan ayrılarak, daha önceden Ensar el-İslam komutanlarından olan Ebu Abdullah el-Hasen bin Mahmud’un liderliğinde teşekkül etmiş silahlı bir cihad grubudur. İşgalin başından beri etkili saldırılarda bulunan Ensar es-Sünne aslında eski Ensar el-İslam’ın devamıdır. Çünkü 2007’nin sonlarında tekrar ismini değiştirerek Ensar el-İslam adını alan grup, liderliğine örgütün ilk hali olan 2001’de kurulan Cündü’l İslam’ın lideri olan Ebu Abdullah eş-Şafii’yi getirmiştir. Örgütün tekrar eski ismine dönmesinin en büyük sebebi ise Ensar es-Sünne Şer’î Heyeti adıyla ortaya çıkan ve Ensar es-Sünne’den ayrılan bir grubun Islah ve Cihad Cephesi’yle hareket etmesidir. Başını Irak İslam Ordusu’nun çektiği Islah ve Cihad Cephesi, Irak’taki en büyük direnişçi koalisyonuyken, önce Fatihler Ordusu, sonra da Mücahidler Ordusu’nun cepheden ayrılmasıyla güç kaybetmişti. Ensar el-İslam ismini alan eski Ensar es-Sünne, Ensar es-Sünne Şer’î Heyeti adıyla kurulan yeni gruba tepki göstermiş, örgütü bölmekle suçlamıştı.
    Kendi Kalemlerinden Ensar el-İslam

    Cemaat Ensar es-Sünne adıyla Eylül 2003′te yayınladığı ‘İnanç Bildirisi’nde akidelerini ve metodlarını şöyle açıklamıştır: ‘Allah’ın yolundan başka meşrulaştırılan bütün yolları reddediyoruz ve bu yollardan uzağız. Kim Allah’ın yolundan başka bir yol edinirse veya bir kanun edinirse o Allah’tan başkasını rab edinmiştir ve İslam’dan başka bir dine bağlanmıştır.’ ‘Cihad bir emirin komutası altında, o emir ister facir olsun, ister iyi olsun kıyamete kadar devam eder. Ona ne bir zalimin zulmü, ne de bir adilin adaleti mani değildir. Lakin sünnet-i seniyye çerçevesinde bize en sevimli, en gerekli ve evla olanıdır. Cihad; kıble ehlinden birisine kılıçla hükmetmek asla değildir, hakkında kati bir delil olmadığı sürece de caiz olmaz. Müslümanlara cihad için hazırlıklı olmaları vacibtir. Cihaddan önce cihad için gerekli hazırlık tedarik etmeleri şarttır. Bunu yaparken meşveret ve nasihat içinde olmaları gerekir. Birbirlerine karsı bu meşveret ve nasihat ehli ise tecrübe sahibi mücahidler ve ilmiyle amil alimlerdir. Onlardan nasihat kabul ederiz, çünkü Müslümanlar birbirlerinin kardeşi ve tek eldirler.’ ‘Müslümanların emirine zulüm de yapsa karşı gelmeyiz. Marufu emir, münkeri nehyettiği sürece karşı gelmeyiz. Sadece onlara hidayet ve salah üzere olmaları için dua ederiz. Eğer açık bir küfür üzere iseler onların emrinden çıkmak vacib olur.’ ‘Mümkün olduğunca bizlerin çalışması, aramıza ihtilaf ve düşmanlık sokmaya çalışan kafirlerin hilesini ve planlarını yok etmeye yöneliktir. Ümmetin arasına kaynaşmayı getirmek ve düşmana karşı tek vücut yapmaya çalışmaktır. Müslümanların mallarına mubahtır kanaatiyle, kadınlarına da esirdir hükmüyle asla saldırmayız. Amacımız insanların nefretini kazanmak için cihad yapmak değildir, çalışmamız bilakis onların düşmanla ittifak etmelerini önlemek içindir. Cihadımız bütün ümmet içindir.’

    El-Kaide’ye Bakışları
    Ensar el-İslam el-Kaide’yle işgalin başından beri ortak operasyonlar yapmış ve bu durumu bazı videolarında da açıkça deklare etmiştir. En son 16 Mayıs 2007′de Irak İslam Devleti’ni ilan eden el-Kaide’nin Irak Parlemontasına yaptığı saldırıyla alakalı şöyle bir açıklama yapmıştır:
    “Irak’ta başardıklarınızdan dünyadaki her sevgili müslümanın hoşnut olduğu gibi bizler de memnunuz, ki sizler; arka arkaya düşmanı yaraladığınız ve şaşırttığınız yeşil bölgedeki mübarek parlamento operasyonundan, üç haçlı askeri esir ettiğiniz operasyona ve ardı sıra Musul ve diğer yerlere kadar mübarek operasyonlar gerçekleştirdiniz. Sizleri yaptığınız bu kahramanca operasyonlardan dolayı kutluyor ve yüce Allah’tan sizlere kafir düşmanı alt etmeniz ve Allah’ın dinine yardım etmeniz için düzenleyeceğiniz operasyonlarda başarı vermesini niyaz ediyoruz. Ayrıca sizlerin resmi sözcünüz Şeyh el-Cüburi kardeşin şehadetini tebrik ederiz, Allah onun ruhuna merhamet etsin ve onu cennette peygamberler ve inananlarla biraraya getirsin.” Ensar el-İslam Irak el-Kaide’si Irak İslam Devleti adını almasından sonra Irak İslam Devleti hareketiyle arasını bozmayan birkaç gruptan biridir. Ancak Irak İslam Devleti’ni ilan eden grup her fırsatta Ensar el-İslam’dan biat etmelerini söylemekte, fakat Ensar el-İslam yetkilileri bu isteğe sükut ile cevap vermektedir. İki hareket arasında karşılıklı bir diyalog olduğu el-Kaide’ye yakınlığıyla bilinen internet sitelerinde de apaçık görülmektedir. Irak’taki diğer direniş gruplarının bildiri ve videolarını yayınlamayan el-Fidaa, eş-Şumuh gibi siteler bu durumdan sadece Ensar el-İslam cemaatini hariç tutmaktadırlar.

    Ensar el-İslam’ın Irak’ta yayınlanan Hasadu’l Mücâhidin Dergisi’nin 58. Sayısı Şeyh Üsame bin Ladin’in şehadeti hakkında çıkmıştı.

    Saldırıları

    Ensar el-İslam saldırılarında Amerikan güçlerinin dışında koalisyon kuvvvetlerini, Irak polis ve askerlerini, özellikle de Barzani ve Talabani’nin Peşmerge güçlerini ve mensuplarını hedef almıştır. Ensar el-İslam’’a göre işgalcilerle birlikte olan ve onlara yardım eden herkes mürted-dinden dönmüştür. Örgütün Ensar es-Sünne ismiyle yayınladığı ilk videolardan olan ‘Zafer Müjdeleri’ ismindeki propaganda videosunda Barzani ve Talabani’yle birlikte onlara bağlı olanların da mürted olduğu, öldürülmelerinin gerekliliği vurgulanmıştır. Özellikle Kerkük ve Erbil’de Barzani ve Talabani’ye bağlı Peşmerge güçlerine sık sık saldırılar yapan Ensar el-İslam, içlerinde Sünni Kürtlerin yoğun olarak bulunduğu bir direniş grubudur. Bunu örgütün videolarında yer alan şehadet eylemcilerinin çoğunluğunun Sünni Kürtlerden olmasından da anlayabiliriz.

    Örgütün Kuzey Irak’taki bazı saldırılarından örnekler:

    23 Şubat 2003: Kerkük’teki polis karakoluna bombalı araçla saldırı, 30 polis ölü, 55 tane yaralı.
    5 Şubat 2004: Erbil’de Amerikan, Iraklı ve Peşmergelerin toplu olduğu yere iki adet şehadet saldırısı, çok sayıda ölü ve yaralı. 9 Aralık 2003: Tel’afer’de Amerikan ve Irak güçlerine saldırı, 14 ölü. 21 Şubat 2003: Kerkük’teki Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin ikinci merkezine şehadet saldırısı, onlarca ölü ve yaralı. 20 Mart 2004: Kürdistan Demokrat Partisi’nin üç görevlisinin infazı. Cemaat yayınladığı bazı videolarında Irak’taki Şii milisleri hedeflerken, bazılarında ise Amerikan ordusunun vahşiliklerini ortaya koymuştur. Cemaat Ensar es-Sünne isminden eski ismi olan Ensar el-İslam’a geçtiğinden beri video tekniklerini artırmış, yeni yaptığı en son videolarını da İngilizce altyazılı olarak yapmışlardır. Son videoları örgütün İngilizce altyazılı olarak yayınladıkları ilk videosudur. Örgüt işgalin başında ağırlıklı olarak Irak’ın kuzeyinde eylemler yaparken, sonraları Kürt yönetiminin baskılarından dolayı daha çok iç bölgelere yapmıştır. Irak’ın kuzeyindeki Talabani ve Barzani güçlerine halen saldırılar düzenlese de, bu durum işgalin ilk yıllarına göre oldukça azalmıştır. Bunun sebebi Kürt direnişçilerin Barzani ve Talabani idaresi tarafından tesbit edildiklerinde sadece kendilerinin değil, aileleriyle birlikte öldürülmeleridir. Talabani ve Barzani yönetimi pek çok Kürt direnişçiyi işkence ederek öldürmüş ve evlerini yıkmıştır. Bu sebepten dolayı Ensar el-İslam cemaatinin kuzeydeki eylemlerini genelde harekete bağlı Araplar yapmaktadır. 2012’in başında Ensar el-İslam’ın lideri değişmiş, Ebu Abdullah eş-Şafii yerine daha genç ve dinamik bir direnişçi liderliği devralmıştır. Amerikan ordusunun çekilmesinden sonra Irak ordusu ve Şii milislere yönelik onlarca eylem yapan örgüt, Irak’ta halen en aktif yapılanmadır.

    Ensar el-İslam: “PKK da, İran da kafirdir”

    İran ordusu ile PKK arasındaki çatışmalar yaşandığında Barzani’ye bağlı KNN televizyonu Ensar el-İslam’ın İran ordusuyla beraber PKK’ya karşı savaştığını iddia etmişti. Konuyla ilgili açıklama yapan Ensar el-İslam taraflardan herhangi birini seçemeyeceklerini, çatışanlardan hem İran’ın hem de PKK’nın kafir olduklarını, şer’i açıdan her iki grupla beraber olmalarının haram olduğunu açıkladı. Açıklamada şöyle denildi: “Biz Ensar el-İslam cemaati olarak açıkça bildiririz ki bu çatışmalara iştirak etmedik. Taraflardan bir taraf veya onlara yardımcı olmanın şer’i açıdan haram olduğunu görüyoruz. Savaşın taraflarının bütünüyle müslümanlardan olmadığını, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in dininden olmadığını görüyoruz. Şüphesiz şer’i İslami bir cemaatiz ve sadece İslam için savaşırız.”

    Kaynaklar

    Abdurrahman Sellûm er-Raveşdi, el-Cihâdü’l İ’lâmî… Te’sîl ve Tef’îl -Kırâatun fi’l-İ’lâmi’l-Cihâdî fi’l-Irak-, http://www.76news.net/book.htm
    Dr. Hânî es-Sıbâî, ‘el-Harekâtü’l-İslâmiyyeti’l-Cihâdiyye’, www.almaqreze.com
    Seyyid Ali el-Hüseynî, Haritâtu’l-Cemââti’l-Müselleha fi’l-Irak Sekafiyyen ve Siyasiyyen ve İduyuluciyyen ve Askeriyyen, 2. Baskı, Yersiz, 2007.
    Al-ekhlaas sitesi, Cihadi açıklamalar ve videolar bölümü.

    İSLAM DÜNYASI DERGİSİ, 3. SAYISI
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 22 Mayıs 2017
  2. Melhame-i kübra

    Melhame-i kübra Erkek Kullanıcı



    Flag_of_Ansar_al-Islam.svg_-1-660x330.png
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş