1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Kafkasyanın 2. Şamil’i Ve Efsane Komutan: Şamil Basayev (1965-2006)

Konu, 'Çeçenistan'lı Şehidler' kısmında ruhisukut tarafından paylaşıldı.

  1. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

      
    KAFKASYANIN II. ŞAMİL’İ VE EFSANE KOMUTAN: ŞAMİL BASAYEV (1965-2006)

    Hayatı
    Şâmil Selmanoviç Basayev, 14 Ocak 1965’te Çeçenistan’ın Vedeno Bölgesi›nin Vedeno Köyü’nde doğdu. Şâmil Basayev’in ailesi Rus İhtilali‘nden(6 Kasım 1917) sonra Çeçenistan’dan Kazakistan’a sürgün edilmiş ancak 1957’de Kruçev döneminde yurtlarına geri dönebilmişti.

    İlkokul ve liseyi kendi köyünde okuyan Şâmil, üniversiteyi okumak için Moskova’ya gider. 1987 yılında Moskova’da Makina Mühendisliği Bölümü’nü bitirir. Bu eğitimden sonra 1989-1991 yılları arasında İstanbul’da eğitim gördü.

    1991 yılının ortalarında Komünist Rusya yıkılmış, yerine Rusya Federasyonu kurulmuştu. 1991 yılında, bağımsızlığına kavuşan Çeçenistan’a döndü ve Rusların gizli örgütleri ile mücadele etmek için kurulan özel birlikleri yönetti. Bu birlikler içinde Rusya’ya karşı Afganistan Savaşı’nda mücadele etmiş tecrübeli mücahitlerde vardı. Yine bu yılda Çeçenistan’da yaşanan insanlık dramını dünyaya duyurmak için bir Rus uçağını Ankara’ya kaçırdı ve böylelikle dünya kamuoyu onu tanımış oldu.

    Mücadele İle Geçen Yıllar

    1994 yılında Rusya, Çeçenistan’ı işgal etti. Bu işgal üzerine Çeçenlerin lideri Dudayev’in emrinde Ruslara savaşmaya başlayan Şâmil, bu mücadelede Ruslara büyük kayıplar verdirdi. 1994-1996 yılları arasında 11.000 mücahidin komutanlığını yaptı.

    Gösterdiği başarı karşısında Ruslar’ın aciz kalması ve Rusları bir hayli zora sokması üzerine onun bu mücadelesini kırmaya çalışan Rus savaş uçakları, 1995 yılında Şâmil’in Vedeno’daki evini bombalayarak, eşi ve çocuklarının da(biri erkek üçü kız olmak üzere dört çocuk) aralarında bulunduğu 11 kişiyi şehit etti.

    Daha Fazla Masum Ölmemesi İçin

    Evinin bombalanması sonrasında şöyle bir açıklama yapar: “Ruslar, evimi bombaladılar. Komşularımı ve diğer sivilleri öldürdüler. Ruslar’ın evimi yok etmeye bu kadar istekli olduğunu bilseydim, mazlum insanların ölmemesi için bu evi kendi ellerimle yok ederdim. Ama biliyorum ki, Çeçenleri yok etmek için Ruslar’ın bütün bombaları bile yetmez. Hatta onları esir alıp, bu evleri onlara yaptıracağız.”

    Direnişe Devam…

    Haziran 1995’te Şamil Basayev ve Çeçen direnişçiler, Çeçenistan’da yaşananları dünya kamuoyuna duyurabilmek için Stavropol’da Budennovsk Hastanesi’ni kuşattı. Basayev, askerlere kuşatma ile Rusya’nın Çeçenistan’dan çekilmesini talep eder. Ancak Rus ordusu, içerideki sivillere aldırış etmeden öldürür. Baskında zarar gören siviller için ayağa kalkan Batı dünyası, tekrar ikiyüzlülüğünü göstererek Çeçenistan’daki soykırımı görmemeye devam etti.

    21 Nisan 1996’da Cahar Dudayev’in şehit edilmesinin ardından Çeçen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetler Komutanı olan Şâmil, Rus güçlerinini Çeçenistan’ın başkentini boşaltmaya mecbur eden Rusların Grozni ismini verdiği ancak müslümanların Cahar-Kale olarak değiştirdiği operasyonunu komuta etti.

    I. Çeçen Savaşı olarak adlandırılan bu savaş sonucu Rusya, Cahar-Kale’yi terk etmek zorunda kalarak Çeçenler ile Rusya arasında 31 Ağustos 1996 yılında Hasavyurt Antlaşması imzalandı. Bu yılda yapılan yapılan seçimler sonucunda Aslan Mashadov devlet başkanı, Şâmil ise başbakan oldu.

    Başbakanlık görevi uzun sürmeyerek istifa eden Şâmil, çeşitli bölgelerde Ruslara karşı yürütülen mücadelenin liderliğini yapmaya devam etti.

    1 Ağustos 1999’da kurulan İslam Şûrâsı’nın başkanlığına getirilen Şâmil, bu yıllarda Afganistan’daki savaşta tecrübeli olan Hattab ve 2000 mücahid ile bağımsız bir Dağıstan-Çeçen İslam Cumhuriyeti’nin kurulması için Dağıstan’da mücadeleye başladı. Ruslar bu mücadeleyi söndürmek için buraya müdahale ettikten sonra Çeçenistan’a girdi. Böylece II. Çeçen Savaşı dönemi başladı. Bu savaşta Doğu Cephesi Komutanlığı görevini üstlenen Şâmil, çok kanlı süren bir savaşa komutanlık etti. Ruslar, bu savaşta Çeçen’lere büyük sivilleri yaşattılar. Şâmil, bu savaşta 100.000’den fazla Rus askerine karşı 11 bin mücahidle Grozni’yi savunurken mayın patlaması sonucu bir bacağını kendisinden önce cennete gönderdi. Tam 7 yıl boyunca ayağına protez takarak mücadelesine devam etti. Yurtdışından kendisine getirilen özel çorapla zehir ve mikroplara karşı silikon çorapla ayağını şehit oluncaya kadar korudu.

    O günü yaşayan bir mücahid, şöyle aktarıyor: “Biz Emir Şâmil ve Hattab ile birlikte kuşatmayı nasıl yaracağımızı istişare ettikten sonra, dağlara doğru çatışarak çekilme kararı aldık. Bunun bize büyük kayıplara mal olacağını biliyorduk. Fakat Şâmil Basayev ve Hattab’ ın üstün zeka ve kabiliyetlerine güveniyorduk. Gruplara ayrılıp dağlara doğru çatışarak çekilmeye başladık. Komutanlarımız Şâmil Basayev ve Hattab en öndelerdi. Bu çatışma sırasında bir çok kardeşimiz şehit düştü. Ancak Ruslar bizden kat kat daha fazla kayıp veriyordu. Çekilme esnasında, bir dağın yamacında boğazlanarak üst üste dizilmiş Rus cesetlerini görünce Allah’ın yardımının bizimle olduğunu anladık. Bu çekilme sırasında Emirimiz Şâmil Basayev, bir mayın tarlasına en önde girerek kendisini mücahidlere siper etti ve mayına basması sonucu sağ bacağını kaybetti.”

    Bu zorlu savaş günlerinde ona acı verip pes ettirmek isteyen işgalci Rusya, babasının olduğu eve saldırarak onu da şehit eder. Basayev’in babası kendisini esir etmek isteyen gözü dönmüş işgalcilere karşı silahıyla direnmiş ve 80 yaşını aşkın yaşıyla şehit düşmüştü.

    Rusların Hukuksuz Savaşı

    Şâmil Basayev, Rusların kendi vatandaşları dâhil giriştiği katliam gibi savaşın bir anısını şöyle aktarıyor: “O gün 300 Rus askeri öldürdük. 3 helikopter düşürdüm. Onlar bize saldırdıklarında ilk olarak hastaneleri, doğum evlerini, petrol kuyularını vuruyorlardı. Biz zorunlu olduğumuz için hastaneye girdik. Onlar burada gelip yaşlıları çoluk çocuğu öldürürlerken dünya neredeydi? Onlara niye terörist demediler? Bugün insanların bana terörist demeleri umurumda değil. Benim ne yaptığımı Allah biliyor. Ben halkım için savaşıyorum. İnsanların ne düşündükleri umurumda değil.”

    Bunun yanında ikiyüzlülüğü her zaman adet edinmiş olan dünya basını, Rusya’nın resmi olarak katlettiği 46 bin Çeçen çocuğu ve toplamda 300 bin şehidi gündemine almadı.

    Bu katliamlara bir dur demek ve Rus güçlerinin Çeçenistan’dan çekilmesini talep etme amacıyla Şâmil ve arkadaşları, 23 Ekim 2002’de Moskova Tiyatro Baskını’nı 40 mücahidle yönetti. Baskında ilk olarak tüm çocuklar ve Müslümanlar tahliye edildikten sonra 712 kişilik esir sayısı 600’e indi. Ruslara Çeçenistan’daki işgali durdurması karşılığında esirleri bırakacaklarını söyleyen mücahidlere karşı Rus Devlet Başkanı Putin, “hepsini öldürün” emri verdi. Baskından birkaç gün sonra Rus Özel Birlikleri’nin zehirli gaz kullanması sonucu, bütün mücahidler şehit olmakla beraber 178 kişi katledildi.

    21 Haziran 2004…

    İçlerinde Şâmil Basayev’inde olduğu yaklaşık 80 Çeçen ve İnguş mücahit, kamyonlarla İnguşetya’nın Başkenti Nazran’a gider. Toplam üç gün sürecek olan meşhur Nazran Şehir Operasyonları başlar. Şâmil Basayev’in bizzat katıldığı bu saldırılarda Nazran’daki tüm polis ve güvenlik güçleri öldürülür ve istihbarat binaları imha edildi. Bu saldırılarda 180’den fazla özel Rus askeri öldürülür, bir çok askeri araç hurda yığınına döner. Şâmil Basayev’in Nazran’daki FSB üssünü ve İnguş ordusunun cephanelerini ele geçirdiği esnada çekilen görüntüleri ve ayak üstü yaptığı konuşması Rusya tarafından internetten kaldırılmıştı.

    Şâmil Basayev, konuşmasında şöyle diyordu; “Putin’e ve İçişleri Bakanı’na bu silahları bizim için özenle koruduklarından dolayı teşekkür ediyoruz. Size olan borcumuzu Çeçenistan’da fazla fazla ödeyeceğiz. Şuan tek sorunumuz bu silahları taşıyacak gerekli kamyonumuz yok. Ya zafer ya şehadet. Allahu Ekber!” demiş ve izlenme rekorları kırmıştı.

    1 Eylül 2004…

    Şâmil Basayev’e bağlı 50 dolayında mücahid, Kuzey Osetya’nın Beslan kasabasında sıkıştırıldı. Beslan’a gelindiğinde, mücahidler bir okula sığınmak zorunda kalır. Eğitim yılının ilk günü olmasından dolayı okullara velilerde gelmiştir. Mücahidler(mecburen) okulu ele geçirir ve 400 küsür Oset vatandaşını esir alınır.

    Okulda 132 çocuk vardır ve mücahidler zarar vermekten yana olmadıklarını göstermek için 65 çocuğu serbest bırakır. Olaydan saatler sonra karadan T-72 tankları, havadan M-24 uçakları okulu bombalamaya başlar ve en son olarak Rus Özel Birlikleri zehirli kimyasal gazlarla 334 esir öldürülür. 32 mücahidte canice şehid edilir.

    Katil lakaplı Putin, bu saldırıdan sonra Şâmil Basayev’in başına 10.000.000 $ para ödülü koyar.

    Mücadeledeki Azmi

    31 Ağustos 1999’da Grozni’de yaptığı basın toplantısında Şâmil Basayev şu açıklamalarda bulundu: “Bu savaş, Volga’dan Don Nehri’ ne kadar tüm Müslümanlar kurtarılıncaya kadar sürecek. Bütün dünyayı alevler kaplasa da bu cihada devam edeceğiz. Dünyadaki tüm Müslümanlar uyanıyor. Savaş 20-25 yıl sürebilir. Tüm Rusya savaş alanı olacak. Nihai hedef ise Kudüs’ün Siyonist işgalden kurtarılması.”

    Şâmil Basayev İle Yapılmış Röportajlar

    Andrei Babitski adlı gazatecinin Şamil Basayev ile yaptığı röportaj(özetle)…

    Andrei Babitsky: “Dünyada en çok aranan ikinci terörist olduğun halde, bu kadar uzun süre yaşamayı nasıl başardın?”

    Şamil Basayev: “İlk olarak ikinci değilim ve ikinci olarak ben aranmıyorum. Ben bu teröristleri bulmaya çalışıyorum. Tüm Rusya’da, onları arıyorum. Onları aramaya ve bulmaya devam edecek ve onları cezalandırmayı da sürdüreceğim. Bu yüzden onların beni bulmaya çalıştıklarını söyleme sakın, ben onları bulmaya çalışıyorum.“

    Babitsky: “Neye güveniyorsun? Terörün, Putin rejimini teslim olmaya ya da müzakerelere zorlayabileceğini düşünüyor musun?”

    Şâmil Basayev: “Benim onların müzakerelerine ihtiyacım yok. Çeçen halkına karşı yapılan soykırımın bitmesine ihtiyacım var. İşgalci ayak takımının, ülkemizi terk etmesine ihtiyacım var. Gelecekteki Çeçen nesillerinin, 1944’de olduğu gibi Siberya’ya sürülmeyeceklerinin garantisine ihtiyacım var. Bağımsızlığa ihtiyacımızın olma sebebi işte bu. Pratik olarak bütün dünya, bunun bir soykırım olduğunu biliyor. Terörist olanlar ‹Ruslar’dır. Ulusal bağımsızlığımız için devam eden bir mücadele var.”

    Babitsky: “Beslan olayından sonra ne tür duygular yaşadınız?”

    Şâmil Basayev: “Dürüstlükle söylüyorum şok oldum, yemin ederim. Bunu hiç beklememiştim. Putin’in bu kadar kana susamış bir kişi olduğunu düşünmüyordum(içeridekileri öldürebilmesine). Böyle yapacağını düşünmedim. Daha ciddi bir durumla karşılaştıklarında gaz ya da benzeri bir şey yapmaya çalışacaklarını düşündüm. En azından çocuklara karşı bir şey yapmazlardı. Benim düşüncem buydu. Eylemi ne kadar sert yaparsam, mesajı o kadar çabuk iletebileceğimi düşündüm. İşe yarayacağını düşündüm.

    Beslan’da küçük çocukların olacağını hiç düşünmemiştim. Bu bir okul. Her neyse en küçüğü 6 yaşında olacaktı. Yolun karşısında bir anaokulu var. Kimseyi görmedim. Haritalarla çalıştık, her şeye baktık. Planlar yaptım ve komutana, Rus görevliler geldiğinde taleplerimizi resmi bir şekilde iletmelerini ve on yaşından küçük her kesin serbest bırakılmasını söyledim. Hiçbir soru sorulmadı. Ona söylediklerim bundan ibaret. Benim şartlarım bunlardı.”

    Babitsky: “Bunu bağımsızlık için bir mücadele olarak adlandırıyorsun.”

    Şâmil Basayev: “Peki sen ne olarak adlandırırdın?”

    Babitsky: “Sanırım bunun yanında inançsal bir motivasyon da söz konusu. “

    Şâmil Basayev: “Bu sene beni iki kere zehirlemeye çalıştılar. Birçok çatışma oldu ama zamanım daha gelmedi. Zamanım geldiğinde beni öldürmeleri için Rus ordusuna ihtiyacım olmayacak, öleceğim. Er ya da geç herkesin zamanı gelecek. Bu yine Allah’ın sözünü doğruluyor; Allah bizim için ne yazdıysa o olur. Zamanım geldiğinde, öleceğim ve bütün dünya birleşse bile benim için hiçbir şey yapamaz o anda. Bu da beni acıtamaz. Ve eğer Allah benim için iyi bir şey yazmışsa olur. Ve dünyadaki hiçbir şey de bunu engelleyemez.”

    Kendisiyle Yapılmış Başka Bir Röportaj

    Soru 1: “Düşmanın haince yaptığı yıkıcı saldırılar karşısında dağlardaki mücahidlerin durumu nedir?”

    Şâmil Basayev: “Dağlarda şu andaki durumumuz Grozni’dekine göre daha iyi. Allah’a inancımızı arttırması ve bizi koruması için dua ediyoruz. “Allah inananları korur” (Hacc, 38) ayeti de bizim için bir güvence kaynağı. Ayrıca Peygamber Efendimiz; ‘O(Allah) onlara (inananlara) yeter. O, her şeyi bilen, görendir’ buyuruyor.”

    Soru 2: “Bazı yayın organlarında mücahidlerin Başkent Grozni’den çekilmeleri Rus kuvvetleri ve Putin için bir zafer olarak telakki ediliyor. Ayrıca bu geri çekilmenin şehirde ikamet eden sivilleri Rusların intikam saldırılarına karşı karşı savunmasız bırakıldığı vurgulanıyor. Bu konuda sizin görüşünüz nedir?”

    Şâmil Basayev: “Başarıyla gerçekleştirdiğimiz başkentten geri çekilme harekâtı, tam tersine mücahidlerin bir zaferiydi. Biz 100.000 düşman askerinin oluşturduğu 3 kademeli kuşatmayı delerek kentten çıktık. Çok fazla zaman harcanarak oluşturulan ve sayısız araç ve ağır silahla donatılan bu kuşatmanın bizim tarafımızdan bir gün gibi kısa zamanda yarılmasını nasıl hala bir zafer olarak değerlendiriyorlar anlamıyorum.

    Bizim geri çekilme harekâtımız, daha önce hiçbir mücahidin şehir dışına çıkamayacağını ve hepsinin öldürüleceğini iddia eden Rus komutanların suratlarına acı bir tokattı(Şamil Basayev’in emriyle Grozni(Cevherkale)’nin en işlek caddelerine, ‘Şimdilik gidiyoruz ama yakında geri geleceğiz’ yazan dövizler asılmıştı).

    Rus birliklerinin komutanı bir sineğin bile şehri terk etmesinin imkânsız olduğunu söyleyerek övünüyordu. Peki bizler onlarca kişiyle bu kuşatmayı nasıl yardık ve Batı Grozni’nin köylerinde Ruslara nasıl ağır kayıplar verdirdik? Bu rezil savunmanın bile kendileri için bir zafer olduğunu iddia ediyorlar. Söyleyin Allah aşkına bu nasıl bir zafer?…

    Mücahidlerin Grozni’den çekilmesinin kentte kalan sivillere zarar getirdiği konusundaki iddialara gelince, bu çok utanç verici bir iddiadır ve doğru ile bağdaşır bir tarafı yoktur. Herkes bilsin ki Grozni’den çekilmemizin ana gayesi kentte yaşayan sivil halkın hayatını korumak ve kent etrafında oluşturulmuş kuşatmayı kaldırtmaktı. Sivilleri hedef alan Ruslar masum insanları sorumlu tutmaktadırlar. Asıl sivillere zulüm eden ve onları işkence ederek öldürenler Rusyanın ta kendisidir.

    Ruslar masum insanları katlettiler daha sonra da mücahitleri bu işten sorumlu tuttular. Rusların bu kini Ruslarla Çeçenler arasındaki savaştan kaynaklanmamaktadır. Duydukları kinin tek nedeni, Çeçenlerin Müslüman olmalarıdır. Çünkü Rusya’da Çarlığa, Bolşevikliğe ve Komünizm’e karşı nefret kıvılcımlarını alevlendiren tek unsur, Çeçenlerin İslam’ıdır…”

    Soru 3: “Sizin yaralandığınız hakkında bir takım haberler etrafta dolaşmaktadır. Şu anda sağlığınız ne durumda?”

    Şâmil Basayev: “Ayağımın ön tarafı başkentten geri çekilmemiz esnasında “butterfly” adı verilen bir mayının patlaması sonucu yaralandı. Daha sonra da bu yara iltihap kaptı ve ayağımın bir bölümü kesildi. Ama Allah’a şükürler olsun, üstesinden geldim.”

    Soru 4: “Savaşın ilerleyen safhalarında beklentileriniz nelerdir?”

    Şâmil Basayev: “Bu savaş içerisinde olabilecek her türlü şeye hazırız. Karşılaşacağımız her zorluğu aşabilecek güçteyiz. Buna inancımız tam. Fakat bizim beklemediğimiz ve anlayamadığımız şey, inançsız Batı’nın desteğiyle dünyanın gözü önünde Ruslar tarafından gerçekleştirilen imha çalışmaları karşısında İslam âleminin içinde bulunduğu hayret verici sessizlik.

    Bizim karşı karşıya olduğumuz durum, Kosava’da işkence gören kardeşlerimizin durumundan 20 kat daha vahim. O çatışmalar sırasında bütün dünya Sırpların başlattığı hareketi kınadı ve Müslümanlar bütün desteklerini ve sempatilerini bu olaya yansıttılar. Fakat bizim şu anda Çeçenistan’da yaşadıklarımız çok daha vahim. Karşı karşıya olduğumuz düşman daha vahşi. Sivil ölümlerin sayısı Kosava’dakinden kat kat daha fazla. Ayrıca Çeçenistan’ın durumu statü olarak Kosova’ya da benzemiyor. En nihayetinde Çeçenistan özerkliğini almış bağımsız bir ülke konumundadır.
    Aslına bakılırsa inançsız ülkelerin menfaatleri çerçevesinde hareket etmeleri bir dereceye kadar anlaşılabilir ama ya İslam ülkeleri! Müslümanlar hangi ölçüyü benimseyerek ümmetin amaçlarını gözetiyorlar?! Nerede “Allah en büyüktür” diyen insanlar.

    Soru 6: “Savaşta mücahid komutanların birliklere bizzat önderlik ettiklerini duyuyoruz. Şüphesiz bu büyük bir cesaret örneği, aynı zamanda mücahitlerin motivasyonlarını arttırıcı bir etken. Ancak bir komutanı kaybetmek onlarca askeri birden kaybetmekten daha kötü. Öyleyse neden kendinizi ve komutanları korumuyorsunuz?”

    Şâmil Basayev: “Bütün mücahitler savaş meydanında eşittirler. Komutanın da kaybedecek bir tek canı var askerin de. Aynı zamanda herkes cihad meydanında canını feda etmeye ve şehit olmaya hazır. Eğer bir komutanın hayatını kaybetmesi bu cihadın devam etmesine bir engel teşkil edeceğini türünde bir düşüncemiz olursa, o kişiyi savaşmaya göndermeyebiliriz. Fakat şu bir gerçek ki savaş meydanında kardeşlerimizin hepsi birer komutandır ve her biri birlikleri sürükleyecek kadar yeteneklidirler. Bu konu sizi fazla endişelendirmesin…”

    Şehadeti

    Çeçen-İçkerya Devlet Başkanı Abdulhalim Sadullayev’in 17 Haziran 2006 tarihinde şehit edilmesinden sonra yerine geçen Dokko Umarov’un yardımcılığını yaptı.
    Mart 2006’da Rus yanlısı Çeçen Cumhuriyeti Başkanı Ramazan Kadirov, 3000 askerin dağlarda Basayev’i aramak için görevlendirildiğini ilan etti.

    Efsane komutan ve 41 yıllık ömrünün 15 yılını cihat ile geçiren Şâmil Basayev, 10 Temmuz 2006’da bindiği aracın büyük bir patlamayla infilak etmesi sonucu şehid düştü.

    Onun şehadetine sebep olan kişinin FSB(Rus İstihbaratı)’na çalışan en yakın savaşçılardan biri olduğu ortaya çıktı. Bu kimsenin araca veya yola yerleştirdiği bombanın patlaması sonucu şehit olmuştu.

    Onun efsane bir komutan olduğu bizzat Rus istihbaratının açıklamalarıyla sabit olup şehid edilişinin hain bir plan olduğunun ispatı, dönemin en üst düzey Rus devlet adamlarından olan Rusya Federal Güvenlik(FSB) sorumlusu Nikolay Petruşyev olaydan bir gün sonra yaptığı basın toplantısında; “Şâmil Selmanoviç Basayev isimli terörist, 15-17 Temmuz tarihleri arasında başkentimiz Moskova’da yapılacak olan G-8 zirvesini basacak ve dünya liderlerini esir alacaktı. Dün itibariyle büyük bir saldırıya imza atacak bu teröristi öldürdük. Artık Çeçen-Kafkas direnişi bitti” sözleri oldu.

    Sözleri

    “Zorluklar ve yokluklar, bir müslümanın sadece imanını ve kararlığını güçlendirir! “

    “Bir mücahidi güldürmek istiyorsanız, onu ölümle korkutun. “

    “Ne zaman öleceğimiz önemli değildir. Önemli olan nasıl öleceğimizdir, bize düşen şerefimizle ölmektir. “

    “Doğru bildiğin yolda tek başına kalsanda yürümeye devam et. “

    “Bacısı bir kâfir tarafından tecavüze uğramamış, evladı kâfir tarafından gırtlağı kesilmemiş bir kişi asla cihadı anlayamaz ve hayatı çiçek böcek dağıtmakla geçer.”

    “Ey ölüm ne kadar soğuk olursan ol! Bana buz gibi sudan daha tatlı gelirsin.

    Senden korkmuyorum. İstersen gel! Al canımı.”

    “Daima savaşacak kadar genç, ölecek kadar yaşlıyız.”

    “Bir dava, uğrunda ölünecek kadar değerli değil ise, uğrunda yaşanacak kadar da değerli değildir!”

    ————————

    Kaynakça:
    1. Bir Çeçen Kahramanı Şamil Basayev Kimdir?, Mehdi Nüzhet Çetinbaş(makale)
    2. Cihada adanmış bir ömür: Şamil Basayev!, Kavkaz Center(makale)
    3. Çeçenistan›ın Efsane Komutanı Şamil Basayev’i Unutmuyoruz, incanews.net
    4. Hasan Bayev’den Şehit Şamil Basayev Hatırası Röportaj, Cekhaş Beslan(makale]


    Kaynak: Nebevi Hayat Dergisi, Sayı 45.
  2. Şuheda

    Şuheda İki ölüm olmadığına göre,O tek ölüm yiğitçe olsun. Moderatör Kullanıcı

    Rabbim şehadetini kabul etsin. .
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş