1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Köpeğe Su Veren Fahişe Kadının Affedilmesi Sahih Mi?

Konu, 'Hayvan / Bitki' kısmında morueqq tarafından paylaşıldı.

  1. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

      
    selamun aleykum


    bu hadislerin mümkünse detaylı açıklamasını yaparmısınız fahişe fasık bir kadının böyle bir amelden dolayı cennete girmesi söz konusu mudur

    1963 - Bir diğer rivâyette şöyle denmiştir: "Fâhişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfret olundu."

    Müslim, Tevbe 155, (2245).

    “Susuzluktan ölmek üzere olan bir köpek bir kuyunun etrafında dolaşıp duruyordu. İsrailoğullarından fâhişe bir kadın onu gördü; hemen çizmesini çıkardı ve onunla köpek için kuyudan su çekerek onu suladı. Bu yüzden o kadın bağışlandı.” Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Selâm 155

    Fâhişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfiret olundu." [Müslim, Tövbe 155, (2245)]
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Aleykum selam we rahmetullah;

    Kişi büyük günahlardan zina işlemiş olsa dahi, şirk koşmadığı sürece cennete girebilmesi imkan dahilindedir.

    Ebû'l-Esved ed-Dîlî tahdîs etmiştir. Ona da Ebû Zerr (r.anh) tahdîs edib şöyle demiştir: Ebu Zer'den naklen: Ben bir keresinde Peygamber (s.a.v.)'e ziyarete geldim; O, üzerinde beyaz bir elbise olduğu hâlde uyuyordu. (Döndüm) sonra yine geldim. Bu defa uyanmıştı. Peygamber şöyle buyurdu:
    Lâ ilahe illellah diyen, sonra da bu inanç üzere ölen hiçbir insan yoktur ki Cennete girmesin. Bunu Cebrail böyle müjdeledi”.
    - “Ey Allah rasulu, zina etse, hırsızlık da yapsa da mı?"
    - “Evet, zina da etse, hırsızlık da yapsa”.
    Ben tekrar aynı soruyu sordum, aynı cevabı verdi. Üçüncü defa aynı sofuyu sorunca
    Evet evet, zina da etse, hırsızlık da yapsa Cennete gidecektir. Hem de Ebu Zer'in burnu yere sürtse ve bunu istemese de...”

    Râvî Ebû'l-Esved: Ebû Zerr bu hadîsi her rivayet ettiğinde: "Ebû Zerr'in burnu toprakta sürünmesine rağmen" sözünü söylerdi, dedi.
    Ebû Abdillah el-Buhârî: Peygamber'in söylediği bu "Lâ ilahe illellâh diyen her kul..." sözü, ancak ölüm sırasında yâhud daha önceden günâhlardan tevbe edib bunlara pişman olduğu ve "La ilahe illellâh" dediği zaman mağfiret olunur da cennete girdirilir, dedi.

    (Buharî, Libas, Bab 24, Hadis no: 44; Muslim, İman, Bab 38, Hadis no: 154)
    Hadisden Çıkarılan Hükümler:

    1 - Büyük günahlar insanı dinden çıkarmaz; amelleri de hükümsüz bırakmazlar.
    2 - Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Zina etse de hırsızlık yapsa da...» buyurması :
    «Büyük günah işleyenlerin behemahal cehennemlik oldukları kestirilemez. Cehenneme girseler bile cezalarını çektikden sonra oradan çıkarılarak ebedî kalmak üzere cennete girerler.» diyen ehl-i sünnete delildir. Hadis büyük günah işleyenlerin cehennemde ebedî kalacaklarına kaalî olan mutezile ile hâricilerin kavlini reddetmektedir

    ***

    41- Dokunulmaz Hayvanları Doyurup Sulamanın Fazileti Babı


    153- (2244) Bize Kuteybe b. Saîd Mâlik b. Enes'den kendisine Ebû Bekr'in azadlısı Sumeyye tarafından, Ebû Salih Es-Semnıan'dan, o da Ebû Hurayra'dan naklen okunanlar meyânında rivayet etti ki : Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar :
    «Bir defa bir adam yolda giderken şiddetle susamış ve bir kuyu bularak içerisine inmiş, su içmiş. Sonra çıkmış. Bir de baksa bir köpek dilini çıkarmış soluyor. Susuzluktan çiğili toprağı yiyor.
    Bu adam kendi kendine "bu köpeğin susuzluğu benim susuzluğum derecesini bulmuş" demiş. Ve kuyuya inerek mestini su ile doldurmuş, sonra onu ağzıyla tutarak yukarıya çıkmış ve köpeği sulamış. Allah da ona şükretmiş ve onu affetmiş
    Ashâb: — Yâ Rasûlallah! Gerçekten bu hayvanlarda bizim için bir ecir var mı? diye sormuşlar.
    «Her bir yaş karaciğer hakkında ecir vardır.» buyurmuşlar.
    (Muslim, Selam, Hadis no: 2244)

    154- (2245) Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Hâlid EI-Ahmer. Hişâm'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hurayra'dan, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar :
    «Fahişe bir kadın sıcak bir günde bir köpeğin su kuyusu etrafında dolaştığını görmüş. Hayvan susuzluktan dilini sarkıtmış. Ve ona mesti ile su çıkarmış da; kadına mağfiret buyurulmuş
    (Muslim, Selam, Hadis no: 2245)

    155- (...) Bana Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Abdullah b. Vehb haber verdi, dedi ki: Bana Orîr b. Hnzim Eyyubu Snhtiyaniden, o da Muhammed b. Sirîn'den o da Ebu Hurayra (r.anh)'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Rasulullah (Salallâhu Aleyhi ve Sellem):
    «Bir defa bir köpek bir su efrafında dolaşıyordu Az daha susuzluk onu öldürüyordu. Anîden onu Benî îsrâili fâhişelerinden bir fahişe gördü. Hemen mestini çıkararak onunla köpeğe su çekti ve hayvanı suladı Bu sebeble de kendisine mağfiret olundu.» buyurdular.

    Bu hadisi Buhâri «Musâkat», «Mezâlim», «Edeb» ve «Enbiya bahislerinde; Ebû Dâvud, Kitâbu'l-Cihâd'da tahric etmişlerdir.
    «Her bir yaş karaciğer hakkında ecir vardır.» cümlesinden murad; Her canlıyı doyurup sulamakta ve yardımda bulunmakta sevab vardır demektir. Canlıya yaş karaciğer denilmesi, ölünün cismi ve ciğerleri kuruduğu içindir.

    Nevevî diyor ki : "Bu hadiste muhterem olan hayvana iyilikte bulunmaya teşvik vardır. Muhterem hayvan öldürülme; emredilmeyendir. Öldürülmesi emrolunan hayvan hakkında ise şeriatın emrine imtisal olunur. Öldürülmesi emredilen harbi kâfir, murted, kuduz köpek hadîste zikri geçen beş fasık hayvan (yılan, akrep, keler, karga, fâre) hayvan ve bu mânâda olanlardır. Muhterem hayvanı sulamak ve doyurmak gibi iyiliklerde bulunmakla sevab hasıl olur. Bu hususta hayvanın sâhibli olub olmaması, kendinin veya başkasının olması musavidir.»

    Davudi: «Bu hadis bütün hayvanlar hakkında âmmdır.» demiş, Ebû Abdu'1-Me1ik ise onun Beni îsrâil'e ait olduğunu söylemiş, müslümanlıkta köpeklerin öldürülmesi emrolunduğu, sonra hadîsin bazı zararsız hayvanlar hakkında vârid olduğunu iddia etmiş. Çünkü domuz gibi öldürülmesi emrolunan hayvanlar artsın diye su vererek kuvvetlendirilemez.» demiştir.
    Allâme Aynî Ebû Abdu'l-Melik'e cevab vermiş, hadisin Benî İsrail âit olduğu iddiasını delilsiz bir iddia olarak vasıflandırmış. Köpeklerin öldürülmesi emrinin de neshedildiğini hatırlatmış, bunun bazı zararlı hayvanlara mahsus oluşu iddiasını da tehakkum saymıştır. Son sözü Nevevi'ye nakleden Ayni şunları söylemiştir :
    Nevevi'ye de şaşarım, hadîsin muhterem hayvanlar hakkında umumi olduğunu iddia ediyor. Bu dahi delilsiz bir davadır. Hadisin aslı Allah mahlûklarına şefkat göstermeye mebnidir. Şefkat göstermezse zararlı hayvanı öldürmeye munâfi değildir. Böyle bir hayvanı evvelâ sular, sonra öldürür. Çünkü biz öldürrneyi bile güzel yapmakla memuruz.
    Allah'ın şükretmesinden murad, onun amelini kabul buyurması, sevab yazması ve affetmesidir.

    Bu Rivayetlerden Çıkarılan Hükümler:

    1- Hadîs-i şerif insanları iyilik etmeye teşvik savılır. Zira bir pek sebebiyle mağfirete nail olan kimse elbette insana daîr fazla ecir kazanacaktır.
    2- Su dağıtmak en büyük hasenattandır.
    3- Kıyamet gününde hayır ve şerrin karşılığı ameller cisindendir.
    4- Tek başına ve azıksız seyahate çıkmak câizdir. Ancak bu cevaz, şeriatimizde, kişinin nefsi hakkında helâk olma korkusuna düşmediği duruma hastır.
    5- İnsanlara ihsanda bulunmaya teşvik var. Şöyle ki: Köpeği sulama işi günahların affına medar olabiliyorsa, Müslümanı sulamak daha ziyâde affa ve mağfirete medar olur.
    6- Muşriklere tasaddukta bulunmak câizdir. Bu da sadakaya muhtaç müslümanın olmaması şartına bağlıdır. Aksi takdirde, sadakaya müslüman ehaktır (daha çok hak sâhibi). Kezâ muhterem bir hayvanla bir insan eşit derecede muhtaç olsalar, insan ehaktır.
    (Sahih-i Muslim, Selam Bahsi, Bab 41, Hadis no : 153 - 154 - 155; Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 7 / 270)

    ---------

    134-.......Ebû Hurayra (r.anhuma) şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v.) şöyIe buyurdu:
    "Susuzluk kendisini öldürmeye yaklaştırmış bir köpek bir kuyunun etrafında dolaşıp durduğu sırada onu İsrâîl oğulları
    fahişelerinden birisi gördü, hemen ayakkabısını çıkardı da onunla köpeğe su içirdi. İşte bu işi sebebiyle o fahişenin günâhları mağfiret olundu
    "

    (Sahih-i Buhari, Enbiya bahsi, Bab 56, Hadis no : 134)
    Buna benzer bir hadîs Şirb Kitâbı'nda daha geniş bir metinle geçmişti, fakat orada bu iş bir adam tarafından yapılmıştı. Demek ki hâdiseler ayrıdır.

    125-....... Bize Avf el-A'râbî, el-Hasen'den ve İbn Sîrîn'den; onlar da Ebû Hurayra (r.anhuma)'den tahdîs ettiler ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    "Fahişe bir kadın (Allah tarafından) mağfiret olunmuştur; şöyle ki: Günün birinde o fahişe kadın suya yakın ve duvarı örülmedik bir kuyu başında bir köpeğe rastgelmiş, köpek susuzluktan dilini sarkıtıyordu."
    -Rasûlullah devam etti: "Susuzluk onu öldürmeye yaklaştırmış bulunuyordu. Kadın hemen ayağından ediğini çıkarmış ve onu başının yaşmağı ile sıkıca bağlayarak (kuyuya sarkıtmış) ve kuyudan o köpek için su çıkarmıştır. Bu yaptığı sulama sebebiyle o fahişe kadın mağfiret olunmuştur"

    (Sahih-i Buhari, Bed'ul Halk bahsi, Bab 15, Hadis no : 125)

    Bu hadîste Yüce Allah'ın kendinSen-bir ihsan olarak küçük bir amel karşılığında büyük günâhtan geçip affeylemesi vardır. Buhârî bunun bir benzerini Tahârat'ta ve Şirb'de de getirmişti

    38-.......Bize Abdurrahmân ibn Abdillah ibn Dînâr tahdîs edib şöyle dedi: Ben babam (Abdullah ibn Dînâr)'dan işittim; o da Ebû Salih'ten; o da ebû Hurayra (r.anhuma)'dan ki, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    "Bir adam, susuzluktan dolayı nemli toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Bu zât hemen kendi ayakkabısını çıkarıp onunla köpek için su avuçlamağa başladı. Nihayet köpeği suya kandırdı. Bundan dolayı Allah o kula sena edip, onu cennete girdirdi".

    (Sahih-i Buhari, Temizlik bahsi, Bab 35, Hadis no : 38)


    128. Ebû Hurayra (radıyallahu anh)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
    – “Vaktiyle bir adam yolda giderken çok susadı. Bir kuyu buldu ve içine indi; su alıb dışarı çıktı. Bir de ne görsün, bir köpek, dili bir karış dışarıda soluyor ve susuzluktan nemli toprağı yalayıp duruyordu.
    Adam kendi kendine “bu köpek de tıpkı benim gibi pek susamış” deyip hemen kuyuya indi, mestini su ile doldurdu ve mesti ağzına alarak yukarıya çıktı ve köpeği suladı. Onun bu hareketinden Allah Teâlâ hoşnut oldu ve adamı bağışladı.
    Sahâbîler: – Ey Allah’ın Rasûlu! Bizim için hayvanlardan dolayı da sevap var mı? dediler.
    Rasûl–u Ekram: – “Her canlı sebebiyle sevab vardır buyurdu.
    (Buhârî, Şirb 9 , Vudû (Tahârat) 33, Musâkât 9, Mezâlim, Bab 23, Hadis no:27, Edeb 27; Muslim, Selâm 153; Ebû Dâvûd, Cihâd, Bab 44, Hadis no: 2250; İbn Mâce, Edeb, 8)

    Hadîs, Şirb Kitabı "Su içirmenin fazîleti bâbı"nda geçmişti. Buhârî bunu buradaki başlığa delîl olmak üzere ayrı sened ve bâzı lâfız farklılığı ile getirmiştir. Hadîste, susuzların ve diğer hayvanların faydalanması için sahrada kuyular kazmanın cevazı hükmü vardır. Geceleyin içine insan ve hayvan düşmesi suretiyle zarara uğranılması zannı ile beraber bu nasıl caiz olur dersen, şöyle cevâb verilir:
    Menfaat daha çok ve gerçekleşici, zarara uğramak ise nâdir ve zannedilmiş olursa, faydalanma gâlib olur ve tazminat düşer ve düşen şey heder olur. Eğer zarar muhakkak olursa, kuyu kazmak caiz olmaz ve kazan zararı öder (Kastallânî).

    Buhârî’nin bir başka rivayetinde Allah ondan memnun oldu ve onu bağışlayıp cennetine koydu beyânı yer almaktadır.
    Buhârî ve Muslim’in diğer bir rivâyetlerinde de şöyle denilmektedir:
    “Susuzluktan ölmek üzere olan bir köpek bir kuyunun etrafında dolaşıp duruyordu. İsrailoğullarından fâhişe bir kadın onu gördü; hemen çizmesini çıkardı ve onunla köpek için kuyudan su çekerek onu suladı. Bu yüzden o kadın bağışlandı.”
    (Buhârî, Enbiyâ 54; Muslim, Selâm 155)

    Yine bir kadının bir kediyi hapsedip aç bırakarak ölümüne sebeb olduğu da başka bir hadiste belirtilir. Bu iki hadîsi birlikte inceleyecek olursak her canlıya yaptığımız iyilikten dolayı sevab kazanacağımızı, zarar verdiğimizde de cezalandırılacağımızı bileceğiz. Zararlı olan hayvanları öldürün hadîsi ile de istisnaî durumlar açığa kavuşturulmuş oluyor. Hayır yolları pek çoktur, ciğer sahibi canlılara yardım da sevaba vesiledir. Müslüman kişi canlılara ilk yardım olarak hidayet ve doğru yolu gösterme yanısıra diğer gereken yardımları da mutlaka yapacaktır, çünkü tüm bu yardımlar onun için müslümanlık borcudur.

    (Riyazu’s-Salihin, Muslumanın Hayat Ölçüleri Bölümü, Hadis no : 128)
  3. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Site Admin

    Guzel bir soru ve (yine elhamdulillah) doyurucu bir yanit, Allah ikinizden de razi olsun.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş