KULUM, CARİYEM DEMEK


Ebu Hureyre'den (r.a.) Rasululla h (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Biriniz kölesine 'Rabbini doyur, Rabbine abdest aldır, Rabbine su içir!' diye hitap etmesin. Köle: 'Efendim, velinimet im' desin. Sizden biriniz (kölesine): 'Kölem, cariyem' demesin; fakat 'Yiğidim' 'kızım ve oğlum' desin." (Buhari İfk: 17, Müslim Elfaz: 13, Ahmed: 2/316)

Yukarıda yasaklana n lafızlar, her ne kadar lügat açısından mutlak manada kullanılsalarda, Rasululla h (s.a.v.) tarafından yasaklanmışlardır. Bunun Sebebi, tevhidi gerçekleştirmek ve lafızlardaki ortaklık sebebiyle olabilece k şirk kuşkularını önlemek içindir. Allah (c.c.), tüm kulların Rabbidir. Eğer bu, başkası için de mutlak anlamda kullanılacak olursa, isim sebebiyle onunla bir müşareket (ortaklık) meydana gelmiş olur. İşte bundan dolayı, bu, yasaklanmıştır. Bununla Rububiyet te bir ortaklık kastedilm iş olmasa da engel olunur. Çünkü Rablık Allah'ın vasfıdır. Bunun manası, bir şeye ve kimseye malik ve sahip olmak demektir. İşte lafız olarak bu, bu mana itibariyl e mutlak bir şekilde kullanılmaktadır. Bundaki yasaklama nın amacı ise, yaratanla yaratılan arasında bir ortaklık durumunu kesin olarak önlemektir. Maksat tevhidi gerçekleştirmek, lafzen de olsa şirkten uzaklaştırmaktır. İşte bu, şeriatın en güzel maksatlarındandır. Çünkü burada Rabbe tazim ifade eden bir sözün bir başkasına kullanılmasıyla uzak da olsa yaratılanlara benzetilm e durumu söz konusudur . İşte bu bakımdan Rasululla h (s.a.v.), Allah'ın kullarına yol gösteriyor ve bu lafızların yerine geçebilecek olanları gösteriyor. Bu da, Rasululla h (s.a.v.)'in:

"Seyyidi ve Mevlaye" sözüdür. Yine onun:

"Biriniz kölem, cariyem demesin" sözü de böyledir. Çünkü kul, Allah'ın kuludur. Cariye de Allah'ın cariyesid ir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

"Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahman (olan Allah) a, yalnızca kul olarak gelecekti r." (Meryem: 19/93)

Bu iki kelimenin Allah'tan başkası için mutlak manada kullanılmasıyla lafızda bir ortaklık meydana gelmekted ir. Bunlardan men ediliş, Allah'a olan tazim ve edeb sebebiyle dir. Bir de şirkten uzak kalmak ve tevhidi gerçekleştirmek içindir. Rasululla h (s.a.v.) onlara yol göstererek şöyle demelerin i istemiştir:

"Fetaye, fetati, ğulami" yani. "Gencim, kızım ve delikanlım" demelerin i. İşte bu, Rasululla h'ın (s.a.v) tevhidi koruma hassasiye tindendir . O (s.a.v.), ümmetine faydalı her şeyi tebliğ etmiş, dinde eksiklik sayılabilecek her şeyden de menetmiştir. Hayır, ancak onun gösterdiğindedir. Özellikle de tevhidin gerçekleşmesi hususunda nerede bir kötülük varsa ondan sakındırmış, şirke yaklaştıracak bir şey sadece lafızla olup, bununla böyle bir şey kastedilm emiş de olsa bundan menetmiştir.

Muvaffaki yet Allah'tandır.