1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Kuteybe Bin Muslim Kimdir?

Konu, 'Dinler - Mezhebler - Fırkalar ve Şahıslar' kısmında Ebu Selman et-Turkî tarafından paylaşıldı.

  1. Ebu Selman et-Turkî

    Ebu Selman et-Turkî Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Barakatuh

    Kuteybe bin Muslim kimdir, ehli sünnet kaynaklarında nasıl biri olarak geçer?
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh;

    Ebû Hafs Kuteybe b. Muslim b. Amr el-Bâhilî (ö. 96/715)
    Emevîler’in Horasan valisi, Mâverâu'n nehir fâtihi.

    Hicri 49 (Miladi 669) yılında Basra’da doğdu. Kays Aylân’a mensub Bâhile kabilesindendir. Babası Muslim b. Amr, Arablar arasında küçümsendiği söylenen bu kabilenin lideriydi ve kahramanlığıyla meşhur olmuştu. Dımaşk’a giderek I. Yezîd’in nedimleri arasına giren Muslim, Ubeydullah b. Ziyâd’ın Irak valiliğine tayin emrini götürdükten sonra tekrar Basra’ya döndü. Ancak Yezîd’den gördüğü yakınlığa rağmen Emevîler’e isyan eden Abdullah b. Zubeyr’i destekledi ve onun kardeşi Mus‘ab ile birlikte öldürüldü (72/691).

    Abdullah b. Cârûd 76 (695) yılında Basra’da Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî’ye karşı isyan ettiği sırada Kuteybe kendisi gibi Kays kabilesine mensub olan Haccâc’a sahip çıktı ve kabilesinin başında onun askerinin sağ koluna kumanda etti. İsyanı bastıran Haccâc’ın güven ve takdirini kazandı, onun yakınları arasına girdi. Ertesi yıl Hâricî lideri Şebîb b. Yezîd isyanının bastırılmasında da büyük rol oynadı. Haccâc, karşılaştığı en büyük tehlike olan İbnu’l-Eş‘as isyanında ve bilhassa Deyrülcemâcim savaşında önemli yardımını gördüğü Kuteybe’yi 83 (702) yılında Rey valiliğine tayin etti. Bir süre sonra da onu Horasan valiliğine getirmek istedi ve bu konuda Halife Abdulmelik’i ikna etmeyi başardı. Kuteybe’nin bu göreve Abdulmelik’in ölümü üzerine yerine geçen oğlu Velîd tarafından getirildiği de kaydedilmektedir (86/705).

    Haccâc’a bağlı olarak Horasan valiliğine getirilen Kuteybe vilâyet merkezi Merv’e ulaşınca hemen sefer hazırlıklarına başladı. Tohâristan’ın merkezi Belh’ten isyan haberi gelince ordusuyla oraya yöneldi. Tâlekān’a vardığında Belh dihkanları isyandan vazgeçip teslim olduklarını bildirdiler. Kuteybe onları da yanına alarak Ceyhun nehrini geçti. Bu sırada Sagāniyân hükümdarı şehrin anahtarlarını ona teslim etti ve bağlılığını bildirdi. Kuteybe daha sonra Tohâristan şehirlerinden Aherun ve Şûmân üzerine yürüdü. Bu iki şehrin hükümdarının vergi karşılığında barış teklifini kabul eden Kuteybe orduyu kardeşi Sâlih’e bırakarak Merv’e döndü. Sâlih onun ardından Kâşân ve Fergana’yı fethetti (86/705). Merv’e gelen Kuteybe, Tohâristan’ın Türk hükümdarı Nîzek Tarhan’a elçi göndererek ondan hâkimiyetini tanımasını ve elindeki müslüman esirleri serbest bırakmasını istedi. Teklifini kabul edib yanına gelen Nîzek ile onun başşehri Bâdegīs’e girmemek şartıyla barış yaptı (87/706).
    Kuteybe Ceyhun’u geçip önemli bir ticaret merkezi olan Beykent üzerine yürüdü. Ancak Soğd halkından yardım alan şehrin fethinde oldukça zorlanmasına rağmen şehir halkını barış istemeye mecbur etti. Şehri teslim aldıktan sonra muhafız kıtaları bırakarak oradan ayrıldı. Dönüş yolunda Beykent halkının anlaşmayı bozub muhafız kıtalarını şehirden çıkardığını ve kumandanıyla birlikte pek çok askerini öldürdüğünü haber alınca geri döndü. Bir ay süren kuşatma neticesinde şehir halkının teslim olma tekliflini reddedip savaşçıları öldürttü, diğerlerini esir aldı (87/706). Kış mevsimini Merv’de geçiren Kuteybe baharda Buhara seferi için Merv’den ayrıldı. Nûmişkes ve Râmisen şehirlerini barış yoluyla fethetti. Râmisen’den ayrıldığı sırada Soğd ve Fergana halkının da katıldığı büyük bir Türk ordusuyla karşılaştı. Şiddetli geçen savaş sonunda onları yenmeyi başardı. Ancak Buhara üzerine gitmekten vazgeçerek Merv’e döndü (88/707).

    Buhara fethinin gecikmesi üzerine Haccâc tarafından uyarılan Kuteybe 89 (708) yılında yeni bir sefere çıktı. Ceyhun’u geçtikten sonra karşısına çıkan Soğd, Kiş ve Nesef ordularını yenerek yoluna devam etti. Ancak Buhara Hükümdarı Verdân Hudât ile yaptığı çatışmalardan bir netice alamayıp tekrar Merv’e döndü. Ertesi yıl yeniden Buhara üzerine yürüdü ve şiddetli bir kuşatmadan sonra kendisine askerî yardım yapmaları, vergi ödemeleri ve kaleye müslüman muhafız yerleştirilmesi şartlarıyla şehri teslim aldı (90/708-709). Buhara’nın zaptı Mâverâu'n nehir fetihleri için önemli bir dönüm noktası oldu. Buhara’dan ayrılan Kuteybe, bir süredir kendisiyle birlikte savaşlara katılan Nîzek Tarhan’ın isyanıyla karşılaştı. Başşehri Tohâristan’a gitmek için izin alan Nîzek Belh, Merverrûz, Tâlekān, Firyâb ve Cûzcân hâkimlerine mektub göndererek onları da isyana çağırmıştı. Baharda harekete geçen Kuteybe onların isyanlarını birer birer bastırdı. Bu arada kendisine teslim olan Nîzek’i Haccâc’ın emriyle ortadan kaldırdı (91/709-10). 92 (710-11) yılında çıktığı Sicistan seferinden Türk Hükümdarı Rutbîl’in barış isteğini kabul edib bölgeyi hâkimiyeti altına alarak döndü. Ertesi yıl Hârezm melikinin barış yoluyla teslim talebini kabul ederek onun ülkesine gitti; muhalifleri bertaraf ettikten sonra onu vergiye bağladı. Ardından barışı bozan Soğd üzerine yürüdü; Şâş ve Fergana meliklerinin destek birliklerinin yolunu kesib Soğd’un merkezi ve Mâverâu'n nehir’in en mustahkem şehri olan Semerkant’ı kuşattı. Çaresiz kalan Semerkant-Soğd hükümdarı Emevî hâkimiyetini tanıdı ve vergi ödemeyi kabul etti. Şehri tahliye sözü verdiği halde bu şartı yerine getirmeyip Soğd melikini şehirden çıkardı ve oraya asker yerleştirdi (93/711-12). Kuteybe böylece bir yıl içinde Hârezm’in merkezi Fîl ve Soğd’un merkezi Semerkant’ı fethedip Merv’e döndü. Ertesi yıl Ceyhun nehrini tekrar geçerek Şâş ve Fergana fetihlerini gerçekleştirdi. 95’te (714) çıktığı seferde Orta Asya’ya doğru futuhatını devam ettirdiği bir sırada Haccâc’ın ölüm haberini alınca fetihlerini durdurdu. Askerinin bir kısmını terhis edip hilâfet merkezinden gelecek emirleri beklemek üzere Merv’e döndü. Halife Velîd gönderdiği mektubda hizmetlerini övdü ve kendisini Irak valiliğinden müstakil hale getirdiği Horasan valiliğinde bıraktığını bildirdi, ondan fetihlerine devam etmesini istedi. Bunun üzerine 96 (715) yılında son seferine çıkan Kuteybe, Çin sınırlarına en yakın şehir olan Kâşgar üzerine yürüdü. Çin sınırına yaklaştığı sırada Çin hükümdarıyla elçi teâtisinde bulundu. Bu sefer sırasında Halife Velîd’in öldüğünü ve yerine kendisine kin besleyen Süleyman’ın geçtiğini haber aldı.

    Suleyman b. Abdulmelik, kardeşi Velîd’e bağlılıkları ve özellikle kendisinin tahta vâris olmasını engelleme hususundaki teşebbüsünde Velîd’i desteklemeleri sebebiyle Haccâc ve Kuteybe’ye düşmanlık besliyordu. Kuteybe, azledilme korkusuyla Fergana’dan Süleyman’a bir mektup göndererek kendisini tebrik etti, fetihlerini anlattı ve görevde kaldığı sürece hizmetlerini devam ettireceğini açıkladı. Ancak mektuplarının cevabını dahi almadan kendisinden beklenmeyen bir acelecilikle isyan etti. Fakat ordusundan beklediği desteği bulamadı. Bu durum karşısında paniğe kapılarak Arab kabilelerini birer birer sayıb her biri için aşağılayıcı ifadeler kullanması kabile liderlerini kızdırdı. Sonunda kabile reisliğinden azletmiş olduğu Temîmli lider Vekî‘ b. Hassân b. Ebû Sûd riyâsetinde halifeye bağlılıklarını devam ettiren askerler tarafından katledildi. Hanımı, bir oğlu ve beş kardeşi de onunla birlikte öldürüldü (Zilhicce 96 / Ağustos-Eylül 715).

    Emevîler’in en önemli kumandanlarından biri olan Kuteybe, bir türlü kontrol altına alınamayan Horasan ve Mâverâünnehir’de Emevî hâkimiyetini pekiştirmiş, ülkesinin doğu sınırlarını Çin hudutlarına kadar götürmüştür. Cesareti, dehası ve edebî kişiliğiyle meşhur başarılı bir devlet adamıdır. Tarihçiler, onun Irak umumi valiliğine bağlı Horasan valiliğine getirilmesini üstün zekâsı, askerî ve idarî kabiliyetleri yanında Haccâc’a sadakatine ve küçük bir kabileden gelmesine bağlamıştır. Kuteybe önemli görevler için yakınlarını tercih etse de devlete bağlılığı esas alıp kabileler üstü bir siyaset takip etti. Güçlü kabileler arasında bir tercih yapmaktan kaçınarak aralarında denge kurmaya ve onları birbirine yaklaştırmaya çalıştı. Bölge halkı içinde önemli bir unsur olan mevâlîye karşı çok iyi davrandı ve onları Arablar’dan ayırmamaya gayret gösterdi. Fethettiği her şehrin halkından belirli miktarda asker almayı da prensip edindi. Onun mevâlîye bu yakınlığı Arablar’ın husumetini üzerine çekmesine sebep olmuştur. Kuteybe ile tarih sahnesine çıkan Bâhile kabilesi, Emevîler ve Abbâsîler devrinde önemli idarî ve askerî görevler yürüten pek çok eleman yetiştirmiştir. Onun maiyetinde çalışan kardeşleriyle iki oğlu Katan ve Selm, Selm’in iki oğlu ve bir torunu bunların başında gelir.
  3. Ebu Selman et-Turkî

    Ebu Selman et-Turkî Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah razı olsun abi çok saolasın
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş