1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

MAKALE : ÜMMETİN ORDUSU NATO, ÜMMETİN FEDAİSİ OBAMA

Konu, 'Edebiyat' kısmında farkındayız tarafından paylaşıldı.

  1. farkındayız

    farkındayız Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    ÜMMETİN ORDUSU NATO, ÜMMETİN FEDAİSİ OBAMA


    M.Talha Akay 21.09.2013

    Bu metin toplam 264 defa okunmuştur.
    resim.jpg
    Adeta Müslümanlara yardım etmek için can atan ama "kırmızı" çizgileri olduğundan içi kan ağlasa da atağa geçemeyen haçlı bir yardımcısı var İslam ümmetinin. Nusret talep ettikleri, oradaki halk istemese de dışarıdaki Müslümanların "yardım et onlara " diyerek önüne "kırmızı" halı serdikleri dünyanın gelmiş geçmiş en yardım sever ordusu... HAÇLI ORDU!? Birde dahilin de bu ordunun ve bizim baş fedaimiz OBAMA!?


    "Savaşsuçu işlenirse gireriz" demişti, tehditler savurmuştu, koalisyonlar kurmuştu normalleşme çalışmaları için... O kadar dikkatliydi ki "aşırıguruplara" geçmesinden korktuğu için yardımları!? kesmişti. O hep bizleri düşündü, öyle olmasaydı Müslümanlar nusreti onlardan bekler miydi? Savaş suçu da işlendi ama o asla dikkatsiz hareket etmez ki. Düşünerek hareket ediyor Müslümanları kurtarmak için.


    Ve o kadar ayrıntılı düşünüyor ki Suriye ordusunun içinde de Müslüman olabileceği ihtimaline karşın!? Bombalayacağı yerleri önceden söylüyor "terk etsinler de boşa Müslüman kanı akmasın" diye...


    Suriye halkı neden bu kadar tedirgin anlayamıyor insan. Irak gibi olmasından korkuyorlarmış. Neden korkuyorlar ki? Irak'ta ne oldu ki? Birkaç milyon insan öldü, çocuklar tanınmaz hale geldi, hırsızlık arttı, insan hayatı orada artık sudan ucuz... Ha birde doğan çocukların babalarını tanımıyor olmaları var ama bunlar yardımcımız NATO ordularının ve baş fedaimiz, bizler için kendisini feda eden OBAMA için aşılabilir sorunlar... Hem o biz Müslümanlara yardım etme konusunda tek başına da değil. Diğer Avrupa ülkeleri de bizler, biran önce o özlemini çektiğimiz cennete gidelim diye hızlandırılmış bir hayat yaşamamız için ellerinden geleni yapıyorlar. Zaten birçoğumuz bu hayatı hemen geçiyoruz, 6 aylıkken, 1 yaşında, 2 yaşında, 10 yaşında... Tabi bazı oyunbozanlar yok değil, 40 yaşında 50 yaşında ölenlerimizde var.


    Müslümanlar demokrasiyi de çok seviyor zaten. Hem NATO gittiği her yere demokrasi götürmedi mi? Tamam kabul ediyorum Mısırda biraz sallantılı bir geçiş yaşandı ama netice itibari ile darbe demokrasinin bir parçası bir feed backi değil mi? Mursi de adam gibi benimseseydi demokrasiyi. Hem fedai devletimizin dış işleri bakanlığının sözcüsü John Kerry "demokrasi bizim çıkarlarımıza hizmet eden bir sistemdir " demedi mi? Demek ki Mursi demokrasiye, kapitalizme, ABD'ye ve haçlı yönetimde söz sahibi olan devletlere ve kurumlara tam anlamıyla hizmet etmeyi becerememişkardeşlerim. Ya Tayyip Erdoğan gibi olursun ya da olamazsın dedi âdeta Reis Obama. Tayyip Erdoğan’da namaz kılıyor, O da oruç tutuyor, O da Allah diyor, O da ağlıyor. Neden o hâla bir devletin tepesinde demokrasi ve laikliğin bekçiliğini yapacak kadar imanlı da sen neden yapamıyorsun. Demek ki iyi hizmet edemiyorsun, daha iyi hizmet edebilmen için daha fazla taviz vermen gerekir.


    Bu Suriye halkı da gerçekten enteresan. Hilafet istiyorlar. Düşünmemişler mi şimdiye kadar hilafetin İslam ideolojisini hayata tatbik eden bir sistem olduğunu. Fedaimiz bu fikirlerden hiç hoşlanmaz ki. Sonra " Amaçları bizi vurmak" diye açıklama yapıyorlar. Vururlar tabi, sen onların istediği gibi hareket etmezsen ayakta durmana izin verirler mi hiç? Bir kere sen Reis Obama'nın, Avrupalı mevkidaşlarının, kurtarıcı ordu NATO'nun ve İslam dinini benimsemiş halkların mevcut demokrasi bekçisi başkanlarının lügatinde terörist olarak tanımlanıyorsun... Bu lügate göre nedir terörist? Kâfirlere zulmetme hakkı tanımayan, kanının son damlasına kadar Allah rızasıiçin savaşan, insanların iffetini, canını, malını koruyan ve bu amaç uğrunda yaşayıp ölen her türlü canlıya terörist denir. Evet, siz Mücahidler teröristsiniz, çünkü Hilafeti yeniden ikâme etmek istiyorsunuz. Evet, siz Mücahidler teröristsiniz, çünkü yeniden İslami yaşam tarzını getirmek istiyorsunuz. Evet, sizler teröristsiniz çünkü Allah için ama yalnızca Allah için zalim sultanın karşısında hakkı haykırıyor ve zalimin zulmünü ellerinizle düzeltiyorsunuz. Yoksa sandığınız gibi teröristlik işgal etmek, tecavüz etmek, haksız yere can almak, bir yerin zenginliklerine el koymak, canlısıyla cansızıyla son damlasına kadar sömürmek, sonrada yerine hizmetçi birilerini bırakıp çekip gitmek değildir. Hele Müslümanlar için Müslümanları katletmek asla değildir.


    Ha,şunları da eklemem gerek, tamam belki yaptığınız şeyler Kur'an'a ve sünnete uygun ve hatta emirlerin uygulanışı olabilir. Ama unutmamanız gerekir ki bizim "Muhammed" ismini duyunca sümüklerini püskürterek ağlayan âlimlerimiz "O peygamberdi, biz onun gibi olamayız, onlar sahabeydi biz onlar gibi olamayız" diyorlar, siz onlardan daha mı iyi biliyorsunuz? Hatta onlara "Peygamber de sizin için açık bir örneklik vardır " ayeti hatırlatıldığında kızarlar, "evet ama şimdi biz bunları söylersek tutuklanırız ya da öldürülürüz" derler. Zaman farklı diyenlerde var, onlara "Kur'an ve sünnet tüm mekân ve zamanlara hitab etmez mi?" dendiğinde yine kızarlar, "evet ama önce güç sahibi olmamız gerekir" derler. Peygambere vaat edilen hükümdarlıktan, maldan, mülkten ve onları nasıl elinin tersiyle reddedip davasında sadık kaldığından bahsedildiğinde alimlerimiz "o başka zaman bu başka zaman, konjonktür farklı" derler. Siz onlardan daha mı iyi biliyorsunuz?


    Ama İslam'ın bana verdiği fikirle ben yine de yardımı küfür devletlerinden değil de Allah'tan bekliyorum. Baş fedaimiz Obama ve mevkidaşlarına ve NATO'ya ve diğer hiçbirşeye dua etmiyorum, sadece size dua ediyorum kardeşlerim. Allah'ın nusreti yakındır. Görüyoruz ki âlimlerimiz kollarından ve bacaklarından bilhassa dillerinden ve yüreklerinden ipliklerle bağlanmışlar, iradesiz bir şekilde oradan oraya savrulup duruyorlar. Biliyorum sizin de zorunuza giden onların sürüklenmesi değil onlara inanan Müslümanların sürüklenmesi ama Allah akıl vermiş kardeşlerim. Allah bizlerin ayaklarını razı olacağı yolda sabit kılsın. Bizler de burada sizleri ve davanızı haykırmaya devam edeceğiz, çünkü burada ki Müslümanlar sizi terörist sanıyorlar. Kızmayın onlara, kalkanları yok onların, kim ne tarafa doğru tokat atsa gözleri sadece orayı görüyor.


    Şimdi ben siz Müslüman kardeşlerime dünyayı değiştirecek bir çağrı yapsam; "Ey bir zamanlar dünyaya hükmeden ümmetin torunları. Ey adalet deyince isimleri bir bir sayılan liderlerin torunları. Ey bir kadının çağrısı üzerine ordusunu harekete geçiren halifenin torunları. Gelin kendi ideolojimizi tatbik edelim, onunla hükmedelim, onunla savaşalım, onunla yaşayalım, onunla ölelim. Resul'ün bahsettiği kalkanımızı tekrar dikelim. Kılıcımızı tekrar çekelim. Bize ne başka dinlerden ne de başka ideolojilerden fayda yok. Kalkınmamız için hilafetten başka çare yok. Zaten kokuşmuş beşeri ideolojilere de ihtiyacımız yok. Vazgeçin, bu sistemlerin bir yerinden kesip bir yerinden uzatarak, bir maddelerini düzeltip iki maddemizden taviz vererek ümmeti kurtaramazsınız." desem yine bana "zaman farklı, mekan farklı, konjonktür farklı, hem de o peygamberdi, onlar sahabeydi..." gibi konjonktüre uygun ve mantıklı!? cevaplar vereceksinizdir muhtemelen. Kusura bakmayın, hasretiyle yandığım özgürlük ateşi söylettiriyor bütün bunları bana. İmkânsızdan bahsediyorum biliyorum. 1300 yıl dünyada söz sahibi olmuş, zalimlere dur demiş, 100 yıl önce yıkılmış bir sistemden bahsediyorum farkında olmadan. 300 yıldır tatbik edilen ve masumlarıkatledebilecek kadar güç sahibi olmuş, hem de bizlerin bekçiliğini yapan kapitalist sistem dururken hilafet de neyin nesidir. Hem de bizi hiç yormadan hiç uğraştırmadan işleyişine devam ediyorken. Sadece ölüyorsun. Mesela yüz bin kişi ölüyor, dünya rahatına bakıyor. Fakat kimyasal bombayla bin kişi ölürse tüm dünya seni savunmak için ayaklanıyor. Sonra da ortalık duruluyor ve sen akın akın özlemini duyduğun mezara gitmeye devam ediyorsun.


    Ey İslam ümmeti! Tamam, çok seviyorsun mezarı, git gitmesine de bari dirilerek git.

    köklud3ğişim
  2. يَعْقِلُونَ

    يَعْقِلُونَ Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Uzun zamandır bu ayetler hakkında düşünüyordum ve bu ayetler hakkında soru sormak istiyordum. Hazır burada böyle bir konu açılmışken dile getireyim;

    "Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir." (30: 2-5)

    Rumların kazanması ile müminlerin sevinmesi arasında ne gibi bir bağlantı vardır? Bu ayetlerden, müminlerin mümin olmayanları destekleyebileceği anlamı çıkabilir mi?
  3. CAHİLUS

    CAHİLUS Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Hicretten yaklaşık yedi yıl önce 615 veya 616 yılında ehli kitap olan Romalılar (Bizanslılar) ile Mecusi olan İranlılar (Pers İmparatorluğu) arasında kanlı bir savaş yaşanmış ve bu savaşta Romalılar yenilgiye uğramıştı. Mekke müşrikleri kendileri gibi putperest ve Mecusi olan İranlıların galip gelmesine sevinmişti. Romalılar ehli kitap olduğu için onların yenilmesine de mü’minler üzülmüştü. Müşrikler: “Eğer Allah, sizin inandığınız gibi güçlü olsaydı kendisine inananlara yardım eder ve onlar galip gelirdi” gibi sözler söyleyerek mü’minlerle alay ediyorlardı. Bunun üzerine Kur’an bir mucize olarak, birkaç yıl içinde bu iki devlet arasında tekrar savaş olacağını ve bu defa Romalıların galip geleceğini haber verdi. Nitekim Kur’an’ın haber verdiği gibi 622 yılında başlayan yeni savaş Bizanslılar lehine gelişti. 624 yılında Romalılar İran’a girerek Pers ordusunu bozguna uğrattı. Aynı zamanda mü’minler de Bedir’de önemli bir zafer elde etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş