SORU :


İslam dininde helâl ve haram olan hayvanların tesbitinde Kur'an ve sunnet iki ana kaynağıdır.
"De ki: "Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği (şeyler) için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti -ki bu gerçekten murdardır- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulmuyorum. Kim kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa, -saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla- (bu sayılanlardan ölmeyecek kadar yiyebilir). Şubhesiz senin Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir."(En'am 145)

"Eğer Allah'ın ayetlerine inanıyorsanız; üzerine Allah'ın ismi anılanlardan yeyin" (En'âm, 1 16);
"Üzerlerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin; çünkü bu, muhakkak ki bir fısktır" (En'âm, 121)

"... O peygamber onlara temiz şeylerin helâl, pis şeyleri de haram kılar. ..." (A'râf, 157)

Ebû Hurayra (r.anh)'den nakledildiğine göre Rasulullah (s.a.v.)şöyle buyurmuştur:
"Azı dişi olan her yırtıcı hayvanın yenilmesi haramdır"
(Muslim Sayd, 1 5, 16; Ebû Dâvûd, At'ime, 32; Tirmizî, Sayd, 9, 11)
İbn Abbâs'ın rivâyetinde bu hadisin devamı şöyledir:
''... Ve pençesi ile avlanan her kuş haramdır" (İbn Hacer el-Askalâni, Bulûğu'l-Merâm, Terc. A. Davudoğlu, IV/158)

Eti Yenen / Helal Hayvanlar

İslama göre etin yenebilmesi için hayvanın etinin yenilen / helal cinsten olması, kesim işinin İslâm'a uygun yapılması, hayvanı da müslümanın kesmesi gerekmektedir.
Bilerek / kasden üzerine Allah adı anılmadan kesilen hayvanın eti yenmez.
İmâm Şâfiî'ye göre kesim sırasında besmele çekmek mustehabdır.
İmâm Mâlik, İmâm Ahmed ve İmâm A'zam'a göre ise besmele unutularak kesilen hayvanın eti yenir. Bu durumda et yenirken besmele çekilir.

Ali (r.anh)'tan rivâyeten bir hadiste, Âişe (r.anha), Peygamber (s.a.v.)'e şöyle soruyor:
"
Ey Allah'ın Resulu, bazı kabilelerden bize et getiriliyor. Üzerine Allah'ın adının anılıb anılmadığını bilmiyoruz."
Allah Rasulu de, ''
Siz besmele çekin ve yeyin'' buyuruyorlar.

Ebu Davud'un el-Merasil adlı eserinde Yezid b. es-Salt'tan rivayet ettiği "
Üzerine Allah adı anılsın, anılmasın müslümanın boğazladığı helâldir" (Zeylaî, Nasbu'r-râye, IV, 183) şeklindeki hadis mursel'dir; senedinde kopukluk vardır. Sahâbe atlanılmıştır; Hadis, tâbiîn tarafından Allah Rasulune ulaştırılmaktadır (Buhâri, Zebâih, 8; Tirmizî, Tahâre, 20; Ebû Dâvûd, Tahâre, 48)


******


Karada yaşayan hayvanlarından koyun, keçi, ceylan sığır, manda ve deve türü hayvanların her cinsi ile yaban öküzü, yaban eşeği / zebranın da eti yenir.
Ayrıca kümes hayvanlarından tavuk, horoz, hindi, kaz ve ördek türlerinin de eti yenir. Bunlardan pislik yiyenler (kaz gibi) üç gün hapsedildikten sonra yenilebilirler. Böylece etl
eri temizlenmiş olur.
Tavşan ve çekirgenin yenilmesi mubahtır.

Yabani -ehli olmayan- kuş türlerinden , tırnak ve pençeleri ile avını parçalamayan, leş ve necâsetle beslenmeyen bütün kuş çeşitleri (yırtıcı olmayan güvercin, ördek, deve kuşu, kaz, bıldırcın, toygar kuşu, sığırcık kuşu, bağırtlak, keklik, bülbül ve buna benzer kuşların) yenilmesi de câizdir, yenir.

Yemek ve meyvede meydana gelen kurtlar ile tahıllardaki kurtlar, sirkedeki kurtlar, bunlarla birlikte ölü olarak -ve kişi bunlardan tiksinmeyecek olursa- yenilmeleri helâl olur. Çünkü bunları yenilecek şeylerden ayırmak gerçekten zordur. (Muğni'l-Muhtâc, IV, 268, 303; el-Muğnî, VIII, 605)

Deniz , göl, ırmak gibi sularda
yaşayanlardan balık sınıfına giren denizdeki bütün canlıların eti yenir. Bunlarda akıcı kan olmadığı için boğazlama işlemi gerekmez.


Şâfiî ve Mâlikî'lere göre balık sûretinde olmasa bile bütün deniz canlıları yenirken; Hanbelîler'e göre yılan balığı dışındakiler yenir.


Genel olarak ölüp ölmediği bilinmeyen bir hayvan boğazlandığında hareket ederse veya kan çıkarsa eti yenir. Aksi halde yenmez.
Pislikle beslenen ehlî hayvanlardan (Cellâle) tavuk cinsi üç gün, deve kırk gün, sığır otuz gün, koyun-keçi yedi gün bekletildikten sonra kesilib yenilebilir (İbn Hacer el-Askalâni, Bulûğul-Merâm, IV/158-166; İbrahim el-Halebî, Multeka'l-Ebhur Terç. M. Uysal, IV/124-125).



Eti Yenmeyen / Haram Hayvanlar

"
Size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kılmıştır. Fakat istek göstermeksizin ve ölçüyü aşmaksızın başı darda kalan kimse üzerine günâh yoktur. Şubhesiz Allah çok bağışlayıcı ve rahmet sahibidir" (Bakara 173);

"...
Bir de henüz canı üzerinde iken yetişip kesmediğiniz boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından boynuzlanmış veya canavar tarafından parçalanmış hayvanlar..." (Maide 3)

Boğazlanmadan veya av aletlerinden biriyle avlanmadan kendiliğinden (Hastalık nedeniyle, zehirlenme, boğulma, bir darbeyle vurulma, yuvarlanma, bir başka hayvan tarafından boynuzlanma veya parçalanma sonucu) ölen hayvanların eti yenilmez.
Akıtılmış kanı içmek veya kurumuş olanını yemek haramdır. Kesilmiş hayvanların etlerinin arasında kalan az miktarda kan kalıntısını etle birlikte yemenin de günâhı yoktur.
Domuzun eti yenmediği gibi derisi, kılı gibi hiçbir şeyinden yararlanılmaz, haramdır.
Hayvanın etinin helâl olabilmesi için boğazlamadan veya ava ateş etmeden önce "Bismillâh" veya "Bismillâhi Allahu Ekber" diye besmele çekmek gerekir. Ama Allah, unutarak işlenen hatalardan insanı sorumlu tutmayacağı için bile bile olmadığı sürece besmele çekme unutulursa da o hayvanın eti yenilir. Ama kasden çekilmezse o kesilen hayvanın etini yemek haramdır.


Kur'an-ı Kerîm'de helal veya haramdır diye hukmu geçmeyen diğer eti yenmeyen hayvanlar da şunlardır:

Â'raf 157 ayet-i kerimede geçen "pis" diye vasıflanabilecek tüm hayvanlar :
Burada geçen "pis" olma vasfı insana zararlı olabilecek şekilde zararlı şeylerle beslenen hayvanları içine aldığı gibi tabiatı gereği insanın iğrendiği tüm hayvanları da içine alır. Yılan, fare, kaplumbağa, köstebek, kirpi, solucan, sinek gibi hayvanlar bu gruba girer.

Pis Hayvanlar :
Yılan, fare, kaplumbağa, köstebek, kirpi, solucan, sinek gibi hayvanlar bu gruba girer.

Ayet-i kerimede geçen "pis" diye vasıflanabilecek tüm hayvanlar:
Burada geçen "pis" olma vasfı insana zararlı olabilecek şekilde zararlı şeylerle beslenen hayvanları içine aldığı gibi tabiatı gereği insanın iğrendiği tüm hayvanları da içine alır.


Böcekler :
Çekirge haricinde akar kanı olmayan böceklerin tamamı.
Malikî'lere göre: Akrep, osurgan böceği, hamam böceği, çekirge, karınca, kurt, güve gibi yerde yaşayan böceklerin kesim suretiyle yenilmeleri mubahtır. Aynı şekilde boğazından kesildiği takdirde ve zehirinden yana emin olursa yılan yemek de mubahtır. (eş-Şerhu'l-Kebîr, I, 115.
Arabcada bu gibi haşerata (haşaş) adı verilmektedir. Yerin altına girip aynı şekilde mutlaka bir başka yerden çıkması ve çıktıktan sonra hemen oraya geri dönmeleri sebebiyle bu adı alırlar)

Pençeli, Yırtıcı Hayvan ve Kuşlar:
Aslan, kaplan, kurt, ayı, tilki, çakal, fil, gelincik, sansar, samur, sincap, maymun, köpek, kedi gibi tüm etçil hayvanlar.

"Köpek pistir, onun bedeli -kıymeti de pistir."
(İmam Ahmed, Muslim, Ebu Dâvud ve sahih olduğunu belirtmiştir. Şevkani, Neylu'l-Evtâr, V, 143,284)

Şafiîlerle Hanbelîler büyük keler ile sırtlan yemeyi mubah kabul etmişlerdir.
Şafiîlerde ayrıca tilki de mubahtır. Hanbelîler ise tilkiyi haram kabul etmişlerdir. Hanefîler bütün bunların yenilmesini haram kabul etmişlerdir.
Malikîler ise daha önceden de açıkladığımız gibi, bütün vahşi hayvanları kerahetle birlikte mubah görmüşlerdir.

Hanefi mezhebine göre "
siba (yırtıcı hayvanlar)" kelimesi et yiyenler şeklinde kabul edilmiş ve bu gruba giren tüm etçil hayvanların eti haram sayılmıştır.
Şâfiî'ler ise "siba, insanlara saldıran ve parçalayan" anlamını verdikleri için tilki ve çakalı bunların dışında değerlendirip etlerini helâl kabul etmişlerdir.
Mâliki'lerde ise, bu tür hayvanları yemek haram değil mekruhtur.

"
Azı dişi olan her yırtıcı hayvanın ve pençesiyle avlanan her kuşun yenilmesi yasaktır"
(Muslim, Sayd, 15, 16; Ebû Dâvûd, Atime, 32; Tirmizî, Sayd, 9, 11)


Doğan, şahin, akbaba ve bunlara benzer yırtıcı kuşların yenilmesi de haramdır. Malikîler ise, yarasa mustesna bunların mubah olduğunu söylemişlerdir. Racih olan görüşe göre yarasanın yenilmesi mekruhtur.

Hanefi'lerde akbaba ve karga eti yemek mekruh,
Maliki'lere göre tüm yırtıcı kuşlar mekruhtur.
Şâfiî'ler ise zararı dokunup dokunmadığını ölçü almakta ve zararı dokunanlârı mekruh görmektedir.



Binek Hayvanları At, eşek ve katır:
Eşek ve katırın yenmesi bütün mezheblerde haramdır.
"Câbir'den şöyle rivâyet edilir :
"Rasulullah (s.a.v.)
Hayber gazasında eşek etini yasak etti, at etini yemeye izin verdi" (Buhâri, Zebâih, 28; Mey'azi, 38, Nikâh, 21; Muslim, Nikâh, 30; Sayd, 23, 25, 30, 37)

At ve eşekin çiftleşmesi sonucu doğan katır ile yabanî eşek ile ehlî eşekten doğan eşek gibi, eti yenen ve yenmeyenin birleşmesinden doğan da haramdır. Çünkü böyle bir hayvan birisi yenen, ötekisi yenmeyenden halk edilmiştir. Bu sebebden dolayı "haram kılıcı, helâl kılana takdim edilir" (el-Muhezzeb, I, 249; Muğni'l-Muhtâc, IV, 303; Keşşâfu'l-Kınâ; VI, 190) kaidesiyle amel etmek üzere haram yönü ağır basar.


Ebû Yûsuf, İmam Muhammed gibi Hanefi imamlar, Şafii, Ahmed b. Hanbel ve İslâm hukukçularının çoğunluğu at etini helâl kabul ederken;
Ebû Hanife, tenzihen mekruh (helâle yakın mekruh) hükmünü vermiştir.
İmam Mâlik ise, "
Rasulullah at, katır, eşek etini ve azı dişi bulunan her yırtıcı hayvanın etini yasak etti "
(Ahmed b. Hanbel, I, 147, 244, 289; IV, 89, 90, 127) hadisini esas alarak at etini haram saymıştır.
Ebû Hanife ve İmam Mâlik'in at etini helâl kabul etmeyişlerine diğer bir delilleri de; "
O, atı, katırı ve eşeği bunlara binmeniz ve süs için yarattı" (Nahl, 8) ayet-i kerimesidir.


Su Hayvanları:
Hanefi'lere göre suda yaşayan hayvanlardan yalnız balık helâl, kurbağa dahil diğer tüm deniz hayvanları haramdır.
Mâlikî'lere göre deniz domuzu hariç bütün deniz hayvanları helâldir.
Şafiîlerde ise deniz hayvanlarından tabiatları gereği pis olanlar haram, temiz olanlar helâldir.