1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Minareyi Çalan Kııfını Hazırlar

Konu, 'Edebiyat' kısmında ümmü erva tarafından paylaşıldı.

  1. ümmü erva

    ümmü erva Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    MİNAREYİ ÇALAN KILIFINI HAZIRLAR

    Felaketlerin sağanak yağmur gibi yağdığı şu günlerde herkes en azından kendine dönüp bakmalı. Hepimizin günahlarına kılıf uyduran Cumartesi ashabının yolundan gittiğini görmek çok ta zor değil. Belki de minareyi çalan kılıfını hazırlar deyimini biraz fazla işledik hayatımıza. Şimdi gidebilecek iki yolumuz var. Ya Cumartesi ashabı gibi günahta ısrar edip helak olmak, ya da yol yakınken tövbe edip affa nail olmak… Sizce hangisi? Daha iyi anlamak için gelin onları biraz yakından tanıyalım. O zaman aramızdaki büyük benzerliği siz de göreceksiniz.
    Cumartesi ibadet dışı her şey yasaklanır İsrail oğullarına. Allah böyle emreder çünkü. Onların ilk başta takındıkları tavır çok tanıdık aslında. Hemen bu emre itaate başlarlar. Fakat imtihan yakındır. Allah onların samimiyetini ve kulluklarını ölçmek adına çoğunun geçimi olan balıkçılıkla onları imtihan eder. Allah’ ın hikmeti bu ya, Cumartesi dışında tek bir balık dahi göremez bu kavim. Cumartesi akın akın gelen balıklar ertesi gün yani Pazar günü sırra kadem basarlar. Ve imtihan başlar! Daha ilk başta taviz verenlerin sayısı o kadar çoktur ki… Fetva aramakta gecikmezler. Fetva mı yoksa işlenecek günaha kılıf mı? İsrail oğullarının sözde alimleri derler ki ; “Cuma akşamından fileleri denize atalım, Pazar günü çekelim. Böylece yasağı aşmamış oluruz.” cumartesi gününün balığı filelere takılacak, o günün hasılatını avlamış olacaklar ama aynı zamanda yasağı aşmadık diyebilecekler. Bu Allah’ı kandırmaya çalışmak değil de nedir? Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve bilendir. O, günahkar kavmi uyaranları da görendir. Uyaran kısım dediler ki; “Allah’a karşı mazeretimiz olsun diye uyarıyoruz.” Allah yarın mahşer gününde sorduğu zaman ‘’ biz uyardık ya Rabbi diyebilecekler.” Peki bizim böyle savunma yapabilecek bir hakkımız var mı? Günaha göz yumanlar grubunun içindeyken nasıl af dileyeceğiz Allah’tan? O dönemin insanları üçe ayrılmıştı; günahkarlar, günahkarları uyaranlar ve günaha göz yuman ve aynı zamanda günahkarları uyaranlara fayda vermeyeceği halde neden uyarıyorsunuz diyerek tepki gösterenler… Hangisinin içindeyiz biz? Sırf dünya menfaatleri uğruna fetva veren sözde alime, hocaya uymadık fakat uyanları uyardık mı? Helal bir amaca haram yollarla ulaşmak değil miydi Cumartesi ashabının yaptığı? İşte bizlerin anlaması gereken husus şudur ki; HARAM YOLLARLA HELALE ULAŞILMAZ! Diyelim ki haramdan uzak kaldık. Peki harama bulaşanları uyardık mı? Allah bu kıssada günah işleyenlerin ve günahı uyaranların akıbetinden bahsettiği halde günaha günaha göz yuman ve neden uyarıyorsunuz diyen grubun akibeti hakkında hiçbir bilgi vermemiştir. Eğer biz de günah işleyenleri uyarmayanların grubuna dahil olursak Allah’ın muhatap bile almadığı kimselerden oluruz. Sonuç olarak tabirle günaha karşı nötr olmak bizleri aşağıların aşağısına sürükler. Günaha bulaşanlar helak oldu, uyaranlar cennete kavuştu. Peki ya arada kalanlar? Allah onlar hakkında bir değer verip de tek bir ayet indirmedi katından.
    Marifet Cumartesi ashabını yerden yere vurmakta değil. Marifet, onlarda kendimizi görebilmek, ibret alabilmek.
    Günümüzde Müslüman bayanların yaşadığı bir sorundan bahsederek kıssanın neresinde durduğumuzu anlamaya çalışabiliriz. örneğin “Başı kapalı kızlar sınava giremez.” Kanunu bizim için ciddi bir imtihan sorusu oldu. Başı açmalı mı yoksa kapatıp sınavdan mı caymalı? Ülkenin ileri gelen alimi, hocası başlıyor fetva vermeye. Neymiş efendim bu ülkenin ilahiyatçılara, Müslüman doktorlara, avukatlara ihtiyaca varmış. Başı açarak yada alternatif olarak peruk takıp sınava girilmeliymiş. Toplum düşündü, günlük hayatta zaten kapalı olduğu için sınavda bir kere açılmasında bir mahsur olmayacağına karar verdi. Ama işin sırrı bu değildi. İşin sırrı bunun imtihan olduğunu kavrayabilmekteydi. İmtihan olduğunu anlamayanlar bu hadiseyi sırf biraz daha çok balık yemek uğruna fetvalar üreterek geçiştirdiler.
    ‘’İşte biz onlara ‘aşağılık maymunlar olun’ dedik’’ Rabbimiz Bakara 65’te Cumartesi yasağını çiğneyenlerin sonunu tasvir etmiş. Hem ahlaken hem bedenen hem de zihnen maymun olan Cumartesi ashabı ibret değil mi bizlere?
    Daha saymadığım belki de aklıma bile gelmeyen o kadar çok kılıf var ki… Rabbim bizi günaha bulaşanlardan değil, günaha göz yumanlardan değil, uyaranlardan eylesin. Her toplumun bir Cumartesi ashabı vardır, bu toplumunki biz olmayalım inşallah.
    Amin.

    Ümmü Erva
  2. İZZETLİ

    İZZETLİ Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    kesinlikle katılıyorum bazı şeyler olmuyor diye kolay yola harama bulaşıyoruz halbusi o olayda Allah cc zorluk dilemiştir ama anlayana
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş