taliban-praying.jpg

'Afganistan İslam Emirliği' olarak da isimlendirilen Taliban Hareketi'nin lideri Molla Muhammed Ömer (1959-) yayınladığı Ramazan Bayramı mesajı ile Afganistan halkının ve İslam aleminin bayramını tebrik etti. İşgalci güçlerin ülkeden çıkarılması için direniş faaliyetlerinin artarak sürmesini isteyen Molla Ömer, geçmişte işgali destekleyenler de dahil olmak üzere tüm muhaliflerine yaptığı çağrıda dini değerlerden taviz vermeksizin iletişim ve koordinasyonu hedefediklerini duyurdu.

Gelecekte nasıl bir Afganistan hedefleri olduğu hakkında bilgi veren Molla Ömer, tam bağımsız, İslami prensiplere göre işleyen, halkın katılımını sağlamış bir yönetimin ülkenin sorunlarını giderebileceğini vurguladı.
İslam alemine direniş faaliyetlerine maddi ve manevi desteklerini sürdürmeleri çağrısı yapan Molla Ömer, tüm uluslararası kamuoyuna ve yardım kuruluşlarına da, temel prensiplerinden taviz vermemek koşuluyla iyi ilişkiler kurabileceklerini iletti.
İşte o mesaj:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Allah'a hamd ve şükreder, ondan yardım ister ve affını dileriz. nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden ona sığınırız. Allah kimi hidayete erdirir ise onu saptıracak, kimi saptırır ise de onu hidayete erdirecek yoktur.
Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah, onun ortağı yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) onun kulu ve elçisidir.
Bundan sonra, Şeytan'dan Allah'a sığınarak:
Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi onları da yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vâdetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır. (Nur Suresi 55)

Tüm İslam Ümmeti'ne ve Afganistan'ın mücahit halkına:

Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun...

Hepinizi, mübarek Ramazan ayını idrakinizden, bu aydaki ibadetlerinizden, Ramazan Bayramı'na erişmenizden ve yaşadığınız mutluluktan ötürü tebrik ederim. Yüce Allah'a tüm Müslümanların cihad, oruç, infak ve diğer ibadetlerini kabul etmesi için dua ediyorum. Allah hepinize saadet ve başarılarla dolu bir hayat nasip etsin.
Yine, mücahit Afgan halkını ve tüm Ümmeti, cihat sahalarında mücahitlerin Allah'ın (Subhanehu ve Teala) yardımı ve gösterilen büyük fedakarlıklar, şehadeti arzulayan niyetler ve mücahede ruhu sebebiyle düşmanlarımızın eşine az rastlanır şekilde bozguna uğramasından dolayı tebrik ediyorum.
Mücahitlerimize ve hürriyetini isteyen halkımıza, cihada olan devamlı ve özverili yardımlarından dolayı tekrar ve tekrar teşekkür eder, istilacı düşmanlarımıza karşı daha da omuz omuza vererek cihat yolunda çabalarını artırmalarını rica ederim.
Allah hürriyet yolunda yardımcınız olsun, zaferinizi ve yeteneklerinizi daha da artırsın, yaralı gazilerimize şifa versin, esirlerimize en yakın zamanda kurtuluş nasip etsin.

Değerli Vatandaşlar!

Afganistan'da cihat büyük zaferlerle sürmektedir. Ülkemizde pek çok bölge bu sene Halid bin Velid (Radıyallahu anh) ismi ile düzenlediğimiz mübarek operasyonlar ile işgalcilerden kurtarıldı. Düşürülemez zannedilen çok güçlü nice işgalci askeri üssü birbiri ardınca mücahitlerimizce ele geçirildi.
Allah (Subhanehu ve Teala'nın) yardımı ile düşmanın askeri gücü, morali ve kibri yerle bir oldu. Şu an çöküşün eşiğindeler. Yüce Allah'ın buyurduğu gibi:
Onlar bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır. (Kamer Suresi 45)
Mücahitlerimiz Afganistan'ın dört bir tarafında, tek liderlik, tek bayrak altında son derecede koordineli olarak cihatlarını sürdürmekte, birlik ve beraberliklerini korumaktadırlar. Her geçen gün cihadımız daha büyük ilerlemeler elde etmektedir. Savaş tecrübelerini geliştirmenin yanı sıra mücahitlerimiz siyasi, ekonomik, sosyal, idari ve kültürel sahalarda da kendilerini geliştirmektedirler. Gelişme, özveri, işbirliği ve uyum ruhu yükselerek devam etmektedir.

Değerli Vatandaşlar ve Mücahitler!

Bildiğiniz gibi ülkemiz çok kritik bir dönemden geçmektedir. 12 yıldan bu yana ağır kayıplar veren düşmanlarımız yeni planlar yapmakta, yeni oyunlarını sahneye koymaya hazırlanmaktadırlar. Biz onların tuzaklarına hazırız ve sadece adil, tam bağımsız, İslami bir Afganistan'ın insanımıza huzur getirebileceğinin de bilincindeyiz.
Halkımızın da desteğiyle kimsenin ülkemizi istikrarsızlaştırmasına veyahut coğrafi ya da etnik temellere göre bölmeye çalışmasına izin vermeyeceğiz. Aziz milletimiz vatanının bütünlüğünü korumayı ve onu en güzel şekilde inşayı İslami bir görevi olarak görmektedir. Yine onlar hürriyetlerinin ve bağımsızlıklarının elde edilmesini en temek haklarından saymaktadır.
İşte bu nedenlerle 2014 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan seçim tuzağında da halkımız en güzel bir şekilde tavrını ortaya koyacak ve istilacıların gölgesi altında, onların kuklalarınca gerçekleştirilen bu oyuna katılmayacaktır.
Mücahit halkımız seçim sonuçlarının Washington'da belirlendiğini çok iyi bilmektedir. Kazanın seçim sandıklarının sonuçları ile değil de kapalı kapılar ardında Washington'da belirlendiği seçimlere katılmak ne kadar da abestir.
İslam için çalıştığını iddia edip cihat ve mücahitler hakkında karalama kampanyaları yürüten, ortaya şüpheler atmakta yarışan, dillerini ve kalemlerini aleyhte oynatan kimseleri de kardeşçe uyarıyorum, onlardan güçlerini ve enerjilerini Müslümanlar değil kafirler aleyhinde kullanmalarını istiyorum, yaptıklarının büyük vebale girmelerine neden olduğu için en başta kendilerine zarar verdiğini onlara hatırlatıyorum.
Şimdiye kadar bize soğuk baksalar dahi, işgal ve işgalcilerden hoşlanmayan tüm kesimleri de bizle diyaloğa davet ediyor, birbirimizle iletişime geçmemizi teklif ediyorum. Çünkü bizim amacımız şahsi menfaatler elde etmek veya belli şahısların yönetime gelmesi değil düşmanlarımızın ülkenin işgalini sona erdirmesi ve iyiliğin yeryüzünde hakim olmasıdır.

Tüm Dünya Kamuoyuna ve Halkımıza!

Afganistan'ın geleceği hakkında hedefimiz; ülkemizin İslami bir yönetimce yönetilmesi ve tam bağımsız olmasıdır. Ahdine sadık kalmak Afgan halkının önde gelen değerlerindendir. Bizler ne tarihte ne de yakın geçmişte hiçbir antlaşmaya ihanet etmedik. Bu uğurda ülkemiz çok fedakarlıklar gösterdi ve tüm değerleri ile bağımsız bir İslami sistemi hak etti.
Uzun yıllardır devam eden savaşın acılarını dindirme, güçlü bir ülke inşa etme için biz şeffaflığa ve güvene dayalı İslami bir sistemden başka bir çare göremiyoruz. Bu sisteme tüm halkımızın iştirakini, yabancı kaynaklara dayanmak yerine kendi ülkemizi kendimiz inşa etmek için kendi kaynaklarımızı kullanarak birlikte çalışmayı, yine tehlikelerden korunmak için başta genç nesillerimiz olmak üzere halkımızın çağın ihtiyaçlarına uygun bir şekilde şer'i ve teknik ilimlerle donanmasını istiyoruz.
Tekrar belirtmek istiyorum ki biz gücü tekelimize almak peşinde değil. Etnik kökeni veya bölgesel aidiyeti ne olursa olsun İslam'ı seven ve bu uğurda çalışmak isteyen herkes yönetime katılmalıdır. Kimse onları hizmetten alıkoymayacaktır. Geçmişte işgale destek verenler de dahil olmak üzere yaptıkları yanlışlardan pişman olan herkesi kucaklamaya hazır olduğumuzu taahhüt ediyor, onlarla kardeşçe güçlerimizi birleştirip çalışmak istiyoruz.
Dış politika hedeflerimize gelince, temel hedefimiz ve geçmişten bu yana değişmeyen politikamız şudur ki ne kimseye zarar vermek, ne de kimseden zarar görmek istemiyoruz. Afganistan'ın bağımsızlığına ve ülkemizde İslami bir yönetimin hakim olmasına saygı duyan herkesle diplomatik ilişkiler tesis etmeye hazırız.
Geçmişte siyasi ofisimizin de açıklamaları ile duyurduğu gibi komşularımızdan olsun, Dünya'nın diğer güçlerinden olsun ülkemiz üzerinde emperyalist hedefleri olanlara ve bu uğurda uğraş verenlere de asla tahammül edilmeyecektir.
İşgalin sona erdirilmesi için gerçekleştirilebilecek diplomatik görüşmelere açığız, bu faaliyetler için siyasi ofisimiz temaslara hazırdır. Fakat hiç kimse bizim dini değerlerimizden ve ülkemizin menfaatlerine olan hassasiyetimizden taviz beklemesin. Sizlere söz veriyorum ki İslam'a uymayan hiçbir antlaşmayı onaylamayacağım. Allah'a (Subhanehu ve Teala) şükürler olsun ki, İslam Emirliğimiz zor imtihanlardan başarı ile çıkmış ve hep alnı açık olarak ilerlemiştir. Allah’tan (Subhanehu ve Teala) bize doğru yol üzerinde sebat ettirmesini istiyorum.
Katar'da siyasi ofis açma tecrübemiz Dünya kamuoyuna İslam Emirliğimizin kararlarında bağımsız, güçlü ve tavizsiz olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Yine Emirliğimizin İslami prensipler doğrultusunda işgalin sona ermesi için ne kadar dürüst ve şeffaf müzakere edebildiğini de ispatladı. Fakat işgalciler ve onların müttefikleri bu süreci baltalamak için ellerinden geleni yaptılar ve her geçen gün yeni zorluklar çıkardılar.
Şu an Afganistan İslam Emirliği'nin öncelikli hedefi ülkemizin işgalden kurtarılmasıdır. Sonrasında ise önemli işler hepimizi beklemektedir ki bunlar; İslami prensiplere göre halkımızın da iştiraki ile güçlü bir sistemin kurulması ve bu sistemin en iyi bir şekilde işletilmesidir.
Umarız ki emperyalist devletler 12 yıllık işgal tecrübelerinden, uzun işgal deneyimlerine girerek ve kalıcı üsler kurarak isteklerini başka ülkeler üzerinde kabul ettiremeyeceklerini anlamışlardır. Yine umuyoruz ki Kabil'deki güçsüz kukla yönetiminin boş sözlerinin kendileri için hiçbir değeri olmadığını anlamışlardır. Bu hain kuklalar, işgal öncesinde de işgalci ülkeleri, işgal ettiklerinde Afganistan'ın kendileri için süt liman olacağına dair ikna etmişlerdi. Şimdi de aynı işgalcileri işgali uzatmaya ikna ederek kandırmayı hedeflemekteler. Gayeleri ise sadece yönetimde kalıp şahsi menfaatler elde etmek.
Batılı güçler artık anlamalıdırlar ki Afgan halkı yabancıların başlarına tayin etmeye çalıştığı kuklaların yönetimi altında yaşamak istemiyor. Eğer Batılılar, bu kuklalar ve onların sahte meclisleriyle 2014 sonrasında da ülkede kalıcı üsler bırakma antlaşması imzaladıklarında kendileri için daha iyi bir dönem başlayacağını sanıyorlarsa çok yanılıyorlar ve kendi kuklaları tarafından kandırılıyorlar.
Afgan halkı az da olsa işgalci askerin ülkelerinde kalmasını bağımsızlıklarına ters görecektir. İşgalcilerin eğer mücahitleri bölüp bir kısmı ile antlaşma gibi bir niyetleri varsa, onlara bundan vazgeçip kaynaklarını israf etmemelerini tavsiye ediyoruz. Çünkü bunu geçmişte de denediler ama tümüyle başarısız oldular. Mücahitlerimizin tümü yüce İslam dininin hizmetkarı ve takipçisidir, bu tür oyunlara gelmekten uzaktırlar ve her işlerinde dengelidirler.
İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resûl'ün de size şahit olması için sizi vasat (mutedil-dengeli) bir millet kıldık. (Bakara Suresi 143)
Uluslararası yardım kuruluşlarına gelince, politik konulardan ve casusluk yapmaktan uzak duran, işgalcilerce bilgi edinmek ve insanları İslami değerlerden uzaklaştırmak için kurulmuş olmayan tüm insani kuruluşlar yönetimimizdeki bölgelerde şartlarımıza uydukları ve bizimle koordine içinde oldukları takdirde özgürce çalışabilecekler, ister sağlık sektörü, ister mülteciler, ister gıda yardımı veyahut uygun olan her alanda hizmet edebileceklerdir.
Sözlerime son verirken, Dünya kamuoyundan ve özellikle de İslam ülkelerinden, aynı zamanda adaletin ikamesini isteyen tüm insanlardan, uluslararası ve İslami organizasyonlardan, İslami ve insani bir sorumlulukla mazlum Afgan halkının hürriyet mücadelesine destek olmalarını istiyorum.
İslam Emirliğimizin mücahitlerine, Allah'ın kanunlarını uygulamada son derecede dikkatli olmalarını hatırlatıyor ayrıca onlardan amirlerineİslami bir bilinçle itaat etmelerini talep ediyorum ki bildiğiniz gibi birlik ancak itaatle gerçekleşir.
Yerel halkın da desteğiyle işgalcilerden temizlenen bazı bölgelerde, yerel çetelerin ortaya çıktığı ve halkımıza zarar verdikleri gözlemlenmektedir. Mücahitlerimizin önde gelen vazifelerinden biri de kuşkusuz halkımızın bu çetelerden korunması ve suçluların etkisiz hale getirilmesidir. Halkımız da mağduriyetlerini Emirliğimizin kurumlarına iletmeli ve kendilerine zarar veren bu gibi çeteleri derhal kurumlarımıza ihbar etmelidir.
Düşmanlarımız sivil kayıplar hakkında kara bir propaganda yürütmektedirler. Kuşkusuz bu kayıplar işgalciler ve onların kuklalarının eliyle gerçekleşmektedir. Eğer kazara bile olsa bir mücahit bu tip bir kayba neden olsa, Emirliğimiz onu muhakkak muhakeme edecektir.
Eğitimde de hedefimiz şer'i ve diğer ilimlerle donanmış, halkının hizmetinde olacak, dindar ve kalifiye bir neslin yetişmesidir.
İslami yardım kuruluşları ve tüm diğer kardeşlerimiz ekonomi komisyonlarımıza yardımlarını sürdürerek bu mücadelenin maddi ihtiyaçlarını karşılamalı, malları ile cihada devam etmelidirler. Müslümanlardan, Ramazan Bayramı'nda şehitlerin, esirlerin, savaş mağdurlarının, fakirlerin ihtiyaçlarını unutmamalarını ve bu kardeşlerimizin de bayram mutluluğunu yaşayabilmelerini sağlamalarını bekliyorum.
Bitirirken, tüm Müslümanlara cihada olan destekleri, cihat ve mücahitler için ettikleri dualar için gönülden teşekkür ediyorum. Bu desteğinizi sürdürmenizi rica ediyorum.
Hepinizin mübarek Ramazan Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyor, sizlere hayırlar getirmesini diliyorum.
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

İslam'ın Hizmetkarı, Mü'minlerin Emiri, Mücahit Muhammed Molla Ömer
27/09/1434
05/08/2013

Kaynak : incanews / Haber Merkezi