1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Muhammed B. Abdulvehhâb ( Özgeçmişi )

Konu, 'Ehli Sünnet Alimleri' kısmında Devlet-i 'Aliyye tarafından paylaşıldı.

  1. Devlet-i 'Aliyye

    Devlet-i 'Aliyye Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    السلام عليكم ورحمة الله وبركاته
    ----------------------------------------

    Muhammed b. Abdulvehhâb, hicrî 1115 (m. 1703) yılında Uyeyne/Yemame beldesinde doğdu. Babası Üstad Abdulvehhâb b. Süleyman’ın gözetiminde küçük yaşta Kur’ân okudu, öğrenime ve fıkha yöneldi. Uyeyne kadısı olan babası büyük bir fakih, kıymetli bir âlimdi. Bülûğa erdikten sonra haccetti. Haccın akabinde Mekke’de kalmaya karar verdi ve Haram-i Şerîf’teki bazı hocalarda ilim tahsil etti. Ardından Medine’ye gidip bir müddet ikamet etti ve buranın âlimleriyle biraraya geldi. Burada meşhur büyük iki âlimden; (Abdullah b. İbrahim b. Seyf en-Necdî ve Muhammed Hayâtu’s-Sindî’den) ders aldı. İlim talebi için daha sonra Basra’ya geldi. Buradaki âlimlerden oldukça istifade etti. Tevhîd davetine burada başladı ve insanları sünnete çağırdı. Müslümanlara gerekli olanın, dinlerini doğrudan Kur’an ve sünnetten öğrenmeleri olduğunu söyledi. Bu hususta oradaki âlimlerle münakaşa, müzakere ve münazaralarda bulundu. Buradaki hocalarından Muhammed el-Mecmûî meşhurdur. Basra’daki bazı bid’atçi/taassubçu âlimler onlara karşı ayaklanınca, kendisi ve hocası bir takım eziyetlere maruz kaldığı için Basra’dan ayrıldı, önce Zubeyr’e, oradan da İhsâ’ya geçti. Burada âlimlerle bir araya geldi ve kelâma dair bazı meselelerde müzakerelerde bulundu. Ardından Hureymilâ beldesine yöneldi. Oraya yerleşti, babası 1153 (m. 1740) yılında vefat edene kadar ilim, tedrîsât ve davetle meşgul olmayı sürdürdü. Bazı kimseler onu öldürmek bile istediler ki, ona buğzetmelerinin sebebi, emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-münker’de bulunması; emîrleri, insanları soyan, onlara eziyet eden ve mallarını yağmalayanları cezalandırmaya teşvik etmesiydi. El-Abîd denilen kimseler de bu sefiller gürûhundandı. Bunlar onun karşılarında olduğu, yaptıklarına razı olmadığını, emîrleri onları cezalandırmaya ve şerlerine engel olmaya teşvik ettiğini fark edince ona buğzettiler ve öldürmek istediler. O da Uyeyne’ye döndü. O vakit oranın emîri Osman b. Muhammed b. Muammer idi. Uyeyne’ye varınca yanına gitti, emîr onu güzel karşıladı. Ona “Kalk, insanları Allah’a davet et, biz seninle beraberiz, yardımcınız.” dedi; davetini benimseyip sevgi ve muvafakat gösterdi. O da öğrenmeye, irşada, Allah’a, hayra, herkesi birbirlerini Allah için sevmeye davete başladı. Uyeyne’de şöhret bulup ünü etrafa yayıldı ve civar beldelerden insanlar gelmeye başladılar.

    Muhammed b. Abdulvehhâb, Allah’ın dinini ilan etmek, insanları Allah’ı tevhîde irşad etmek, dine katılan hurafe ve bid’atları reddetmek; hakka tabi olmaya mecbur etmek, bâtıldan men etmek, ma’rûfu emretmek ve münkerden nehyetmek için kıyam etti.

    Akidesi

    ... (Kendisinin Yazıdığı Mektuptan Alıntı Olarak Daha Sonra Yazacağım İnşeallah)

    Kısacası Muhammed b. Abdulvehhab’ın itikadı; sahabe, taiîn, tebe-i tabiîn ve dört imamın izlediği tertemiz yoldur; kurtulmuş fırka olan selef-i salihînin yoludur.

    Şeyh, 1206 h. (1792 m.) yılında Uyeyne’de vefat etti.

    ----------------------------------------
    السلام عليكم ورحمة الله وبركاته
  2. Sade Mümin

    Sade Mümin Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Devlet-i Aliyyeyi ve askerlerini tekfir etmedi mi ? Nasıl tertemiz akidesi oluyor?
  3. Muvahhid Faruk

    Muvahhid Faruk * لا أمثل إلا نفسي * Kullanıcı

    Sade Mümin rumuzlu üye!
    İbn Abdil Vehhabın Osmanlı Devletini tekfir ettiği nerde geçiyor? :)
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş