1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Soru Muhammed(s.a.v)'den Önce Gelmiş Peygamberler Allah Yerine Başka Bir Isim Kullanmış Olabilir Mi?

Konu, 'Üyeler Arası Soru - Cevab' kısmında SerpentLord tarafından paylaşıldı.

  1. SerpentLord

    SerpentLord Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Örneğin Hz.Musa(aleyhi selam)Elohim benzeri bir isim kullanmış olabilir mi? veya diyelim ki çoooooooooook eski zamanlarda japonyada aşiretler varken, bir aşirete peygamber geldi. Allah(suphanehu ve teâlâ ) yerine başka isim kullanmış olabilir mi? çünkü Allah kelimesinin etimolojik kökeni orta doğudan çıkmış. Uzak coğrafyalarda bu isim geçmiyor daha çok yaradan veya rab isimlerinin benzerleri var.
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 2 Aralık 2017
  2. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    "Elohim" lafzı tahrif edilmiş incilin(sanırım eski ahit)'in ilk pazıllarinda ve tahrif edilmiş Tevratta geçer. Elohim ise "ilahlar" manasına gelir.
    Tevrat ve İncil ise kutsal ruh ve oğul inancı taşıdıklarından dolayı çoğul manasında kullanılmıştır.
    İbranice ;
    Elohai: tanrım
    Elohaynu: tanrımız
    Kökü ise ilah : Allah kelimesidir.

    Bunun yanı sira Allah (suphanehu ve teâlâ ) yarattığı ilk insan olan Hz. Adem (aleyhi selam)a kendi isimleri basta olmak uzere butun isimleri öğretmiştir.

    "Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti." (Bakara, 2/31)

    Habil ile Kabil arasında geçen olayda ve Habil'in Allah lafzını kullanması:

    "Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar (Allah'a) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Onlardan birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen) Demişti ki: "Seni mutlaka öldüreceğim." (Öbürü de : "Allah ancak korkup-sakınanlardan kabul eder." (Maide 27)

    وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ابْنَيْ آدَمَ بِالْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِن أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الآخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ

    Süleyman (aleyhi selam)'ın ifadeleri:

    "Gerçek şu ki bu Süleyman'dandır ve 'Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla' (başlamakta)dır."(Neml, 27/30)

    إِنَّهُ مِن سُلَيْمَانَ وَإِنَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴿٣٠

    Bu demek oluyor ki bütün gönderilen peygamberler Allah (suphanehu ve teâlâ ) 'nin esma ve sıfatlarını biliyordu. Onlardan sonraki nesillere de aktarmışlardır.

    Artı olarak ;
    İbrânice ve Arapça Sâmi kolundan gelen iki dildir.
    Etimoloji de Sami dilleri en eski dil grubundadır. Ondan sonra
    Ural-Altay ve Çin Tibet dili geliyor.


    Ve Uzak Doğu dini kaynaklarinda asla "Rab ve Yaratici" kelimesi geçmez çünkü onlar birden fazla tanrı olduğuna inanır.
    Japonların dini olan Şintoizmin kutsal kitabı olan Kami'de sekiz milyon tanrı olduğu söylenir.

    Onların kaynaklarinda iman eden kavimler Allah suphanehu ve teâlâ için onun sıfatlarını kullanmış olabilirler lakin bizler kaynaklarına vakıf değiliz diye onlar kullanmamişlardir diyemeyiz.
    الله أعلم
  3. SerpentLord

    SerpentLord Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    yani Allah mı demişler?
  4. SerpentLord

    SerpentLord Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İslamiyet’te bildirilen isimleri söylemek caiz, bunlardan başkasını söylemek caiz değildir. Mesela Allahü teâlâya âlim denir. Fakat; âlim manasına gelen fakih kelimesini Allah için kullanmak caiz olmaz.

    Allahü teâlânın isimleri sonsuzdur. Binbir ismi var diye meşhurdur. Yani, isimlerden binbir tanesini insanlara bildirmiştir. Dinimizde bunlardan 99’u bildirilmiştir. Bunlara Esma-ül hüsnâ denir.

    internette böyle bir açıklama buldum. belki Allah(c.c.) geçmiş ümmetlere de farklı isimlerini bildirmiş olabilir sonuçta bilmemiz mümkün değil. değil mi?
  5. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Aciklama değil saçmalık bulmuşsunuz.
    Esma ve sıfatlar tevhidini öğrenirken bizler Allah (suphanehu ve teâlâ ) 'nin sıfatlarını bize gelen hüccet olarak Kuran ve Hadislerden biliriz ve O kendini övdüğü gibidir.
    Binbir isim saçmalığı tasavvufçuların uydurdugunun ötesinde değildir.

    İmam’ı İbn Huzeyme rahımullah şöyle der:

    Allah’ın sıfatları konusundaki hadisler Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den tevatürle ve Kitaba uygun olarak gelmiştir.Önceki nesiller de sonrakilere sahabilerden ve tabiilerden başlayarak günümüze kadar bu hadisleri nesilden nesile nakletmişlerdir.O sıfatları Allah hakkında kabul edip te’vilden ve inkardan sakınmış teşbihi ve keyfiyet yorumunu terk ederek o sıfatlarla Allah’ı tanımış O’na inanmış ve Allah’ın Kitabında bildirdiği Rasülü sallallahu aleyhi ve sellem’in de o Kitaptakileri açıklama sadedinde verdiği bilgilere de teslim olmuşlardır.İbn Kudame Zemmu’t-Te’vil.s.140 el-Hucce fi Beyani’l-Mahacce 1/101

    İmam Şafii şöyle der: Allah’u Teala’nın Kitabında zikredilen ve Peygamberinin haber verdiği isim ve sıfatları vardır.Kendisine Kur’an’dan ve Sünnetten bu isimlerin ve sıfatların varlığına dair delil getirilen kimsenin bunları reddetmesi caiz değildir.Çünkü onları Kur’an bildirmiştir ve Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem’den de onlar hakkında sahih rivayetler gelmiştir.Kendisine delil getirildikten sonra kim buna muhalefet ederse Allah’ı inkar etmiş olur.Kendisine delil sunulmadan önce ise bilmediği için mazur sayılır.İbn Kudame Zemmu’t-Te’vil.s.139-142

    Dolayısıyla da selef dinin izin vermediği hiçbir şeyi Allah’a isim olarak vermezler Dinde yer alan isimlerle O’nu isimlendirmek farzdır dinde yer almayan isimlerle O’nu isimlendirmek ise doğru değildir.

    Nitekim Abdurrahman İbn Kasım el-Utaki şöyle demiştir.Bir kimsenin Allah’ı ancak O’nun Kur’an’da kendisini vasfettiği şeylerle vasıflandırması gerekir.İbn Ebi Zemeneyn Usulu’s-Sünne 1/212
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş