وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضاً أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتاً فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللَّهَ

‘…Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin (gıybet etmesin). Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? O halde Allah’tan korkun…’ (Hucurat/12)

Gıybet; Bir kimsenin gıyabında(arkasında) hoşlanmayacağı bir söz söylemek, çekiştirmek anlamındadır. Başka bir deyimle, kendinize söylendiği zaman hoşlanmayacağınız bir şeyi, din kardeşiniz hakkında arkasından konuşmanız anlamına gelir. Halk arasında dedikodu, gıybet ile aynı anlamda kullanılır.

Resulullah ‘sallallahu aleyhi ve sellem’ gıybeti şöyle tarif etmiştir:

‘Gıybet, kardeşini hoşuna gitmeyecek şekilde anmandır.’ (İmam Ahmed, Tirmizi)

Kaş-göz işareti yapmak, ima, işaret ve yazı gibi gıybet anlamı ifade eden her hareket de gıybettir. Gıybeti tasdik etmekte gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Diliyle gıybetçiye karşı duramayanın kalbiyle inkar etmesi gerekir. (İmam Gazali, Zübdetu’l-İhya)

Cabir b. Abdullah ve Ebu Talha ‘radiyallahu anhuma’dan’ rivayetle: Resulullah ‘sallallahu aleyhi ve sellem’ şöyle buyurdu:

‘Bir yerde bir Müslüman’ın şahsiyetine saldırılır ve şerefi noksanlaştırılır da, kardeşi ona yardımı terk ederse, Allah’ta onun yardım istediği, yerde ona yardım etmez. Bir yerde de Müslümanın şerefi düşürülür ve şahsiyetine saldırılır da, kardeşi ona yardım ederse, kendisinin yardıma muhtaç olduğu yerde Allah ‘azze ve celle’ ona yardım eder.’ (Ebu Davud, Beyhaki)

Bugün yaşadığımız ülkede ve farklı coğrafyalarda Müslüman ve Mücahidlerin şereflerine dil uzatılıp, ‘Birer cani, birer terörist ve kafirlerin ajanları, harici, tekfirci, vahabi, radikal’ oldukları söylendiğinde, Müslümanım diyen birinin bu gibi sözlere karşı çıkması ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmaması lazımdır. Belki bazıları ‘Bilgim yok, bu yüzden Müslüman ve Mücahidleri bu tür kimselere karşı savunamıyorum, o yüzden susuyorum’ derse, ona şu örneği veririz;

Ömer ‘radiyallahu anh’ bir topluluğa;

‘Sefih kimseyi insanların şerefine dil uzatırken gördüğünüzde sizin onun sözlerini geri çevirmenize mani olan nedir?’ Dediler ki:

‘Bizler onun dilinden korkarız’ bunun üzerine Ömer ‘radiyallahu anh’ dedi ki:

‘Bu, ona tanık olmanızdan daha düşük bir şeydir.’ (Kitabu’s-Samt: 246. İsnadı sahihtir.)

Bir Müslüman, Müslümanları, canıyla, malıyla ve diliyle korur ve yardım eder. Çünkü o bunu yaptığı taktirde bilir ki, Yüce Allah’ta onu koruyacak ve yardım edecektir. Bir Müslüman bu şuurla şuurlandı mı, ahirette Allah’tan başkasının yardım edemeyeceği gün yardım olunur.

Gıybetin Başlıca Sebepleri:

1. İntikam duygusunu tatmin.
2. Arkadaşlara muvafakat.
3. Gösteriş ve büyüklük; başkalarını küçültme, kendini büyütme.
4. Kıskançlık.
5. Hoşça vakit geçirmek, güldürmek için başkalarının ayıp ve kusurlarının ortaya serilmesi.
6. Küçük düşürmek için alay. (İmam Gazali, İhya’u Ulumiddin)

Gıybetten korunmak için kişinin öncelikle kendi kusurlarıyla uğraşması gerekir.

وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ نَسُوا اللَّهَ فَأَنسَاهُمْ أَنفُسَهُمْ أُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

‘Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.’ (Haşr/19)

Bu kimseler, kendilerini unuttukları için bütün hatayı başkalarında görürler. Bunun sebebi Allah ‘azze ve celle’yi’ unutmalarıdır.