PKK (Partiya Karkerên Kurdistanê) açılımının Türkçe karşılığı “Kürdistan İşçi Partisi”dir. PKK’nın hedefi Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu (bu bölgeleri “Türkiye Kürdistanı” olarak adlandırır), Irak’ın kuzeyi, Suriye’nin kuzeydoğusu ve İran’ın kuzeybatısını kapsayan bölgede Kürt milliyetçiliğine dayalı bir devlet kurmaktır.

Asabiyet ve ırkçılık üzerine bina edilmiş yapı, kurulduğu ilk günden beri İslam’ı baş düşmanı belirlemiştir. PKK, herhangi bir ahlakı yapı sahip olmamakla birlikte, bulunmuş olduğu bölgelerde İslam’ı ve Müslümanları hedefine giden yolda en büyük engel olarak görmektedir. Türkiye sahasında (özellikle doğuda) camileri ve imam hatipleri hedef almakta, Kur’an-ı Kerimlerin yakılmasını emretmekte ve gücü yettiği nispette Müslümanlara darp girişiminde bulunmaya çalışmaktadır.

PYD/PKK’nın Suriye’de işgal ettikleri bölgelerde ilk iş olarak ezanı kaldırıp, kamplarında namazı ve orucu yasaklamaktadır. PYD lideri Salih Müslim, “Rojava’da Şer’iata karşı savaşıyoruz” diyerek amaçlarının Kürt devleti kurmakla birlikte İslam’a karşı savaşmak da olduğunu belirtmiştir.

Hepimiz biliyoruz PKK’nın İslam düşmanı olduğunu. Peki, nerden geliyor bu İslam düşmanlığı? PKK neden Hristiyanlığa düşman değil de İslam’a düşman? Neden Kiliselere veya sinagoglara saldırmıyor da camileri hedef alıyor? Neden PKK lideri Öcalan’ın din hakkında ki yaptığı açıklamalarının hedefin de İslam var da Hristiyanlığa ve Yahudiliğe övgü ve saygı..

Bu soruların cevabını PKK’nın önde gelen isimlerinin yaptıkları açıklamalar yanıtlar nitelikte. Mehdi Zana vermiş olduğu bir mülakatta “Kürtlerin kılıç zoruyla ve yanlışlıkla Müslüman olduğunu, asıl dinlerinin ise Zerdüştlük olduğunu ve Kürtler İslamiyet’i kabul ettiklerinde kaybettiğini” söyledi.

PKK’dan kaçan bir militansa şu şekilde açıklama yaptı: “Bize Kürtlerin dini Zerdüştlüktür deniliyordu. Dayatılıyordu. Peygamber’le dalga geçiyorlardı. Bu nedenle kaçtım.

PKK lideri Abdullah Öcalan “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru Özgür İnsan Savunması” adlı yayında, İslam’a ve Kuran’a ağır hakaretler yağdırıyor. “Allah, Arabistan tasarımıdır” ifadesini kullanıyor.

Öcalan, “Sanat ve Edebiyatta Kürt Aydınlanması” isimli kitabının 153. sayfasında şunları söylüyor : “Tanrı olsaydı, beni yine yanlış yola sevk edecekti. Allah da Kürtler için değildir, Kürtleri şaşırtıyor. Kürtlerin Allah’ı da onları yanlış yola sevk ediyor. Bunun için ben kendi kendimin tanrısıyım.”

“Özgür Yaşamla Diyaloglar” isimli kitabının 257. sayfasında ise şöyle anlatıyor: “Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaş verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum.”

Bu açıklamalar PKK’nın İslam’a ve dine bakış açısını yansıtan onlarca açıklamadan sadece birkaçı. Bu açıklamalardan sonra PKK’nın neden İslam’a düşman olduğunu anlıyoruz. PKK’nın inanmış olduğu din Zerdüştlüktür. Zerdüştlük Kürtlerin İslam’dan önceki dinidir. Yaklaşık 3.500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran’da kurulmuştur. MÖ 600 ve MS 650 yılları arası Pers İmparatorluğu’nun resmî dini olmuştur. Zerdüştlük putperest bir dindir. Su, toprak, ateş kutsal sayılır ve ateşe, aydınlığa veya Güneş’e bakılarak ibadet edilir. Zerdüştiler ateşe tapmazlar, ancak ateşi yüceltirler onu kıble kabul ederek ateş önünde dua ederler. Ancak Zerdüştlükte asıl kıble Güneş’tir.

PKK’nın fikir önderlerinin düşüncelerine göre Kürtler İslam’dan önce Zerdüşt’tü ve zerdüştlük inancına sahipken bir Kürt devletine sahiplerdi. Ancak Kürtler İslam’la tanışıp Müslüman olduktan sonra İslam onlara “Kürt Devleti” vermedi. Bu sebepten dolayı, kısır düşünce sistemine sahip, PKK İslam’ın Kürtlerin değerini düşürdüğüne inanmaktadır ve kendisine en büyük engel olarak İslam’ı görmektedir. İslam’ı ise Zerdüştlüğü yayarak yenebileceğine inanıyor (!) bu amaç için PKK, İsveç’in başkentin de dünyanın ilk Kürt Zerdüşt tapınağının açtı.
PKK’nın ölülerini gömerken Zerdüşt dininin ayinlerini kullanmaktadır. Ayrıca PKK, inanç alanında yayın yapacak bir televizyon kanalı kurdu. Çıra TV ismi verilen kanalda nasıl ayin yapıldığı anlatılmakta ve bolca Zerdüştlüğün Kürtlerin milli dini olduğu propagandası yapılmaktadır. Kanalda, İslamiyet ve İslam’a ait değerler açık bir dille eleştirilirken, Zerdüştlüğe övgüler diziliyor. Kanalın logosu Zerdüştlüğün sembolü de güneş ve ateşten oluşuyor. Bununla kalmayan PKK militanları, zaman zaman Abdullah Öcalan, fotoğrafı altında ateşe secde edip sembolik krala tapmaktadır.

Aslında PKK ve Şia’nın kuyruk acısı aynı. İkisi de İslam’dan önceki saltanatlarının peşinde. Bu yüzden Suriye’de birlikte hareket edip, iş birliği yapabilmektedirler. İslam’ın şanlı daveti tüm dünyaya yayılmaya başladığında Pers, Kürt, Türk, Arap.. devletleri yerle bir oldu. Çünkü İslam herhangi bir ırkın ipoteği altında değildir.. İslam ırklara gönderilmiş, ırk ve asabiyet ayrımı yapan bir din değildir. İslam’ı ve tevhidi anlayan, kalbine iman yerleşen kişi özgürlüğün Allah’a kul olmakta olduğunu, üstünlüğünse bulunduğun ırkta değil de takvada olduğunu bilir. İslam’ı kavramış Müslüman bir Kürtün İslam’a savaş açmış PKK’yı desteklemesi ve onunla aynı safta yer alması mümkün değildir. Ancak İslam’ın özünü anlayamayanların, İslam’ın kendi devletlerini ellerinden aldığı(!) düşüncesine sahip olacaktır. İslam’dan intikam alma düşüncesiyle ırkçı ve asabiyet hastası topluluklar yine İslam’a savaş açmış durumdalar. Ama bizler biliyoruz ki önceden olduğu gibi şimdi de İslam’ın karşısında diz çöküp, yine “zelil” olacaklardır…

Süleyman Yavuzer

Twitter: @s_yavuzer

-Bu yazı İslami Gençlik Dergisi’nin 3. sayısından alınmıştır-

[​IMG]

www.islamigenclikhareketi.com