1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Namaz'da Ok Isabet Eden Sahabenin Kan Akarken Namaza Devam Etmesine Dair Rivayet ?

Konu, 'Hadis ve Hadis Usulu' kısmında tosman38 tarafından paylaşıldı.

  1. tosman38

    tosman38 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Hanefi mezhebinin fıkhi hükümlerine hadislerden kaynak teşkil etmesi üzerine yazılan ileus sünne isimli eserin türkçe tercümesini aldım.Misvak yayınları hadislerle hanefi fıkhı diye.

    [​IMG]
    https://i.hizliresim.com/nlAMLg.jpg

    buharide sahabeye ok attıldığı ve namazını kıldığı kısmı geçiyor.Başka kaynaklarda bu haberin peygamberimize ulaştığı ve bu olaydan sonra abdest almasını emretmediği yazıyor ama yazar ben bu kısmın belirtildiği kaynağa ulaşamadım ,hind baskısında var ama onada güven olmaz diyor.

    Benim merakım bu kısım hind baskısında var mı ?
    Bu kısım başka baskılarda var mı
    Bu ilave için alimler tahkik edip sahihtir demişmidir ?

    Bu kısımla ilgili ayrıntılı bilgi paylaşırsanız sevinirim.
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Zatu’r-Rika savaşına çıkmıştık. Müslümanlardan biri, muşriklerden birinin karısını öldürdü.
    Karısı öldürülen muşrik şöyle dedi: –
    Muhammed’in ashabından birinin kanını dökmedikçe peşlerini bırakmayacağına yemin etti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in peşine düştü.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yerde konaklamıştı ve bize:
    –‘Bizi kim korur? diye sordu.
    Ensar ve Muhacirden birer kişi: –
    Biz! diyerek ileri atılıb görevi kabul ettiler.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara:
    –‘Dağ yolunun geçidinde durunuz!’ buyurdu.
    Bu iki kişi dağ yolunun ağzına vardıklarında, muhacir olanı uzanıb uyudu. Ensar’dan olanı da kalkıb namaza durdu.
    Muşrik geldi ve namaz kılan Ensar’ın karaltısını görünce, onun ordunun nöbetçisi olduğunu anladı ve okunu fırlattı. Sanki bedenine eli ile koymuş gibi isabet ettirdi. Ensar oku bedeninden çıkardı ve namazına devam etti.
    Muşrik bu şekilde üç kere ok attı. Ensar ise üçünü de çıkardı. Sonra namazına devam edib rukû ve secdesini yaptı. Sonra arkadaşı uyandı. Muşrik, bekçilerin kendisini fark edib yerini bildiklerini anlayınca kaçtı.
    Muhacir olan sahabe, Ensar üzerinde ki kanı görünce hayretle: –
    Subhanallah! İlk ok isabet ettiğinde beni uyandırsaydın ya! dedi.
    Ensar da: –Ben bir sure (Kehf) okuyordum, onu yarıda kesmek istemedim! dedi.”

    (Buhari, 1/52; Ebu Davud, Taharet, Bab 78, Hadis no: 198; Ahmed bin Hanbel, Musned, III, 343-344; Albânî, Sahiha 300)


    Hadis sahihtir , Muhaddis Albâni de sahihine almıştır. Hatta bu hadis kan abdesti bozar bozmaz meselesinde delil alınmıştır.

    Hadîs-i şerif, insan vücûdundan (ön ve arkanın dışında) çıkan kanın abdesti bozmadığına delildir.

    İbn Ömer, İbn Abbâs, îbn Ebî Evfâ, Câbir, Ebû Hurayra, Âişe, îbn Museyyeb, Salim b. Abdullah, Kasım b. Muhammed, Atâ, Mekhûl, Rabîa, Mâlik, Ebû Sevr, Dâvûd ve Şâfıîlerin görüşleri de budur.

    Hattâbî; Kanın abdesti bozmayacağı görüşünde olanların bu hadîse dayandıklarını söyledikten sonra:
    "Bu haberden bu şekilde hüküm çıkarmanın nasıl sahîh olduğunu anlamıyorum. Çünkü kan akıb bedenine bulaştığına göre elbisesine de bulaşmıştır. Elbisesine az da olsa kan bulaşıb bu halde namaz kılan kişinin namazı Şafiîye göre de caiz değildir. Ancak yaradan kan çıkar da bedenine bulaşmazsa o zaman mustesna. Eğer burada durum böyle ise, hayret." demektedir.

    Bu görüşte olanlar, ayrıca Dârakutnî'nin Enes'ten rivayet ettiği Rasûlıllah'ın kan aldırıb, sadece kan aldırdığı yeri yıkayarak, abdest almadan namaz kılması rivayeti ile İmam Mâlik'in Muvatta'ındaki: "îbn Abbâs'ın burnu kanardı çıkan kanı yıkar, daha sonra kaldığı yerden namazına devam ederdi" şeklindeki rivayetini delil kabul etmişlerdir.

    Önden ve arkadan gelen kan ise, Şafiîlere göre abdesti bozar, Mâlikîlere göre kanda idrar veya pislik yoksa abdesti bozmaz.

    İçerisinde Hulefâ-i Râşidîn'in de bulunduğu Aşere-i Mubeşşere, Îbn Mes'ûd, Sevbân, Ebu'd Derdâ, Zeyd b. Sabit, Ebu Mûsâ el-Eş’arî, Sevrî, Evzâî, İshâk ve Hanbelîlerle Hanefîlere göre, insan bedeninin her hangi bir yerinden çıkan kan abdesti bozar.

    Ancak, Hanefîlere göre yaradan çıkan kan, yaranın başından kenara dağılmazsa abdest bozulmaz. Bu görüşte olanlar, üzerinde durduğumuz hadîs hakkında şöyle demektedirler:
    "Bu hareketin vukuunda Peygamberimiz'in her hangi bir takririnin birlikte olmayışı ve bu durumda sahabenin kendi içtihadına binâen böyle yaptığı ihtimâlinin kuvvetli olması sebebiyle, kanın çıkması ile abdestin bozul-masına dâir diğer hadîslere muarız olduğundan, ikinci grup tarafından tercihe şayan görülmemiştir.
    Ayrıca sahâbînin, Ensârî'nin üzerindeki kanı görmesi, kanın elbiseye de bulaştığına delâlet etmektedir. Bu da, kanın çok olduğunu göstermekte ve Hattâbî'nin yukarıdaki görüşlerine cevab olarak kanın elbiseye bulaşmayacak kadar az olduğunu söyleyenlerin iddialarını geçersiz kılmaktadır."

    Aynî; kan aldırmak hususunda, "bu Hanefîler için bir huccettir. Çünkü, onlara göre sıkmak suretiyle çıkan kandan dolayı abdest bozulmaz. Abdest çıkartılan değil, çıkan kandan dolayı lâzım gelir" der.

    Hattâbî bu görüş hakkında; "O, fukahânın ekserisinin görüşüdür. İki görüşten daha ihtiyatlı olanı budur ve ben de bu görüşteyim"demektedir.

    Bu görüş sahibleri Dârakutnî ve Îbn Mâce'nin Âişe (ranha) vasıtasıyla rivayet ettikleri şu hadîse dayanmışlardır:

    "Kime kusmak, burun kanaması veya mezî isabet ederse (namazdan) ayrılıb, abdest alsın sonra da konuşmadan namazın! bina etsin (kaldığı yerden devam etsin).

    Buhârî ve Muslim'in Âişe'den rivayet ettikleri, Rasûlullah'ın kandan dolayı abdest almasını emrettiği Fâtıma bint, Ebî Hubey hadîsi de, kandan dolayı abdestin bozulacağına delâlet etmektedir.
    Aynî, "bu hadîs, ashabın dayandığı delillerin en kuvvetlisi ve en sahihidir" demiştir.
    Dârakutnî'nin Temîm ed-Dâri'den rivayet ettiği, "Her akan kandan dolayı abdest gerekir" mealindeki hadîs de bu görüşü te'yid etmektedir. Şafii olan İmâm Nevevî bu hadîsleri teker teker ele alıb tenkid etmiş ve kendi mezhebini takviye etmeye çalışmıştır.

    İbn Teymiyye, kandan dolayı abdestin bozulmadığına işaret eden ha-dîslerdeki kanın bir iki damla gibi az; abdestin bozulduğunu ifâde eden hadîslerdeki kanın ise, çok oluşuna hamlederek hadîsler arasını te'lif çalışmıştır. İbn Teymiyye şöyle der; "Sahabeden bir cemaatın az kandan dolayı abdesti terkettikleri doğrudur. Rasûlullah'ın kan aldırıb, abdest almadan namaza durduğuna dâir olan Enes Hadîsi buna hamledilir. (Yukarıda tercemesi verilen) Âişe Hadîs-i ise, kanın çok oluşuna hamledilir."

    Dârakutnî'nin Ebu Hurayra'den merfû’ olarak rivayet ettiği, "bir veya iki damla kandan dolayı abdest(e luzum) yoktur. Ama akan kan olursa mustesna” şeklindeki hadîs de bu te'vîli te’yid etmektedir. Ancak, bu hadîsin senedinde Muhammed b. Fazl b. Atıyye olduğu için tehkîde uğramıştır.

    Kusmuk çıkması hâlinde abdestin bozulup bozulmayacağı hususu ihtilaflıdır. Şafiî ve Mâlikîlere göre, kusmuktan dolayı abdest bozulmaz. Hanbelîlere göre, kay(kusmuk)'ın çoğu abdesti bozar. Hanefîlere göre, kusmuğun ağız dolusu abdesti bozar, daha azı bozmaz.

    Yukarıda belirtildiği gibi ön ve arka dışında vucûdun her hangi bir yerinden akan kanın abdesti bozacağı Aşere-i Mubeşşerenin, İbn Mesûd, ibn Abbâs, Sevbân, Ebu'd-Derdâ, Zeyd b. Sabit, Ebû Mûsâ el-Eş'arî ve îbn Ömer gibi sahâbîlerin görüşleri de bu istikâmette olduğundan Hanefîlere göre abdest bozulur.

  3. tosman38

    tosman38 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah razı olsun,hadisin sahih olduğunu biliyorum.Hadise itiraz edenler bu sahabenin uygulamasıdır.peygambere arz olmadığı için delil olarak kullanılamaz.sahabe hata da etmiş olabilir isabette etmiş olabilir diyorlar.Farklı bir kaynakta hadisin ilavesi bulunmaktaymış.bu olay peygamberimize arz olmuş o da doğru yaptın demiş.bu kısmı can alıcı nokta.orası ile ilgili malumat arıyorum.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş