1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Necip Fazıl Kısakürek - N(i)f(a)k Kimdir ?

Konu, 'Tasavvuf' kısmında mehmed cihad tarafından paylaşıldı.

  1. mehmed cihad

    mehmed cihad Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bir insanın ahlaksızlıkta varabileceği zirve: Necip Fazıl Kısakürek (Lanetullahi Aleyh)

    - Mhp milletvekilliği yaptı.
    - Irkçılıkta üstüne yok.
    - Amerkanın karısı olmalıyız diye makaleler yazdı.
    - Ömrünü müslümanlara iftira atmakla geçirdi. (Mevdudi'ye Merdudi, Muhammed Hamidullah'a Baidullah, Seyyid Kutub'a sahte mücahid, İbni Teymiyye'ye İslam'ı içten yıkan nursuz sapık diyen bu zındıktır.)
    - Karı, kız, kumar ve sigaradan ömür boyu vazgeçmedi.


    Necipin kumarbaz olduğuna şahit olan Murat Bardakçı anlatıyor:



    Kumarbaz Necip'in Görüntüleri:

    redirect.jpg


    Kadın Bacakları Şiiri
    [h=6]Her ayağın bastığı yerde sanki kalbim var,
    kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden.
    ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,
    gidiyorum bir kadın bacağının peşinden.

    Bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,
    gözlerinden ziyade bacaklarına yakın,
    bir lisandır onların duruşu, bükülüşü,
    kadınlar! onlar varken konuşmayınız sakın.

    Ince sütunlardaki ilahi güzelliğe
    bacakların ruhudur şekil veren diyorum
    bacakları bir kalın örtüde saklı diye
    mermerde kalbi çarpan venüs’ü sevmiyorum.

    Boynuma doladığın güzel putu görseler
    insanlar öğrenirdi neye tapacağını.
    kör olsam da açılır gözüm, ona sürseler
    isa’nın eli diye, bir kadın bacağını.

    Amerikanın karısı olmalıyız:
    "Amerikan politikasını korumakla mükellefiz. Amerikan siyasetini tutmak
    biricik yol..." Necip Fazıl KISAKÜREK Büyük Doğu Dergisi / Sayı 20 /17.7.1959

    amerikadnyavebizgb9.jpg



    islamdusuncesi_1356042127114.jpg



    İrşat Edicim, Kurtarıcım ve Efendim Abdülhakim Arvasi Hazretlerine ait, dışından öğretici mahiyete, bu son asrın en büyük din eserini , en titiz sadakat, en derin dikkat ve en keskin haşyetle sadeleştirken, kendimden ekleyeceğim biricik ölcü , Büyük veli’nin muazzez ruhaniyetine sığınmak ve affını dilemektir. (Nisan 1983 / Necip Fazıl)

    NECİP FAZIL’IN VAHDET-İ VÜCUT İNANCI
    (BÜTÜN KÂİNATIN ALLAH’IN VÜCUDU OLMASI)

    Varlık birliğine inan Allah ehlinin sözlerinden şu anlaşılıyor. Bütün kainat tek bir vücut belirtir, oda Allah’ın vücudu…. Allah’ın vücudundan başka hiç bir şeyin vücudu yoktur. Eşyanın vücudunda görülen her şey varlığını tek zat tan alır. Şüphe yoktur ki Allah , bu kainatın ne kadar zeresi varsa , hepsini kendi varlığını ve birliğini nakşetti. Onun içindir ki, kainatın topyekun zerreleri, O zat’ın varlık ve birliğine kesin bir delaletle işaret eder. Zannedilmesin ki, kainatın bu zerrelerinden birisi başlı başına vardır ve yahut hepsi birden hakiki varlık olarak mevcuttur. Bu eşyanın hiçbiri yokken, O, bir olan zat vardı. Var olan işte o zattır ve ondan başka mevcut yoktur . Alem denilen mahluklar da o ’’Zat’’a ait birlik ve varlığın işaretleridir.
    (Esseyyid Abdülhakim Arvasi- Necip Fazıl Kısa kürek- Tasavvuf Bahçeleri, Sayfa 129 Büyük Doğu yayınları. İlk Basım 1983 Ayrıca bakınız Rabıta-i Şerife Necip fazıl Kısa kürek sayfa 139 Büyük Doğu yayınları)

    Biri var ki, başında da, sonunda da, varolan O’dur. O’ndan başka var yoktur. Bu dünya ’’ bir varmış bir yokmuş’’ mealindedir. Yani ezellerin ezelinde bir zat vardı. Ondan başka hiçbir şey yoktu. O zatın bilgisinde, bu alemin böyle olacağı vardı. Kendi vücudunun ışığı ile, o zat, bu alemi var eyledi bütün mevcutları, varlık çehresiyle apaçık ortaya çıkardı ve görünür kıldı. Yani o zat, yine her anda bütün mevcut ları varlıkla yokluk arasında gezdirir, varlıkla yokluk arasında sanatını gösterir. Ezellerin ezelinde yok olan yine yoktur. İsterse var gibi görünsün ..

    Ezellerin ezelinde var olan zat her şeyi kucaklayıcı ve kendisinde helak edici manasıyla, var olandır. Var ve bir olan O’dur. O, birliğiyle ve sınırsız kudretiyle her şeye kadirdir. O kutretinin yetkinliğiyle kendi zılli vücudunu ( varlığın gölgesini) sana ve bana ve alemin her zerresini verdi. Bu sayede sen ve ben ’’ senlik’’ve ’’ benlik’’le seçilip birbirimizden ayrılıyor ve farklı oluyoruz.
    (Abdülhakim Arvasi, Necip Fazıl Kısakürek, Rabıta-i Şerife Sayfa 140 Büyük Doğu yayınları İlk basım tarihi 1974 Son basım tarihi 2008)


    HALLACIN HIRKASI BAĞDADI BOĞULMAKTAN NASIL KURTARIYOR ?
    Mansur , bu dervişe vasiyet etmişti:
    Cesedimi yaktıktan sonra küllerini Dicle’ye dökeceklerdir. Korkarım ki nehir taşıp Bağdad’ı basmasın !.. O zaman hırkamı nehrin kenarına götürüp sulara at ! .. işte bu derviş, konunda Mansur’un hırkası, sessiz ve kimsesiz nehre doğru yol alıyor.

    Nehir yavaş yavaş kabarmakta … Fakat Mansur’un hırkası, sessiz ve kimsesiz nehre doğru yol alıyor. Nehir yavaş yavaş kabarmakta. Fakat Mansur’un hırkası suların hassas tenine değer değmez. Dicle hemen ürperecek, hemen sinecek, hemen yumuşayacaktır. Nehir, hırkanın korkusunu alır almaz derhal büzülerek , kabuğuna çekilecek ve Bağdat, koca Bağdat boğulmaktan kurtulacak… Derviş, iki büklüm nehre doğru ilerliyor.
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 333 Sayfa 106-107 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    HALLACIN ÖLMÜŞ PAPAĞANI DİRİLTMESİ
    Yine anlatıyor : Bir kere de, henüz can vermiş bir papağana, yine parmağının ucuyla dokunur dokunmaz. Hayvanın dirildiğini ve yerinden kalktığını gördüm.
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 333 Sayfa 110 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    MÜRİDİ ÖLDÜRÜP DİRİLTEN ŞEYH
    Bir mecliste ona biri şöyle diyor:
    İçime ölmek arzusu çöktü . Şeyh emir veriyor. Öl ! ve adamın birden bire kendinden geçip ölü gibi yere serildiği görülüyor. Mecliste bulunan zahiri ilim ehlinden biri şeyhe dönüyor:

    Bir diriyi öldürdün, ya bir ölüyü dirilte bilir misin ? Marifet onda ! Şeyh soruyor Ölü dediğin kimdir ? yerde yatanı gösteriyor. Şeyhin gözleri görünmez bir noktaya dalıyor. Allah’ım şu yerde dirilt ! ve adam diriliyor.
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 333 Sayfa 240-241 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    İSTEDİĞİNİZ GÜNAHLARI İŞLEYİNİZ !
    SİZİ CEHENNEM DEN KURTARACAK BASİT BİR FORMÜL.

    Bir hadis vardır. Tevhid Kelimesini yetmiş bin kere tekrarlanacak olursa, onu söyleyenin, yahut söyliyen tarafından niyet ve hediye edilerek şahsın kurtuluşunda müessir olur. Ben de bu zikri yetmiş bin kere tekrarlamış , lakin kimsenin adına niyet ve hediye etmeden içimde saklamıştım. Bir gün bir yerde yemek yerken hal ve keşif sahibi bir çocuğun, elini yemeğe götürür götürmez ağlamağa başladığını gördüm. Çocuk sebebini soranlara, cehennemi gördüğünü, annesinin orada azap çektiğini ve bu yüzden ağladığını söyledi. İçimden dedim ki, Allah’ım biliyorsun ki, Tevhid kelimesini yetmiş bin kere tekrarladım, işte onu bu çocuğun annesi azaptan kurtulsun diyet ve hediye ediyorum! Ben bu niyeti eder etmez çocuk gülümsedi ve annem cehennemden kurtuldu. Diye haykırdı ve yemek yemeğe başladı. Hemen hadisin doğruluğu, Çocuğun keşfi yolunda bana malum oldu…
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 333 Sayfa 292 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    MUHYYİDİN ARABİNİN GEÇMİŞ VE GELECEKTEKİ BÜTÜN İNSANLARIN SAYISINI BİLMESİ

    Manevi ilimlerden başka maddi ilimlerde de pek ileriye gitmiş olan ve esasen tasavvufta müessirden ziyade eser üzerinde derinleşmiş bulunan Şeyh-i Ekber riyazıye ilminde de bir çok yüksek keşif ve buluşlar sahibidir. Hatta onun bulduğu bir düstura göre, filan rakamın falan rakamla muamelesinden cıkacak olan rakam Hazret-i Adem’den son insana kadar gelecek bütün beşer evladının sayısını vermektedir. Bu buluşa inanamayanlara ve artık bu kadarına hayali sayanlara karşı Şeyh demiştir ki:

    Beni Kızdırmayın, size Hazret-i Adem’den son insana kadar gelmiş ve gelecek her ferdin çehresini bile çizerim !
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 333 Sayfa 296 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    KERAMETİYLE ADAMI ÖLDÜREN ŞEYH
    Mevlana Sadedin Kaşgari :

    Bir gün Mevlana Nizamddin huzurundaydık. Mevla’ya bağlı ulemadan bir zat, ilim tahsil yolunda birinden bahsetti ve Mevlana hakkında çok kötü şeyler söylediğini iddia etti. Adamın kötülüğü üzerinde o kadar ısrarla dur du ki, Mevlana Hazretleri teessüre düştüler. Tam o anda , ilim tahsili yolundaki fesatçı adam uzaktan görünü verdi. İddia sahibi, onu parmağıyla gösterip ’’ İşte o bahis budur !’’ dedi. O kişi Mevlana Hazretlerinin önünde öyle edepsiz bir tavırla geçti ki, Mevlana Hazretleri bir ara gazaba geldi ve eline bir çöp alıp duvara bir kabir şekli çizdi. O bahis hemen yere düşüp kendinden geçmiş gibi uzandı. Yanına gidenler, adamın ölmüş olduğunu gördüler.
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 340 Sayfa 296 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    ALLAH’I ŞEYHİN YANINDA İKİNCİ PLANA ATMAK

    Şeyh Abdülkebir Hazretleri, Mevlana Alaeddin’e soruyor.
    Sizin şeyhiniz, huzursuz olduğu vakit size ne derdi ? Yanıma geldiğiniz zaman kendisi toplayıp Allah’ı biliyorsunuz. Benden uzaklaştınız mı unutmayınız ki , ayrı düşmeyesiniz ! derdi.

    Sordular :
    Ya siz ne karşılık verdiniz ? süküt ederdik.
    Ne kadar da himmetsiz imişsiniz ! ’’ Biz Allah’ı bilemeyiz seni biliriz ! ’’ dememiz gerekirdi.
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 340 Sayfa 413 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)


    ÖLÜDEN YARDIM İSTEME

    Kudüs’ten Buhara’ya kadar gezdiği İslam beldelerinde ikibine yakın halife ve sayısız mürid ediniyor. Müridlerinden biri her nerede olursa olsun, onun ruhaniyetine sığınır sığınmaz , imdadı hazır. Vefatlarından sonra da , Mezarlarına sırayla üç gün devam edip imdat isteyenlere himmeti büyük.
    (Necip Fazıl Kısakürek Veliler Ordusunda 340 Sayfa 413 Büyük Doğu yayınları İlk basım 1948)

    redirect.jpg

    amerikadnyavebizgb9.jpg

    islamdusuncesi_1356042127114.jpg
  2. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ''Ben geçmişimi dürdüm,büktüm çöpe attım.Çöpleri kediler ve köpekler karıştırır'' Üstad N.F.K.
    1. Üstad o batıcılık politikasıyla ilgili yazıda ülkenin siyasi politikasını özetleyip bu yaptığımız amerikalının gözünde '' bir amerikan bahriyelisinin o.puya duyduğu şehvetten öte gidemez'' diyor ve amerikanın gözünde ne kadar değersiz ne kadar harcanabilecek bir devlet olduğumuzu bildiriyor.Yazıyı okuyun, sonra ötün
    2. ''Gaye Türkçülükse Türk müslüman olduktan sonra Türktür'' Üstad Necip Fazıl Kısakürek. Bu da üstadın anadoluda yaşıyosan Türksün politikasıyla yetiştirilmiş gençliğe Türk ün ancak islamla kıymetleneceğini empoze etme çabasıdır.
    3.Adını vermeyeceğim ama muhsin başkanımızın silah arkadaşlarından bir büyüğümüz diyor ki '' Necip Fazıl Alparslan Türkeşe işte anayasan İdeolocya Örgüsü,bu kadar kişiyi toplamışsın gir meclise demesinin üzerine Alparslan türkeş tarafından Alparslan Türkeş buna uymayınca arası açılıyor'' Kanıt gösteremem ama gayesinin sahte kahramanlarla savaşmak olduğunu sağır sultan duymuşken üstadı Mhpli gösterip bir de laikmiş gibi gösterenin vay haline.
    4.Ölüden yardım isteme. (İbn-i Kayyim, er-Rûh, sh: 237)
    Bazı kimselerin Peygamber Efendimizden(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) veya ümmetine mensup salih bir şahsiyetten bir şey dilemeleri ve bu dileklerinin yerine getirilmesidir. Bu da çok görülen bir olaydır.İbn Teymiyye; böyle bir dileğin yerine gelmesi yanı başında duâ edilen mezarda yatan ölünün kerâmeti olarak sayılabilir
    (Sırat-ı Müstakim İbn Teymiyye Kabir Ziyaretleri bölümü tercüme Pınar Yay. s.493 bsk 2004)
  3. Seyyid Talha bin Asım

    Seyyid Talha bin Asım Sen neden korkuyorsun ölmek varken kaderde?!. Banned Kullanıcı

    Bizi ilgilendirmez. Allah müstehakını versin. Selametle.
  4. heycan

    heycan Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    @Abdulmuizz Fida abi bu kısım iftira değil mi?
  5. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ona ait olmayan bir görüş ise metnin tamamını koyun,görelim
  6. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Cevap olarak verdiğin mesele yemin ederken aracı koymakla ilgili ibn teymiyye fetvası.
    er ruh ve Sırati müstakimde geçen ölüden istemek ve ölünün kerameti ile ilgili ibn teymiyye, ibn kayyim fetvası.
    Ya o kitaplarda bu bölüm yok ya da yemin etmekle ibn teymiyyenin fetvasını kullanarak yine ibn teymiyyenin ve öğrencisi ibn kayyim in ölüden istenir ve onun kerameti sayılabilir dediği fetvayı yalanlamaya çalışıyorsun. Yani bu lafı etmişse ibn teymiyye ve ibn kayyim müşrik öyle mi? Hangisi!?
    Bu arada ibn kayyimin fetvasını eklememişim google a ibn kayyim er ruh 237 yazanlar, savaşlarda ölülerin ruhlarının düşmanı bozguna uğrattığı ve bunuda müslümanların rüyasında gördüğünü belirttiğini görür
  7. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Adıgüzel, yine aynı şeyi yapmışsın. İbn i kayyim orda rüyada yardım eder demiyor, savaşta yardım eder, bunu da müminler uykuda görür diyor.Cevap olarak İbni kayyimin rüyalarda ömrü bitmişlerden yardım gelebileceğini ıspat ettiği hükmü paylaşıp salih bir kişiden yardım istenir bu da mezarda yatanın kerametidir hükmüne yamamışsın. Niçin diretiyosunuz, niçin hadisleri istediğiniz yere çekip, müşrikler için inmiş ayetlerle müminleri kafir ilan ediyosunuz? Fikir önderleriniz bile bu ayet, hadislerden bu yorumu çıkarmıyor bilakis tersine fetva veriyor. Kimse istigâse istemek zorunda değil ama mübah olan bir şeyi,keramet x mürşidde var hüsnü zannı ile , mürşid olduğu kendisi gibi zahiri batıni ilim, tasarruf emanetçisi bir mürşid tarafından ilan edilen, mesela sigara haram diyip biz işin batınını biliyoruz, bize haram değil derse peşini bırkmak kaidesiyle isteyeni şirkle suçlamaktan ne olur vazgeçin. Şüpheli bulanı,kendi yapmayanı anlarım ama küfürle itham ettiğin kişi müslümansa sen kafir olursun.
    İman selameti ile..
  8. Tarık Yıldız

    Tarık Yıldız Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Şeyhülislam İbn Teymiyye(rh) der ki:
    "...Kabirler başında işlenen bu bidatler derece derecedirler.Şeriate en aykırısı ise bir çok insanın yaptığı gibi ölüye dua etmek ve ihtiyacını ona sunmaktır.Bunlar putperest türünden insanlardır....İkinci derece ise Allah'tan kabirdeki hatrına istemektir.Bunu son dönemde pek çok insan yapmaktadır...
    (Şeyhülislam İbn Teymiyye,İğasetü'l Lehefan 1/215,218,kısaltılmıştır.)
  9. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    @Hüseyin Atmaca
    Ben gavs hazretlerine dua etmiyorum, ondan yardım istiyorum,medet,himmet istiyorum. Cebrail aleyhisselamın hz meryeme sana bir çocuk vereceğim demesindeki incelikle, yardımın Allahtan olduğunu bilerek Rabbin iyileştirme vasfını verdiği doktordan şifamı, keramet verdiği zattan üstüme düşen taşı kaldırmasını istiyorum. Şiarım ya gavs. Sahip olmadığım görüşleri bana atfederek ancak ibn teymiyyenin dahi sahip olduğu görüşleri reddederek beni tekfir ediyosun. Harici misali adım başı tekfir ediyosunuz. Ayrıca üstad, tabi olur olmaz, döner dönmez günahlarından tevbe etti de mükemmel bir hayat yaşadı demiyorum. Günahları vardıysa Allah c.c. affetsin. Eğer temiz gitti ise ne mutlu. Kelimei tevhid ruhuna hediye inşallah.
    @Tarık Yıldız
    Eğer ki bu laflar ibni teymiyye alıntı ise ve kasdettiğin manada ise ise kendisiyle çelişen bir adamın peşinde gitmekten vazgeçin.
    Ne yazık ki ortak bir noktada bulaşamıyoruz. Ben ehli sünnet olmaya çalışan bir insanım. Ehli sünnet biziz. Şeriata muhalefet iş yapan eğer aklı başındaysa veya aklı helal olmayan yollarla gidip bir de şirk söz ettiyse peşini bırakırız. Vesselam
  10. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Kabir üstünde namaz kılmakla ömrü dolmuş veliden yardım istemek başka mesele.Biz yıldızlara tapanlar gibi gavs hazretlerini haşa ilah edinmedik,ona tapmıyoruz. Biz ondan Allah ın yarattığı yardımı istiyoruz,doktordan ister gibi. Pardon.İbn teymiyyenin şunu dediği kısmı gözden kaçırmışım. "ölülerden medet beklemek gibi şirkin ta kendisi olan bir tutuma nasıl göz yumulabilir?"
    Ortada ibn teymiyyeye ait iki görüş var ve birbirinin tam tersini iddia ediyo,böyle birini önder kabul etmiyorum
  11. Süleyman Incek

    Süleyman Incek Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Siz kimsiniz?
  12. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bir konuda hüküm vereceği zaman ayet ve hadis çerçevesinde düşünenleriz
  13. Süleyman Incek

    Süleyman Incek Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Siz siz oldugunuza göre biz ne oluyoruz gözünüzde ...
  14. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Tekfir eden ayetleri bize atfedenlersiniz, hocalarımız ve acizane şahsım ibn teymiyyenin çelişkili ifadeleri olduğunu her eserinden faydalanılamayacağını ama ,sizinle de Allahın mekandan münezzeh olduğunda ittifak ederken, Allah göktedir ifadesinin ona atfedilen ama kesin olmayan bir rivayet olduğunu, ehli sünnete ters düşmeyen görüşlerinden istifade edilebileceğini düşünüyor
  15. Süleyman Incek

    Süleyman Incek Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Yani tekfirciyiz? Dogru mu anladim? Simdi sana basitce biri Mürcie dese ne dersin? Veya Müsrik?
  16. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Siz bizi ya Muhammed şiarına , yetiş ya Muhammed manası verdiğimiz için tekfir ediyosunuz. Yoksa sizi tekfir ettiğimiz için değil. İşin içine bir de yanılarak tekfir etme meselesi giriyor. Ve bunun hükmünü tam bilmiyorum. O yüzden sizi tekfir etmem gibi bir durum söz konusu değil.
    ayrıca ya Muhammed meselesi hakkında itimad ettiğim detayları https://books.google.com.tr/books?id=ehCcBAAAQBAJ&pg=PA331&lpg=PA331&dq=Selefilik Adı Altındaki Görüşlere Selefice Cevaplar&source=bl&ots=bKKHIEuQv6&sig=Rw5XaAzY-tcyGcBxrZqVoOvtvX8&hl=tr&sa=X&ei=GcnOVO7oIM7Yasn-gLgC&ved=0CEcQ6AEwCA#v=snippet&q=ya muhammed&f=false burdan okuyabilirsiniz,589 590 591 . sayfada mevcut
  17. Ebû İsmâil el-Muhacir

    Ebû İsmâil el-Muhacir Üyeliği İptal Edildi Banned

    "Sufilerden akıl sahibi hiç kimse görmedik." Ibnu'l-Mubarek (el-Has Ale't-Ticare 94.)
  18. Allah de!

    Allah de! Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Aklım yettiğince izah edip sizi tekfir tehlikesinden kurtarmaya çalıştım,ibn teymiyye ve ibn kayyim in sözleriyle. Son olarak şiar ın parola olduğunu kabul etmiyorum, parola olsa sahabe efendilerimizin şirk sözü parola edeceğini kabul etmiyorum.Allah hidayet versin. Konuşacak bir şey kalmadı.Aynı yerde dönüp duruyoruz. İnşallah istifade edersiniz. https://books.google.com.tr/books?i...Yasn-gLgC&ved=0CEcQ6AEwCA#v=onepage&q&f=false
  19. Tarık Yıldız

    Tarık Yıldız Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Şeyhülislam İbn Teymiyye'nin bir çelişkisi yok!
    Gidip Semerkand yayınlarına kitap yazan adamın kurduğu Pınar yayınevinin bastığı İbn Teymiyye tercümesinden delil getirirsen böyle olur.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş