1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Makale Önce Halep Şimdi De Idlib " Abdussamed Dagül "

Konu, 'Suriye Haberleri' kısmında ebuyusuf tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. ebuyusuf

    ebuyusuf Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      

    Astana anlaşmasından sızan harita

    [​IMG]

    Önce Halep şimdi de İdlib

    Güney İdlib ve Kuzey Hama'da Esed rejimi, Rus hava desteği ve Şii militanlarının kara desteği ile muhaliflere karşı ilerliyor. Esed rejimi Sincar ve Rahcan köylerini kontrol altına alarak stratejik bir hamle gerçekleştirdi.

    Rejimin asıl hedefi ise İdlib'in güneydoğusunda bulunan Ebu Duhur askeri hava üssünü ele geçirmek. Bu hedefine ulaşabilmek için Esed rejiminin ilk adımı, Ebulkemal ve Deyr ezzur'da kuşatma altına aldıkları IŞİD unsurlarını Hama'nın kuzeyine kendi araçları ile ulaştırmaları oldu. Sonrasında bu bölgede IŞİD örgütünü silahlandırdı ve muhaliflere karşı savaştırdı. Muhalifler IŞID'in saldırılarına karşı koyarken rejim ve müttefikleri zayıf cephe hatlarından muhaliflere saldırdı ve bazı köyleri ele geçirmeyi başardı.

    Bu bölgeri ziyaret edip coğrafi özelliklerine haiz olan herkes bilir ki bu bölgede saldıran taraf kazanır savunmada olan taraf ise zorunlu olarak geri çekilir. Bu yüzden köylerin el değiştirmesi askeri anlamda çok büyük bir zayıflık veya güç ifade etmez.

    Gelelim makalenin asıl konusuna "Önce Halep şimdide İdlib". Herkesin bildiği gibi İran, Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünü üstlendiği bir Astana anlaşması var. Bu anlaşmalar yapılırken bu üç ülke arasında Ebu Duhur hava üssünün Esed rejimi veya müttefiki olan Rusya ve İran'a teslim edilmesi konusu gündeme gelmişti zaten. Türkiye'nin bu anlaşmaya onay vermesinin nedeni ise büyük ihtimal ile Rusya ve İran'ın TSK'nın olası Afrin operasyonuna yeşil ışık yakmaları karşılığında olmuştu.

    Halep'i hatırlarsanız bu senaryoya benzer bir senaryo olmuştu. Rusya ve İran'ın Türkiye'ye el-Bab ve Cerablus'a operasyon izni vermelerinin karşılığında Türkiye'nin Halep'te olanlara karşı sessiz kalması istenmişti. Muhalifler Halep'in düşmemesi için operasyon hazırlığındayken TSK'nın bazı ÖSO gruplarının askerlerini Fırat Kalkanı operasyonuna çekmesi bu hazırlığa büyük bir darbe vurmuştu. Halep halkı ise anlaşmalar yolu ile yeşil otobüsler ile İdlib'e tahliye edilmeye mahkum edilmişti.

    Evet, Suriye savaşı hâliyle dış ülkelerin dış siyaseti tarafından etkileniyor. İran Ebu Duhur askeri hava üssünü Ortadoğu'da sahip olacağı en büyük askeri üs haline getirmeyi hedefliyor. Rusya ise Ortadoğu'daki tek olan askeri üssünü Lazkiye Humeymim'de kurmuş durumda.
    Türkiye ise sınırlarını korumak için bu tür adımlar atıyor. Yalnız ülkenin geleceği için ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmiyor. Muhalifler ise 7 senedir verdikleri mücadeleye tüm güçleri ile devam edeceklerini kararlılıkla dile getiriyorlar.

    Abdussamed Dagül
  2. ebuyusuf

    ebuyusuf Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Tarih tekerrürden ibarettir dün haleb'e karşılık celabrus'u verenler bu gün ebu duhura karşılık afrine operasyona göz yumuyorlar

    Rabbimiz kardeşlerimize yardım etsin . amin
  3. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Twitter: @MTahaAktas Haber Yöneticisi

    Allah azze ve celle dinini koruyacak.
    Suriye cihadı Recep Tayyip Erdoğan'a güvenilerek başlamadı yine o yüz çevirince bitmeyecek. Zafer Allah'tandır.

  4. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bu yukardaki makale hakkinda biraz söyleyeceklerim olacak Rabbin sizleri ve bizleri hayirla mükafatlandirsin.

    Halep meselesinden başlayalim öyleki bu mesele çokca suistimal edildi bazi gerçekler kasitli olarak çarpitildi vede çarpitiliyor.
    Bu çarpitmalar algi operasyonlari son günlerde de oldukça yogun şekilde devam ediyor.

    Evet Halep
    Yüzlerce Şehidle alinan feth edilen halep Firat kalkani operasyonu ile eş zamanli şekilde düştü sayilir Rabbim bize tekrar Halebimizi geri versin. Allahumme amin.

    Halebin düşmesi ile birlikte her kesim birbirini suçladi hiç kimse sorumluluk almaya yanaşmadi neticede halep düştü peki Halep nasil düştü acaba gerçekten Erdoğan Halepi Rusyaya Astanada sattimi yoksa başka nedenler mi vardi örtbas edilen!


    Firat Kalkani operasyonu için Bölgeden Öso birliklerinin bazilarinin çekildiği doğrudur ancak Halebin içinde ve çevresinde Halebi savunacak yeterli sayida mücahid oldugu gizli degildir.

    Halepin içinde Muhacirlerde dahil yüzlerce mücahid ve uzun süre muhasaraya dayanacak silahta mevcuttu.

    Rusyanin Halebi sert ve seri şekilde havadan vurmasi mücahidler arasinda bir birlik ve koordinenin olmamasi halkin direnmeye isteksizligi halebin düşmesine sebeb oldu.

    Halep muhasara altinda iken içerde direnişci azligi yoktu çok sayida direnişci vardi ancak moreller bozuktu ve direniş için motivasyon yoktu.

    Öyleki bir çok nokta çatişma olmadan terk edildi, 15 esed askeri koskoca mahalleyi elegecirdigi yerler oldu.
    Bu gerceklerin üstünü örtmek sadece kendimizi kandirmak olur.
    Bir cok Halepli direnişci silahi birakti ve hatta öyleki nusra savaşcilarinin sayisi bile 200 kadar düştü diğer bazi direniscilerden Esede gidip teslim olanlar oldu ve aninda infaz edildiler.

    Muhasaradan dişariya halk ve direnişciler çikarken çok sayida silah ve mühimmat çikardilar ve çok sayida silah ve mühimmatta Esed rejiminin eline geçti, o günleri hatirlayanlar ve bölgeyi takip edenler yayinlanan videolari izlemişlerdir diye umuyorum..

    Çok daha az direnişci ve çok daha az silahla uzun yillar muhasarada kalan bölgeler oldu.
    Haleple tek farklari onlarin motivasyonlari iyiydi ve tam manada olmasada birlik icinde hareket ettiler.

    O günlerde Firat kalkani operasyonu da vardi ve Müslümanlarin bir çogu bu operasyona karşi idiler.
    Her ne kadar Türkiyenin Pkk ile savaşmasina cok tepkili olmasalarda Isidle savaşilmasi noktasinda tepkiler dozajini artirdi.
    Bu konu ile ilgili Ürdünlü Ilim adamlari Ebu Katade filistini ve Ebu Muhammed Makdisi çeşitli risaleler yayinladi.

    Özellikle Makdisi Firat Kalkani ile birlikte Erdoğan ve Türkiye politikasini eleştirmeye ve bu operasyonlarda yer alan Oso guruplarinin küfrune hükmetti..

    Şimdi şu son günlerde Afrin operasyonunda başlamasi ile birlikte Türkiyenin Halepi sattigi gibi Idlibide sattigini veya satacagini idda edenler geçmişte Halep içinde ayni sözleri tekrar ediyorlardi.

    Bunlardan bazilari Iďlib bolgesindeki ribat yerlerini terk eden 30 bin Ösolunun Afrine sevk edildigi iddasinda dahi bulunabildiler.
    Yine bazilari bu rakami 3 bin ile sinirli tuttu, yani rakamlarda bile tutarsizlik var.

    İdlib bölgesinde 30 bin Öso askeri oldugunu kim idda ediyorsa ve bunlarin Idlibten Afrine kaydirildigini söylüyorsa bu sözlerini delillendirecek her hangi sahadaki bir gurubun yazili veya sözlü beyanini yada bununla ilgili geçiş yapan konvoylara ait video yada fotolarini koymalari gerekir.

    Afrin operasyonu için Idlibten hiç bir birlik kaydirilmadi, Afrinde Tsk ile hareket eden birliklerin hepsi Firat Kalkani bölgesine aittir.
    İdlib Afrin hatti üzerinde ise her hangi bir kara harekati söz konusu degildir ve hatta ribat yerleri silah ve asker takviseyide yapilmamistir.
    Tsknin Afrinde çatiştigi bölgelere bakarsaniz Idlib sinirinda hic bir bölgede çatişma olmadigini görürsunuz..

    Matar Zuhurda zaten Oso birlikleride bulunmuyor, Heyet Tahrir Şam, Turkistan Islam Partisi Ahrar el Sam ve Zengi birlikleri var.
    Rusya havadan çok sert ve seri vuruyor kaç gündür bu sekilde devam eden bir bölge ucak savarlariniz olmadan ne kadar dayanabilir ki?

    Matar Zuhur her ne kadar çeşitli guruplarin savunmasinda olsada genel itibari ile HTŞ nin planlamasi dogrultusunda savunuluyor.

    Şimdi yukarda ki makaleyi yazan Abdussamed Dagul isimli genc arkadaş yazisinda sunu ima ediyor.

    Türkiye Halebi satti ve Matar Zuhuru İdlibide satiyor demek istiyor.

    Bu genc kardesimiz Halebte idi muhasarada aslinda gercekleri biliyor ancak o ve onun gibi baska kardesler ve hatta bazi guruplar oyleki üzerlerine gelen tepkileri azaltmak için suçluyu Erdogan olarak gösterdiler.

    Ben Erdogana tabi birisi degilim hiçte olmadim yoluda benim yolum degil.

    Ancak ortada gerçekler var, Erdoganin HTŞ üzerinde herhangi bir etkisi yok Afrin operasyonu başlamadan Rusya havadan zaten günler önce Matar Zuhuru vuruyor Esed karadan ilerlemeye çalişiyor İşid ise kendine yakişani yapiyordu.

    Bölgeden herhangi bir birlikte kaydirilmadigina göre Erdogan Matar Zuhurun düşmesinden nasil sorumlu tutulabiliyor?

    Yine Halepte mücahidlerin anlaşma neticesinde Halepten çikarken yanlarinda çikardiklari silahlar ve esed rejiminin ele geçirdigi silahlarin çoğu Türkiyeden gitme iken Erdogan magdem Halebi satacakti neden o kadar mühimmatin Esede geçmesine engel olmadi o silahlari neden yolladi?

    Sahiden Türkiye Cumhuriyeti ve Erdoğan Suriyede gercekten ne istiyor?

    Erdoğan yoksa Muhaliflere müttefikmiş gibi görünüp Rusya ile domates ticareti için sinirlarinda İranin varligini mi istiyor?

    Yoksa Tüm bağlarini kopardigi Nusayri Esedin tekrar sinirlarina komşu olmasinimi istiyor?
    Osmanli zamanindan bu yana Rusya ile hiç dost olmayan Türkiye, Rusyanin Akdenize inmesini bölgede varliginin artmasinimi istiyor?
    Görünen o ki bir çok kardeş Türkiyenin Suriyede ne istedigini bilmiyor!
    Türkiyeye bölgede huzur getirecek tek taraf muhaliflerdir.
    Muhalifler derken Bunun icine HTŞ yi koymuyorum Türkiye HTŞ varligindan da rahatsiz bu gizli degil ancak bugüne kadar da HTŞ nin hiç bir makari vurmadi bu gercegide gözardi etmeyelim..
  5. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Şu yazimida daha once başka bir platformda paylaşmiştim bunuda buraya koyayim müsadenizle


    Rahman ve Rahim Olan Allahin Adi İle..

    Şüphesiz hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allah’ın hidayete ilettiğini kimse saptıramaz. Saptırdığını da kimse hidayete iletemez. Şehadet ederim ki Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. O bir ve tektir, O’nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve Rasûlüdür.

    “Ey iman edenler! Allah’tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun ve siz ancak müslümanlar olarak ölünüz.”
    (Âl-i İmran, 3/102)

    “Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da zevcesini var eden, her ikisinden de birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık bağını kesmekten de sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde tam bir gözetleyecidir.”
    (en-Nisâ, 4/1)

    “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin. O da amellerinizi lehinize olmak üzere düzeltsin, günahlarınızı da mağfiret etsin. Kim Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederse, büyük bir kurtuluşla kurtulmuş olur.”
    (el-Ahzab, 33/70-71)

    Ve Bundan Sonra;

    Suriye kiyami ile birlikte sosyal medya'da kim olduklari belli olmayan yada geçmişte İslami camiada duyulmayan bilinmeyen kimseler "Haberci, Gazeteci, Medya Aktivisti, Analizci ve Journalist" gibi ünvanlarla kimileri bir nick kimileri ise isimleri adi altinda ortaya çikti.
    Bu arkadaşlarin bir çoğu her hangi bir okul bitiripte bu işe girmemişler öyleki aralarinda ilkokul 3. Sinifi terk etmiş insanlarda var. Favori bir haberci olmak istiyorsaniz Sahada olmalisiniz değilsenizde sahadayim diyebilirsiniz!!

    Haber yapmak için bir yabanci dil bilmeniz yeterli siz bilmiyorsanizda üzülmeyin bir yakininiz bilsede yeter..!

    Bu arkadaşlar sosyal medya'da belli bir takipçi kitlesi elde ettikten sonra Habercilikten ziyade çok başka hedefleri kendilerine gaye edindiklerini görüyoruz..

    Öncelikle Haber nedir bir inceleyelim:

    Haber, güncel ve ilginç bir olayın olduğunca nesnel ve gerçeğe uygun bir biçimde sunulmasıdır. Haber metninde her türlü taraflı değerlendirmelerden ve söz oyunlarından uzak durulur. Metin kısa, haber dili de yalındır. ...

    Yukardaki tanim haberin tanimidir. Haber bir olaya nisbeten yapilir bunda bir problem yoktur gündelik yaşamda herkes bir haberci sayilir, örneğin bir trafik kazasi görürsün bunu arkadaşina anlatirsin buda haberdir.

    Haber, önce olayi yaşayan kişi sonra olayi gören kişi ve sonra bu ikisinden birinden olayi ögrenen ve başka insanlara aktaran kişi olmak üzere 3 kisima ayirabiliriz.

    Bir haberin size doğru şekilde ulaşabilmesi için bu 3 kisim insanlar dogru sözlü ve güvenilir olmalidirlar.

    Olayi yaşayan kişi ve olayi gören kişi yaşanan vakiayi size doğru anlatmazsa siz olayi doğru anlamayacak ve insanlara dogru anlatamayacaksiniz.

    Şimdi gelelim bu bahsi geçen Journalistlere; bu arkadaşlarin çogu saha'da bile değiller, saha'da olanlarda evlerindeler onlarda olaylarin çoğunu sosyal medyadan arabca kaynaklardan aliyorlar ve size tercüme edip yaziyorlar. Elbette arada sahaya inip bir kaç fotograf yada video yada bir röportaj yapmalari imkansiz değil.

    Ancak çogu zaman vakinan yaşandigi anda olay yerinde değiller, olay yerinde olan görgü taniklarinida görüp olay hakkinda bilgi alip aktarmiyorlarda onlarda olaylarin çoğunu sizin gibi sosyal medyadan ögreniyorlar.

    Peki kişinin saha'da olmasi Sahanin tamamina vakif oldugu anlamina gelir mi?

    Tabiki hayir bu mümkün degil sahadaki tüm olaylara vakif olmak kolay degil hatta imkansizdir.
    Elbette sahada olan olmayan insanlardan daha çok şey görebilir ve duyabilir ama tüm sahaya hakim olmalari imkansizdir.

    Bu "Haberci" arkadaşlara herhangi bir itiraziniz olursa size ilk diyecekleri şey "ben sahadayim sen nerdesin" olacaktir!
    Bu sizi susturmak için yada takipcilerine güven vermek için yeterli bir sebeb(mi?)!
    Bu arkadaşlarin çogu yaşanan hadiseleri birinci agizdan yada görgü taniklarindan olduğu gibi tercüme edip insanlara sunsalar çok daha verimli iş yapmiş olacaklar ancak bu arkadaslarin herbiri ortadoğu uzmaniymiş edasi ile karmakarişik meselelerde bile "Analiz" kasmaktalar.!
    Herbiri takipcilerine önderlik etme peşinde onlarinda herbirinin kendisi gibi olaylara bakmasini ve kendisi gibi düşünmesini istiyorlar bunu yaparkende kendisine itiraz etme yollarinizi çeşitli yakiştirmalarla tikiyorlar!

    Onlarin oldugu sahada bende bulunuyorum eğerki sahada olmak referans olacaksa her sözümüzde bugüne kadar size ulaşan haberlerin çoguna yalan karisti, olaylar çarpitildi ve farkli lanse edildi.
    Bununla alakali size bir çok örnek verebilirim.

    Olaylar hakkinda doğru bilgiye ulaşmak istiyorsaniz yukarda verdigim 3 kisimdan ilk iki kismina bakin olayi yaşayan ve olaya şahit olan 3. Kisim size olayi ideolojik bakiş acisina göre lanse etmesi kaçinilmazdir.

    Şimdi asila gelelim;

    Beni taniyanlar iyi bilirki benim parti ile oyla vs bir işim olmadigini, onun için yazdiklarim oldugu hal üzerine anlasilsin lütfen.

    Firat kalkani operasyonu ile birlikte bir takim ilim adamlarinin özellikle saha'da bulunmayan ilim adamlarinin gündemi Türkiye ve Cumburbaşkani Erdoğan oldu.

    Firat kalkani operasyonunda Işide yapilan askeri harekatla birlikte hergün Erdoğan aleyhinde eleştiriler yapildi öyleki koskaca ilim ehli insanlar karikatürler dahi paylaştilar.
    Erdoğani öyle basit sebeblerden dolayi eleştirdilerki bir ilim ehli nasil bu tip ucuz şeylere tenezzul eder diye düşünmeden edemedim.
    Bir müddet sonra bu ucuz sebelerle yapilan eleştiriler meyvasini vermeye basladi.
    Artik sahada Rusu, Almani, Özbegi, Arabi herkesi Türkiye ve erdoğani eleştiriyor bir araya kardesler her gelmesinde iman tazeler gibi Erdoganin Tagutlugu ikrar ediliyordu.
    İlim adami amacina ulaşmişti..

    İnsan düşünmeden edemiyor Suriyeye tüm dünyanin sirtini dündügü bir zamanda onlara Ensarlik eden, Kapilarini açan, Hastaneden Gidaya, Silahtan istihbarata kadar bir çok konuda yardim eden bir ülke ve lideri Arap ülkelerinin kavmiyetcilik adina dahi yapmadigi iyiligi yaptigi için mi en fazla eleştirilen ülke ve lider oldu?

    Türkiye mecburmuydu iç ve diş tehdide ragmen Suriyeli muhalifleri desteklemeye?

    Sizler belkide Türkiye ne yaptiki canim diyebilirsiniz bakin size bir kaç örnek vereyim biraz tefekkür edin.

    Türkiye Suriye cihadinin basindan beri Muhaliflere destek verdi tüm muhalifleri teroŕ gurubu sayabilirdi Türkiye içinde onlara hareket imkani tanimazdi.

    Suriyeden zulümden kacan insanlari ülkesine kabul etmezdi, düşünsenize 2 milyon Suriyeliyi Idlib gibi dar bir alana geri yolladigini!
    Tibbi yardim yapmaz Gida yollarini kapatir silah yollamazdi, uluslararasi yardim örgütlerinin suriyeye girişine izin vermezdi.

    Hatta Terör gerekçesi ile Nusranin makarlarini uçak yada obuslerle vururdu, 7. Yilina girdik Suriye kiyaminin İşid dişinda kimin makarini vurdu Türkiye?
    Bu örnekleri çoğaltabilirim ancak yoruldum yazmaktan.

    Şimdi kardesler gercekten Türkiyeyi ve Liderini Vela ve Bera babindanmi eleştiriyoruz yoksa içimizdeki kavmiyetcilik kirintilarindan dolayimi yoksa alimimiz eleştiriyor diyemi?

    İşid cemaatinin eleştirmesini anlayabiliyorum peki siz neden eleştiriyorsunuz?
    Öyle bazilari taniyorumki Türkiye ile savaşmak için can atiyor nerdeyse esedten öncelik taniyacak Türkiyeye!

    Sizin akliniz basinizdami gercekten yoksa aşirimi bağnazlik bu?
    Allah nankörlük edenleri sevmez bugün Türkiye ve Lideri sizin en son elestireceginiz ülke ve lideridir.
    Insaf ehli olun Vefa ehli olun.

    Türkiye eleştirilemez degil lideride aynen o sekilde ancak haddinizi asmayin dostluk ve düşmanlikta ileriye gitmeyin kardeslerim.

    Türkiye halkina ve liderine Suriye yaptigi iyi işlerden dolayi tesekür etseniz kafir olmazsiniz!

    Sözlerimizin sonu; Velhamdulillahi Rabbil Alemin..
  6. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Son olarak bu Abdussamed kardesimiz Afrine yakin bir bolgede ancak ne hikmetse Afrin operasyonu ile ilgili hic haber yapmiyor.
    Oysaki bulundugu bolge gece gunduz hava harekati ve obus atislari yapiliyor, simdi kardese husnu zan yapmak istiyorum kavmiyetcilikten dolayi tepki vermiyordur umarim..
  7. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    20180122_162911.png


    Bu talihsiz aciklamayi destekleyecek hiç bir somut bilgi yok.
    30 bin öso savaşcisi Idlipten kaydirilacak ama sadece bu arkadaslar haberdar olacak sizcede ilginç degil mi?
  8. Omer Faruk

    Omer Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Birlik yoksa zaferde yoktur.
    ALLAH IN seriatini isteyen cok az kimse var.

    Su bir gercekki uhud ders olmadi hala
    Bir kismi terketti bir kismida nebiyi islami korumak icin kendini siper edindi.

    Soylediklerinde hakli olabilirsin haksizda

    Insanlar yanlizca hak yolda birlesirse ancak muzaffer olurlar o yolda tek olacakki yurudugun vakit adimlarin guclu olsun...

    Tek eksik birlik olamamaktir. Baska suclu yok.
  9. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Dr. Abdullah Muhaysini, #İdlib'te bulunan muhaliflerin #AfrinOperasyonu için cepheleri bıraktığı iddialarını yalanladi.



    Bu arkadaşlarin takipcileri neden böyle bir yalan söylediklerini muhataplarina sorabilirler..
  10. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Twitter: @MTahaAktas Haber Yöneticisi

    Fırat Kalkanı'na katılanlar Afrika'dan mı gitti?
  11. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Firat kalkanina katilanlar afrikadan gitmedi Halepten ve İdlipten gitti, ve onlarin Idlib tarafina giriş çikişlari durduruldu ve hatta Hts Idlibe gizli gelenlerin bazilarinida tutukladi, meseleye vakif degilsen sor ama saygili sor Afrikadanmi gitti diyerek beni ti ye alma, bizim itirazimiz bu arkadaşlarin İdlib bölgesinden mevzilerini terk ederek matar zuhuru ve idli sıkıntıya soktular demesine, İdlibten Afrin için kimse gitmedi, afrine katilanlar daha önceden firat kalkanina katilanlar.
    Aslinda meseleyi gayet iyi anladiginizi umuyorum.
  12. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Twitter: @MTahaAktas Haber Yöneticisi

    Estağfurullah abi öyle bi niyetim yoktu,
    Ama sizin bu kadar savunma çabasına girmeniz bana bizi tiye almanız gibi geliyor artık. Bu adamlar şimdi ya da 1.5 sene önce Haleb ve İdlib'den gittiler ne fark eder. Yani siz "1 hafta önce değil 1.5 sene önce sattılar" bunu mu deyip anlatmaya çalışıyorsunuz?
  13. Süleyman Incek

    Süleyman Incek Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Idlib'den Afrin'e giden oldu mu?.
  14. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    İdlibten Afrine giden olmadi kardeşim.
  15. Omer Faruk

    Omer Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ben anlamadım olayı hala sohbet nedır
  16. Hak Sever

    Hak Sever Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Kardeş ben hakki savunuyorum, ortada bir çarpitma var ve bu çarpitmaya hizbut tahrirde destek veriyor.
    Bilmiyorum farkindamisiniz ama hizbut tahrir selefi genclerin üzerindeki etki küçümsenemeyecek kadar.

    Şimdi bu bariz yalan neden söyleniyor bunun üzerinde düşünmek gerekli.
    Tepkilerimizi yalan ve yanliş bilgilendirme yapanlara karşi vermemiz gerekiyorken bu yalan ve yanlişlara yalan ve yanliş diyenlere değil.

    Suriye cihadinda söylenen yalan ve yanlişlar sanirim 100 yildir küresel cihadda söylenmemiştir.

    Yalan yanliş ve algi operasyonlarina karşi uyanik olmazsak yakin geçmişte görüp yaşadigimiz İşid örnegi tekrarlanmasi kacinilmaz olur.

    Dedigim gibi biz Idlibi halebi bir bucuk iku yil once birakip gidenleri mazur görmüyoruz ancak Bu gidenler yuzunden halepin düştügü iddasina ve Afrin icin 30 bin ösolunun idlibte mevzilerini terk edip Afrine gittigi yalanina karşi çikiyoruz.

    Mesele ortaya çiktigi halde akil sahibi kişilerin bu yalanlarin hangi maksatla atildigini düşünmeliler ve sahiplerine bunun nedenini sormalari gerekir diye düşünüyorum kardeşim.

    Onlar size Ahrar ve Cundul Aksa meselesinde de yalan bilgi verdiler ve daha bir çok meselede...
  17. Muhammed Taha

    Muhammed Taha Twitter: @MTahaAktas Haber Yöneticisi

    Allah razı olsun, teşekkürler..
  18. Süleyman Incek

    Süleyman Incek Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Peki "Afrin sonrası Idlib'e yürüyeceğiz" açıklamasına ne diyorsunuz.
  19. mefhum

    mefhum Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Yiğidi öldür hakkını yeme derler. Şu anda Türkiye pkk ile savaşıyor. Pkk, pyd aynı zamanda muhaliflerinde düşmanı. Ellerindeki özellikle abd'nin verdiği silahlar ile Türkiye ile savaşmasalar muhaliflerle savaşacaklar.. yanlışsa düzeltin.
    Suriyede rejimle savaşan sadece HTŞ değil ve diğer guruplara devlet eli ile yardım gidiyor. Aynı zamanda içeriye giren mücahitlere yıllarca müsaade ettiğinide biliyoruz. Devlet eli ile yaptığı yardımlar ve yurttışından gelen yardımların girmesine müsade etmeside gözardı edilmemeli.
    Dışarıdan bakıldığında Toplamda Türkiye'nin zararımı çok oldu faidesimi bunu tartışabiliyorsak, Türkiye Rusya&İran&rejim tarafında bir rol çizse idi Suriye'deki durumun nasıl şekilleneceğini az çok tahmin edersiniz.
    Rabbim bütün dünya karşı çıksa dilediği bir fetih varsa elbet gerçekleşecektir. Biz burada vesilelerden bahsediyorsak. Sözün başında dediğim gibi burada Türkiye'nin pkk ile savaşmasına üzülecek bi kardeş yoktur sanırım.
    Halep konusunda bir bilgiye sahip değilim fakat idlip afrin hattında Türkiye'nin müdahalesi muhaliflerin işine yarar gibi geliyor.. Doğrusunu Rabbim bilir.
  20. musafir

    musafir Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    arkadaş biz tayibi de tağut görüyoruz. kelime oyunu yapıyorsun. biz de göreceğimizi gördük. akidesi belli olmayanlara da hiç güvenmiyorum. ve kardeşler akidesi belli olmayankara dikkat edin. hasbunallah we ni'mel wekiyl.
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Sayfayı Paylaş