1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Onlar Yılbaşı Kutluyor Diye, Biz De Mekkenin Fethini Mi Kutlayalım?

Konu, 'Yazarlarımız' kısmında Hatve tarafından paylaşıldı.

  1. Hatve

    Hatve Çevrimdışı Kullanıcı

      
    Bir kaç gündür Fetih suresi ve salavat toplama yarışına girmiş gençler görüyorum. Çok üzgünüm fakat hayır gibi görünen bu işi bile bir hırs hatta husumet haline getirmiş gruplar var. Israrla bir kaç Fetih suresi 500 salavat vermek için uğraşıyorlar. Zorla vermek isteyene de, ayıp olmasın diye alana da şahit oldum. Şimdi soruyorum: İslam bu işin neresinde?

    Kardeşlerim bugün de, yarın da Allah'ın günlerinden bir gündür. Mekke’nin Fethi yarın değil, miladi olarak 11 Ocaktır. Bizim, batıl kutlamalara alternatif olarak farklı kutlama şekilleri üretmeye ihtiyacımız yoktur.
    Onlar yılbaşı kutlarsa, biz de Mekke'nin fethini kutlarız. Onlar İsa Aleyhisselam'ın doğum gününü kutlarsa biz de kutlu doğum haftası yaparız düşüncesi İslam'da yoktur. Bu uygulamalar maalesef insanları imani olarak kemâle ermeye vesile olmak yerine, kolaycı bir din anlayışına itiyor.

    Niyet iyi olsa da, bu uygulamalar dine yeni bidatler ekleyip dini sulandırmaktan başka bir işe yaramıyor.
    Kutlama kültürü bizim inancımızda yok. Allah ve Rasulünü anmak için, her gün, her vakit bizim için bir fırsattır.
    Eğer kutlanması gerekseydi, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize bunu emrederdi. Biz ne Rasulumüzden, ne de sahabelerimizden böyle bir şey öğrenmedik. Eğer bunda bir hayır olsaydı, onlar muhakkak bunu yaparlardı. Günlük yaptığımız ibadetleri yapmaya devam edelim. Nafileleri artırmaya gayret edelim. Bugüne özel bir uygulama yok. Ailemize ve çevremize tebliğ yapmaya, yaşantımızla örnek olmaya çalışalım...
    Hocalar her zaman oldugu gibi halka açık toplantılar yapıp, bidat ve hurafelerden arınmış Kur'an ve sünnet ışığında sohbetler vermeye devam etsinler.

    Fakat bu toplantılarda Rasulullah'dan çok, kendilerinin övülmesine izin vermesinler.
    Hocaların işi insanları hidayete erdirmek değil, hakkı ve hakikati anlatmaktır. "Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk (ibadet) etsinler diye yarattım" ayeti mucibince, dünyaya geliş gayemizi ve Allaha karşı görevlerimizi bilmek ve anlatmak yeterlidir.
    Bundan gayrı 31 Aralık'ta dileyen her gün olduğu gibi kulluk vazifelerine devam eder, dileyen gayri müslimler gibi yılbaşı kutlar. Onun hesabı Allah'a kalmıştır.

    Cahide Sultan
  2. Ebu Selman et-Turkî

    Ebu Selman et-Turkî Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    "Biz yılbaşı kutluyoruz noel değil" diyenlerin dışında bunlar var bir de. Tebliğ zor iş gerçekten de.
  3. Hatve

    Hatve Çevrimdışı Kullanıcı

    Evet haklısınız, bu kişilerin genellikle sunduğu mazeretlerden biride Noel bayramı 26 Aralık, ben yılbaşını kutluyorum olabilir. Hristiyanlar yılbaşı resmi tatil olduğu için Noel bayramınıda yılbaşınıda aynı gün kutlarlar diye cevap verebilirsiniz. Evet, bu davet yolu Şehid Seyyid Kutub'un dediği gibi güllerle değil dikenlerle süslüdür :( Allah yardımcımız olsun. İçimizde ki akılsızlar yüzünden bizi helak etmesin.

    Not: Bu yazı İran'a sempati duyan AGD'ye yazılmış bir yazı Allahu alem.
  4. Alketa

    Alketa Herkes guzel bakamaz, sen guzel bak.. Kullanıcı

    2017'den mütevellit sene itibariyle yaş 24 oluyor. Bu hakkindaki yorumum bu.
    Zira aklima ne yılbaşı ne noel ne de fetih geliyor.
  5. Omer Faruk

    Omer Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bu bırseylerı kutlama hevesı bırılerını felakete goturecek
  6. eL_Muhacir

    eL_Muhacir İlimsiz mücahid katil,cihadsız alim belam olur. Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    CazakALLAHul hayr
  7. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin


    ........
    Cumhuriyet Türkiye’si batılılaşma dönemi inkılâplarıyla birlikte Hıristiyan Batının hayat tarzını benimsemişti. Gerçekleştiği köklü değişiklikler arasında takvim değişikliği de vardı. Bu amaçla 26 Aralık 1923’de (Aralığın 26’sı dikkate şayandır) İslami olan Hicri takvim bırakılarak Papa Gregoryen’in hazırlamış olduğu Hıristiyan miladi takvimi benimsenmiştir. Yılbaşı günü de 1 Muharrem’den 1 Ocak tarihine alındı. İnkılâpların amaçladığı batı değer yargılarının ise bu arada “Noel Baba Kültürü”nün halk arasına zorlamalarla sokularak zamanla meşrulaşması sağlandı. Bu anlayışla yapılan inkılaplar o raddeye varmıştı ki, 1928’de “Devletin Dini: İslam’dır” hükmünü anayasalarından çıkardıklarında o hengamede “din Hıristiyanlık olsun” diye teklif getirenler dahi olmuştu. Neyse ki 1938’de laiklik imdada yetiştiğinde Hıristiyanlığa sakin bir geçişin yolu da bulunmuştu. Gerçekten de laiklik Türkiye’deki uygulamasıyla devrimciler için iyi bir ara dönem ve atlama taşı pozisyonundadır.
    Roma imparatoru Konstantin’in noeli bayram olarak kabul ettiği 325. miladi yıldan sonra Hıristiyan alemi bu günü gelenekselleştirerek bayram edinmişlerdir. Onlar noelden bir hafta önce özel hazırlıklar yaparlar. Bu günlerde sokaklar, caddeler ve vitrinler çam ağaçlarıyla dolmakta, Noel Baba resimleri her yeri kaplamaktadır. Bu vesileyle kitaplar, dergiler vs. yayınlanmakta, resmi daireler ve okullar süslenmekte, bütün bir halk tatile girmektedir. İnsanlar tebrik ve telgraflarla birbirlerinin yeni yılını kutlamaktadır.
    Hıristiyanların geleneksel bayramları olan Noel şu anda Türkiye’de de diğer İslam ülkelerinde de rağbet duyulmaya, teşvik görmeye başlamıştır. İşin en korkunç yanı ise bu kutlamalara Müslümanların rağbet göstermesi ve İslam’dan uzaklaşma yoluna girmeleridir. Müslümanlar önce Allah’a (cc) verdileri sözü hatırlamalı, Kur’an ve sünnet doğrultusunda kendisine bahşedilen “Müslüman” ismine yaraşır bir şuurda olmalıdır.Müslümanlar için yılbaşı 1 Muharrem’dir. 1 Muharrem gecesi bizler için yılbaşı gecesi sayılmaktadır. Buradan kaynakla son yıllarda bazı Müslümanlarda 1 Muharrem günü yılbaşı kutlama maksadıyla farklı bir gayret içine girdikleri gözlemlenmektedir. Baskı ve gaflete sevk etme yöntemleriyle yılbaşlarını şaşıran insanların dikkatlerini tekrar Hicri yılbaşına çekilemeye çalışılmaktadır.
    Tabi bu unutulan değerlerimizi hatırlamak amacıyla yeni yeni (bidat) kutlamalar peydahlamaya çalışmamalıyız.

    Mesela yılbaşı gecesinde kutlanan "Mekke'nin Fethi" gecesi. Bu geceyi, insanlar yılbaşını kutlamasınlar da o günlerde Mekke fetih edildi onu hatırlasınlar,bu konuda düzenlenen organizelere gelsinler niyetiyle yapıyor olsalar bile bu Bid'at'tir". Rasulullah'ın ve ashabının yapmadığı bir iştir.
    Hakeza bunun gibi "Kutlu doğum Haftası" kutlamaları da yukarıda belirtilen gecenin hükmü gibidir!...Bu gibi işler tamamıyla birilerinin aşağılık kompleksinde kaynaklanmaktadır. Allah'ın Rasulu'nu bir bid'at ile değil de, Kur'anın emri olan bir örneklikle hayatımıza aktarmamız yerinde olur. Mü'min müslümanların bu tür bid'at olan işlerden sakınmaları vacibtir. Eğer Allah yolunda yapmış olduğumuz farz nafile amellerin boşa gitmesini istemiyorsak!....
    Rasulullah (s.a.v.) Şöyle buyuruyor :
    "Kim nefsinden veya hevasından bir iş ortaya koyarsa, Allah'ın, Meleklerin ve insanların hepsinin laneti onun üzerinedir. Onun farz ve nafile (amelleri) kabul olmaz."
    (Musnedi İshak b. Rahuve, sh: 173, Hadis no: 395)


    .......



    DAR'UL-HARB'TE BAYRAMLAR , TÖRENLER VE MÜSLÜMANIN TAVRI
    https://www.islam-tr.net/konu/dar’ul-harb-ve-dar’ul-islam-kitap.7235/page-2#post-85702



  8. Cundullah el-Kürdî

    Cundullah el-Kürdî BAWERMEND Kullanıcı

    Cezekallahu xayr.

    ~~

    Né déye bu güne bir anlam atfetmeye çalışıyoruz. 1 Ocak'ı 31 Aralık ile 2 Ocak arasındaki gün olarak görmek né kadar zor olabilir ki?
  9. Alketa

    Alketa Herkes guzel bakamaz, sen guzel bak.. Kullanıcı

    DAHA BASKA BIR SEY DEMEYE GEREK VAR MI
    RESMEN BURADA YASLANDIM.
    BIRI BENI VURSUN
    YILBASINI DA GUNDEMINIZE ALMAYIN BOSVERIN YAW
    YOK OYLE BIR SEY BIZE NE ELALEMIN ST VALETININDEN. 1 GUN DE YAS ATLIYORUZ
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş