1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Said Bin Haris... Allah Bütün Mümin Muvahhid Kardeşlerime Böyle Şehadet Nasip Etsin...

Konu, 'Sahabeler Tarihi - Ashab-ı Kiram' kısmında İki Hicretyolu tarafından paylaşıldı.

  1. İki Hicretyolu

    İki Hicretyolu Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Said b.Haris

    Ebu Velid anlatıyor: 88 yılında Müselleme bin Abdulmelik ve Abdullah bin Velid b.Abdulmelik komutasında ,rum diyarına(Anadolu) savaşa gitti.Biz Basralı ve Arabistanlı iki gurup bir yerdeyedik.Hizmet ,bekçilik,erzak teminini sırayla yapıyorduk.Beraberimizde çok ibadet eden gündüzleri oruç tutup geceleri namaz kılan Said b.Haris adında biri vardı.Nöbetinde onun yükünü hafifletmeye çalışır işini biz görüyorduk.Ancak o bunu reddederek ibadetleri aksatmayacak şekilde her işte yer almak istiyordu.Gece gündüz ibadet ederdi.Onun ibadetine hayran olurdum.Anladım ki bu Allah’ın ona lütfu ve ihsanıydı.Bir gece nöbette beraberdik.Said sabaha yorgun ve bitkin çıktı.Ona “Allah sana rahmet etsin kardeşim ,nefsinin sende hakkı var.Biliyorsun ki Rasulullah sallallahu eleyhi vesellem ‘’Amellerde yapabildiğiniz kadarını yüklenin’’buyurmuştur dedim.Bana kardeşim hayat sayılı nefesler,bitecek ömür ve gelip geçecek günlerden ibarettir.Ben ölümü bekleyen ve ruhumun çıkması için koşan biriyim dedi.Sözleri gözlerimi yaşarttı.Ona yardım etmesi ve ona sebat etmesi için Allah’a dua ettim.Sonra biraz uyu dinlen düşman ne yapacak bilemezsin dinç olman gerek dedim.Bunun üzerin çadıra gidip uyudu.

    Daha sonra erzak hazırlarken Said’in çadırından bir ses işittim.Ama ondan başkası yoktu birisi girdi de görmedim sandım.Daha sonra çadırına gidip baktım ondan başka kimse yoktu ve uyuyordu.Ancak uykusunda konuşuyor ,gülüyordu.Kulağımı verdim bazı kelimeler ezberledim.Sonra bir şey alıyormuşçasına sağ elini uzattı,sonra gülümseyerek elini geri çekti.Sonra bu gece dedi ve uyanıp birden sıçradı.Sonra Allah’a hamdetmeye başladı.Ne oldu sana dedim yok bir şey dedi.Uyurken sende bir haller gördüm rüyadan gördüklerini anlat dedim.O da beni bundan muaf tutsan dedi.Arkadaşlık hukuklumuzu hatırlatarak ‘’Allah sana rahmet etsin anlat belki Allah’ın izniyle anlatılarından bir öğüt bir güzellik alırım’’ dedim.Bunu üzerine rüyada gördüklerini anlattı:

    Hayatında hiç görmediği güzellikte ve mükemmellikte iki melek ona ‘’’’‘’’Ey Ebu Said!!! Müjdeler olsun sana ;zira günahların bağışlandı,gayretin şükranlıkla karşılandı,amelin ve duan kabul edildi ve dünyadayken sana müjde verilmek istendi,haydi bizimle gel de Yüce Allah’ın sana hazırladığı nimetleri gösterelim’’’’’’’ demiş.Said gördüğü sarayları ,hurileri ,hurilerin ve geç kızların onu karşılayışını birbir anlattı.Gezerken birde taht üzerinde inci gibi parlak bir huri görmüş.Şöyle anlattı:Kız bana’’’’Seni uzun süredir bekliyoruz’’’’dedi.Neredeyim ben ??dedim.’’’’Meva (sığınak,mesken) cennetinde ‘’’dedi.’’’Sen kimsin?’’’’’dedim,senin ebedi eşin’’’’’dedi.Elimi ona uzattım,kibarca geri çevirdi ve ‘’’Bugün hayır,şimdi sen dünyaya döneceksin’’dedi.’’’Dönmek istemiyorum dedim.’’’’’’Bu olmak zorunda inşeAllah üç gün kalıp sonra iftarını bizde açacaksın””dedi.Ben ‘’Bu gece olsun dedim,Kader böyle dedi sonra kalkıp yerine gitti.O esnada uyandım….Ve bunu benden hayatta olduğu sürece kimseye anlatmamamı istedi….

    Daha sonra kalkıp yıkandı süslendi,güzel kokular süründü,silahını alıp oruçlu haliyle savaşa gitti.Öylesin savaştı öylesine mücadele etti şehid olmak için çırpındı.Düşman önüne atılıyordu olmadı daha vakti değildi.Üçüncü gün olunca tanık olmak için yanında gittim.Gün boyunca kendini düşman hedeflerinin önüne attı,karşı tarafa çok hasar verdi fakat ona hiçbir şey isabet etmedi.Gün batarken kalenin duvarının üstünde bir adam ona ok attı.ok boğazına isabet etti ve gözümün önünde yere yığıldı.İnsanlara bağırdım.hemen yanına koştular.Sanki son nefesini veriyordu…onu görünce hayırlı olsun gece iftarını orda açacaksın keşke bende senle gelebilsem dedim.Alt dudağını ısırdı ve gülümseyerek,gözüyle “”ölene kadar durumumu gizle diye işaret etti.Sonra hiçbir kelime konuşmadan ruhunu teslim etti…

    Gece Yolcuları;s,417-418
  2. Şehide Filiz

    Şehide Filiz Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah'uuu Akbaaarrr
  3. Muaz ibni Cebel

    Muaz ibni Cebel Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    MaşAllah ne mutlu o muhterem mümin'e!

    Okurken gözlerim yaşardı Allah razı olsun İsbehani akhi..
  4. morueqq

    morueqq لا إله إلا الله Kullanıcı

    Allah razı olsun ne güzel bir iman Allah tüm kardeşlerime böyle bir ölüm nasib etsin
  5. İki Hicretyolu

    İki Hicretyolu Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Ebu Cafer Ahmed b. Cafer b. Lebban da "Tenbihu Zevi'-Akdar Ala Mesalik'il-Ebrar" adlı kitabında cihad eden kadınlardan Ümmi İbrahim el-Haşimiyye’nin kıssasını şöyle anlatmıştır:

    “Basra'da abide kadınlar vardı. Onlardan bir tanesi de Ümmü İbrahim el-Haşimiyye idi. Düşman, müslümanların sınırlarından birine saldırdı. İnsanlar cihada icabet edip koştular. Abdulvahid b. Zeyd el-Basri insanlara hitap etmek için kalktı. Onları cihada teşvik etti. Ümmü İbrahim de onun meclisinde bulunanlardandı. Abdulvahid konuşmasını uzattı. Sonra Hurilerden bahsedip onlar hakkında söylenenleri zikretti. Onların vasıfları ile ilgili şiirler okudu. İnsanlar dalgalanmaya başladı. Meclis çalkalandı. Ümmü İbrahim Abdulvahid’e şöyle dedi:

    - Ey ibn Zeyd! Oğlum İbrahim'i Basra eşrafının kızları için istedikle-rini, benim de oğlumu onlardan esirgediğimi biliyorsun! Ancak Allah'a yemin olsun ki bu kız hoşuma gitti. Onu oğluma gelin kabul ettim. Onun güzellik ve cemalinden biraz daha bahset!

    Abdulvahid ona “Yemin olsun ki eğer bunu yaparsan sen, çocuğun ve çocuğunun babası büyük bir kurtuluş ile kurtulaşa erersiniz” dedi. Sonra çocuğunu yanına çağırdı. İnsanların ortasından sıçrayan İbrahim “Buyur anacığım emrindeyim!” dedi. Ümmü İbrahim: “Oğulcuğum! Yolunda canını verip günahlardan sakınarak bu kıza zevce olarak razı oluyor musun?" deyince oğlu: “Anacığım evet vallahi hem de nasıl bir rıza ile razı oldum” dedi. Annesi: “Allah'ım bu oğlumu şu cariye ile senin yolunda canını vermek ve günahlara dönmeyi bırakmak üzere evlendirdim. Sen şahit ol! Ey merhametlilerin merhametlisi bunu benden kabul et!” diye dua etti.

    Ümmü İbrahim zengin idi ve on bin dinar ile Abdulvahid’in yanına geldi ve “Ya Eba Ubeyd! İşte bu anlattığın kızın mehridir, onunla çeyizini yap ve Allah yolundaki gazileri onunla donat” deyip ayrıldı.

    Oğluna iyi bir at ve güzel bir silah aldı. Abdulvahid çıkınca İbrahim de koşarak çıktı. Etrafındaki kurralar da “Şüphesiz Allah müminlerin canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır.” (9 Tevbe/111) ayetini okuyorlardı.Ümmü İbrahim çocuğundan ayrılmak istediğinde ona kefen ve güzel koku verip “Ey oğulcuğum! Düşmanla karşılaşacağın zaman bu kefeni giy ve bu kokuyu sür! Sakın Allah kendi yolunda seni taksiratlı görmesin” dedi. Bundan sonra onu kucaklayıp bağrına bastı ve “Allah bizleri sadece kıyamet günü Arasat'ta O'nun önünde bir araya getirsin” dedi.

    Abdulvahid der ki: Düşman ülkesine geldiğimizde, orduda savaş ilan edildiğinde ve insanlar savaşmak için hareket ettiklerinde İbrahim en öndeydi ve savaşıyordu, birçok kafir öldürdü. Kafirler de toplanıp onun üzerine saldırdılar ve onu öldürdüler. Basra'ya dönmek istediğimizde arkadaşlarıma "Ümmü İbrahim'e ben güzel bir şekilde taziyesini yapmadan çocuğunun durumunu söylemeyin! Belki sabredemez ki bu durumda ecri gider" dedi. Basra'ya ulaştığımızda insanlar bizi karşıla-mak için çıktılar. Ümmü İbrahim de onların arasındaydı. Beni görünce: “Ya Eba Ubeyd! Hediyem kabul edildi mi? Yoksa bana geri mi çevrildi? Eğer kabul edildi ise seni tebrik edeyim, ancak geri çevrildi ise de bu duruma sabredeyim?" dedi. Dedim ki “Allah'a yemin olsun ki hediyen kabul edildi. Şüphe yok ki İbrahim dirilerle birlikte diridir ve rızıklanıyor.” Bunun üzerine secdeye kapanarak “Zannımı hüsrana uğratmayan ve kurbanımı benden kabul buyuran Allah'a hamdolsun” deyip ayrıldı.

    Ertesi gün Ümmü İbrahim, Abdulvahid'in mescidine gelip “Esselamu aleyke ya Eba Ubeyd! Sana müjde!" dedi. Ebu Ubeyd: “Hayırda müjde vermeye devam mı ediyorsun?" deyince “Dün gece oğlum İbrahim'i güzel bir bahçede gördüm. Üzerinde yeşil bir kubbe vardı. İnciden bir yatak üzerindeydi. Kafasında bir taç vardı ve şöyle diyordu: Anacığım sana müjdeler olsun, mehir kabul olundu ve gelin zifafa girdi.”....AllahuEkber AllahuEkber

    (İbn Nehhas Cihad sayfa 90,91)
  6. şehadetsevdalısı65

    şehadetsevdalısı65 Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah u ekber bizlere bakınca ne kadar acınacak haldeyiz Allah in merhameti olmazsa hapı yutmuşuz....
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş