1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Çözüldü Şefaat Ya Rasulullah Demek Neden Sakıncalı ?

Konu, 'Kur'an ve Sünnetten Delillerle Soru - Cevab' kısmında DAVA tarafından paylaşıldı.

  1. ibni kayyım

    ibni kayyım Islam-TR Üyesi Kullanıcı

      
    Sadat-ı Kiram çok saçma bir savunma yapmışsın...demşsinki ; ey falanca arkadaşım bana yardım et bundan ne farkı var......böyle saçma birşey olabilirmi arkadaşın hayatta ondan yardm istersin peki arkadaşın ölmüş olsa ve sen ona ey falan kalkta bana yardım et desen ne kadar mantıklı olur....fehm edin biraz arkadaşla.... ''ene beşerun mislikum '' bende sizin gibi bir beşerim....sizden tek fatkım bana wahy olunuyor.....o bir beşerdi ve bu dünya ile alakasını kesti allah a.z.c.
  2. Sadat-ı Kiram

    Sadat-ı Kiram Üyeliği İptal Edildi Banned

    ''Allah yolunda öldürülenlere “ölü” demeyin: Hayır, onlar yaşıyor, ama siz farkında değilsiniz.'' ( Bakara 156 )

    Bu ayette Allah c.c Şehidlere Ölü demeyiniz onlar YAŞIYOR diyor...RasulAllah s.a.v Şehidlerden dahamı düşük mertebeside '' Dünya ile ilişkisini kesti '' diyebiliyorsun kardeşim...

    savunmam hiç saçma değil , sadece algılama olayıdır bu... Allah'ın c.c Kudreti Bedenden ilişkilerini kesmiş olanlarada yardım ettirmesinede Muktedirdir...

    Beden'de hapsedilen Ruh aslında bir bakıma tutsaktır , beden hapsinden kurtulan Ruh esaretten kurtulmuş olur...

    ben nasıl ey Ahmed kardeşim bana yardım et diyorsam , aynı şekilde Ey Allahın Rasulü bana yardım et'de derim.. ( Biiznillah ) kaydını unutmamak şartı ile...

    Neyse kardeşim sonuçta bu tip münazaralardan bişey çıkacağı yok , en iyisi Kalbler kırılmadan mevzuyu burda noktalamak gerekir..en azından kendi açımdan kapatmak gerekir..

    Hakkınızı helal ediniz...
  3. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ve alaykumsalam ve rahmetullah Askalani kardeş.. duaları niye aktardın? bunları zaten biliyorum. benim merak ettiğim Allah için kıldığımız namazda neden 3. tekil şahıs olarak "aleyhisselam (selam ona)" değil de karşımızdaymış gibi 2.tekil şahıs olarak peygambere seslenip "essalamu aleyke (selam sana)" diyoruz? hem peygamber kendisi için 2.tekil şahıs olarak bahsedip kendi kendisi için "selam sana" der mi? Mesela kim kendisi için "selam sana" der? anlayamıyorum. bu duaların metninnde bir yanlışlık olmasın? ya da ben mi anlayamıyorum?


    sadat-ı kiram


    Allah peygamberden daha gafil bir durumda mı ki Allah'a değil peygambere hitap ediyorsun?


    "Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku."
  4. Ebu Katade

    Ebu Katade Misafir

    Şefaat ya RASULULLAH demek Neden Sakıncalı ?

    Şefaat ya RASULULLAH demek hem "şefaatin tamamının ALLAH a ait olduğu" (zümer 44) ayetine hem de "ancak senden yardım isteriz" (fatiha 5) ayetine ters düşeceği için caiz değildir
  5. Sadat-ı Kiram

    Sadat-ı Kiram Üyeliği İptal Edildi Banned

    611 değerli kardeşim ;

    mesajınız hiç mantıklı değildir , hakkınızı helal ediniz..

    Ben sağlıkcıyım , şimdi Allah c.c benden daha Gafil durumdamı bana gelip muayene oluyorsun ??


    Ebu Berze değerli kardeşim ;

    Şefaat nedemektir ; aracı olmaktır , yani Affedilmek için Aracı olmaktır... şimdi Allah'dan c.c şefaat istemek olurmu? Allah c.c kime karşı bize aracı olacak?? başka bir İlah'mı varki ondan Allah'dan Şefaat isteyelim ? değerli kardeşim böyle meselelere yüzeysel yaklaştığınız zaman hataya düşersiniz.. Allah c.c Şefaati yaratır , kime yetki vereceğini söyler bizde o yetki verilenden şefaat isteriz ahirette aracı olmasını isteriz..Allah c.c şefaat edilecekleride biliyor ilm'iyle , ama bizim o cümlemiz o şefaat edilenlerden olmak içindir...
  6. Sadat-ı Kiram

    Sadat-ı Kiram Üyeliği İptal Edildi Banned

    Amin ! Amin ! Amin !
  7. Habibullah

    Habibullah Islam-TR Üyesi Kullanıcı



    peki ALLAH im peygamberimin sefaatini banada nasip eyle kelimesimi guzel senin dedigin mi cevap verirmisin ?
  8. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi Kullanıcı


    Demogoji yapma! Biz önce devemizi bağlıyor sonrasında Allah'a tevekkül ediyoruz. Yani önce doktora gider, yapabileceğimizi yapar sonra da şifayı Allah'tan bekleriz. Aksi halde "bilim çok gelişti, teknoloji ilerledi kesin kurtulduk, yırttık" demediğimiz gibi saldım çayıra Mevlam kayıra dediğimiz de yok. Sen şunun cevabını verir misin? Peygamber duyuyor da Allah duymuyor mu? Ayrıca, Habibullah kardeşin sorusunun cevabını ben de merak ediyorum.
  9. ibni kayyım

    ibni kayyım Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Sadat-ı Kiram.......... o ayeti bu konuya nasıl delil getirdin anlamıyorum....ayetleri tevil ederken ne olur dikkatli olun ben hiçbir tefsirde böyle bişi görmedim....alimler bile ayetleri tefsir ve tevil ederken bu kadar cürretkar olmuyorlar....ayetin devamında ne diyor....Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin bilakis onlar diridirler RABLERİ KATINDA RIZIKLANDIRILMAKTADIRLAR...ONLAR MAHSUN DA OLMAYACAKLAR ÜZÜLMEYECEKLER....Allah herşeye muktedirdir ama biz onun dinini onun bize öğrettiği kadarıyla biliriz dinde eksik birşeylermi kalmışki kabirde yatanı bize yardımcı kılsın...o rabbi katındadır bizden de haberdar değildir....sen ona ey rasulullah diyerek bir söz edersen o sa. bizi duymaz çünkü o bir beşer ...bizimgibi bir insandı...dediği gibi tek farkı ona vahyolunması idi....o da yerdi - içerdi-ağlardı-gülerdi - sevinirdi - heycanlanırdı-duygulanırdı-tuvalete giderdi- uyurdu-uyanırdı....
  10. ibni kayyım

    ibni kayyım Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    amenna bu hadis sahih ama dediğin gibi mahiyetini bilmiyoruz bu durum sadece salavatı ile ilgili salavata has bir olay...allahu alem en iyi allah bilir...ben ömrü hayatımda nasıl yani peygamber efendimiz şimdi bezi göremiyormu diyerek şaşkınlık gösteren insanlar gördüm...bu durum akide vi durum mazallah götürür adamı..Allah c.c salavatlarımızı melekleri araclığı ile de resulullaha iletir...

    “Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır; ümmetimin selâmlarını bana ulaştırırlar.” (Müstedrek, 2:456, no. 3576.)
    “Ey Allah’ın Elçisi, sana selâm vermeyi anlıyoruz; peki, nasıl salât edeceğiz?” sorusuna karşılık ise, Peygamberimiz, namazların teşehhüdlerinde okumakta olduğumuz “Allahümme salli, Allahümme bârik” duâlarını öğretmiştir. (Buhârî, Tefsir 33:10; Tirmizî, Tefsir 33:23.)
  11. Sadat-ı Kiram

    Sadat-ı Kiram Üyeliği İptal Edildi Banned

    Aynı soruları sorup duruyorsun kardeşim , sadece cümle içindeki kelimeler değişik :)

    Ayrıca Lütfen Sert üslub ile konuşmayalım , Kalb'ler kırılmasın Hakk geçmesin birbirimize insaAllah...

    Şefaat Ya RasulAllah dememizde aynı seninde kabul ettiğin gibi , Şefaatin yaratıcısının Allah c.c olduğunu biliyoruz , peygambere yetki verdiğini biliyoruz sonrada bu verilen yetki ile Peygamberden istiyoruz , bu kadar basit anlamayacak hiçbişey yok kardeşim :)

    Habibullah değerli kardeşimizin sorusuna gelince ; İki Hitabda güzel ayırt etmiyorum Çünkü iki cümledede Mana aynı ikiside güzel insaAllah...

    Vel hasıl kelam RasulAllah s.a.v salat ve selamlarımızı işitir mahiyeti nasıl olur bilmeyiz...ee bizde zaten farklı bişey demiyoruz değerli kardeşlerim..Nasıl işittirildiği değil işittiği önemlidir benim için...Manayı bırakıp , teferruatlara takılmak pek akıl karı iş değildir diye düşünüyorum...

    Hakkınızı helal ediniz...
  12. Habibullah

    Habibullah Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    sefaat et ya resullullah
    ALLAH im peygamberimizin sefaatini bana nasip eyle.

    yukaridaki iki cumle nin manalarinin ayni oldugunu iddia edebilmek icin dunyadaki hangi edebiyat egitimini almis oldugunuzu merak ediyorum bir suru yaziya ragmen hala kelam ilminde onculuk yapmis olmaniz aldiginiz terbiyenin urunu olsa gerek (tasavvuf)...
  13. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin




    Yazının orjinalinden, hatalı anlayışınıza cevap:

    ------

    ABDULHAK :


    Ezan okunurken insanların söylediği "Aziz Allah, şefaat Ya rasulallah" sözü sünnette yeri olmayan bir bidattır.
    Ya rasulallah: ey Allah'ın peygamberi demektir. Halbuki insanların çoğu "Ya Rasulallah" derken "Ey Allah'ım" dediğini zannetmektedir.
    Bu bilmemenin de bu bidattın yerleşmesinde etkisi olmuştur. Aslolan ezan okunurken müezzinin dediğini tekrar etmek ve ezan bitince de ezan duasını okumaktır ki asıl şefaatle ilgili kısım bu duanın içindedir.
    Ezan duasında peygamberimizin seçkin bir makama (Allah'a hamd ederek şefaat izni isteme makamına) erdirilmesi için dua edilmesini Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) öğretmiştir. Fakat namaz kıldıran imamların bile terk ettiği bu sünnet unutulmuş, halkın dilindeki "aziz Allah, şefaat Ya Rasulallah" uydurması ezberlenmiştir.
    Her bidat bir sünneti iptal eder, insanlar ezan duasını da bu bidat söz yüzünden terk etmişlerdir.




    Ebu Hurayra (r.anh) Rasulullah (s.a.v.)'a:
    "Ey Allah'ın Rasulu! Senin şefaatına nail olacak en kısmetli insan kimdir?" diye sordu.
    Rasulullah: "Canı gönülden, ihlas ile 'La ilahe İllallah' diyen kimsedir." cevabını verdi."
    (Buhari İlim: 33. Rikak: 51; Ahmed Musned: 1/173-174)

    [Gördüğümüz gibi ezanı duyunca şefaat ya rasulullah deyin dememiştir.]






    [Şimdi muslumanın sahih kaynağından aslını öğrenirsek :]


    Ezanı duyan kimsenin söylenenleri tekrar ederek, muezzinin dediği gibi söylemesi sünnettir.
    Çünkü Ebu Said el-Hudri Radıyallahu anh'dan gelen rivayete göre Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Ezanı duyduğunuz vakit muezzinin dediği gibi siz de söyleyiniz."

    (Muslim, I, 288, H. no: 383)
    Ancak hayyaale's-salah ile hayyaale'l-felah cümlelerinde: "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah: (Allah ile olmadıkça hiçbir şeye güç ve kuvvet yetirilemez.") der.


    Ayrıca Ömer b. el-Hattab Radıyallahu anh'dan şöyle dediği de rivayet edilmiştir:
    Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:
    "...Sonra hayyeale's-salah dedi. O: Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah buyurdu. Sonra (muezzin): hayyeale'l-felah dedi. O (Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem) Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah, dedi."

    (Muslim, I, 289, H. no: 385)
    Muezzine, muezzinin sesini duyana, muezzine karşılık verene, bundan sonra Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'e salavât getirmesi, daha sonra Allah'tan ona "el-vesîle"yi vermesini istemek sünnettir.


    Çünkü Abdullah b. Amr b. el-Âs Radıyallahu anh'dan gelen rivayete göre o Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem'i şöyle buyururken dinlemiştir:
    "Muezzini duyduğunuz vakit onun dediği gibi deyiniz. Sonra bana salât (ve selâm) getiriniz. Çünkü kim bana bir defa salât (ve selâm) getirirse, Allah onun karşılığında ona on defa salât getirir. Sonra benim için Allah'tan "el-vesile"yi dileyiniz. Bu, cennette Allah'ın kullarından sadece bir kula verilecektir. Onun kendim olacağımı ümit ederim. Her kim benim için "el-vesile"yi isterse, benim de şefaatim ona helâl olur."

    (Muslim, I, 289, H. no: 384)


    Câbir b. Abdullah Radıyallahu anh'dan rivayete göre Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

    "Her kim ezanı duyduktan sonra "Ey bu eksiksiz davetin ve kılınacak olan namazın Rabbi olan Allah'ım! Sen Muhammed'e el-vesîle’yi (denilen o makamı) ve "fazilet"i ver. Onu kendisine vaadettiğin "Makam-ı Mahmud'a yükselt." derse kıyamet gününde benim şefaatim ona helâl olur."
    (Buhârî, I, 152)

    "Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd.
    ("Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mubârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.)'e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine va'd buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd'a eriştir. Şubhe yok ki, sen va'dinden dönmezsin.")


    Ezan duasında da gördüğümüz gibi Rasulullah (s.a.v.) "benim şefaatim ona helal olur" dediği kişinin şefaate hak kazanabilmesini Allaha dua edip Rasulullaha Vesile verilmesini ve Makam-ı Mahmuda yükseltilmesi için dua edilmesine şart koşmuştur.

    Çok net anladığımız gibi Rasulullah (s.a.v.) kendisine dua edilmesini (şefaat ya Rasulullah) değil aksine Allaha dua edilmesini ve Allah c.c. den istenmesini buyurmaktadır. Çünkü dua peygambere değil sadece ALLAH c.c. yapılır . Allah'a yapılması gereken dua, peygamberi dahi olsa mahlukatına yapılamaz, şirktir.


    Şimdi de yaşadığımız bölgelerdeki insanların ezanı işitir işitmez muezzinin dediğini tekrarlamak yerine "azizAllahhuşefaatResulullah" ya da "Aziz Allah c.c. , şefaat ya Rasulullah" demesinin manasını , kaynağını, ve sebeblerini bulmaya çalışalım:


    Bu söz "Allah Azizdir , ey Rasulullah bana şefaatçi olasın (ahirette)" , ya da "Aziz olan Allahım , Rasulullahı bana şefaatçi eyle" anlamlarındadır .
    Burada bu sözü söyleyen kişiye sormak lazım , sen bu sözü söyleyerek hangisini kast ettin ?
    İlk söz yanlış söylenmekte ve tehlikeli bir anlamı içermektedir. İkinci sözün anlamı doğrudur fakat söyleniş şekli ve söylendiği yer yanlıştır. Üstelik ezan duası böyle olmadığından bid'at işlemektedir . Bid'atin ne kadar tehlikeli olduğu malumumuzdur.
    Yukarıda sünnet olan uygulamaları gördük.
    Akıl sahiblerine , wes'selam

    Bid'at ezan duası şekli ve doğrusu : Ezan Duası ve Bidati

    879




    يَوْمَئِذٍ لَا تَنفَعُ الشَّفَاعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَانُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلًا




    O gün Rahman olan Allah'ın izin vereceği ve sözünden razı olacağı kimselerden başkasının şefaati fayda vermeyecektir.[TaHa 109]

    Her ne kadar şefaatle ilgili hadislerde Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şefaat edeceğinden bahsetmişse de, kendisinin "Makam-ı Mahmud'a" eriştirilmesi için ümmetinin dua etmesini istemesi ile Allah'ın iznine dikkat çekmiş ve ümmetini Allah'a yalvarmaya, şefaat için Allah'a el açmaya teşvik etmiş kendisi de bu makamı dua ederek istemiştir.



    وَمِنْ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَكَ عَسَى أَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا



    Gecenin bir bölümünde kalk ve senin için (beş vakit namaza) bir fazlalık olmak üzere teheccud namazı kıl. Umulur ki Rabbin seni övgüye lâyık bir makama, (şefaat makamına) ulaştırır. (Buhârî (ter. 6015)


    قُلْ لِلَّهِ الشَّفَاعَةُ جَمِيعًا لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    Deki: "Bütün şefaat Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra siz yalnız O'na döndürüleceksiniz."[Zumer 44]



    Sahabenin dua örneği :

    Abdullah İbni Abbas (r.anhuma) rivayet ettiği hadiste Rasulullah şöyle buyurmaktadır:
    ‘‘(Geçmiş) Ummetler bana gösterildi. Peygamber gördüm, yanında üç-beş kişilik bir grup vardı. Peygamber gördüm, yanında bir iki kişi bulunuyordu. Ve Peygamber gördüm, yanında kimsecikler yoktu.
    Bu arada önüme bir kalabalık çıktı. Kendi ummetim sandım.
    Bana ‘Bunlar Mûsa'nın ummetidir, sen ufka bak!' dediler.
    Baktım; (çok) büyük bir karaltı.
    İşte bunlar senin ummetindir. İçlerinden hesapsız-azabsız Cennete girecek yetmiş bin kişi vardır' dediler.''

    İbni Abbas diyor ki; "Söz buraya gelince Rasûlullah kalkıp evine gitti. Oradaki sahabeler bu hesapsız-azabsız Cennete girecek yetmiş bin kişinin kimler olabileceği hakkında konuşmaya başladılar.
    Kimileri; "Bunlar Peygamberin sohbetinde bulunanlar olmalıdır.' derken kimileri; "Bunlar İslâm geldikten sonra doğup, şirki tanımamış olanlardır.' dediler.
    Daha başka birçok görüş ileri sürenler oldu. Onlar bu meseleyi tartışırken Rasûlullah çıkageldi.
    ‘‘Ne hakkında konuşuyorsunuz?'' diye sordu.
    Hesapsız-azabsız Cennete gireceklerin kim olduğu hakkında konuşuyoruz' dediler.
    Bunun üzerine Rasûlullah; ‘‘Onlar büyü yapmayan, yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan ve Rablerine güvenenlerdir.'' buyurdu.
    Ukkâşe İbni Mihsan yerinden fırladı ve; Beni de onlardan kılması için Allah'a dua et Ya Rasûlullah!' dedi.
    Rasûlullah; ‘‘Sen onlardansın'' buyurdu.
    (Buhâri, Tıb 1, Rikak 50, Libâs 18; Muslim, İmân 374. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 16)

    [ Önemli Not :] Ukkâşe İbni Mihsan'ın (r.anh), Rasulullahtan (s.a.v.) Allaha (c.c.) dua etmesini istemesindeki ricasının altını niye çizdiğimizi anlayacağınızı umuyorum.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş