1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Sesle Anlam Arasında O Uzayıp Giden Kararsızlık

Konu, 'Kendinize Ait Şiirler' kısmında ruhisukut tarafından paylaşıldı.

  1. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

      
    sitemim var dağlar sizew.jpg
  2. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    ŞEHADET

    Bir nokta ol ve gel kucak dolusu cümlelerimin sonuna...
    Bir daha senden başkası konuşulmasın bu beden hakkında.

    14.8.16/İstanbul
  3. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    abdurrahim karakoç.jpg
  4. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Muradımız

    Ufak, belki de hüzün yüklü gözleri vardı.
    Her bakışım uzun iç çekmelerle biterdi,
    Yabancıyım uzaktan seyre dalan bu bakışlara?
    Bilmiyorum, yaşamadım o haykırışları...


    Kalp kırılmasıyla göçtü dünyadan,
    Kadraja yakalandı masum bakışları,
    Kulaklarda bıraktığı son sesti ağlayışları,
    Bilmiyorum, yaşamadım o haykırışları…


    Gidişi bir felaketin başlangıcı oldu,
    Gece, gündüz gıptayla adını andı,
    Ardından gözyaşı yüklü bakışlar bıraktı,
    Bilmiyorum, yaşamadım o haykırışları…


    Satırlarıma karışan ufak damlalar,
    Birikiyor yalnızlığıma doğru bakışlar,
    Yüreğime kazınan maziden duygular,
    Bilmiyorum, yaşamadım o haykırışları…

    4.09.16/İstanbul

  5. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Uzun ama okunası mısralar...

    Ruknettin’in Kalbi İçin Kehanetler

    I

    rüknettin’in aynalarda ağladığı kadar var.

    bir mevsimin kıyısından tutarsan rüknettin
    kurak ovalara yağmurlar yağar,
    ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi,
    kalbin şiir olup vadilerini sular.

    senin de vadilerin vardır rüknettin!
    kehanetler kurarsın, yağmalarsın kendini
    kurtarıp o yangında ilk önce kalbini
    niyedir, aynalarda azalır sesin.

    II

    doktorum
    ben bu kalbimi sarınır örtünürüm
    kış gecelerinde o nu yakar ısınırım
    üşürsem helak olacağımdan korkarım.

    doktorum
    gayya kuyusuna inmek istemem
    bana bir ip uzat, yağmurlar istemem
    aynaları kırarım,suretimi istemem
    mevsimler dönedursun, bu dünyayı istemem
    yalnız Allah’ı anmak isterim
    ben Allah’ı isterim.

    III

    ben hep aynalardan geçerim doktor
    aynalar benden geçer.
    Araf’tan bir sepet sarkıtırım aşağı,
    doluşur içine narin böcekler
    yaşamayı yeni öğrenmiş kelebekler
    üşüşür ben kalbimi sarkıtınca aşağı
    ben hep aynalardan geçerim doktor!

    günahları için ağlayan kim varsa
    kanatlarıyla okşar onu melekler.

    IV

    hep böyle midir
    kalbin hep böyle yavaş mıdır rüknettin
    aynalar sana bir savaş mıdır rüknettin
    yarin dudaklarından trenler geçer de
    kalbinin istasyonunda durmaz mı
    sen hiç satrançta yenilmez misin
    atına binip hep gider misin
    bilmez misin, atından ayrı düşen bir vezir
    zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı
    ve nihayet şahlar da aynalardan geçer
    bir sen mi kalırsın bu rüyada rüknettin
    herhalde hep böyledir
    bu dünya sevenlere bir tuzaktır rüknettin.

    V

    Rüknettin’in Kalbi’nin Birinci Muhasarası

    buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik
    konuşmayı unuttuyduk hâl diliyle söylediydik
    dua okuduyduk, yağmur dilediydik
    kalbinizi kuşatmaya geldiydik.

    hoşgeldiniz. buyrun, işte kalbim.
    adımı unuttuğum zamanlarda rüknettinim
    gövdesi ihlâl edilmiş bir yetimim.
    şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim.

    VI

    benim kalbim bir ıslahevidir doktor.
    yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde
    benim kalbim gövdesi ıslahevlerine
    çakılı bir kuştur
    uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde
    kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor
    tıkanır, ölür metropollerde
    ardından Attar okunur.

    VII

    bir çiçeği uyandırmak için mi
    söner bu ateşgâhlar
    kaldırmak için mi yeraltını
    o derin uykusundan
    kurur bu göl
    ne var ve ne oluyor
    neden türkü söylüyor fesleğenler
    uzakta biri mi göründü
    biri İncil okurken düşüp bayıldı mı
    bir rüya mı gördü yalnız keşişler
    ne oldu?

    VIII

    adım rüknettin, tanışıyor olmalıyız
    bir çay ocağında ya da bir merdiven başında
    sunmuş olmalıyım kalbimi size
    bakın! demiş olmalıyım henüz avladım onu
    iğvanın zehrini boşalttığı kuyularda.
    yalnız günah parlar zifiri karanlıkta
    ve kuyudan kuyuya bir yol yoktur
    bir avcı tüfeğini doğrulttuğunda
    ay gibi ışıdığında bir aşk
    bir mevsim yönünü şaşırdığında.

    hayret etmiş olmalısınız, kalbim
    hezarfen misali havalanınca.

    IX

    korkarım sevgili doktor,bu mektuba kendimi
    üzerek başlayacağım
    çabuk büyüyen bir çocuk gibi ceplerimin
    nerede olduğunu unutacağım önce
    ve mazi gizlenecek bir yer bulamayacak kendine.

    sonra bir menekşeyi teheccüde kaldırmayı unutacağım
    unutacağım hangi şehirde durursam yâr beni karşılar
    nerede ölürsem bahtıma idamlar çıkar.
    gülümseyen bir arap olacak yüzümün size bakan tarafı
    terkedip gitmelerin ağırlaştığı bir güz olacak öte yarısı.

    alnımın dokunduğu yerden savaşlar artacak
    ve bahar giysilerine bürünmüş gelirken kıyamet
    gönüllü mağlupları olacak hayatın doktor
    ‘yarından korkan adam’ rüknettin böyle söyler.

    X

    siz doktor yazabilir misiniz bir gülü yeniden
    alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa
    kabaran yağmuru yeraltına
    ve bir aşkı ayrılığa
    yakıştırabilir misiniz doktor
    kanatlarında hüzün ve manolya taşıyan
    kuşlarla konuşabilir
    ve trampetimi geri verebilir misiniz bana?

    XI

    ah kalbin moğolları! size verecek ne kaldı
    bir kitap olup yandı da o
    külünden zehir kaldı
    bir hayal olup uçtu da
    gökte melekler bağırdı:
    ‘eve dön! eve dön!’

    döndüm ki şehrin ağrıları üstüme kaldı
    bulvara uzanmış diskotek kızları
    süpermarketler, bankalar
    /toplu insan mezarları/
    üstüme kaldı.

    size ne denir ey kalbin istilâcıları
    barbar denir, ‘bir hayal yıkan’ denir

    alın onu da götürün, bir kalbim kaldı.

    XII

    bir ilkokul atlasında gemilerim yandıydı
    cenevizden geliyordum,elimde mektuplarım vardı.
    elimde ölü bir kızın sağır saçları vardı
    bir mevsimin ortasında kalakaldıydım

    bakkaldan manavdan değil,
    cenevizden geliyordum doktor
    o kızın saçlarından geliyordum
    yitirilmiş bir mahkemeden
    galiba kalbimden geliyordum.

    XIII

    o ayaklarını değdirdiğin deniz rüknettin,
    yani yarın
    o ıssız ve derin ülkesi yavrukurtların
    içli kızlarım kederine ilişkin o hakikat
    gün gelir, seni açıklarında boğar
    ve haykırır ardından
    terkedip geldikleri sulara
    hiç ağ vurmamış balıklar;

    eve dön! eve dön!

    dönersin aklında hüthüt kuşları kalır
    ardında sevmeyen ve sevilmeyen bir adam kalır
    ve rüknettin, senin kalbinden, her akşam
    utangaç çocuklar yeryüzüne dağılır.

    XIV

    güvercinler nasıl taşırsa ömrünü
    öyle taşırsın sır misali kalbini
    tabipler o yardan el çekerse
    aynalar sırrına agâh olur rüknettin

    ne bir halvet olur sana bu dünya
    ne tutuşan gövdene bir gölge
    suskun balıkların dilini çözen rüya
    gün gelir sana mihrâb olur rüknettin.

    XV

    bir güle boyun eğdiren nedir
    o aşk değilse
    nedir kalbe çıkartılan
    tutuklama emri
    aşk değilse
    ah, o sığınaklardan
    yitikleri toplayan
    ve düşlere vuran gemi
    nedir aşk değilse

    size kendimden bahsediyorum doktor
    ‘biraz yağmur kimseyi incitmez’.

    XVI

    iyi ruhların arasında dolaşan
    bir gölgeden sözediyorum
    acıdan çatlamış kalbi
    soğuğa dayanıklı kılan
    bir bilgiden
    terkedilmiş şizofrenleri
    kendine çeken vadiden
    keşişlerin hüznünden
    ve bir aşk yüzünden
    ayları karıştıran kişinin
    tababeti ruhiyyesinden

    size kendimden bahsediyorum doktor
    ben kar yağarken ıslanmam.

    XVII

    benim öbür adım rüzgâr
    uğradığım orman
    değdiğim kalp uğuldar.

    de ki gayb seferinde kaybolmuşum
    yola haritasız çıkanların
    yıldızları ve münhâl yüzleri okuyan
    şarkısını unutmuşum
    sönmüş taşıdığım ateşle beraber
    yaz günleri, uğruna okul kundakladığım âyinler.

    de ki bulunur elbet
    iyi bir hâl üzre kaybolan kişi.

    meğer anka değil bîgâneymişim
    kalbim kendine varmadıkça
    bitmezmiş yolum, dîvâneymişim
    uyardı melekler rüknettinmişim
    uyandım bir namaz yürür önümde.

    benim de buharım tüterdi doktor
    bir zaman, aşktan bahsedilince.

    XVIII

    eve annesiz dönen çocukların
    diline musallat olan
    ve hazin bir ırmağın
    geçerken ışıttığı kentlerin
    diline musallat olan
    akşamları baharın
    ıslattığı mezarın
    diline musallat olan

    bu dünyayı severken
    kalbine ağrılar saplanan kişiye
    düşlerin kimyasından
    şifalı otlar çıkaran

    ben bir ilâhi söylüyorum doktor
    ay vakti, dantel kızların
    diline musallat olan

    XIX

    şimdi gitsek
    bir yerde güneş kalır mı
    biz yokken gülleri sulayacak
    bir yağmur içeri girer mi

    bak yanaşıyor rüknettin
    hayalin bize vadettiği gemi
    ömrümüzden bir yaz demir alıyor
    içine toplayarak
    vadiler arasında sıkışmış
    son mümini
    tütünle dişlerine
    âhir zamanı çizen
    son şizofreni
    ve köyünden dönerken
    zikri kendine yoldaş edinen
    son havâriyi

    su yükseliyor
    iyi ki gemideyiz rüknettin
    iyi ki senin öbür adın rüzgâr
    iyi ki mevsimden mevsime bir yol
    yani inanan bir kalbin var.

    XX

    gözlerini kapat, rüknettin
    hissedeceksin bak
    geyiklerin ağlayarak dolaştığı
    bir vadiden sana kuşlar uçacak
    ve serin denizlerin; kara yelkenlerin
    tebdil-i kıyafet gezdikleri ormandan
    sana tiner çeken
    çocuklar uçacak
    ve bir sabah namazından
    atayurtlarına dönerken
    yolda uyuyakalan meleklerim
    duasından sana sevda
    tüten şiirler uçacak.

    doktorum, uçan insandır aslında
    kalp denen ırmak
    arayıp denizini bulunca
    yağmurla karşılaşmamış bir şehre
    âniden kar yağınca
    dönüp dolaşıp da ruh
    rahmet vadisine varınca
    uçan insandır aslında.

    o halde hamdolsun
    hamdolsun cenneti ve cehennemi
    bize bir karşılık kılana
    rüknettin ve doktoru konuşturana
    kalpleri buluşturana
    güneşi ve ayı
    aşkı ve acıyı
    hamdolsun kavuşturana.

    Kemal Sayar
  6. عبد الرحمن

    عبد الرحمن İyi Bilinen Üye Süper Moderatör Kullanıcı

    Selamun aleykum,
    bu kullandığın fontun adı ne abi?
    İki resimde de aynı sanırım, ama ikinci mavi resimde daha güzel duruyor : )
  7. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Aleykum selam kardeşim, kullandığım font 'Kabel bk BT' genelde bunu kullanırım :) İlk resimde background koyu yazı rengide koyu olduğu için ikinci resim hoş geliyordur :)
  8. عبد الرحمن

    عبد الرحمن İyi Bilinen Üye Süper Moderatör Kullanıcı

    Doğru. Teşekkür ederim. Byom, Berlin Sans FB ve Intro Black Alt fontları da çok güzel.

    Intro Black Alt'ı şuradan indirebilirsin: http://www.mediafire.com/download/ekr7j3iciibdxyr/INTRO+BLACK+ALT+REGULAR.OTF
    Bu internette yok sanırım.
  9. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Rica ederim kardeşim, bende teşekkür ederim :)
  10. Fada

    Fada Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    say acı olanı, uyanık tutanı say,
    beni de onlara kat:

    ...

    Ancak böyle varırdın adına, senin olan,
    o şaşmaz adımlarla kendine yürüyerek,
    savrulurdu çekiçler sanki bir çan kulesi
    boşluğundaymış gibi senin suskunluğunun.

    Ölmüş olan o şey senin koluna girer
    ve işittiklerin de seninle birleşirdi,
    üç olup giderdiniz geceyi katederek.

    Beni de acı yap, acı yap beni.
    Bademlerden say beni.

    Paul Celan
  11. Omer Faruk

    Omer Faruk Ayın Üyesi Kullanıcı Ayın Üyesi

    ruhisukut kardesımı özler oldum

    ALLAH zulcelal hayırla mukafatlandırsın onu
  12. Furkan el turki

    Furkan el turki Kötü Bilinen Üye Kullanıcı

    Bayram geldi bu şehrede,
    Az rötarlı,
    Çok matemli bi bayram,
    Kurban edilirken ümitler,
    Hoyrattı yine esen rüzgar,
    Afganistan da,
    Suriye'de,
    Myanmar da,
    Türkistan da,
    Irak'ta,
    Yazacak kimsem yok.
    Hv. K. Kom./ankara
  13. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Allahumma amin ecmain abi. Bende sizleri özledim Rabbim sevgimizi kendi gölgesiyle süslesin inşaAllah. Duan için Rabbim razı olsun, gıyabımda dua etmeni çok isterim abi.
  14. Furkan el turki

    Furkan el turki Kötü Bilinen Üye Kullanıcı

    Ölü sabahların mezalimine söz dikmeli,
    direnmeli hatta,
    sözlerin özgürlük özlemi ile,
    yakılan ateşin muştusundan uçarak,
    bir gerilla marşı çalarken kapımı,
    açtığımda karşılamalı beni şehadet...

    hazırlanmışsa bir gün kesmeye göbeğini,
    sancılara gark olmuşsa tetik,
    namlu ucu yaşamak niye,
    bir yaşamak yaşadım ki,
    yaşanmamış sayılır,
    görünür narin elleri ile küçük kızlar,
    onlar için ölünmezmi hiç der,
    şeytan bile kulağıma suskunca,
    gez göz arpacık hayallerin,
    düşünce iklimi sanki,
    hatta adı konmalı şimdi,
    düşünce olursun şehid.

    bitmemeli tükenmemeli sonsuzluk,
    Avuntulara sığınmamalı,
    Ve vazgeçilmemeli,
    taş sektirip suyun üstünde,
    meydan boş nasılsa,
    k/alıvermeli bir zılgıt pahasına
    ortası yok ki bu yolun...
    ya kal,
    ya git.


    manisa/2011
  15. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Kalpler karardı, ufuklar kızıl kana boyandı.
    Yürekleri büyük ufacık çocuklar ölümle tanıştı.
    Geçmişi destan dolu bir ümmet baka kaldı!

    Baka kaldı satırları dile getiren,
    Baka kaldı akşamları uykularla geçiren,
    Baka kaldı ağzı laf yapan cahiller,
    Baka kaldı geçmişi destan dolu bir ümmet,
    Sadece baka kaldı!
    Yiğitler ise sert topraklarla tanıştı!

    04.11.16/Sakarya
  16. Omer Faruk

    Omer Faruk Ayın Üyesi Kullanıcı Ayın Üyesi

    Yazacaktim birseyler bir kac kardes aman abi sen yazma kafamiz karisiyor dedi bende sildim yazacagim karisik seyleri:)
  17. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Gündüzleri insanların kalabalığına maruz kalmış güzellikleri, gecenin güzelliğinde gezmek güzellikleri buluşturmaktır.
    Güzellikler doğruya kullanıldığında, iyiler iyilerle buluştuğunda değerler katlanır.
    Yalnızlıktan bunalan bireyler kalabalıklara katıldığında, kalabalıklar gündüzlere hapsolduğunda, geceler yalnız iyilere kaldığında iyiler daha mutludur.
    Mutlu(mu)yum....

    8.11.16/Sakarya nehri kıyısı, 00.20
  18. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    30

    Otuz gece yalnız başıma günleri saydım,
    Kalemim ağır geldi mürekkep dökemedim.
    Dile getir hissettiklerini dile...
    Getirmeyeli oldu tam otuz gece...

    ....

    9.1.17/Adapazarı
  19. Muzammil

    Muzammil İyi Bilinen Üye Kullanıcı

    Suçum Ne Biliyor Musun?
    Hapishane karanlığı değil, imanımın nurundan,
    Sadece kalbim değil, bütün damarlarımdan,
    Davamı kanımla yazıyorum kâğıtlara,
    Beni bekleyen yarınlara...
    Anne... Biliyor musun suçum ne?
    Neden zindanlardayım?
    Neden lime lime ediliyor bedenim?
    Davamı yok etmek,
    İmanımı sökmek uğruna...
    Çünkü ben boyun eğmedim tağuta.
    Ne kırbaçları, ne zindanları...
    Beni susturamadı...
    Çünkü itirazım var küfürlerine,
    Haykırıyorum uzaklığımı hala,
    Onlarla kesişmez yollarım diye...
    Anne...
    Zannetmeki heba ettim ömrümü,
    Bana Rahmanın armağanı olan...
    Küçüğüne acımadıklarını söyleme anne..
    Merhametlilerin en merhametlisi,
    Rabbidir onu koruyan...
    Gözlerin ışıldasın;
    Ağlama anne,
    Oğlun bu şerefli hayattan memnun,
    Putların hâkim olduğu,
    Bir asra uymaktansa...
    Bil ki bir gün gelipte biterse çilem,
    Yine dostum silahım,
    Odur yoldaşım annem..


    (Ebu Muhammed Makdisi)
    el-Beka Hapishanesi/1418h.
  20. ruhisukut

    ruhisukut Önce tanı sonra bağlan! Forum Yöneticisi

    Bir var oluş davasında kaybettik yüreğimizi...
    Yanımızda yüreğimizde beslediğimizden başkasını götüremeyeceğimizi bile bile...

    11.1.2017/Adapazarı
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş