1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Duyuruyu Kapat

Şeyh Ibn Teymiyye (rahmetullahi Aleyh) Hakkında Birkaç Bilgi

Konu, 'Şehid ve Şehadet' kısmında Firak tarafından paylaşıldı.

  1. Firak

    Firak "Ağlamak ki, zekatıdır tüm anlatamadıklarımızın." Moderatör Kullanıcı

      
    Şeyhu’l-İslam Ibn Teymiyye'nin Ahlâkî özelikleri;


    Ahlâkî niteliklerinden birisi de cömert bir şahsiyet oluşu idi. Bu onun fıtri bir özelliği idi. Cömertlik için kendisini ayrıca zorlamazdı. Yiğitti, dünyaya karşı zahid idi. Hiçbir şekilde dünyaya bağlı değildi. Haramlara düşmek korkusuyla pekçok mübahı terkederdi. Yaratılışı itibariyle taşıdığı niteliklere gelince beyaz tenli, saç ve sakalları siyah, ağarmış saçları azdı. Saçları kulaklarının yumuşaklarına kadar ulaşırdı, gözleri adeta konuşan iki dil gibi idi. Orta boylu, omuzları geniş, yüksek sesli, fasih süratle okuyan bir kişi idi. Sertleştiği olurdu ama hilm özelliği ile o sertliğini bastırabiliyordu.


    (Bk. İbn Hacer, ed-Dureru'l- Kâmile, I, 151 ez-Zehebî'den naklen.)



    Umdetu’l-Karî Şerhu Sahihi’l-Buharî" adlı eserin müellifi Halefî Bedru’d-Din el-Aynî (v. 855 h.) Şeyhu’l-İslam hakkında şunları söylemektedir:



    "O, faziletli, maharetli, takvâlı, tertemiz, vera’ sahibi, hadis ve tefsir ilimlerinin süvarisi, fıkıh ve hadis usulü ve fıkıh usulü ilimlerinde gerek anlatımı ve gerek yazımı itibariyle ileri derecede idi. Bid’atçilere karşı çekilmiş yalın kılıçtı. Dinin emirlerini uygulayan büyük ilim adamı, marufu çokça emreden, münkerden çokça alıkoyandı. Son derece gayretli, kahraman ve korku ve dehşete düşüren yerlerde atılgan, çokça zikreden, oruç tutan, namaz kılan, ibadet eden bir kimse idi. Geçiminde kanaatkarlığı seçmiş, fazlasını istemeyen bir kimse idi. Oldukça güzel ve üstün şekilde sözlerine bağlı kalır, çok güzel ve değerli işleriyle vaktini değerlendirirdi. Bununla birlikte aşağılık dünyalıktan da uzak kalırdı. Meşhur, kabul görmüş ve tenkid edilebilecek bir kusuru bulunmayan, nihaî sözü kestirip atan fetvaları vardır."


    Şeyhülislam Ibn Teymiyye Eserleri hakkında ez-Zehebî şunları söylemektedir:



    "Şeyhu’l-İslam Takıyu’d-Din Ebu’l-Abbas Ahmed b. Teymiyye - Radıyallahu anh-’ın te’lif ettiği eserleri topladım, bunların bin esere vardıklarını tesbit ettim. Daha sonra da onun başka eserlerini de gördüm."


    (Bk. er-Reddu'l-Vâfir, s. 72)
    Son düzenleme: 17 Şubat 2017
  2. Omer Faruk

    Omer Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Jazakallahu hayr lakın yazı fontu cok kucuk olmus okunmuyor :)
  3. Firak

    Firak "Ağlamak ki, zekatıdır tüm anlatamadıklarımızın." Moderatör Kullanıcı

    We iyyake abi.

    Halbuki hoş dursun diye öyle yapmıştım. Büyütüyorum inşaAllah.
  4. Omer Faruk

    Omer Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    oldu simdi
  5. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    İbn Teymiyye, öyle bir zamanda doğuyor ki susuzluktan kuruyan, parçalanan toprağın suya buluştuğu an gibi tasavvuf sapkınlığın zirvede olduğu bir anda doğuyor. Ne yazık ki TR'de hayatını Nureddin Yıldız'dan başka anlatan bir hocaya denk gelmedim. Nureddin Yıldız doğrusuyla/yanlışıyla İbn Teymiyye'nin hayatını anlatmış. Mevlana sarayında nefsiyle cihad yapar iken İbn Teymiyye meydanlarda Moğollara karşı cihad yapıyor. Sürgün edilmeyi seyahat, zindana atılmayı zikir için bir fırsat, öldürülmeyi ise mutlu bir şehadet olarak görüyor. Zindana atıyorlar beyin kütüphane olduğu için sayfalarca zindanda kitap yazıyor. Aklımda kalanlar bunlardı bir ara notları toparlayıp makale olarak yazıcaktım (Allah beni affetsin) üşendim. Allah kendisinden razı olsun inşAllah.
  6. Elyesa Abdurrahman

    Elyesa Abdurrahman "Hüküm ancak Allah'ındır..." En'am 57 Kullanıcı

    Fikrettin koç hocada var abi
  7. Hatve

    Hatve Varsın sevinçlerde başka bahara kalsın.. Ayın Üyesi Kullanıcı

    +1

    Filozoflara reddiye yazmak için Yunanca öğreniyor, dönemin devleti Selçuklular olduğu için Türkçe öğreniyor ayrıca Arapça gramerinide iyi bir şekilde öğrendiği söylenmiştir.
  8. Firak

    Firak "Ağlamak ki, zekatıdır tüm anlatamadıklarımızın." Moderatör Kullanıcı

    Allah ona rahmet etsin hem diliyle, hem kalemi ile hem de eliyle cihad etmiş, tatarlara karşı savaşmış, müslümanları onlara karşı harekete getirmeye çalışmıştır.


    702 h. yılında Şekhab vakasında ön saflarda çarpışmış, Merc es- Suffer günü diye bilinen çarpışmada onlara karşı sebat göstererek, yerinden ayrılmamıştı.

    Tatarların hükümdarı Kazan’ın huzuruna girip, onunla cesareti dolayısıyla hazır bulunanları dehşete düşürecek şekilde konuşmuştur.


    Aynı şekilde müslüman toprakları Tatarlara teslim etmek noktasına gelen Mısır Sultanını da tehdit etmiştir.
  9. Firak

    Firak "Ağlamak ki, zekatıdır tüm anlatamadıklarımızın." Moderatör Kullanıcı

    Alimlerin onun hakkında sözleri:


    Ibn Seyyidi’n-Nas (v. 734 h.) hakkında şunları söylemektedir:

    "Ben onu bütün ilimlerde pay sahibi gördüm. Nerdeyse sünnete dair bütün rivayetleri ezberlemişti. Tefsire dair söz söyledi mi bu işin sancağını yüklenmiş olduğu görülürdü. Fıkha dair fetva verdi mi en ileri noktaya ulaşmış olduğu, hadise dair konuştu mu hadis ilim ve rivayetinde oldukça ehil olduğu, mezheb ve fırkalar hakkında konuştu mu bu hususta ondan daha etraflı bilgi sahibi kimsenin görülemediği, onun ilerisinde bu hususların kimse tarafından idrâk edilemediği anlaşılırdı. Kısacası bütün ilim dallarında akranlarından ileri idi. Onu gören hiçbir göz onun benzerini görmemiştir. Hatta kendisi bile kendisi gibisini görmüş değildir."




    Şemsu’d-Din ez-Zehebî (v. 748)
    dedi ki:

    "Benim gibi bir kimsenin onun niteliklerine dair söz söylemesinden çok daha büyüktür. Eğer Kâbe’de Hacer-i Esved’in bulunduğu rükün ile Makam- ı İbrahim arasında bana yemin ettirilecek olsa, hiç şüphesiz benim gözüm onun gibisini görmemiştir, diye yemin ederim. Allah’a yemin ederim bizzat kendisi bile ilim bakımından kendi benzerini görmüş değildir."
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş