1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Sünneti Müdafaa, Hadis Inkarcılarına Cevap; Mucizevi Deliller

Konu, 'Mutezile , Mealci , Hadis İnkârcıları' kısmında AbdulFettah tarafından paylaşıldı.

  1. AbdulFettah

    AbdulFettah 94.7 - Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Forum Yöneticisi

      
    Selamun Aleykum Kardeşlerim.
    Bildiğiniz gibi günümüzde hadis inkarcıları bir hayli peydahladı ve devamda ediyor günden güne mitoz ve mayoz bölünme geçiyorlar, Bu yazıda inşeallah meseleye farklı bir boyuttan bakacağım aslında kalbinde hastalık olmayan birisi cehaletinden dolayı hadisleri inkar ediyorsa onun işi kolaydır kur'andan, fıkıhtan, ulemadan delillerimizi gösteririz ve mesele çözülür bu konuda birçok yazı yazılmıştır sitede bulabilirsiniz. Ben bu yazıda meseleye bir de bilimsel açıdan bakacağım inşeallah Müslümanlar, kafirlere, müşriklere Kur'an'daki mucizeleri gösterip, ''bu mucizeleri göremiyor musunuz?'' diyor. Biz de hadis inkarcılarına sünnetteki mucizeleri gösterip ''bu mucizeleri göremiyor musunuz?'' diyoruz. Öyleyse biz de aciz elimizden geldiğince sünnetin mucizelerinden bahsedelim.

    1. “Gerçek şu ki, her insanın vücudunda 360 eklem (ve kemik) bulunmaktadır. Kim bu eklem sayısı kadar Allahü ekber, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah der, Allah’tan bağışlanma diler, insanların yolu üzerinden taş, diken veya kemik gibi şeyleri kaldırır, iyiliği emreder veya kötülükten sakındırırsa, o günü kendisini cehennemden uzaklaştırmış olarak geçirir.” (Müslim, Zekât 54)
    nocanvas_saglikli-eklemler-icin-ipuclari.jpg

    Bu hadislere göre, insan vücudundaki her mafsal (eklem) için bir sadaka vardır. Her insanda da 360 eklem bulunmaktadır. O halde herkesin her gün bu kadar sadaka vermesi gerekmektedir. İlk bakışta, çok yüklü gözüken bu sadaka borcu, hadislerdeki açıklamalar ile oldukça kolaylaşmaktadır: Söylenecek her sübhânellah (tesbih), elhamdülillah
    (tahmid), lâ ilâhe illallah (tehlil) ve Allah ekber (tekbir) kelimeleri ayrı ayrı birer sadakadır. İyiliği emretmek, bir kötülükten sakındırmak.. evet bunların
    her biri ve hadislerde sayılan diğerlerini yapmak birer sadakadır. Ve büyük bir müjde: Bunları yapan o günü kendisini cehennemden uzaklaştırmış olarak geçirir. Görüldüğü üzere dinimizde hayır yolları pek çok olup sayılamayacak kadar sınırsızdır. Hele böyle tek tek hayır ve iyilik olan konuların yanında bir de toptan hayır olanlar vardır ki, bunlar işi daha kolaylaştırmaktadır. Hadiste işte bunlardan biri, kuşluk (duhâ) vakti kılınan namaz olarak bildirilmiştir. “Kuşluk Namazı”
    dediğimiz bu ibadet, iki rekât ile sekiz rekât arasında değişen nâfile bir ibadettir. Bu namaz, hadiste sayılan sadakaları topluca ödeme imkânıdır. Çünkü namaz,
    bedenin bütün organlarıyla yapılan bir ibadettir. Namaz kılmakla her organ kendi şükrünü yerine
    getirmiş olur. Öte yandan her türlü tesbih ve tahmid, tehlil ve tekbir
    namazda bir arada bulunmaktadır. Namaz, nefse hayrı emretmek ve onu münkerden nehyetmektir. Nitekim bir âyet-i kerîmede, “Namaz her türlü kötülük (fahşâ
    ve münkerden) alıkor” (Ankebût, 29/45) buyurulmuştur.
    Sağlık herşeyin başıdır; en büyük devlettir. Vücudumuzdaki kemik-mafsal (eklem) yapısı, yani iskelet, aynı zamanda hayatın ve sağlığın da temel yapısıdır. Binaenaleyh bunların her biri için her gün
    bir iyilik ve sadaka borcumuzun olması pek tabiîdir. Zira aslında biz, her gün yeni bir günü, başka bir
    hayatı yaşamaktayız.
    1175260_575344612528935_609879880_n.jpg

    Hadiste geçen 360 eklem sayısına gelince:
    Hadisteki sülâmâ kelimesi aslında parmak ve eklem kemikleri demektir. Sonradan vücudun bütün kemik ve eklemleri anlamında kullanıla gelmiştir. Bu sebeple
    hadisteki 360 rakamı eklem ve kemiklerin toplam sayısıdır. Aslında burada bir hususa da işaret etmekte fayda vardır. Hz. Peygamber bir operatör, bir biyolog değildir. O hidâyet rehberidir. Onun maksadı, anatomi dersi vermek değil, o yapının belli bazı özelliklerine işaret ederek insanları inanmaya, doğruya ve mutluluğa çağırmaktır. Bu sebeple verilen rakamın kendisi değil, o yapının mükemmelliğine dikkat çeken mânası önemlidir. Bununla beraber, hadiste geçen 360 eklem bilgisi, Hz. Muhmmed aleyhissalatü vesselamın yılar sonra anlaşılacak bir bilgiyi haber vermesi ve böylece bir mucizenin gerçeklemesidir. Bilindiği gibi eklem; iki ayrı kemik parçasının
    oluşturduğu boşluklara denir. Eklemlerin tıbbi
    sınıflandırılması şöyledir:
    1. Oynar eklemler (Diz, dirsek, omuz, kalça, el ve ayak
    bileği gibi);
    2. Az oynar veya oynamaz eklemler (Sırt kemikleri, el
    ve ayak tarak kemikleri gibi);
    a- Aralarında mezenşim dokusu olanlar;
    b- Aralarında kıkırdak dokusu olanlar;
    c- Aralarında kemik dokusu olanlar.
    Bu tasnif ve tarife göre, anatomi kitaplarından ve atlaslarından yapılan incelemede insan vücudunda 360 tane eklem olduğunu görülecektir. (bk. cevabın
    sonundaki kaynaklar) Bu sayı, Peygamber Efendimiz’in
    (sav) söylediği sayı ile aynıdır. Hem de bu sayı tıbbi
    tarif ve tasnife göre söylenmiştir.
    1*,2*

    2. Bir başka mucize ise şu hadisi şeriftir ; ''Peygamber sav, ayakta su içmeyi men etti.'' Müslim
    ''Hiçbiriniz ayakta su içmesin. Ayakta su içenler midelerine
    verdikleri zararı bilselerdi, onu kusmak isterlerdi.'' Müslim
    119170.jpg

    Bizler bugün biliyoruz ki, ayakta içilen su, direkt olarak
    onikiparmak bağırsağına gidiyor ve midenin gerçek su ihtiyacı karşılanamıyor. Fakat oturarak içilirse su midede birikir, asitle karışıp mikropları öldürür. *3


    3. Bir diğer mucize de, abdest ile olan hadisi şeriftedir.
    Resulullah sav şöyle buyurmuştur ;
    ''Sizden biriniz sinirlendiğinde, abdest alsın.'' Ebu Davud

    Abdestin temizlenmek için olduğunu biliyoruz. Günde beş
    kez azalarımızı yıkadığımız için birçok hastalıktan korunuyor, aynı zamanda da cildimizi besliyoruz. Örneğin suyun yüze sıkça temas etmesinden dolayı, deri sıkılaşır ve
    canlı bir görünüme sahip olur. Bunun gibi birçok faydası
    vardır ama, onları birazdan konuşacağız inşallah.

    Abdestin temizlik dışında bir faydası daha vardır. Abdest alırken suyu temas ettirdiğimiz yerlerimiz,
    vücudumuzun ley hatlarıdır. Yani en önemli noktaları, enerji merkezleridir. Kişi sinirlendiğinde ise, vücudundaki ritmler değişir. İnsan vücudu statik yani durgun elektrik taşıdığı için, zamanla bu elektrik giderilmediği takdirde vücutta ağırlık, stres, sıkıntı gibi sonuçlar doğurur. İnsan sinirlendiğinde ise bu statik elektriğin boşaltılması ve vücudun deri ve kan dolaşımı hareketlerinin değişmesi gerekir. İşte abdest de tam da bu noktada işe yarar, insanı
    rahatlatır. Peygamber sav'in abdest ile söylediği bu mucize hadisin
    yanında, yaptığımız açıklamaları destekleyici bir hadis daha vardır ;
    ''Öfke şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateşi ise su söndürür. O halde öfkelendiğiniz zaman abdest alın.'' Ebu Davud. *4

    3. Bir diğer hadis ve sünnet mucizesi de sağ tarafa yatmak ile
    ilgilidir ;''Sağ tarafınıza uzanıp yatın.'' Müslim
    ''Resulullah sav, sağ tarafına uzanıp yatardı.'' Buhari, Müslim, Ebu Davud
    104290.jpg
    1400 yıl geriden geliyorsunuz be gülüm...


    İnsan kalbi sol tarafta olduğu için, sağ tarafa yatıldığında organlar üst üste gelip fazla çalışmaktan ve yorulmaktan korunuyor. Sol tarafa yatıldığında organlar kalbin üzerine
    geldiğinden ve kalbin yeri darlaştığından, kalp kendisini
    daha fazla yoruyor ve bu durum kalbin zayıf düşmesine neden oluyor. Bu zayıflık da kalp yetmezliğine kadar gidebiliyor. Sağ tarafa yatmak ise hem uykuyu kolaylaştırıyor, hem de vücuda ve kalbe yardım ediyor. *5


    4. Bir diğer mucize suyun nasıl içileceği hakkında ; ''Peygamber sav, suyu oturarak ve üç yudumda içerdi.'' Buhari.
    ''Suyu üç nefeste için. İçmeden önce besmele çekin, içtikten sonra da elhamdülillah deyin.'' Tirmizi
    ''Üç nefeste içen kimse suya kanar. Susuzluğunu teskin etmiş olur.'' Müslim
    ''Üç nefeste içmek sağlık açısından daha yararlıdır.''
    Müslim

    Üç nefeste içilen su, ağızda daha fazla kaldığı için psikolojik olarak fazla su içtiğiniz hissini uyandırıyor.
    Ayrıca dil ve tükürük bezleri suyu daha iyi emiyor ve susuzluğun giderilmesini sağlıyor. Böylece antibakteriyel ve antioksidan tükürük oluşuyor ve mikropları öldürüp, ağız ve diş sağlığını koruyor. *6

    5. Tuvaleti oturarak yapmak sünnettir. Hadisler bize şöyle
    der ; ''Resulullah, Kur'an inmeye başladığından beri ayakta
    tuvalet yapmadı.'' Ebu Davud
    ''Resulullah sav, ayakta idrar yapmayı yasakladı.'' Tirmizi
    ''Şüphesiz ki ayakta abdest bozmak cefadandır.'' İbni.Mace

    Bilim ise şöyle der ; ''Ayakta idrar yapıldığında, idrarın bir bölümü mesanede kalıyor. Kalan idrar da birikip taş mesanede taş oluşturuyor; ayrıca mesanede iltihaplanma ve mesane kanseri gibi sonuçlar verebiliyor. İdrar yollarındaki iltihaplanmanın böbreklere yayılması da bir diğer sorun.'' *7

    Hatta bu durum temizlik açısından da tehlikeli olduğu için, İsveç'te ayakta işemeye yasak getirilmesi gündemde. *8

    5. Peygamber sav, bir hadisinde şöyle der ;''Abdest alırken, gözlerinize abdest suyundan içiriniz.'' Buhari

    Bilim ise şöyle der ;.Körlüğe sebep olan trahom (göz enfeksiyonu), ülkemizde görülmese de dünyada yılda yaklaşık 9 milyon insanda ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz yıllarda Dünya Sağlık Örgütü ;''Günde en az bir defa insanlara yüzlerini yıkamayı öğretsek, 9 milyon trahom hastası olmayacak'' diye bir rapor tuttu. *9

    6. Bir diğer sünnet de yemeğe tuzla başlamaktır. ''Ya Ali! Yemeğe tuzla başla.'' Şir'atü'l İslam.''Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek yetmiş hastalığa şifadır.'' Riyadu'n Nasıhin

    Yemeğe tuzla başlamak, sindirim sistemini uyarır. Uyarılan sistem, yenilen şeyleri çok daha kolay hazmeder. Yani yerken tıkanma, nefes almakta zorluk gibi şeyleri engeller. Gıdaların yeterince hazmedilmemesi çeşitli hastalıklar ve mide rahatsızlıkları oluşturabilir.
    Ayrıca vücuttaki elektrolit dengesini korur ve tansiyonu sürekli dengede tutar. *10

    7. Resulullah sav şöyle buyurdu ;
    ''Sıcak yemek yemekten sakının!'' Suyuti ''Sıcak yemekten de ne diye sakınalım şimdi?'' demiş
    olabilirsiniz. Ama ben de size ''alemlere rahmet peygamberi
    böyle dediyse, bir hikmeti mutlaka vardır'' derim. Sonra da şöyle devam ederim ; ''Yemekleri çok sıcak yemek, mide kanseri riskini 3.3 oranında artırıyor.'' *11

    Bu konuya devam olarak başka bir hadis de şöyle ; ''Sıcak yemeğin üflenerek yenmesi uygun değildir.'' Zeynu'l.Iraki ''Resulullah sav yiyeceği ve içeceği üflemez; kabın içine de.solumazdı.'' İbni Mace
    Yemeğe üflediğimizde, aldığımız ve vücudumuzda yaktığımız oksijeni, karbondioksit ve karbonmonoksit
    olarak yiyeceğe bırakıyoruz. Yani aslında yemeği kirletiyoruz, ve kendimizi zehirliyoruz. *12

    Bu sünnet aslında üç şeyi birden içinde barındırıyor.
    Birincisi ; Sıcak yemek üflenir, Resul sav de ''üflemeyin''.dediğine göre, ''sıcak yemeğin kendiliğinden soğumasını bekleyin'' demiştir.
    İkincisi ; Sıcak yemeği direkt olarak üfleyip ağza götürmek, kişinin sabırsızlığına işarettir. İnsan yemek gibi vücudunun ve nefsinin ihtiyacı olan bir şeyde sabır göstermez, fakat Resulullah sav ''üflemeden kendiliğinden soğumasını bekleyin'' yani ''sabredin, sabırlı olun'' demiştir. Üçüncüsü ; Zaten biraz önce bahsettiğimiz ''sağlık'' meselesidir. Hem sağlık, hem de adap meselesi. Zira Kur'an'da açık şekilde ''temiz yiyeceklerden yiyin'' der, üfleyerek verdiğimiz karbon bazlı gazlar hem yemeği kirletir, hem de sağlımıza zarar verir.

    8. Birçoğunuzun daha önce duymamış olması muhtemel bir
    hadise geçelim ;

    ''Sizden birinin yiyecek veya içeceğine sinek düştüğü zaman, onu iyice içine batırsın. Sonra çıkarıp atsın. Çünkü sineğin kanadının birinde zehir, diğerinde ise şifa vardır. Halbuki o, zehir taşıyan kanadını önce batırarak kendisini korumak ister, şifalı kanadını sonraya bırakır. İşte bu sebeple tamamını batırınız.'' Buhari, Ebu Davud, İbni Mace

    İlk duyduğunuzda ''ıyk lan o ne öle'' demiş olabilirsiniz. Fakat bildiğiniz gibi yemeğe sinek düşmesi çok olağan bir şey. Ben de birkaç kez şahit oldum. Tabi bu hadiste ''sinek
    düşerse o yemeği mutlaka yiyin'' demek istemiyor. Resulullah sav zamanında kıtlık olduğu için, her kap yemek çok önemliydi haliyle. Bugün bile bir kap yemeğin içine
    değil sinek, böcek-örümcek hatta fare bile girse, o yemeği hiç çekinmeden yiyecek olan aç insan var dünyada.

    ''İşte eğer böyle bir durumda yemeğe sinek düşerse, o.yemeğe zehirli kanadındaki zehri bırakır. Siz diğer kanadını da sokun ki, panzehiri de bıraksın ve yemeği yemenizde bir sakınca olmasın.'' manasındadır bu hadis.

    Bilimsel açıklamasına gelirsek şayet,.bu hadisin doğruluğu bizzat İngiltere ve Amerika'da kanıtlanmıştır. Harvard Üniversitesi bu konudaki araştırmasında aynı sonuca varmıştır. *13

    9. Üzerinde durulması gereken bir diğer sünnet kesinlikle ''namaz''dır. Kur'an ''namaz kılın, namazı dosdoğru kılın'' der. Fakat namazın nasıl kılınacağı konusunda tek bir ayet olmadığı için, bizler bunu hadislerden yani Peygamber
    sav'in sünnetinden öğreniyoruz. Çünkü aksi halde namaz kılamayız. Herkes kendi kafasına göre namaz tarifi yapamaz. Harici kafalı insanlar ''namaz aslında duadır,
    istediğin şekilde yaparsın, aklından geçirsen de olur, elini kaldırsan da..'' derler. Biz de onlara Peygamber sav'in ''Namazı ben nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın'' sözünü
    hatırlatır ve Peygamberin bu sünnetinin mucizelerinden
    bahsederim..

    Namazdaki hareketlerin her biri mucizevidir. Zira bu hareketler esnasında vücudumuzdaki neredeyse her şey bir değişime uğrar. Öncelikle namazdaki tüm hareketler kalbin daha iyi çalışmasını ve kanın tüm vücuda ulaşmasını sağlar. Eğildiğimizde sırt ve karın kaslarımız hareketlenir.

    Secde ise en güzelidir. Yer çekiminden dolayı, vücudumuzdaki kanın en zor ulaştığı yer başımızdır. Secdeye vardığımızda ise vücuttan
    taze kan beynimize doğru akar. Bu ise hem yüz güzelliği sağlar, hem erken bunamayı önler, hem de hafızayı kuvvetlendirir ve beyni aktifleştirir. Namaz kılanların
    yüzünün bu kadar güzel olmasının sebebi hem abdest suyunun günde 5 kez yüze değmesi, hem de defalarca secde etmesindendir. *14

    10. Peygamber sav'in üzerinde önemle durduğu bir mesele de
    misvaktır. ''Eğer müminlere zorluk vermeyecek olsaydım, her namazdan önce dişlerini misvaklamalarını emrederdim.''
    Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Hanbel ''Misvak kullanın. Çünkü misvak hem ağzı temizler, hem de Rabbin rızasını kazandırır.'' İbni Mace.
    ''Sizin ağızlarınız Kur'an yollarıdır. Onları misvakla temizleyiniz.''
    ''Hz. Peygamber sav, sabah kalkar kalkmaz ilk iş dişlerini misvaklardı.'' Ebu Davud, Hanbel

    Ağız kokusunu giderir.
    Diş çürümelerini önler.
    Diş etlerini güçlendirir.
    Diş kanamalarını önler.
    Balgamı önler.
    Ağız kuruluğunu önleyerek akıcı konuşmayı
    sağlar.
    Sesi güzelleştirir.
    Ağızdaki mikropları öldürür.
    Bakteri oluşumunu engeller.
    Gözlere faydası vardır.

    Gibi bir sürü fayda daha..
    Hatta bu konuda Peygamber sav der ki ; ''Cebrail bana misvakı o kadar emretti ki, bu konuda bir
    vahiy geleceğini ve farz kılınacağını zannettim.'' *15

    Gördüğümüz üzere Allah'ın Resulü sav'in yaptığı hiçbir amel beyhude değil. Bizler bugün sahip olduğumuz bilim ve teknolojiyle, 1400 yıl önce yapılmış amelleri tenkit edemiyoruz. Bilakis, bu amellerin ne derece doğru ve yararlı olduklarını anlıyoruz.
    İşte Allah-u Teala'nın Kur'an'da emrettiği ''Peygamberi örnek alın, O ne yaparsa onu yapın, neyi yapmazsa ondan sakının, emrine riayet edin'' hükümlerinin hala ne derece yerinde ve geçerli olduğunu anlıyoruz. Kur'an'ın emirleri
    kıyamete kadar geçerliydi ya hani, işte tam da bu yüzden geçerli. Eğer bizlere çok açık bir şekilde ''O'na uyun!'' denilmişse, bizim görevimiz uymaktır.


    Hadis ve sünnetlerin değiştirildiğine inanan arkadaşlara buradan selam yolluyor ve soruyorum ; ''Bu nasıl bir değişiklik ki hala mucizeler var içinde?'' Yoksa değiştiren adamların doğaüstü güçleri falan mı vardı acaba...?

    Eğer Allah Teala bizlere ''Peygambere uyun!'' demişse,
    elbette ona uymamız için gereken şartları bizlere sağlayacaktır. Aksi takdirde bu ayetten bizleri muaf tutması gerekirdi, yüce adaleti gereği. Fakat Kur'an'ın yanında, Peygamber sav'in hadisleri de
    bugüne kadar değişmeden, korunarak gelmeyi başarmıştır
    gördüğünüz gibi. Çünkü ''Allah'ın da bir planı vardır'', çünkü ''Allah dinini tamamlamıştır.'', çünkü ''Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.''

    Müslümanlar bunları gözlerini kapatarak reddetmek yerine
    biraz araştırsa, görecekler ki Kur'an'ı en güzel anlatan, en
    güzel açıklayan ve en güzel yaşatan şey, Peygamber sav'in sünnetidir. Kur'an'da da ''Biz seni bu kitabı açıklayıcı olarak gönderdik'' ve ''Sana Kur'an ve hikmet (sünnet) verdik'' dediği gibi

    Kur'an'ı anlamak ve sünnete uygun yaşamak dileğiyle..

    Selam tewhid yolunda ilerleyen kardeşlerimin üzerine olsun.

    Bakınız:
    1*2* " - Anatomi odar. V. I. Cilt 1 Hareket sinir sistemleri ve
    duyu organları
    - Dr. Samuel L. Tureç . Ortapedi Cilt 1 s.4
    - İnsan Anatomisi Atlası Sbotta/Becher Cilt 1 Kemikler,
    Bağlar, Eklemler.
    bk. Bir Mucize Daha: Her Ekleme Bir Sadaka, Dr.
    Arslan MAYDA, Sızıntı, Ocak 1997 Yıl :18 Sayı :216
    Selam ve dua ile..."


    3* http://www.sentezhaber.com/saglik/ayakta-su-icenler-dikkat-h127155.html

    4* http://www.notdenizi.com/abdestin-faydalari-25365/

    http://kaheel7.com/tr/index.php?opt...r&catid=41:huekuemlerdeki-mucizeler&Itemid=61

    http://www.yesiltopuklar.com/abdestin-bilimsel-faydalari-nelerdir.html

    http://blog.milliyet.com.tr/abdest-almanin-sebebi-bilinenden-farkli-imis------/Blog/?BlogNo=339923 (sadece bilgi amaçlı okuyun)


    5* http://www.hercocuk.org/index.php?oku=2734

    http://www.onikibilgi.com/hangi-tarafa-yatilmali/

    6* http://fazlayeme.blogspot.com/2013/08/uc-yudumda-su-icmenin-faydasi.html?m=1


    7* http://www.habername.com/haber-ayakta-idrarin-tibben-ve-dinen-sakincasi-78010.htm

    http://www.hocam.com/35760/1/ayakta_isemenin_zararlari/

    8* http://www.haber7.com/genel-saglik/haber/1042506-erkeklere-oturarak-iseme-zorunlulugu

    http://www.ensonhaber.com/isvecte-sol-partiden-ayakta-isemek-yasaklasin-onerisi-2013-06-25.html

    9* http://www.nkfu.com/trahom-hastaligi-nedir-belirtileri-nelerdir/

    http://www.hamileportal.com/trahom.html

    http://www.islamalimi.com/abdest/191-abdestin-maddi-ve-manevi-faydalari.html

    http://www.news-medical.net/health/What-is-Trachoma-(Turkish).aspx


    10*
    http://www.ilimdunyasi.com/tip-dunyasi/yemege-tuzla-baslama-ve-bitirmenin-sirlari/?wap2

    http://www.fikih.info/kategoriler/sunnet-i-seniyye/3005-yemege-tuz-ile-baslamak.html


    11* www.estetikyasam.com/saglikli-beslenme-diyet/sicak-yemek-yemenin-zararlari.html

    http://www.bilgizamani.net/sicak-yemek-yemenin-zararlari.html

    12* http://rehber.uzmantv.com/sofrada-yapilmamasi-gereken-seyler-nelerdirn


    13* http://www.islamdunktv.com/2011/01/hadith-of-fly-refuting-those-who-laugh.html

    http://yeniyasamokulu.com/sinek.html

    http://www.answering-islam.org/Quran/Science/flies.html


    14* http://okyanusum.com/makale/namazin-beden-uzerindeki-etkileri/

    http://onder.sivasli.net/2013/05/06/namazin-bedensel-ve-beyinsel-yararlari/

    Not:youtube da bu konuyla ilgiki birsürü video var, aratabirsiniz.


    15* http://m.haber7.com/haberDetay.php?id=785313


    Alıntı yapılan siteler:http://www.sorularlaislamiyet.com

    http://tylerdrdn.blogspot.in/2013/10/sunnet-ve-hadis-mucizeleri-i.html?m=1
    Son düzenleme: 5 Ocak 2017
  2. ahmet ömer

    ahmet ömer Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Allah razı olsun eklem sayısıyla ilgili olan hadis gerçekten müthiş
  3. AbdulFettah

    AbdulFettah 94.7 - Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Forum Yöneticisi

    Bakara suresi 158. ayet;
    ﺍِﻥَّ ﺍﻟﺼَّﻔَﺎ ﻭَﺍﻟْﻤَﺮْﻭَﺓَ ﻣِﻦْ ﺷَﻌَﺎﺋِﺮِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ
    "Şüphesiz, 'Safa' ile 'Merve' Allah'ın işaretlerindendir."
    "Şear" olarak okunan nişan manasına gelen bu kelime
    Kuran'da birkaç yerde daha geçer. Aşağıda görüldüğü gibi Kimi zaman delil, sembol, hüküm ve ayet manasına da gelebilir.
    Maide suresi 2. ayet;
    ﻳَﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟَّﺬٖﻳﻦَ ﺍٰﻣَﻨُﻮﺍ ﻟَﺎ ﺗُﺤِﻠُّﻮﺍ ﺷَﻌَﺎﺋِﺮَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ
    "Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine..." ( Diyanet çevirisi )
    Hac suresi 32. ayet;
    ﺫٰﻟِﻚَ ﻭَﻣَﻦْ ﻳُﻌَﻈِّﻢْ ﺷَﻌَﺎﺋِﺮَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ
    “Bu böyledir; kişinin Allah’ın nişanelerine hürmet göstermesi, kalplerin Allah’a karşı gelmekten
    sakınmasındandır.”


    Umre ve hac da yapılması gereken ibadetlerden en önemlileri Kâbe’yi 7 kez tavaf ve Safa ile Merve tepeleri arasında 7 kez gelip giderek say yapmaktır. Kâbe yeryüzündeki ilk ibadethanedir ve tavaf tüm
    varlıklar gibi insanında cismen bir merkezin etrafında dönerek kulluğunu ilan edişinin sembolüdür. Uzayda ki her meteor, gezegen ya da galaksi dahi uzun bir yolculuğun ardından çekim etkisine kapıldığı bir merkezin etrafında dönerek ilahi çekim kanuna boyun
    eğer…

    Bilindiği gibi haç ibadetinin de nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak hadislerde yazar tıpkı diğer ibadetler gibi...

    Peki, Kur’an-ı Kerim’de Allah'ın nişanlarından biri olarak gösterilen Safa ve Merve tepesinde ileri geri
    yürümenin hikmeti nedir?

    Cevap belki de bambaşka bir yerde saklıydı; Şimdi tavaf ve ardından say yapan bir kişinin izlediği yolu
    takip ederek Allah'ın milyarlarca Müslüman’ın bu yolda yürütmesinin himetlerinden bazılarını keşfedelim. kabedeki%20Allah%20yazisi.jpg

    Şekilde görüldüğü gibi önce Kâbe’nin etrafında tavaf yapan sonrada iki tepe arasında say yapan kişinin ayak izleri gökten bakıldığında dev bir Allah yazısını ortaya çıkarmaktadır. Kâbe’nin etrafındaki dönüş adedi 3'tür
    ve Hacer'ul Esved noktasından başlar. Bu taşın hizasına her gelindiğinde selam verilir ve bir tur
    yapılmış olur. 3 tur ( istenirse 7 tur ) farz olarak yapıldıktan sonra, Hacer'ul Esved noktasından Safa
    tepesine doğru yürünür. Ve bu nokta başlangıç noktası
    olmak şartı ile Merve tepesine doğru yürünür. Merve'den tekrar Safa'ya ve bu şekilde 7 kez devam
    eder. Son tur Merve tepesine gelindiğinde biter ve buradan ayrılınır. Safa ile Merve arasındaki 4 gidiş ve 3 gelişten oluşan say yürüyüşünde efdal olan diğer
    ibadetlerde olduğu gibi, daha çok toprağın şahit olması ve izlerin birbiri üzerinden geçmemesi için yürünülen yerden bir daha yürünmeyecek şekilde yapılmasıdır.
    Aynı anlayış namazlar içinde de geçerlidir. Farz kılındıktan sonra cami de farklı bir yere geçilmesi ya
    da farzın camide sünnetin evde kılınmasının peygamber(s.a.v) tavsiyesi olması mümkün olduğunca çok alanın ibadet eylemi ile nurlandırılması ve şahit
    tutulması maksadı iledir. Bu yüzden yukarıdaki yürüyüş şekli en efdal olanıdır. Elbette kişi dilerse çok
    düzensiz karmaşık yaylar ve eğriler çizerek de bu ibadetlerini gerçekleştirebilir. Ancak bu ibadetin keyfiyetini ve ciddiyetini düşürür. Kurallara ve inceliklere en çok riayet edilerek yapılan yürüyüş
    bizlere kusursuz bir Allah yazısını ifade edecektir. Hiçbir zorlama olmaksızın Arap alfabesindeki gibi net bir Allah yazısı gözler önüne çıkacaktır. Bu durum bizlere göstermektedir ki; hiçbir ibadet
    rastgele değil, büyük bir ilimle ve hikmetle insanlığa emredilmiştir. İlginç olan yanı ise bu ibadeti binlerce yıldır herkes yapmakta fakat bu harikulade durumu
    kimse fark edememektedir. Daha önce bir kaynakta rastlamadığımız bu durumun ortaya çıkması “Safa ile Merve Allah'ın işaretlerinden (sembollerinden, delillerinden, mucizelerindendir).” Ayeti kerimesinin manasının gün yüzüne çıkmasının bir adımı olarak
    değerlendirilebilir.
    Bakara suresi 158. ayet;
    “Şüphesiz, 'Safa' ile 'Merve' Allah'ın işaretlerindendir.
    Böylece kim Evi (Kâbe’yi) hacceder veya umre yaparsa,
    artık bu ikisini tavaf etmesinde kendisi için bir sakınca
    yoktur…”

    Alıntı
    Son düzenleme: 5 Ocak 2017
  4. Tarık Yıldız

    Tarık Yıldız Islam-TR Üyesi Kullanıcı



    Burada da Peygamber efendimizin İslama davet için gönderdiği sahabelere söylediği sözünün içindeki mucize.
    Onlara önemli bir yerin ardında mescid kurmalarını ve bir dağın tepesine yönelmelerini söylüyor.Ve Mescidin kurulduğu yerden o dağın tepesine çizgi çizip,çizgiyi devam ettirirseniz tam Kabe'ye geliyorsunuz.Videoda yer isimleri vs. var.
  5. EBU HANİFE

    EBU HANİFE Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    O kadar fikir karmasasi var ki ulkemde;Murcie,harici,mutezile,belamlar,hadis inkarcilari,munafiklar ,kafirler... den gecilmiyor ortalik.Tevhidi bilince sahip olan bi ferd ehli sunnet vel cemaat olabilmesi icin bidat,hurafeler,supheler... maratonunda gecmesi zorunda kaliyor.Zor zamanlar...
  6. Mutedil Olun

    Mutedil Olun Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Hakim olan Rabbimizin, abes bir hükmü olmazdı heralde. Ashab-ı Kiram bu türlü ayet ve hadislerin hikmetini gözleriyle göremediler. Ama onlarda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemi görüyorlardı. Rabbimizin adaleti ve hücceti bu olsa gerek. Kimseye mazeret bırakmıyor. Subhanallah.
  7. AbdulFettah

    AbdulFettah 94.7 - Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Forum Yöneticisi

    İsviçreli bilim adamı Robert Kenzi Müslümanlığını ilan etti

    İslamı seçmesindeki sebep:
    Termal bir kamera ile abdest alan Müslümanları çevreleyen Nurani hare'yi gördükten sonra, Muslümanların yeryüzünde yaşayıp hareket eden en temiz en hijyenik(taharetli)
    Kişiler olduğunu tespit etti*
    63 yaşındaki bilim adamı termal(ısı ve ışın belirleyen)
    Kamerasıyla
    Abdestli Müslümanların vücudundan yayılan,onu çevreleyen ısıyı ve ışını tespit için çekim yapıyordu.
    Bu hareler yedi kattan oluşmaktaydı
    İlk önce kırmızı hare
    Kırmızı hare sürekli insanı çevrelerse insanda güven hissini ve huzuru temin ediyordu
    Buna delil olarak
    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin:
    "Kul abdest aldığında günahları iki gözünün arasından çıkar,ikikulağının arasından çıkar,iki elinin arasından çıkar,iki ayağının arasından çıkar abdestten sonra oturduğunda
    Bağışlanmış olarak oturur
    Bağışlanmış demek yani güvendedir anlamına gelir

    Robert kenzi bu araştırmasını avrupada 50 bin kişi üzerinde uygulamıştır
    50 bin kişide bu ışın ve sıcaklığı ölçmüş(ayrıca bu ışınlar hastalığı teşhiste kullanılan bir metodtur)
    Bu hareyi göremediği bölgelerde hastalık olduğunu belirlemekteydi
    50 bin kişide bazı bölgelerde görülmeyen harelerin belkide normal olduğuna kanaat getirmişken kendisine nijeryadan önemli bir işadamı hastalığı yüzünden müracaat edince kanısı değişti
    Bu kişinin vücudunda ışın hareleri eşit orandaydı
    Kendisiyle sohbet etmek icin tercüman ararken cok iyi ingilizce konuştuğunu farketti
    Adam kendisinde abdest aldıktan sonra harelerin tam görülüp gorülmediğini sorduğunda evet cevabını aldı
    Ve şöyle dedi :Ben abdest almadan hareket etmem çünkü abdest Müminin kalkanı gibidir"dedi
    Bunun üzerine bilim adamı bu termal kamerada kendisini tespit etmek istedi
    Abdestin düzenini bilmeksizin oylesine gördüklerini uyguladı ışın hareleri tam eşit değildi
    Müslüman birisinden kendisine İslami usüle göre abdest almayı öğretmesini istedi
    Ve harelerin tamamını düzenli olarak tespit etti

    Bunu bir çok kiside 37 kez tekrarladı
    Hareleri eksiksiz hepsinde tespit etti
    Üstelik bu kişiler Müslüman değillerdi
    Robert kenzi bu araştırmasindan sonra Müslüman oldu 67 yaşında Kur'anı Kerim'i ezberledi
    Ve bu cihazına "İmanı ölçen cihaz"adını verdi
    Hastalarına bundan sonra sakinlestirici olarak İslami usülde abdesti reçete verdi
    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:
    Benim Ümmetim kiyamet gününde el ve ayaklarının(abdest uzuvları)
    Nurundan tanınır kim bunun kendisinde bulunmasını isterse ona devam etsin"


    Abdestin etkisi vücudu nurani hareler şeklinde çevreler
    Sizleri Müslüman olarak yarattığı için Rabbinize ne kadar şükretseniz az'dır

    Alıntıdır
  8. Elyesa Abdurrahman

    Elyesa Abdurrahman "Hüküm ancak Allah'ındır..." En'am 57 Kullanıcı

    Allah bu amelini mubarek kilsin bir kitap haline getrmeyi nasip etsn inseallah kardesim
  9. Omer Faruk

    Omer Faruk Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    ALLAH zulcelal bizlere farkli yollarla ne guzel gosteriyor dogru amellerin karsiliklarini
  10. Ebu SILA

    Ebu SILA Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    bu kadar güzel bir çalışma güncel olsun.
  11. mefhum

    mefhum Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bunun kaynağini bilen varmi.. bu siralar watsabtan çok atiliyor.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş