1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

İlmi Konu Tevhid Akidesiyle Nasıl Tanıştınız ?

Konu, 'Kuran ve Sünneti Anlamanın Önündeki Engeller' kısmında Alp Arslan tarafından paylaşıldı.

  1. KAYA

    KAYA İyi Bilinen Üye Moderatör Kullanıcı

      
    Selamun aleykum
    Tezgaha gelmisiz derken? Beyin yikama derken??nasil yani ??
    aleykumselam
    Hani toplumda bir söz vardır ya fazla takılma onlara beynini yıkarlar gibi söylerler o maksatla espiri olsun diye söyledim .
    Allaha hamdolsun kirlenmiş zihnimizi yıkadılar maksadıyla söyledim
  2. Reyyhann

    Reyyhann Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Tamam maksadinizi anladim da..yani o derslere kendi rizanizla arayista olarak katilmissiniz anlattgniza göre hatta 15 kisilik bir grupla. Olayi tam anlamadim acikcasi.ama tebrik ediyorum kendi kendinizi egitmek icin cabalamissiniz.keske herkes boyle gayretli olsa.
  3. Hatve

    Hatve Çevrimdışı Kullanıcı

    Tevhid ile, Üniversitede öğretmenlik bölümünü terk ettikten sonra tanıştım. Okul yolunda gitmiyordu tabii bende yolunda gitmiyordum: ) en sonunda üniversiteyi terk ederek tevhidle tanışmaya ilk adımımı attım. (İnsanın küçükken yaptığı yaramazlıklar karşı tarafa zarar verirken; büyüğünce yaptığı yaramazlıklar ne yazık ki kendisine zarar veriyor.) Yaşadığım şehre geri dönünce bir cemaate tabii olmanın önemini anlayıp bir cemaat arayışına girdim...

    İlk, Menzil tarikatına gittim. Namaz vakti (daha faziletli diye) en ön safa geçmiştim. Namazdan sonra halka (hatme) yaptılar. En ön safta olduğum için bir anda halkanın içinde kaldım neyse zikir için taş dağıttılar, ortama mübarek ruhlar (bknz: ağal) falan gelecek diye gözlerimizi kapadık tabii ben çaktırmadan kirpiklerimin arasından bakıyorum kim gelecek, kim gidecek diye: ) zikrin sonlarına doğru benim tövbe (bknz: vaftiz) almadığımı fark ettiler bir tanesi ''kalk, kalk'' dedi , bir tanesi ''otur, otur'' derken zikir bitti. Zikirden sonra benimle özel olarak konuştular. Ben tövbe almamakta ısrar edince Menzil tarikatına üyelik kaydım olmadı...

    Oradan, Kadiri tarikatına gittim. Namaz kıldıktan sonra hilal şeklinde halka yaptık. Şeyh efendi, halkanın ortasındaki koltuğuna oturdu. Şeyhin işaretiyle ışıklar söndü, zikir başladı. Zikir esnasında bir ara gözümü açtım önüm apaydınlık subhanAllah! nurlandım mı noldu dedim: ) meğer ki ortam loş olsun diye bir abi halkanın arkasında fenerle geziyormuş. Zikir bitti, ışıklar açıldı kimisi gömleğini çıkarmışkimisi kan-ter içinde... Kendi kendime dedim ki: zikir çek çek nereye kadar? Ben daha farzları bilmiyorum diyerek Kadiri tarikatına girmeden, ayrıldım...

    Oradan, İsmailağa tarikatına gittim. Namazdan sonra sohbet oluyordu ama sohbetin kaynağı Kur'an değil, hadis değil. Kalın bir kitap var ''Mektubat-ı Rabbani'' diye oradan sürekli hoca birşey anlatıyor. Sohbetten sonra ırkçı duygularla küfür sistemine (o zamanlar küfrün ne olduğunu bilmiyorum) falan dua ettiği için İsmailağa tarikatına kalbim ısınmadı, ayrıldım...

    Süleymancılar traş oluyorlar diye, Nurcular sürekli kusursuz kitapmış gibi ''Risale-i Nurdan'' ders yapıyorlar diye sevmiyordum. İnternettekendini ilahiyatçı olarak tanıtan Sosyalist İhsan Eliaçık'ı dinlemeye başlamıştım. İslam'da var olan birkaç hükmü inkar etmesiyle İhsan Eliaçık'ıda dinlemekten vazgeçtim...

    En son, semtte bir mescid daha varmış oy falan kullanmıyorlarmış işin ilginç tarafı da o dönemlerde bende bir parti teşkilatında aktif bir görevdeyim: ) neyse bir gidelim (önyargılı olmayalım) dedim. Sağolsunlar beni tekfiretmediler yavaş yavaş kafamda birşeyler oturmaya başladı ve ''Makdisi'nin - Demokrasi bir Dindir'' kitabını okuduktan sonra imanımısorgulamaya başlayıp, şuurlanmaya başladım...

    Not: Sofiler ve İsmailağa tarikatında gördüğüm güzel bir haslet vardı. Et,süt gibi hayvansal gıda alışverişlerini mescidin içinde ki kendilerine ait ufak büfeden yapıyorlardı...
  4. ebuyusuf

    ebuyusuf Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Rabbimiz kardeşlerden de senden de razı olsun feraset ayrı bir nimettir herkeste bulunmaz özelliklede aşırı tekfircilerde

    hidayetin mübarek olsun kardeşim Rabbimiz hidayetimizi en güzel amelle süslesin ;)
  5. Yobazsair

    Yobazsair Muhacir Kullanıcı

    Hidâyetim..

    Lise 2. Sınıftaydım.. Uçuruma yuvarlanan her genç gibi bende bir bataklıktaydım. Bir gün bu düşüncelere sahip olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Elhamdülillah hidayet verene..
    Dönemin sonlarına doğru o kadar batmıştım ki, çevrem o kadar berbattı ki anlatamam.. Ve psikolojim bozulmuştu. Ağır travmalar geçiriyordum. En son sınıfta bir kızla kavga etmem sonucu hastane yollarım başladı. Dayak yemedim yanlış anlamayın :). Kavga esnasında sinir vucüduma vurdu ve nefes almam zorlaşmaya başladı. O hastahane senin bu hastahane benim dolanıp duruyorduk. Hiç bir doktor net birşey söylemedi. Tüm testler yapıldıktan sonra, psikiyatriye sevk edildim. Yaşım 16.. İlaçlar kullanmaya başladım. İlaçlarım gün geçtikte ağırlaşmaya başladı. En son 25 yaş üstü ilaç almaya başladım. Yaşım 16.. Etki etmiyordu diğer ilaçlar. En ufak bir şeyden sıkıntı alınca sinir nöbetleri geçiriyordum. Okullar tatil oldu. Psikolojim bozulduğu için şehir dışında akrabalarımın yanına gittim. 1 hafta sonra dönmek zorunda kaldım. Çünkü okulda derslerden kalmıştım sınavlara girmem gerekiyordu.
    İlaçlarla devam ediyordum. Bir kaç ay sonra ailecek şehir dışına gittik. Tatil köyü gibi bir yer. İyi gelir diye düşündüm. Siz hiç ormanda, o temiz havada daralan birini gördünüz mü? O kadar daralıyordum ki, sürekli sinir nöbeti geçiriyordum. Ellerim, yüzüm uyuşuyordu. Ellerim kitleniyordu. SubhanAllah! Bu anlatılamaz bir his.. İstanbul'da dayım çağırdı. Orda tanıdıkları bir psikolog varmış. Gittim onunla konuştum. Sadece ilacımı hap olarak değiştirdi. Dayım kendi halinde, namaz kılan dine önem veren biri. Bana neden namaz kılmadığımı söyledi. Neden kılmadığımı bende bilmiyorum.. Namazın öneminden bahsetti. Hoşuma gitmişti ve orda namaza başladım. İlaçlara hâlâ devam ediyordum.. Tatil bitti okula başladım. Her sinir, streste nöbetlerim vardı.. Sosyal medyadan yaşı büyük bir abi ile tanışmıştım. Hesabıma nasıl eklendi hakkında hiç bir şey hatırlamıyorum. Bana sürekli dinden bahsediyordu. Namaza başladığım için bir sorumluluk altına girdiğimi biliyordum. Ve namazın yeterli olmadığının da şuurundaydım elhamdülillah. Arayışlar derken, sosyal medya hesabımdaki çevrem daha çok islam ile ilgili oldu. Tanıştığım abi bana bir kaç kitap gönderdi. Onları okudukça hayretler içinde kalıyordum. İlk kitap 'Şirk nedir? Müşrik kimdir?'. Okudukça 'Bu da mı günahmış. Ben boşa yaşıyormuşum..' gibi sözler geçiriyordum içimden. Sonra, bir Müslümanın psikolojisinin bozulmayacağını idrak ettim. Kullandığım ilaçlar antidepresan.. Benim yaşım 16, kullandığım ilaçlar 25 yaş üstü.. Bırakmaya karar verdim. Çok zor günler atlattım. Azaltmaya başladım. Tabiki bu iman gücüyle ve Rabbimin yardımıyla oldu. Nöbetler geçirmeme rağmen ilacı almak istemiyordum. Yerlerde ağladığımı biliyorum.. Tanıştığım Tevhid ehli kardeşlerimin destekleri ile motive oluyordum. O ilacı almayacaktım.. Ben bir müslümanım.. Bunları tekrar edip duruyordum. İlacı bıraktım elhamdülillah.. Hatta en yakın arkadaşıma 'Müslümanın psikolojisi bozulmaz.' dedim. Oda bana 'Ama seninki bozuldu.' dedi. 'O zaman müslüman değildim.' dedim :). Öyle böyle tanıştım Tevhid akidesi ile. İşin garip tarafı benim ablam ve eniştem de bu akideden. Ama Rabbim ne zaman ve nasıl nasip ederse öyle veriyor hidayeti. Bu yola girdikten sonra onlarla yakınlaştım. Derse gitmem için bana bir yer ayarladılar. Ailemin onlara karşı olan tavrını görünce bir süre söylemedim kimseye fikirlerimi. Okuldan sonra haftada bir gün derslere gidiyordum. Oradaki insanlar siyah örtü giyiyordu. Ben ise... Allah affetsin.. Üzerime ceket giymeye başladım. Ama kıyafetlerim beni rahatsız ediyordu. Pardesü giymek istediğim için ailem karşı çıktı. Ama kararlıydım. Tatilde çalışıp almıştım. Şuan elhamdülillah. Beklemediğim kadarına alıştılar. Arada 'Eşarbını kısa tak bari.' 'Bu defa da siyah alma.' gibi laflar ederler tabi. Ailem fark etti tabi fikirlerimin değiştiğini. O gün bugündür imtihanım sürer durur elhamdülillah. Ailemin yaptıklarına geçmek istemiyorum. Akşam olur. :)
  6. Şamil Basayew

    Şamil Basayew Sabret nefsim Allah bizimle beraberdir.. Kullanıcı

    Konyalılar, (şehrimi övüyorum burada) hilafeti, şeriatı kaldıran şahısa her zaman kötü duygular besler tam olarak onun tağut olduğunu bilmeseler de, ezanı türkçe okuttuğu için, şapka zorunluluğu getirdiği için her zaman bir nefretleri vardır (bu bütün konyalılar için geçerli değil) bende böyle duygular içerisinde hayatımı idame ettirdim ve ortaokula giderken inkılap derslerinden artık bıkmıştım çünkü her sayfada o malum şahsın fotoğrafı, sözleri vs azılı bir kafir olduğunu bilmesem de düşündüm hep bu kadar islama yardım etmiş bir adamın nasıl olur da bu kadar heykeli olur vs? Ayrıca o dönem de kapalı kadınlar, falan inanılmaz zulm görüyordu başörtülü öğretmenlerimiz okul içerisinde başını açıyordu bunu dikte eden zümre ise bu malum şahsa bayılıyordu. Zaten muhafazakar kimlikliydim islamı bilmesem de yaratıcıyı ve islam sandığım dini çok seviyordum ve o dönemler ırak işgali devam ediyordu o insanları gördükçe içim tuhaf oluyordu.

    Derken birgün kendimi facebookta '' hilafet devleti ve askerleri'' diye bir sayfada buldum bu sayfayı başta el kaideci sansam da cemaleddin kaplan hocaya ait bir sayfa imiş her gönderisini takip ediyor beğeniyor ayrıca timurtaş uçar dinliyordum mustafa kemal gerçeği diye bir belgesel hazırlamışlar hala youtube de duruyor o belgeseli izlemiştim ve 8.sınıfta karar verdim sanırım şeriatçıydım ama cahil bir şeriatçı örneğin derdim ki hırsızın eli kesilmeli ancak kadınlar isterse başını açsın isterse örtsün :D bu böyle lise 2 ye kadar devam etti mantığa bak hem şeriatçıydım ama bazen ülkücü, bazen alperen, bazen akpli (milli görüşçü olsam birazcık hak vercem kendime) o yıllarda risale nur sohbetlerine katıldım şirk hikayelerini değil de işte namazın önemi gibi konular anlatılıyordu ve ben gerçekten çok etkileniyordum muhteşem hissediyordum oradan çıkınca kendimi ama bu etki 1,2 gün anca sürüyordu ardından o sohbetlere katılan aksakallı bir hoca geldi risaleci abinin her sözünü kesiyordu bu böyle değil böyle falan diye ışığı gördüm yapıştım yakasına :) sürekli soru sordum falan o şöyle demişti '' burada dinin bir bölümü (namaz, oruç, zekat gibi) konular işleniyor siz eğer gelirseniz benim kapım açık ben dinim esas bölümünü anlatacağım size dedi kabul ettik oturduk ben kendisini ciddi ciddi bir el kaideci sanıyorum kalbim tak tak vuruyor ama alakası yokmuş sürekli devam ede ede din nedir, tağut nedir, rab nedir, ilah nedir, cihad nedir? Hepsini anlattı hem de ayetlerle hadislerle işte o zaman anladım ki din budur hiç sorgulamadan kabul ettim elhamdulillah çünkü o kadar hayretle karşılıyordum ki ben ilahın anlamını Allah zannederken adam bana firavunun halkına Allahlık iddiası olmadığını rablik iddiası olduğunu söylüyordu ayetler SubhanAllah o kadar aklıma yatmıştı ki gerçekten çok etkilenmiştim. Ardından bu hocayla yetinmedim farklı hocaları da dinledim sanırım musa hoca ve benzerleri gibi iyice kavradıktan sonra müslüman olsalar da o bidat meclisini terk ettim kendi başıma takılıyorum elhamdulillah.

    İşin garip tarafı bu hoca bir menzil sofisi ben ise tamamen karşıyım hayatımda gördüğüm ilk ve tek bilgili sofi çok garip :)
  7. Alp Arslan

    Alp Arslan ملة ابراهيم Forum Yöneticisi

    Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. Konuyu açan kardeşiniz olarak bende akide ile nasıl tanıştığımı ve benimsediğimi yazmak istedim inşaAllah.
    Küçük yaşlarda bir abiden Kuran dersi almıştım o beni sürekli namaza ve dine yönlendiriyor bende az da olsa o yolda ilerliyordum. Daha sonra bulunduğumuz şehirden taşınınca din ile olan alakam bir müddet sonra kesildi. Uzun seneler bu şekilde devam ettim. 20 li yaşlarda tekrardan namaza başladım İlahiyat Fakültesine kayıt oldum ve daha fazla dini ilimlere merak saldım. Sohbetler dinlemeye başladım. İlk durağım çoğunluğun olduğu gibi Cübbeli Ahmed Nihat Hatipoğlu akidesinde kişiler oldu. Sohbetlerini sürekli dinlerdim saatlerce bıkmadan ve bir gün Cübbeli Küfür ve Şirkleri isimli bir videoya denk geldim meraktan açtım dinledim dinledikçe daha fazla araştırmaya başladım. Ne yazık ki o hurafeler yüzünden hadislere karşı bir ön yargı gelişti bende. Daha sonra Mealci kesime bir kayma yaşadım bazı fikirlerini benimsedim ve ufaktan çevreye de anlatmaya başladım. Mezheb imamlarını yeriyor Teravih gibi kuvvetli sünnetler hakkında delilsizce konuşuyordum. Daha sonra bir gün Ebu Suud efendinin Yunus Emre'nin şiirlerine küfür fetvası verdiğini okudum ve araştırmaya başladım İslam-tr yi de o ara buldum. Kısa sürede bağımlısı oldum desem yalan olmaz herhalde. Kafamdaki çoğu soruya cevap buluyordum. Mezhebler Teravih Namazı Sünnetler vs okudukça beni tatmin eden cevaplar alıyor delillerle verilen cevaplar ile içim rahat kabul ediyor vasat yolda ilerliyordum elhamdulillah. Daha sonra ise sitedeki Tağut ve Tevhid konularına yöneldim. Okudukça çok şaşırdım çünkü ben aşırı olmasa da malum şahşı (Ataput) seven birisiydim. Ama elhamdulillah Allah'ın izni, yardımı ve burada bulunan kardeşlerin vesilesi ile kısa sürede tevhid yolunu benimsedim. Arada çevreden dolayı kırılmalarım oldu maalesef. Şimdi hala eksiklerim olsa da kapatmak için çabalayacağım inşaAllah. Tevhid bizim cennete girişimiz için tek yolumuz kıymetini bilmeli ve onu daha da sağlamlaştırmalıyız. Allah cümlemizin yardımcısı olsun dualarınızda kardeşinizi unutmayın
  8. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Site Admin

    Allaha hamd ederim, tevhid akidesiyle kendimi bildim bileli cocuklukdan beri tanisigiz : ) Cok tuhaf ki, suan güncel olan bir cok meselede cocukken (ilk okula giderken- okuma yazma bilmeden A - B - C nedir bilmezken) isabet etmisiz.

    Örnegin, daha okuma bilmezken 4-5 arkadas arasinda (sayi 3-4 de olabilir) لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ kelimesini kagida yazmistik ve bu kagidi her hafta nöbetlese evlerimizde bir yerlerde sakliyor ve hafta sonu nöbeti devrederken toplanip kagidi nöbeti alacaga devredip kagidi aileden, ögretmenlerden, arkadas cevresinden ve bilhassa tagutun askerlerinden saklamamiz gerektigini üstüne basa basa söylerken " Aman ha sakin bu kagittaki yaziyi tabi ne demek oldugundan öte La ilahe illallah anlamina geldigini bilip sakin olaki bunu birileri kagidi görmek isterse ya da bu kagidi bulmak icin sizi SIKISTIRIRLARSA üzerlerine tutmayin, tutarsaniz karsinizdaki kisi toz duman olur : ) diye biliyorduk. Taki tagutun askerleri sizi takip edip bunu bulduklarinda direk üzerlerine tutun hepsi toz duman olup yansinlar inanci var idi. Tabii sonradan akedemik sekilde ögrendigimizde aslinda La ilahe illallah cok daha faziletli bir kelime oldugunu kavrayabildik. Bunun yaninda o yaslarda taguta saygi durusu (törenler) tazimler gibi kisiyi küfre sokacak seyleri de hamdolsun uzak duruyorduk. Allaha sükür tevhidi olan cizgimiz ilk okuldan günümüze dek sapmadan devam etti. Ama önemli olan sonlarimiz, elbette basdan beri yaptiklarimiz önemli ancak en önemlisi sonumuzun nasil oldugu...

    ki Allaha yemin ederim ki öyle insanlar gördüm 1 adim atmak kadar (zahiren) cennete yakin iken (zahiren girmek üzere iken) dininden dönmüs ve asli kafirlerin akidesini benimsemislerdir. Ve bu tür kisiler hic te az degillerdir. Ondan dolayi 5 vakit namazlarda Allahdan tevhid üzere olup, hatalardan temize cikip dogrulari ögrenip o dogrularla amel edip tevhid üzere can verebilmeyi Rabbimizden devamli istememiz gerekiyor ki bu dünyada salih amelin gecerli olabilmesi icin hepinizin bildigi üzere sirksiz tevhidi bir inanc olmazsa olmazdir.

    Peki cocuklukdan bu yana degisen birsey oldu mu... Pek tabiki ve malesef cogu negatif anlamda.

    Az bilinen ilimle tavizde az iken ilim arttikca maslahat artti ve buna paralel olarak da tavizler. Bazen saf duru kalmak kadar güzeli yok. 5 vakit namazi camide kilmak gerekir, camiye giderken atilan her adimda hayr kazandigini ögrenen saf cocuk camiye giderken sek sek oynar gibi sag ayagi sol ayagin önüne solu sagin önüne kata kata giderdik.

    Allaha hamdolsun cocukken islamda ilk ögrendigimiz kavramlar basta La ilahe illallah olmak üzere tagut, sirk, müsrik, tevhid kavramlaridi idi. Cok tuhaf o zamanlar asiriya kacan tekfirci hocalarimiz hic yokken ve onlarin video,sohbet ya da o menhecde kitaplar yok iken cocukken bu kavramlari hayatta nasil yasar biliyorduk. Örnegin tagut derken, klasik sekilde en büyük tagut seytan demiyorduk bunun yaninda tagutu direk Allahin hükümleri ile hükmetmeyen beseri sistemleri, onlarin bekcililigini yapan askerlerini ve o sistemi yeryüzünde uygulayan memurlarini kastediyorduk. Ama bunu yaparkende kible ehlinin özelliklerini tasiyanlari müslüman kabul edip Allah icin seviyorduk.

    Bazen hayret ediyorum, suan kelime ve kavramlar o derece sulandiki Allah müslümanlara saf temiz iman akil nasib etsin. Su zamanda egriyi dogruyu ayirt edebilmek en büyük nimet olsa gerek. Gemi öyle bir gidiyor ki ya mürciyeye ya da hariciyeye kaymak ramak meselesi.

    Rabbim bizleri vasat eylesin.

    Kardeslerim önemli olan suandan itibaren ne yaptigimiz ve nasil yasadigimizdir. Bunun üzerine daha fazla yazip sizleri yormak da istemiyorum eminim burada olanlar suan en az benim kadar bilgili ve tercübelidir.

    Rabbim sen bizlere hayati boyunca imanla yasamayi amel edebilmeyi ve o sahih temiz iman ile canimizi almayi (bilhassa sehid/e olarak alabilmeyi) nasib eyle. amin.

    Sizleri Allah icin seviyorum, annemin dogurmadigi cogunu görmedigim kardeslerim. Bizleri tevhid üzere birlestiren Allaha hamd ederim.
  9. ebu el-fadl

    ebu el-fadl Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    IsLaM4eVeR


    elhamdulillah esselatu vesselemu alee rasulillah
    hocam Allah svt Razı olsun. Rabbim ayaklarımızı kaydırmasın. ortada kalmak yani vasat olmak sadece dile kolaymış onu anladım. zaman geldi mürciyeye çok kinlendim öyle zaman geldi ki harici den nefret ettim öyle zaman da geldi ki ben hangisine daha yakınım diye çok düşündüm mürciyeye göre harici hariciye göre mürciye idik. Rabbim ayaklarımızı sabit kılsın. kardeşliğimizi bozmasın. birbirimizi Allah için sevmeyi nasip etsin.

    bizim sahih islamla tanışma hikamiz şöyle diye başladım vümleye sonra vazgeçtim. Sadece söylemek istediğim tek birşey var. insanlara kendinizi sevdirin. insanlar sizin ahlakınızı sevsin. müşriklerin bile size muhabbet duyacak ahlaka sahip olun. size saygı duysun insanlar. daha sonra sizin sevdiklerinizi de daha kolay sevecektir. Din güzel ahlaktır. ben mesciddeki kendimden büük abilerimin muhabbetlerine yakınlıklarına beni bir hizbe davet etmemelerine tav oldum :) şunu not olarak düşeyim. aranıza yeni girmiş bir kardeşinize bir program yapıldığı vakit muhtelif sebeplerden sizinle gelmesini o etkinliğe katılmasını istemiyorsanız bunu sakın ona belli etmeyin. sakın ona dışlanmış hissi vermeyin. siz belli etmedik sanırsınız ama o 1 saniye hissetse sıkıntı... insanların ihtiyaçlarıyla ilgilenin özellikle kardeşlerinizin. halini hatrını sorun. sıkıntısını gidermek için ilgili olun. evlenmek istiyorsa yardımcı olmaya çalışın. bir sıkıntısı var mı arada sorun. bu hem kardeşlik bağlarını güçlendirir hem de bize Allah katında ecir olarak döner bi iznillehuteala . vesselamualeykum
  10. cuheyman el-uteybi

    cuheyman el-uteybi Islam-TR Üyesi Kullanıcı


    ALLAH seni sevsin ve cennetine alsın abi 3 aşağı 5 yukarı aynı ))
    Ama benim sözüm "not" kısmına o şekil yapan Tevhid ehli cemaatler de var ve çok mantıklı, bence derneklerde uygulanması gerek. Van'da iken görmüştüm "islam-der" diye bi dernek hatta sormuştum "islam-tr" ile bi bağlantınız var mı diye yok demişlerdi ama onlarda bu siteyi tanıdılar o sayede ))
  11. Muaz ibni Cebel

    Muaz ibni Cebel Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Selamun Aleykum
    Bende hikayemi anlatayım :)

    Yıllar evvel koyu tarikatçıyken internette bi tasavvuf mûsikisi çalan bi siteye üyeydim. Müridler’le orda sohbetler ederdik aşka falan gelirdik canlı yayında

    Bir gün o siteye iki üye kayd oldu. İsimleri Hureyre ve Bekir idi. Başladılar bize tevhid üzere sorular sormaya. Bende çok biliyorum ya cevap veriyorum şeyhim şöyle diyor böyle diyor onlar ise ayet ile cevap veriyorlar:kötü:
    Tartışmayı bıraktım okumaya başladım. O ikisi yazdıkça sanki bana bi kapı araladılar.
    En son baktılar kimse iknâ olmuyor, hakarete uğruyorlar “lekum dinikum veliyediin” ayetini okuyarak siteden çıktılar.
    O gece uyuyamadım internetten Mevlana’nın sapıklarını arattım islam.tr ye düştüm Rabbim çıkarmasın:ahim

    Hureyre ile Bekir akhi’lerden Allah razı olsun. Sonradan fark ettim nickleri Ebu Hureyre (a.s) ile Ebu Bekir’den (a.s) alıntıydı öyle ya, onlar ilk tevhid ehli olanlardı:)
  12. S.Demirkıran

    S.Demirkıran لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا Kullanıcı

    EsselamuAleykum Wa Rahmetullahi We Berakhatuhu..küçüklükten berı dine meylim vardı lakin ailem Ataput u severdı ve bana ılkokuldan berı de bu asılandı (Allah affetsın) onceden Ataput a laf edenlere kızgınlıkla cevabını verırken(Allah affetsın) daha sonra bu işte bir terslik oldugunu farkettım.uzunca dusundum arastırdım,ettım nekadar uyutulmus oldugumuzun nekadar suni bir lider algısının oldugunu farkettım ki, çocukluktan beri beynımıze algı mekanızmamıza dogma bıcımınde zerkedılmıs ve basarılı da olmus bu da ımtıhanımızdı soyle bır baktım seriat gıttı demokrası geldı nedır bu serıat? Bukadar öcü olarak atfedilen birseymıydı haşa? Kuran ayetleri ise biz nasıl müslümandık ozaman? ikisi birarada nasıl olabılıyordu ve nasıl koru korune muslumanım ama serıatı sevmem(haşa) fıkrı kolayca soylenebılıyordu? tabıkı bu goruslerımı belırttıgımde tepkı aldım,kımseye sormadan kapandım.Fakat eger cevrenız laik kesımden ıse,bununla ımtıhanınız oldukca zordur.anlatırsınız,kımı dınler ve reddeder,kımı kızar ne sacmalıyorsun sen der,kımı ben muslümanım ama şeriat ıstemem der(haşa,nasıl oluyorsa??) kimi ataputun musluman oldugunu sıddetle savunur(nasıl oluyorsa?) kimi ataputun Islamı baltalama calısmaları ve soyledıgı sozlerın carptırılmıs montaj turu seyler oldugunu soyler(el yazısında var halbukı ve kıtaplarında mevcut nasıl oluyorsa?) daha sonra cemaatlerı takıp ettım fakat sırk kavramında sorun oldugunu gordum.Allaha ulasmak ıcın bır kulun araya konması sacmaydı ozaman dogru neydı pekı?Bır gun facebooktan oy kullanmanın haram olduguna dair bir yazı okudum demokrasıyle kandırılmıs bılıncım dogal olarak reddetti(sacmalık bu nasıl olbılır,ne alaka(haşa) dedım..fakat arastırmaktan da geri kalmadım su gıbı okudum,okudum uluhıyet tevhidini okumamla ataputtan sıstemden uyutulmamızdan nefret ettım.Evet arkadaslar hıdayetı olan ters fıkırde dahı olsa gercegı gorup kendını cekıyor ve yapmıs oldugum hatalardan dolayı Allahtan haya ediyorum.Uluhıyet tevhidinı anlayabılmek nasıp olduysa,dıgerlerını cozersınız lakın o yoksa,anlamanız zordur cunku tevhidin özü o'dur..Cevremden tepkı gordum,anlattım fakat anlatamadım da..beynımın yıkandıgını dusunen oldu,vs bende cok sıkıntılar cektım lakın parcalansanız yakılsanız bıle gercekten donmemenız gerekmektedir..Insanların benı taguta dondurme cabalarını gordum,konusmak ıstedıler dinledim,sadece gulumsedım ve hayır dedım.Hala bıle deneyenler vardır..Lakın tutumumda sıddetle ısrarcı oldugumu anlamaya basladılar.Allah hepımızın ayaklarını saglam kılsın
  13. Şeriatü'l İslam

    Şeriatü'l İslam Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Salih bir anam vardı. Bize Allah'ı, İslam'ı anlatırdı. Küçükken dışarı çıktığımızda daima bize namazınızı kılın derdi. Bana küçükken bu akide verildi.-Allah'a hamd olsun- Yaş ilerledikçe yavaş yavaş daha kapsamlı öğrenmeye başladım. En son bir cemaatle tanıştım. Onlarında çok katkısı oldu.
    Son düzenleme: 27 Haziran 2018
  14. Ferhatttt

    Ferhatttt Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Benim ki biraz dramatik ve biraz uzun akşam yazacağım inşaAllah
  15. Ferhatttt

    Ferhatttt Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Yaw bende yazi turumun abdulmuizz hoca gibi olmasini istiyorum nasil yapabilirim...
  16. Ferhatttt

    Ferhatttt Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Bismillahirrahmanirrahim
    Yıl 2013 'tü.Üniversite yıllarımdayım.Bir kız arkadaşım vardı.Her gece yanına giderdim buluşurduk.Yaptigim isin haram oldugunu bildigim icin her gece tovbe edip ağlardim.Cunku ben bir muslumandim ve boyle bir sey yapmamaliydim diye tovbe eder gozyasi dokerdim.Tabi o aralar yurtta kaliyordum.Bir gun nasil olduysa arkadasimin odasina gittim muhabbet etmek icin.Odasina gittigimde selamlastik ve o lavaboya gitti.Baktim bilgisayari acikti ve bilgisayar başına oturdum.Ekrandaki yazıyi okumaya başladım.Birden o kadar yazinin icinde gozume bir kavram takildi.Bu kavram beynime bir kursun kutle gibi dusmustu.Gordugum kavram belki harf olarak az bir yer kaplarken mana olarak hayatimin tumunu kusatmisti.Gordugum kavram "Tağut" diye bir sözcüktü.Tabi bu kavram ilgimi cekince diger yazilari da okumaya basladim.Farkli fikirler farkli yorumlamalar ve gafil kaldigim teferruatlar vardi yazida.Aklimda yeni sorular olusmustu o yaziyi okuduktan sonra.Her birini cevaplandirmaliydim diyordum kendi kendime.Eger bunlarin dedikleri dogruysa ben kendime sahte bir cennet var etmisim dedim.Hala arkadasim lavabodam gelmemisti.Kafamdaki sorulari cevaplandirmaliydim.Ruhumu dogru olan bilgilerle doyurmaliydim.O anda bunlari dusunurken bir anda kapi acildi ve gelen arkadasimdi.Tabi o geldikten sonra muhabbet etmeye basladik.Ama muhabbet ederken bile aklim hala o kavramdaydi.Bir cirpida arastirmak istiyordum her seyi.Arkadasima odama gececegim dedigim gibi ust kata ciktim.Telefondan az biraz arastirma yapmak istiyordum.Her okudugum yazi her ogrendigem sey sanki beni bir adim daha ebedi cehenneme yaklastiriyordu.Ve icimde amansiz bir korku ve namutenahi bir umutsuzluk.Ne yapacaktim diyordum kendi kendime.Nasil bu durumdan kurtulacaktim.Yara disarida olsa ilac surersiniz krem surersiniz gecer de iceride olan aciyi geciremiyorsunuz.Okuyordum sabahtan aksama kadar.Okuduklarim beni buyuk bir boslugun icine atiyordu.Her kelime ve cumle nasil bir karanlikta oldugumu gosteren bir isik oluyordu sanki.Dehset bir aci cekiyordum.Askere gitsem kufur oy kullansam kufur cocugu okula gondersen kufur vb.Sanki dort bir yanimi saran demirden teller vardi.Ne yapsam kufre bulasacaktim.Atesin icindeydim adeta.Atesin icine girip yanmamanin bir yolunu bulmaliydim.Caresizdim.Sabahtam aksama kadar tevhid tagut kufur sirk gibi kavramlari arastiriyordum.Her dakika aklimdaydi ve ebedi cehenneme girmekten cok korkuyordum.Duvarlar ustume geliyordu.Ayaklarim bedenimi tasiyamayacak haldeydi.Kafayi yiyecektim adeta ebedi cehennem korkusundan.Yuruyen bir oluydum artik.Eski benden hic eser kalmamisti.Cok kotu bir durumdaydim.Derse gider dinlemezdim.Arkadaslarimla takilmaz sadece aklimdaki sorulari cevaplandirmaya calişirdim.Tekfir, kafir ,kufur, sirk,.Ne kadar korkutucuydu Ya Rabbi.Tabi bu durumlarla hemhâl olmusken okul tatil oldu bende İstanbula calismaya gittim.İcinde oldugum ruh hâli gitmiyordu bir turlu.Kalabaliklar icinde yanlizdim her an.Herkes dunyalik konusurken ben ahiretimin derdine dusmustum.İnsanlarin kahkahalari bagrıslari, sesleri aklimdaki sorularin sessizligini bastiramiyordu.Artik dayanamiyordum.Vesveselerim cogalmisti takatim bitmek uzereydi.Hic kimse bana yardim edemiyordu.Tek yardimcim olabilecek zât Alemlerin Rabbi olan Allahti.Gece ibadetlerine cok onem veriyordum.Bu vesveseli durumdan kurtulmak icin dakikalarca dua ederdim.Bir gun gene ogle arasi yemegimizi yedik ve tekrar is basi yapmam lazimdi.Yemek yedikten sonra calisacagim depoya gittim.Digerleri daha is basi yapmamisti.Tek basimaydim ve gene vesveselerden kurtulmaya calisiyordum.Ebedi cehennem.Aman Ya Rabbi ne kadar korkutucu bir kavram.Korkularim bedenime agir geldi ve son nefesini verecek biri gibi yere dustum.Ya Rabbi canimi al dedim.Ben bu derdi tasiyamiyorum.O anda olmeyi cok istedim ama olmemistim.O gun hayatimin kirilma noktasiydi.Rabbim o halime merhamet etti ki o gunden sonra her sey daha farkli olmaya basladi.Artik yavas yavas sorularima cevaplar buluyordum ve buldugum her cevap sirtimdaki bir yuku aliyordu.Ferahliyordum artik.Ayaga kalkacaktim artik.Rabbim bana yol gosteriyordu.Ama bu imtiham beni Rabbime cok yaklastirmisti.
    Ve gene okul acildi.O ara bir abinin tavsiyesiyle Erzurumda ilmi calismalar yapan bir abiyle telefonda gorustum.Malum bildiginiz konular.Ondan sonra o ilmi calismalar yapan abinin yanina gitmek istedim.Aklimda bir kac tane soru kalmisti onlari cevaplandirmak icim Kirsehirden Erzuruma gittim.Abiyle tanistik hasbihal ettik ve artik normal bir insan olmustum.Arkadaslarima, aileme teblig yapmaya calisiyordum ama ailem beni dislarken arkadaslarim bana deli diyordu.Ama her halimle gucluydum artik.İnanilmaz bir tefekkur nimetine erismistim.Bir cicege bakar muhtesem yaratilisini izlerdim.Gokyuzune bakar gucun ve kudretin yansimalarini gorurdum.Maneviyatim yerindeydi artik.Ve ben cok ogrenmeliydim ki bu dine hizmet edebileyim.Bol bol okuyordum.Ama hala maneviyatta istedigim seye ulasamamistim.Bir hadis okudum bir gun."Kim Allah rizasi icin bir haramdan gozunu cevirirse Allah ona imanin tadini nasip eder." Okudugum hadis buydu.Ve bir vaaddi.Rabbimin de vaadi haktir diyordum kendi kendime.Artik namahreme bakmaz yere bakip kaldirim taslarini sayardim.Yururken otururken kalkarken yemek yerken her daim beni gozetleyen birisinin oldugunu hissederek guzel bir hayat yasiyordum.Namazlarimi sanki gokyuzunde kiliyordum.Yemekten tam olarak doymadan kalkiyordum.Yani takvada kendimle yarisiyordum.Ama hala bir yanimda bir bosluk vardi.Sonra bir gun hadiste "Kim haramdan yüz çevirirse Allah ona imanin tadini nasip eder." ben bu hadisle amel etmistim acaba Rabbim niye hala bana imanin tadini nasip etmiyor demistim kendi kendime.Ve o gun bir kirilma noktasi daha yasadim ve artik yavas yavas maneviyatimi kaybetmeye basladim.Elde avucta bir sey kalmadi.Haramlardan bir zamanlar aslandan kacar gibi kacarken artik haramlarla ic ice olmustum o gunden sonra.Bir seyin degerini insan kaybedince anlarmis derler.Ben imanin tadini yasamistim.Ama degerini bilememisim.Rabbim verdigi nimeti geri aldi ve ben hala o gunlerime donmek icin cabaliyorum.İnşaAllah bir gun o gunler geri gelecektir.Benim İslam'la şereflenme maceram böyle işte.Ve şunu bilin ki Allah sevgilerini en güzeline layıktır.Hani derler ya dunyaya bir daha gelsen ne yapmak isterdin? Benim cevabim hep şu oldu: Degil bir defa bin defa da gelsem sadece Rabbimi tanimak isterdim.
    Selametle arkadaşlar.Az da olsa anılarımi canlandirginiz icin cok tesekkur ederim.Allaha emanet olun.
  17. chveneburi

    chveneburi Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Esselamü Alayküm
    Kuranı Kerim okumayı 12 yaşında öğrendim orta derece arabca öğrendim.sonra imam hatip e gittim.bizim dönemimizde 80 li yıllarda kitplarda ne yazılırsa onu öğrenirdik .islam diye tasavvufta ne varsa onuda öğrenmişiz.15 yaşlarında seyyid kutubun bir kitabı elime geçti.öğrendiklerimizin çok dışında bir islam anlatıyordu.o dönemde seyyid kutuptan etkilendim ve sürekli okulda ve aile çevremde tartıştım durdum.bütün öğretiler tasavvuf dini üzerineydi ve ona aykırı sesi kimse duymak istemiyordu
    okulda vahdeti vucut ballandıra ballandırıla anlatırken sadece ben karşı çıkardım ve herkes bana farklı dünyadan gelmişim gibi bakardı

    hep arayış içinde oldum ama imkanlar kısıtlıydı köyde yaşıyordum neyi nasıl bulacağımızı ve doğrunun ne olduğunu bilmiyordum.tek başımaydım ve herkese muhalefet bir işede yaramıyordu bu seferde kendimi sorguluyordum alemin akıllısı benmiyim diye

    20 li yaşlarda o dönemde meşhur olan hizbullahçılar vardı onlarla tanıştım.onların tamamen ezber bozan söylemleri ilgimi çekmişti .bizim bildiğimiz mezhepleri reddiyorlar cuma kılmıyorlar namazları farklı şekilde kılıyorlar .onlara ayak uyduramadım.onlarla ilgilide hep soru işareti
    bir gün baktım odasında humeyninin resmi ..neden bunu odanda tutuyorsun dedim o önder imam dedi.biraz açıklama yaptı baktım imameti anlatıyor o zaman dedimki siz hani mezhepleri reddediyordunuz .ozaman kendimce bilgiliydim imametin ne olduğunu biliyordum.onlar Kuran okumayı doğru dürüst bilmiyorlardı namazda imamlıklarını ben yapıyordum.imamet meselesi kafama takıldı birde benim kadar bile bilgisi olmayan insanlardan benim alacak bir şeyim yoktu onlarla bağlarımı kesin olarak kopardım.

    sonraki 20 küsür yılım kapkaranlık geçti bütün bildiklerimi unuttum kapkaranlık yıllar Allah affetsin İnşallah
    bu dönemde nurcular süleymancılar adıyamancılar sürekli kapımı çaldı.ama seyyid kutub etkisinde kalmıştım tasavvuf tarikat şeyh hocaefendi efendi baba cümleleri hiç ilgimi çekmedi

    ama kendimde bir şey yapmıyordum sadece muhalefet ediyordum.sonra akrabalarımla bir tartışmada bana sen şimdi mevlanayada inanmazsın dediler o gün benim dönüş noktam oldu inşallah

    bu mevlana nasıl bir şeyki onun evliyalığına ananmak gerekiyor diye gece gündüz mevlana okumaya başladım
    sonra mesnevi bir baktımki bizim evliya mevlana aslında ağza alınmayacak okunamayacak derecede hikayeler yazmış
    bu arada ibni arabi bestami halalcı derken tasavvufcuların tapar derecesinde övdükleri insanların sapıklıklarıyla tanıştım.
    bu sefer kendi azda olsa aklımda kalan bütün islami bilgileri sıfırlama gereği hissettim

    arayış içine girdim ne tuhaftırki bulunduğum ilde okuyan gürcistanlı bir öğrenciden Ali küçük hocanın ismini duydum ve onu dinleme başladım
    Allah rahmet etsin inşallah değerli bir hoca .yotubede gezerken ubeydullah arslan ebu zeyd isminde hocaları buldum onları dinlemeye başladım

    5 vakit namazı sıfırdan öğrenme yoluna gittim.derken namaz kılma şekillerini ararken bu siteyi buldum.emeği geçenlerden Allah c.c. razı olsun

    tevhidi inşallah öğrendik
    inşallah doğru yerdeyim
    değerli hocalardan ricam tevhidi Allah Rasulu nasıl anlatmışşsa sizde öyle anlatın.o kırıcı olmuşsa sizde kırıcı olun o kırıcı olmamışsa sizde kırıcı olmayın.bizde doğruyu doğru şekilde öğrenelim ve yapabildiğimiz kadarıyla bizde öyle yapalım inşallah
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş