1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Çözüldü Üvey Kardeşlerin Nikahı Caiz Mii?

Konu, 'Nikah - Talak / Aile Hayatı' kısmında Abdulmuizz Fida tarafından paylaşıldı.

  1. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

      


    CEVAB :

    Câizdir!


    Kendileriyle Evlenmenin Haram Olduğu Kadınlar İki Kısıma Ayrılır

    I) Devamlı haram olanlar: Bunlarla evlenmek hiçbir zaman caiz olmaz.

    II) Geçici (süreli) haram olanlar: Bazı özel şartlar bulunduğu sürece kendileriyle evlenmenin caiz olmadığı kadınlardır. Bu özel şartlar ortadan kalktığında bunlarla evlenmek helal olur.

    1) Kendileriyle Evlenmenin Devamlı Haram Olduğu Kadınlar:

    a) Kan Hısımlığıyla Haram Olanlar -Bunlar Yedi Sınıftır-:

    1. Anneler: Kendisinin veya anne babasının anneleri ve üst soy grubu.

    2. Kızlar: Kişinin kendi kızları (Âlimlerin çoğunluğuna göre, kişinin zinadan olma kızı da bu gruba dâhildir), kızlarının kızları ve alt soy grubu.

    3. Kız kardeşler

    4. Halalar

    5. Teyzeler

    6-7. Erkek ve kız kardeşlerin kızları ve alt soy grubu.

    İbn Abbâs (radiyallâhu anh); 'kan bağıyla haram olanlar yedi kişidir; evlenmeden doğan hısımlık nedeniyle haram olanlar yedi kişidir' (Buhârî, 5105; Taberî, 8/141; Hâkim, 2/304) dedi. Sonra da şu âyeti okudu; "size anneleriniz.....haram kılındı." (Nur 23)

    Yukarıda belirtilen 7 sınıfla evlenmek, âlimlerin İttifakıyla ebediyen haramdır. Bu konunun daha kolay anlaşılması için şöyle bir ölçü zikredebiliriz; bîr erkeğin kan bağıyla oluşan akrabalarından dört sınıf hariç diğerleri ebedi olarak haramdır. Akrabalarından evlenmesi helal oîan dört sınıf şunlardır;

    1. Amcakızları,

    2. Dayıkızları,

    3. halakızları,

    4. Teyze kızları. (İbn Teymiye, el-Fetâvâ, 32/62; el-Umm, 5/32; el-Muhallâ, 9/520; el-Muğnî, 6/567)

    Kişinin, Zinadan Olma Kızıyla Evlenmesi Caiz Midir?

    Alimlerin çoğunluğuna göre, kişinin zinadan olma kızıyla evlenmesi caiz değildir. Çünkü zina ile mahremlik oluşmaz. Ancak zinadan olma kızı, kendi sulbunden olması nedeniyle, '... anneleriniz, kızlarınız ... .size haram kılındı' (Nur 23) âyetinin hükmü kapsamındadır. Ayetteki 'kızlarınız lafzı, hakikat veya mecaz olarak, mirasçı olsun veya olmasın bu ismin kapsadığı herkesi hükmü altına almaktadır. (Mecmuu'I-Fetâvâ, 32/134)

    Âlimler, zinadan olma kızıyla evlenenlere, ölüm cezasının verilip-verilemeyeceği konusunda farklı görüşler belirtmişlerdir. Ahmed bin Hanbel, bu kimselere 'ölüm cezası' verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

    Kişinin zinadan olma, kız kardeşiyle, oğlunun kızıyla, kızının kızıyla, erkek ve kız kardeşinin kızıyla evlenmesi de haramdır. Fakihlerin genelinin kanaati budur. (El-Muğn'i, 6/578)

    b) Sıhrî Hısımlık/Evlenmeden Doğan Hısımlık Nedeniyle Evlenilmesi Haram Olan Kadınlar Dört Sınıftır:

    1. Babanın hanımı:

    İbn Abbâs (radiyallâhu anh) anlatıyor; 'Câhi/iye dönemi halkı da (evlenilmesi) haram olanları haram kabul ediyordu. Ancak babanın hanımı ve iki kız kardeşle aynı anda evlenmekte bir sakınca görmüyorlardı. Bu nedenle Aziz ve Celîl Allah; 'Babalarınızın evlendikleri kadınlarla evlenmeyin, geçmişte olanlar artık geçmiştir... iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, geçmişte olanlar artık geçmiştir size haram kılındı' buyurmuştur. (Taberî, Tefsir, 8/132; Sahih rivayettir)
    Yüce Allah, babanın evlendiği kadınlarla evlenilmesini haram kılmıştır. Ayette yer alan 'babalarınızın evlendikleri' İfadesindeki evlenmeden maksat, sadece nikâh kıyılması mıdır, yoksa cinsel ilişkinin gerçekleşmiş olması mıdır? Açıkça belirtilmemiştir. Ancak cinsel ilişki gerçekleşmemiş olsa biie, babanın nikâhlandığı bir kadınla, oğlunun evlenmesinin haram olduğu konusunda âlimler İcma etmiştir. Buradaki haramhk, ebedî haramlıktır. Aynı şekilde, cinsel ilişki gerçekleşmemiş olsa bile, oğlunun nikâhlan-dığı bir kadınla, babasının evlenmesi de -icmâ ile- haramdır.


    Babasının evlendiği bir kadınla, evlenene, ölüm cezası verilir ve malı alınır.

    Berâ (radiyallâhu anh) anlatıyor; 'Amcamla karşılaştım. Beraberinde bir bayrak vardı. Ona: «Nereye gidiyorsun?» dedim.
    «Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve seîlem) beni, babasının karısı ile nikahlanan bir adama gönderdi. Bana, onun boynunu vurmamı ve malını almamı emretti» dedi. (Ebû Dâvûd, 4457; Dârimî, 2/153; Sahih rivayettir)


    2. Hanımının Annesi:

    Bir kızla, nikahlanan kişi, nikâh akdinin gerçekleşmesinden itibaren kızın annesiyle evlenmesi haram olur. Çünkü âyette 'hanımlarınızın anneleri' denilerek genel zikredilmiş, gerdeğe girilmiş olması şartı belirtilmemiştir. Oysa üvey kızlarla evlenmenin haramlığı, anneleriyle gerdeğe girilmesi şartına bağlanmıştır. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir. Gerdeğe girilmesinden sonraki ebedi haramlık konusunda ise icma edilmiştir. Buna, hanımının anne annesi ve babasının annesi de dâhildir.

    3. Hanımının kızı (üvey kız):

    Üvey kızla evlenmenin haram olması için, annesiyle gerdeğe girilmiş olması şarttır. Dolayısıyla bir kadınla nikahlanıp, gerdeğe girmeden boşanan kişi, o kadının kızıyla evlenebilir. Çünkü Yüce Allah; '...hanımlarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan üvey kızlarınız ki, onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir manî yoktur...' buyurmuştur.

    Bu konuyla ilgili âlimlerin görüşleri arasında tercih edilen; yanınızda kalan üvey kızlarınız.. İfadesi şart belirtmemektedir. Yani her halukarda, annesiyle gerdeğe girildikten sonra üvey kızla evlenmenin haram olduğudur. Bu haramlık için, üvey kızların yanlarında kalıyor olmaları şart değildir.

    İbn Abbâs (radiyallâhu anh)'ın da belirttiği gibi, ayette geçen 'girdiğiniz' lafzıyla 'cinsel ilişki' kastedilmiştir.

    Bu hükme, evlenilen kadının kızlarının kızları ve oğullarının kızları da dâhildir.

    4. Öz oğlunun hanımı:

    Kişi, kendi öz oğlunun hanımıyla evlenemez. Çünkü yüce Allah; öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, geçmişte olanlar artık geçmiştir size haram kılındı. buyurmuştur. Süt oğlunun hanımı da bu hükme dâhildir. Âyet-i kerîmede 'öz oğullarınız' denilmesi, cahiliye döneminde evlat edinmeleri, bu hükmün dışında bırakmak içindir. Nitekim Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem); can bağıyla haram olanlar, süt emişmeden de haram olur buyurmuştur. (İbn Kesîr, Tefsir, 3/93; Tabsrî, 8/149; Şafii, el-Umm, 5/35)

    Hatırlatma:

    Kişi, babasının üvey kızıyla veya baba oğlunun üvey kızıyla evlenebilir. Âlimler bu konuda ittifak etmiştir. Çünkü bunlar babanın veya oğlun kendi sulbunden değildir.

    Sıhrî/evlenmeden doğan hısımlık nedeniyle evlenilmesi haram olanları, kolayca öğrenmek için şöyle diyebiliriz; 'dört sınıf haricinde, evlilikten doğan hısımlarla evlenmek caizdir. Evlenilemeyecek olan bu dört sınıf şunlardır;

    1. Babasının hanımı,

    2. Hanımının annesi,

    3. Gerdeğe girdiği hanımının kızı (üvey kızı),

    4. Oğlunun hanımı'

    c) Emzirme Nedeniyle Evlenilmesi Haram Olanlar:

    Yüce Allah; 'sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz... size haram kılındı' buyurmuştur.

    Hamza (radiyaliâhu anh)'ın kızı hakkında, Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur; 'O, bana helal değildir. Kan bağı nedeniyle haram olanlar, süt emzirmeden de haram olur. O, benim sütkardeşimin kız (Buhârî, 2645; Muslim. 1447), 'Doğum nedeniyle haram olanlar, emzirme nedeniyle de haram olur. (Buhârî, 5099; Muslim, 1444)

    Bu hadis-i şeriflerden, kan bağı nedeniyle haram olanların, emzirmeden dolayı da haram olduğu anlaşılmaktadır. Emziren anne, öz anne gibi kendisiyle evlenilmesi haram olmaktadır. Kişiye, emzirme nedeniyle haram olanlar şunlardır;

    1. Emziren ve emzirenin annesi.

    2. Emzirenin kızları, -emzirmeden önce veya sonra doğmuş olmaları fark etmez-

    3. Emzirenin kız kardeşi (çünkü teyzesi sayılmaktadır).

    4. Emzirenin kızının kızı (çünkü kız kardeşinin kızı sayılmaktadır).

    5. Emzirenin kocasının annesi (çünkü emzirenin sütü, kocası nedeniyle oluşmuştur. Emenin ninesi hükmündedir).

    6. Emzirenin kocasının kız kardeşi (çünkü halası sayılmaktadır) .

    7. Emzirenin oğlunun kızı (çünkü kardeşinin kızı sayılmaktadır).

    8. Emzirenin kocasının kızı -başka hanımdan dahi olsa-(çünkü baba bîr süt kardeşi sayılmaktadır).

    9. Emzirenin kocasının kız kardeşleri (çünkü halaları sayılmaktadır) .

    10. Emzirenin kocasının diğer hanımları (çünkü babasının hanımları sayılmaktadır).

    11. Emzirilenin hanımı, emzirenin kocasına haramdır (çünkü oğlunun hanımı sayılmaktadır)

    Burada haramlığı oluşturan etken, doğum nedeniyle sütü gelen kadından, başka birinin bebeğinin emmesiyle, ondan gıda almış, emdiği kadının ve kocasının bir parçası haline dönüşmüştür. Bunu şu hadis de ifede etmektedir;
    Tesettür âyetleri nazil olduktan sonra, Âişe'nin süt amcası, Ebu'l-Kuays'in kardeşi Eflâh geldi ve Âişe'nin yanına girmek için izin istedi. Âişe -(radiyallallhu anhâ)- anlatıyor; «ben ona izin vermedim ve Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve selîem) geldiğinde, ona bu yaptığımı anlattım; bana; (bir daha gelirse) ona izin vermemi emretti». (Buhâri, 5103; Muslim, 1445)


    İbn Abbâs (radiyallâhu anh)'ten nakledilmiştir;
    İki hanmılı bir adamın, bir hanımı bir kız çocuğunu, diğer hanımı da bir erkek çocuğunu emzirmiş. Bu kız çocuğuyla erkek çocuğu birbirleriyle evlenebilirler mi?» diye.
    İbn Abbâs (radiyallâhu anh)'a sorulduğunda; «Hayır, her ikisi aynı döllenmeden (dolayı gelen sütten emmişler)dir» demiştir. (Mâlik, Muvatta, 2/602; Tirmîzî, 1149; Her ikisi de sahih senetle ibn Abbâs radiyallâhu anh'ten nakletmişlerdir) Sahabelerin ve fakîhlerin geneli bu kanaattedir.


    12. Emzirilen kız ise, babası sayıldığı için emzirenin kocasına, amcası sayıldığı için emzirenin kocasının kardeşine, dedesi sayıldığı İçin emzirenin ve kocasının babasına haram olur.

    Hatırlatma:

    Burada bahsedilen haramlık sadece emzirilene özgüdür. Emzirilenin yakınları için haramlık söz konusu değildir. Örneğin, emzirilenin süt kız kardeşi, emzirilenin erkek kardeşinin de kız kardeşi sayılmaz. Buradaki kural; 'bir göğüsten emenler kardeş olurlar'. Buna göre, emzirilenin erkek kardeşi, emzirilmediği için, kardeşinin süt kız kardeşiyle evlenmesi caizdir. Çünkü süt erkek kardeşinin kardeşi olsa da, yabancı hükmündedir. (Allah'u a'lem)


    Emzirme Nedeniyle Haramlığın Oluşması İçin İki Şart Vardır:

    1. Beş defa veya daha fazla emzirilmiş olmalıdır:

    Âişe (radiyallâhu anhâ) anlatıyor;
    'Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) «bir defa veya iki defa emmeyle haramlık oluşmaz» buyurmuştur. (Muslim, 1450)
    Haramlığı oluşturan miktarın ölçüsü de Âişe (radiyallâhu anhâ)'dan rivayet edilmiştir;
    'Kuran'dan indirilenler içerisinde, '(nikahı) haram kılan malum/doyurucu on defa emzirme' de vardı. Sonra bu, 'malum/doyurucu beş defa emzirmeyle neshedildi. (Kendilerine nesh haberi ulaşmayan bazı kimseler) bunları, Kuran'dan (zannederek) okurken Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) vefat etti. (Muslim, 1452; Ebû Dâvûd, 2062; Tirmîzî, 1150; Nesâî, 6/100)


    Bir başka rivayette Âişe validemiz 'beş defadan az malum/doyurucu emzirmeyle haramlık oluşmaz' demiştir. (Dârekutnî, 4/183)

    İmam Ebû Hanîfe, imam Mâlik ve bazı muctehidlere göre, emen ile sütü emilen arasında, süt akrabalığının oluşması için, emilen sütün az veya çok olması fark etmez. (Cassâs, Ahkâmu'l-Kurân, 2/66; Zerkânî, Şerhu'z-Zerkânî, 3/240)
    İmam Şafiî ve bazı muctehidlere göre, süt akrabalığı için emilen sütün beş defa doyurucu olarak emilmiş olması şarttır. Ahmed bin Hanbel'den bu konuda farklı iki görüş nakledilmiştir. Birinci görüşe göre, beş defa doyurucu oiarak emilmiş olması; ikinci görüşe göre, üç doyurucu emmenin gerçekleşmiş olması yeterlidir. (Şafiî, el-Umm, 7/27; Sahnûn, el Mudeuvenetul-Kubrâ, 2/290; İbn Humâm, Fethu'l-Kaâir, 3/3)


    2. Emzirilen çocuk, ilk iki yıl içerisinde emzirilmiş olmalıdır. Çünkü Yüce Allah; 'emzirmenin tamamlanmasını isteyen için anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler.' (Bakara 233) buyurmuştur.

    Çocuğun iki yaşını doldurmasıyla birlikte emzirme tamamlanmış olduğu için, sonrasındaki emzirmelere itibar edilmez. Çünkü Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) «sütkardeşliği ancak açlıktan (dolayı emme sonucu) oluşur» (Buhârî, 5102; Muslim, 1455) buyurmuştur.

    Ummu Seleme (radiyallâhu anhâ) anlatıyor; 'Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem); «süt emmenin haram kılanı, bağırsakları patlatacak kadar çok emilmesi ve sütten kesilme yaşı olan iki yıldan önce emilmesi şeklinde olanıdır» buyurdu. (Tirmîzî, 1152; Sahih rivayettir)

    Ömer bin Hattâb, İbn Mesûd, İbn Abbâs, İbn Ömer ve birçok sahabeden, 'evliliği haram kılan emzirmenin çocuk iki yaşını doldurmadan önce olduğu nakledilmiştir. (Câmiu Ahkâmı'n-Nisâ 3/72-74) Âlimlerin çoğunluğu da bu görüştedir.

    İmam Ebû Hanîfe'ye göre akrabalık oluşturan süt çağı, otuz aydır. İmam Zûfer'e göre, otuzaltı aydır. İmam Mâlik'e göre süt çağı iki yıl olmakla birlikte, iki yıl sonrasındaki birkaç ay içerisinde de emilmesi durumunda süt akrabalığı oluşur. (Şafiî, el-Umm, 7/43; Serahsî, elMebsût, 7/136; İbn Ruşd, Bidâye, 2/72; Meydânı, el-Lubâb, 3/31)

    Sonuç olarak; bu iki şart oluşmadığı sürece, emzirme nedeniyle haramlık oluşmaz. -Allah en doğrusunu bilendir-. Hanımların yanına girmesi ihtiyaç nedeniyle önlenemeyen ve tesettur zorluğu çekilen büyük bir kişinin mahrem kılınması için emzirilmesine bir mani yoktur. Mahremlik oluşması için, büyük bir kişiye, bir kadının sütünden içirilebilir.

    Âişe (radiyallâhu anhâ) anlatıyor; 'Suheyl'in kızı Sehle, Peygamber (sallallâhu aleyhi ue sellem)'e geldi ve; «Yâ Rasulullah! Ebû Huzeyfe'nin azadlısı Sâlim'in yanıma girmesinden Ebû Huzeyfe rahatsızlık duymakta» dedi.
    Bunun üzerine Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) «o halde, onu emzir» buyurdu.
    Sehle; «o koskoca adam, onu nasıl emziririm?!» dedi.
    Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) tebessüm etti ve; «onun koskoca adam olduğunu ben de biliyorum» buyurdu. (Muslim, 1453)


    Daha önce de belirtildiği gibi, bu zorunlu durumlarda ancak söz konusudur. Bu kadınla, sütünden içen adam arasında evlilikten yana tabi bir nefret oluşur. Bebekliğinden beri yanında büyümüş, annesi gibi gördüğü bir kadın halini alır. Şeyhu'l-İslam'ın tercihi de bu yöndedir. Ancak âlimlerin çoğunluğu bu görüşe katılmamaktadır. Onlar bu hadisi, Huzeyfe'nin azadhsı Salim'e özgü kabul etmekte, bu hükmün başkaları için geçerli olmadığını söylemektedirler. (Allah'u a'lem).

    Dört mezheb imamına göre, hiçbir şekilde erişkin kişilerin mahrem kılınması emzirilmesiyle gerçekleşmez.

    Hatırlatma:

    Kadının göğsünden emme ile sütünün bir kaba sağılıp kaptan içilmesi arasında bir fark yoktur. Her ikisinde de mahremlik oluşur. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir.

    Emzirme sayısında tereddüt edildiği zaman haramlık oluşmaz. Çünkü asıl olan emzirmenin olmadığıdır. Kesin bilgi şubpheyle ortadan kalkmaz (E. Muğnî, 7/537)

    Bir kadın, evlenen kadın ve erkeği emzirdiğini iddia ettiği zaman ne yapılmalıdır?

    Emzirdiğini söyleyen kadın adalet vasfına haiz ve her ikisini de emzirmiş olması imkân dâhilinde ise boşanırlar.
    Ukbe bin el-Hâris (radiyallâhu anh) anlatıyor;
    'Bir kadınla nikahlanmıştım, derken siyah bir kadın geldi ve ikinizi de emzirmiştim, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (salhllâhu aleyhi ve sellem)'e gittim ve; «Filanın kızıyla nikahlandım, derken siyah bir kadın gelerek, 'ikinizi de emzirdim' dedi. Ben, bu kadın yalancıdır' dedim». Bunun üzerine, Peygamber (salhllâhu aleyhi ve sellem) yüzünü benden diğer tarafa yüz çevirdi. Ben yüzünü çevirdiği taraftan gelerek tekrar 'bu kadın yalancıdır' dedim.
    Bunun üzerine; «ikinizi de emzirdiğini iddia ettiği halde, sen hala o kadınla nasıl karı koca olarak yaşarsın? Ayrıl ondan!» buyurdu'. (Buhârî, 2659; Tirmîzî, 1151; Nesâî, 3330)


    II) Geçici (Süreli) Haram Olanlar:

    a) İki kız kardeşle birden nikahlanmak haramdır:

    Bir kişi aynı zamanda iki kız kardeşle birden evlenemez.
    İkisini bir arada nikahlı bulunduramaz. Ancak hanımı vefat ettiğinde veya boşandığında, onun kız kardeşiyle evlenebilir. Yüce Allah, evlenilmesi haram olan kadınlar arasında iki kız kardeşi de saymıştır; '...iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı..' (Nisa 23)

    Ebû Sufyân'm kızı Ummu Habîbe (radiyallâhu anhâ) anlatıyor;
    'Yâ Rasulullah! Kız kardeşim, Ebû Suyân'ın kızıyla evlen' dedim. Bana; 'gerçekten bunu istiyor musun?' dedi.
    Ben; 'evet, kız kardeşimin benimle 'hayırda ortağım' olmasını istiyorum' dedim.
    Bunun üzerine Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) 'O bana helal değildir...' buyurdu. (Buhârî, 5101; Muslim, 1449)


    Hatırlatmalar:

    1. Bir adam, bir kadınla evlendikten sonra, onun kız kardeşiyle de evlenirse, son yaptığı evlilik batıldır, hâkim tarafından boşandırılırlar. (İmam Şâfîi, el-Umm, 3/150)

    2. İki kız kardeşle birden evli olan kâfir biri, daha sonra Müslüman olduğu takdirde, ikisinden birini boşar.

    Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) döneminde bir adam Müslüman olduğunda iki kız kardeşle birden evli bulunuyordu.
    Adam; 'Yâ Rasulullah! Ben Müslüman oldum; ama nikâhım altında iki kız kardeş birden bulunmakta' dedi.
    Bunun üzerine Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) «ikisinden birini seç (diğerinden ayrıl)» buyurdu. (Tirmîzî, 1129; Ebû Dâvûd, 2243; İbn Mâce, 1951)


    b) Bir kadınla halasını veya teyzesini birlikte nikahlamak haramdır:

    Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem); 'bir kadın, halası veya teyzesiyle bir arada nikâhlanamaz' (Buhârî, 5109; Muslim, 1408; Nesâî, 6/96) buyurmuştur.

    İlim ehlinden kabul edilen âlimler, 'bir erkeğin, bir kadını halasıyla veya teyzesiyle birlikte nikâhlayamayacağı konusunda' icmâ etmişlerdir. Hala ve teyzenin öz veya mecazi olması fark etmez. Mecazî olanlar şunlardır; Dedenin kız kardeşi, dedenin babasının kız kardeşi ve üst soy grubu; anne annenin kız kardeşi, anne ve baba bir ninenin annesi ve üst soy grubu. Bu konunun kolayca öğrenilmesi için şöyle özetlenebilir; 'Aralarında kan veya süt bağı bulunanların evlenmeleri birbirlerine haramdır. (İbn Kudâme, el-Muğni)

    c) Evli veya iddet bekleyen kadınlarla nikahlanmak haramdır. Esir kadınlar ile kocası kâfir olan bir kadın Müslüman olduğunda bu hükmün dışındadır. Çünkü Yüce Allah; '.. .Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Sahib olduğunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'ın üzerine farz kıldığı hükümlerdir' (Nisa 22 - 24) buyurmuştur.
    Ayet, 'evli kadınlarla evlenmek size haram kılınmıştır. Ancak esir kadınlar hariçtir' manasındadır.
    İbn Abbâs (radiyallâhu anhuma)'evli kadınlarla evlenmek zinadır. Ancak esir kadınlar hariçtir' demiştir. Bu ifadenin benzerini İbn Mesûd ve selef âlimlerden birçoğu da söylemiştir. Ayeti kerîmenin nuzul sebebi de bu anlamı teyit etmektedir.


    'Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Huneyn günü Evtâs'a bir ordu göndermişti. Ordu düşmanla karşılaşmış, düşmanı yenmiş ve esirler alınmıştı. Rasulullah 'in sahabelerinden bazıları, esir aldıkları kadınların, muşriklerle evli olmaları nedeniyle onlara yakın durmaktan çekinmişlerdi. Bunun üzerine Azız ve Celîl Allah; '...Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Sahip olduğunuz cariyeler mustesnadır' âyetini indirdi. Yani esir aldığınız kadınlar iddet süreleri tamamlandığı zaman sizlere helaldir, buyruldu'. (Muslim, 1456; Ebû Dâvûd, 2155; Tirmîzî, 3017; Nesâî, 6/110)

    Bir kâfirle evli olan bir kadın, Müslüman olduğu zaman evlenilmesi mubah olan namuslu kadınlardan sayılır. Çünkü Müslüman olmasıyla birlikte kâfir kocasından boşanmış olur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur; 'Ey iman edenler! Mu'min kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları imtihan edin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mu'min kadınlar olduklarını öğrenirseniz, inkarcılara geri çevirmeyin. Bu kadınlar, o inkarcılara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. İnkarcıların bu kadınlara verdikleri mehirleri iade edin: Bu kadınların mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman, onlarla evlenmenizde bir engel yoktur. İnkarcı kadınları nikâhınızda tutmayın; onlara verdiğiniz mehri isteyin; inkarcı erkekler de hicret eden mümin kadınlara verdikleri mehirleri istesinler. Allah'ın hükmü budur; aranızda O hükmeder. Allah bilendir, Hakîm'dir. (Mumtehine 10)

    d) Bir adam hanımını üç defa boşadığı zaman, o kadın başka biriyle sahih bir evlilik gerçekleştirmediği sürece boşayan kocasına helal olmaz. Çünkü Yüce Allah; 'Bundan sonra kadını boşarsa, kadın başka birisiyle evlenmedikçe bir daha kendisine helal olmaz. Eğer ikinci koca da onu boşarsa, Allah'ın yasalarını koruyacaklarını sanırlarsa eski karı kocanın birbirlerine dönmelerine bir engel yoktur. Bunlar, bilen kimseler için Allah'ın açıkladığı yasalardır' (Bakara 230) buyurmuştur.

    e) Muşrik kadınlarla, -iman etmedikleri sürece- evlenilmesi haramdır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur; 'iman edinceye kadar, Allah'a şirk koşan kadınlarla evlenmeyin. İman etmiş bir cariye, beğenseniz bile müşrik bir kadından kesinlikle daha iyidir' (Bakara 221) inkâra kadınları nikahınızda tutmayın. (Mumtehine 10)

    Ebu Misver bin Mahreme (radiyallâhu anh), Hudeybiye olayını anlatırken, «bu âyet nazil olduğu zaman, Ömer'in nikahında iki muşrik kadın vardı, ikisini de hemen boşadı» demiştir. (Buhârî, 2734)

    Hatırlatma:

    Muşrik kadınlarla evlenmenin haramlığından, 'ehl-i kitab/ yahudi ve hıristiyan kadınlar' istisna tutulmuştur, müslüman bir erkek, Yahudi veya Hıristiyan bir kadınla evlenebilir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur; 'Mumin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitab verilenlerden iffetli kadınlar da namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere mehirlerini vermeniz şartıyla size helaldir.' (Maide 5)

    Müslüman bir kadının, ehl-i kitab veya diğer gayr-i muslim bir erkekle evlenmesi caiz değildir. Çünkü Şânı Yüce Allah şöyle buyurmuştur; '...îman edinceye kadar; muşrik erkeklerle mümin kadınları evlendirmeyin. İman etmiş bir köle, beğenseniz bile muşrik bir erkekten daha iyidir. Onlar ateşe çağırırlar.' (Bakara 221)

    'Ey iman edenleri Mu'min kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları imtihan edin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mu'min kadınlar olduklarını öğrenirseniz, inkarcılara geri çevirmeyin. Bu kadınlar, o inkarcılara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. (Mumtehine 10) Ayette evlenilmesi haram olan muşrik erkeklerden, ehl-i kitab istisna edilmediği için aslı üzere 'haram' kalmıştır.

    f) Tövbe edip, hayızdan temizleninceye kadar zina eden kadınla evlenilmesi haramdır:

    Bir erkeğin, zina eden bir kadınla, kadının da zina eden bir erkekle tövbe edinceye kadar evlenmesi haramdır. Çünkü Yüce Allah; 'Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasıyla evlenemez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya muşrik olan erkek evlenebilir. Bu Muminlere haram kılınmıştır. (Nur 3)

    Amrb. Şuayb, babasından ve dedesinden naklediyor; 'Mekke'den esirleri Medine'ye götürürdü. Mekke'de "Anak" denilen fahişe bir kadın daha vardı. Bu kadın Mersed'in dostu idi. ... Mersed, Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e gelerek; «Ey Allah'ın Rasulu! Anak ile evlenebilir miyim?» dedi.
    Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), sustu hiçbir cevap vermedi, sonra Nur sûresi 3. ayet nazil oldu: 'Zina eden erkek, zina eden veya muşrik olan bir kadından başkasıyla evlenemez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenebilir. Bu Mu'minlere haram kılınmıştır'
    Bunun üzerine Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) âyeti bana okudu ve; «Sen, O kadınla evlenme» buyurdu. (Tirmîzî, 3177; Ebû Dâvûd, 2051; Nesâî, 6/66; Hasen rivayettir)


    Zina eden kadın tövbe ettiği zaman ayet-i kerîmede belirtilen evlenme yasağı ortadan kalkar. Çünkü Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem); 'Günahından dolayı tövbe eden, günah işlememiş gibidir' (İbn Mâce, 4250; Hasen rivayettir) buyurmuştur.
    Zinadan tövbe eden kadınların bir hayız dönemiyle temizlenmeleri şarttır. Çünkü Peygamberimiz esir kadınlar hakkında şöyle buyurmuştur; 'Hamile (esir) kadınla doğumunu yapıncaya kadar; hamile olmayanlarla da hayız görünceye kadar ilişkiye girilmez. (Ebû Dâvûd, 2157; Ahmed, 3/62; Hasen rivayettir.)


    Esir kadınlarla ilişki için hayız görünceye kadar beklenilmesi şartı, rahimlerinin temizlenmesi içindir. Bu nedenle zina eden kadınlarda aynı hükme tabidir. (Allah'u a'lem)

    g) İhramlı kadınla -ihramda çıkıncaya kadar- evlenmek haramdır. İhramlı erkeğe de, ihramlı kadına da nikah kıymak caiz değildir. Şayet ihramlı olmalarına rağmen nikah kıyarlarsa, -âlimlerin çoğunluğuna göre- nikahlan geçersizdir. Osman bin Affân (radiyallâhu anh) anlatıyor;
    'Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem); «İhramlı olan nikah kıyamaz, nikahlanamaz ve dünür düşemez» buyurdu. (Muslim, 1409; Tirmîzî, 840; Ebû Dâvûd, 1841; Nesâî, 5/292; İbn Mâce, 1966)


    h) Dört evli olan kişinin, beşinci hanımla evlenmesi haramdır. Çünkü Yüce Allah; '...Beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın.' (Nisa 3) buyurmuştur.
    Evlilik konusunda Müslümanlara verilen ruhsat dört hanımla sınırlıdır. Rasullullah'ın dışında hiçbir Müslüman için dörtten fazla hanımla ve mehirsiz evlenmek helal değildir. Alimler bu konuda icmâ etmiştir. Dörtten fazla evli olan bir muşrik, Müslüman olduğu takdirde ona, dört hanımın dışındakileri boşanması emredilir.
    İbn Ömer (radiyailâhu anh) anlatıyor;

    'Gaylân bin Seleme es-Sekâfî, Müslüman olduğunda, cahiliye döneminde evlendiği on hanımı bulunuyordu. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ona, aralarından dördünü seçmesini ve diğerlerini boşamasını emretti.' (Tirmîzî, 1128; İbn Mâce, 1953; Ahmed, 2/13).
  2. Muaz ibni Cebel

    Muaz ibni Cebel Islam-TR Üyesi Kullanıcı

    Detaylı açıklama için Allah CC razı olsun akhi bilmediklerimizi de öğrenmiş olduk..
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş